Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevmek mi? Sevilmek mi? Yoksa Her Şeyi Bırakıp Uzağa Gitmek mi?

Hayat bazen öyle bir noktaya getiriyor ki insanı, ne hissettiğini bile çözemiyor. Seviyorsun, karşılık göremiyorsun… Seviliyorsun, ama içinde o kıvılcım yok. Bazen ise ne sevilmek istiyorsun, ne de sevmek. Sadece uzaklaşmak istiyorsun, tüm bu karmaşadan, beklentilerden, kalp kırıklıklarından…

Bugün, KızlarSoruyor’da yıllardır dönüp duran ama hala cevabı kişiden kişiye değişen bir konuyu uzun uzun konuşmak istiyorum. Sevmek mi daha kıymetli, sevilmek mi? Ya da aslında biz niye bu kadar çok çabalıyoruz birileri tarafından sevilmek için?

Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevmenin İçindeki Sessiz Çığlıklar

Birini sevdiğinde her şey çok güzel başlıyor, değil mi? Kalbin pıt pıt atıyor, gözlerinin içine bakınca dünya bir saniyeliğine duruyor gibi geliyor. Sabah uyandığında ilk onu düşünüyorsun, gece yatarken son düşündüğün yine o oluyor. Ama sonra... sonra işler değişiyor.

Sevdiğin insan, seni aynı şekilde sevmeyince başlıyorsun kendinden şüphe etmeye. “Ben nerde eksik yaptım?”, “Acaba fazla mı üstüne gittim?”, “Belki de yeterince güzel/değerli/ilginç değilim…” diye diye kendi kendini tüketiyorsun. Oysa sevmenin içinde çok güçlü bir şey var. O his, seni insan yapan şey. Ama karşılık alamadığında, o güç bir zehre dönüşebiliyor.

Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevilmek: Herkesin Hayalini Kurduğu Ama Herkesin Hak Etmediği Şey

Sevilmek istiyoruz. Çünkü hepimiz değerli hissetmek, özel olmak, birinin “senin için ölürüm” demesini duymak istiyoruz. Ama bazen bizi seven insanlara kalbimiz açık olmuyor. Neden? Çünkü belki de o sevgi bize fazla geliyor. Belki de korkuyoruz. Ya da belki… biz sadece sevilmeye değil, doğru kişiden sevilmeye açız.

Ama şöyle bir şey de var: Bazen birinin seni deliler gibi sevdiğini görmek bile yeter. Kendini bir anda daha güçlü, daha özgüvenli hissediyorsun. Her şey daha anlamlı gelmeye başlıyor. Ama içten içe biliyorsun ki, senin içinde aynı aşk yoksa, bu hikâye bir noktada patlayacak.

Sevmek mi? Sevilmek mi?

Karşılıklı Sevgi: Masallarda Mı Kaldı?

İdeal olanı biliyoruz aslında: hem sevmek hem sevilmek. Ama hayat bu ideal tabloyu her zaman sunmuyor. Bazen deli gibi seviyorsun, karşılığında bir "seen" alıyorsun. Bazen biri seni yere göğe sığdıramıyor ama senin içinde yaprak bile kıpırdamıyor. Ve nadiren de olsa, karşılıklı tutku, anlayış ve sevgi aynı anda kesişiyor. O zaman ne oluyor? Genelde korkuyoruz. Çünkü bu sefer de “Bu gerçek mi?” diye sorguluyoruz.

KızlarSoruyor’da bu tarz soruların bu kadar popüler olması boşuna değil. Hepimiz o dengeli aşkı arıyoruz ama çoğumuz “ya bulamazsam?” korkusuyla yanlış ilişkilerde kendimizi yitiriyoruz. Belki de mesele sevmek ya da sevilmek değil; mesele, doğru zamanda, doğru insanla, doğru hislerde buluşabilmek.

Sevmek mi? Sevilmek mi?

Peki Ya Aşk Hiç Değilse? Ya Sadece Alışkanlıksa?

Çoğu zaman aşk sandığımız şey, alışkanlığa dönüşüyor. Birini özlediğimizi sanıyoruz ama aslında birlikte geçirdiğimiz rutini özlüyoruz. Aynı kahveyi içmek, aynı diziyi izlemek, aynı sokakta yürümek… Kalbimiz o kişiye değil, onunla yaşadığımız düzene alışmış oluyor.

Bu yüzden sevilmek mi, sevmek mi sorusunun cevabı bazen şu oluyor: Hiçbiri. Çünkü ne sevdiğin ne de seni seven kişi doğru kişi olmayınca, o ilişkideki her şey yapaylaşıyor. Ve sen bir noktadan sonra sadece “yalnız kalmamak” için bir şeylere katlanıyorsun.

Sevmek mi? Sevilmek mi?

Biraz da Sorgulayalım: Gerçekten Ne İstiyoruz?

Bu noktada sana sormak istiyorum: Sen gerçekten ne istiyorsun? Sevilmek mi? Delicesine sevmek mi? Yoksa sadece biriyle huzurlu bir bağ kurmak mı? Çünkü bazen fazla aşk da yoruyor insanı. Kıskançlık, güvensizlik, yüksek beklentiler… Oysa sade bir sevgi, bir bakışta anlaşılan bir bağ, sessiz ama derin bir huzur bazen her şeyden daha kıymetli.

Kalpten sevgilerle 💙
#AdimEfe

Sevmek mi? Sevilmek mi?
Cevapla