Adam ve Kadının Hikayesi -3-

Adam ve Kadının Hikayesi -3-




Bu sesler nereden geliyordu acaba..Yine bir rüyamiydı bu yoksa gerçekmiydi. Gerçek olamayacak kadar güzeldi bu oda diye kendi kendine söylenip kapiyi actiginda bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru görünce gülümsedi kadın..



Çocuklugundan itibaren yağmuru cok sevmişti. Yagmur onun var olma sebebi gibiydi. Zaten eski Yunan Tanrilari içinde en cok Posedionu severdi. Suyun Tanrısı yağmurun efendisi. Deli gibi koşmaya başladı yağmurun altında sanki altı yaşındaki kız cocugu gibi delicesine. Ne zaman böyle koşuştursa yağmurun altında annesi ona kızım hasta olacaksın gir içeriye derdi. Ancak o küçük hastalığından endişelenilen kız neler neler çekmişti kimseyede diyememiş ve herkesten kaçmayi bir yol olarak seçmişti.


Birden ortalık aydınlanmaya başladı gökyüzünün gürültüsü ile ortaya çıkan ışıklar kadın korktu geri dönmek istedi ancak arkasına döndüğünde bir şey biraz önce kapısını açıp dışarıya çıktığı ev ortadan kaybolmuştu. Korkmaya başladı tam bu sırada hemen önüne bir yıldırım düştü.


Gözlerini açtığında sırılsıklam olmuş ve penceresine vuran yağmur tanelerinin sesiyle birlikte gök gürültüsünün sesini ve cama aks eden ışıkları görünce derin bir nefes aldı. Yine rüya görmüştü. Saatine baktı sabaha fazla bir süre kalmamıştı tekrar uyusa işe geç kalabilirdi.


Sonra Munzur bir gülüş geldi yüzüne rahmetli anneannesi cok üzüldüğünde korktuğunda ona birşeyle uğraşmasını söylemişti şimdi bunun tam sırasıydı hem teşekkür etmesi gereken birisi vardı yataktan çeviklikle zipladi ve doğruca mutfağa koştu.



Yagmurlu günleri cok severdi adam. Yagmur yağan pencerenin önüne oturup şiir yazmak onu oldukça mutlu ederdi. Yine yağmur yagiyor ve penceresine vuruyordu. Nedense yağmur ona hep güzel ilhamlar vermişti. Ancak bu sefer ne yazacağına bir türlü karar veremiyordu. Ne zaman yazmaya başlasa kapının deliğinden bakıp gözlerine takıldığı o masum güzellik aklına geliyordu.Neydi bunun açıklaması neden aklından çıkmıyordu. Herhangi bir kizdi oda diğerleri gibi alaycı bakışları ile bakacak neyine güveniyorsun diyecek birde dalgasını geçecekti.


Öfke ile kalemi elinden bıraktı ve odanin içinde dolaşmaya başladı. Neden ben diyordu dolaşırken bir insanin kalbi neden böyle kırılırdı.Birisini sevmek suçmuydu suç işlemiş gibi asagilamakmı gerekiyordu. Öfkelendi pencerenin karşısına geçti. Bir süre öyle bekledi sonra pencereyi açıp yağmur tanelerinin basindan aşağıya süzülmesine izin verdi, yagmurun islaklıgı onu rahatlatmişti. Sakinleştikten sonra tekrar masaya oturdu ve yazmaya başladı.


Bir yağmur tanesidir aslında aşkta


Dikilen bir tohuma ulaşmak için yolculuğa başlar gökyüzünde


Sonra toprağa iner ve yavaşça o topragin içinde olan


Tohuma ulaşınca büyük yolculuk sona erer


Bir erkek sever bir kadını tipki yağmur tanesi gibi


Ona ulaşmak için çabalar elinden geleni yapar..


Ve gözleri gözleri ile kavuştuğunda dudaklar dudaklarla birleştiginde


Büyük yolculuk Sona erer..


Şiiri okudu ve gülümsedi. Yoruldugunu hissetmişti ve doğruca kendini yatağa bıraktı uyumadan önce kendi kendine konuşmaya başlamıştı istemsiz bir şekilde gözünü kapadıgında gözünün önüne gelen iki masum gözü görünce.



Ve gözler gözlerle kavuşup dudaklar dudaklar birleştiğinde.. Acaba birgün birisi ile gözleri gözleri ile kavuşacak ve dudaklari birleşecekmiydi kim bilir.. deyip gözlerini kapadi.




Anneannesi kadina en iyi öğüdünü vermişti henüz on yaşında iken canın cok sıkılır korkar üzülürsen hemen soluğu mutfakta alıp kendin için sevdiklerin için küçük renkli pastalardan yap hem sen ye mutlu ol hemde sevdiklerin mutlu olsun ben ne yapacağım diye düşünmekten iyidir diye. Ogün bugündür mutfağında daima pasta malzemeleri bulundururdu.


Madem o gizemli ve sesi güzel adamı görememişti ona teşekkür etmek için pastadan daha güzel bir yolu yoktu deyip işe koyulmuş ise gitmeden biraz öncede pastaları fırından çıkarıp güzelce süslemişti. Özenle tek tek hepsini tabağa dizdi


Sonra cikardigi kagida su notu yazdi.



-Size teşekkür etmek için geldim ancak siz evde yoktunuz.Kimseye borçlu kalmayi sevmem bana yardım ettiğiniz için teşekkürler.



Yazdıktan sonra kâğıdı katlayıp tabagin üzerine koyduktan sonra hazırlanıp evden cikti ve işe giderkende pasta dolu tabağı adamın kapısının önüne bırakıp zile basıp oradan ayrıldı. Ve yüzünde garip bir gülümseme belirdi. Mutlu olmuştu.


Devam Edicek...


Ps: Diger Bölümler icin


Adam ve Kadının Hikayesi -1- Adam ve Kadının Hikayesi -2-

Adam ve Kadının Hikayesi -3-
Cevapla