Doğru Zamanda Doğru Kişiyi Bulmak İçin 8 Adım

Doğru kişiyi arayacağız bu bencede ve size tam 8 tüyo vereceğiz. Bu sekiz tüyonun da sekizi mutlaka olmalı. Zira o sekizinci tüyoya da özellikle değineceğiz.

80leri yaşayan insanları sevin, azalıyorlar onlar.
80'leri yaşayan insanları sevin, azalıyorlar onlar.

Çok sevdim, çok güzel duygular besledim dediniz ve sonra ayrıldınız. Kendinizi kötü hissettiniz ve büyük boşluğa düştüğünüzü sandınız. O boşluğu da başkalarıyla yara bandı niyetine doldurmaya çalıştınız. Çok acı çektiniz ama sonuçta yanlış kişiyi seçerek bir hata yaptınız. Olabilir, hepimiz yapmışızdır. Birinin doğru kişi olduğunu düşünerek fazlaca değerler yüklemişizdir. Halbuki gerçek hiç düşündüğümüz gibi değildir. Doğru kişi olduğunu sandığımızı düşünerek yapmışızdır bir takım hataları da.. Yani ayrıldığınızda acı çekersiniz. Kimini olgunlaştırır bu çile, kimine de ızdırap yaşatır bu acı size ancak öldürmeyen şey de güçlendiriyor neticede.. Aslına bakarsanız sevdiğinizi fark edecek kişi doğru zamanda karşınıza çıkan en doğru kişidir. Zira o doğru kişiye de sevginizi doğru vermelisiniz ki ilişki de doğru ilerleyebilsin. Yani kendinizden fazlaca severek ya da tepenize yerleştirerek değil.. Onu kendiniz gibi severek olmalı bu...

Peki kendimizi doğru kişiye doğru zamanda nasıl açabiliriz?

İlla ki yaşamıştır herkes bu durumu..
İlla ki yaşamıştır herkes bu durumu..

Doğru kişiyi arayacağız bu bencede ve size tam 8 tüyo vereceğiz. Bu sekiz tüyonun da sekizi mutlaka olmalı. Sekizinci tüyoya da özellikle değineceğiz. Evet, başlıyoruz.

1. Senin hakkında bilgilenmek istiyor mu?

Eskiden aşk böylesine duruydu işte...
Eskiden aşk böylesine duruydu işte...

Nelerden hoşlanırsın, hobilerin nelerdir, müzik zevkin nasıldır gibi önemli bilgileri sizden öğrenmek istiyor mu ya da bu konuda duyarlı mı? Ya da size dur durak demeden sorular soruyor mu, sormuyorsa neden siz? Amacı nedir? Amacı olmayanın doğru kişi olmasının mümkünatı var mıdır?

2. İlgi ve Özen Gösteriyor mu?

İlgi ve Özen. Bu ikili, uzun ilişkinin iksiridir.
İlgi ve Özen. Bu ikili, uzun ilişkinin iksiridir.

İlgi ve Özen o kadar önemli ki ilişkinin temel gıdasıdır diyebiliriz. Mesela siz, çiçekleri çok seven bir kadının evindeki çiçekleri sulamadığını görünce o söylediğine inanır mısınız? Bu açıdan baktığımızda sadece ilgi duymak yetmiyor. Ona özen de göstermek gerekiyor. Mesela çocuğunuza ilgi anlamında para vermek de yetmeyebilir. Dertlerini, tasalarını dinleyerek, manevi anlamda.. Bu işin özen kısmıdır. Yani ilgisini davranışa dökmek bir nevi özendir ve bu da kişi ya da kişilere karşı esasen inandırıcı olmak demektir.. İkili ilişkilerde ise bu şu şekildedir; Hani sizi arıyor mu, bilgilendiriyor mu? Daha doğrusu size karşı net mi? Yoksa duyarsız mı, kayıtsız mı kalıyor? Kalıyorsa da bunu hissediyor ya da size hissettiriyor mu? Nedir? Yani mesele hissetmediklerini hissetmektir sonuçta...

3. İlişkinin Sorumluluğu

Saf aşklara içelim öyleyse.. Portakal suyu...
Saf aşklara içelim öyleyse.. Portakal suyu...

İlgi ve Özen başladığında ve buna da emin olduğunuzda ilişkide sorumluluk doğuyor demektir. Burada bahsettiğimiz şey kişiyi kısıtlamak ya da onu dejenere etmeye çalışmak değildir. Bu da zaten sorumluluk anlamına gelmez. Temel prensip şudur; Yani sevdiğimiz kişinin gelişimi onun isteği doğrultusunda mı? Bir bakıma benim ya da senin istediğin gibi olmamalı. Hani onu değiştirmeye çalışmayın demek istiyoruz. Neticede gelişim ve değişim aynı kafayla bir düşünerek ve isteyerek gerçekleşir. İlişkide seni bağlamaya, istediklerini dayatmaya çalışıyorsa o kişi zaten doğru kişi değildir. Sonuçta ilişkide kendiniz gibi olamazsınız. Kendiniz gibi olduğunuzda karşınızdakine de ayak uyduramazsınız. Çünkü karşınızdaki bir siz değil. Siz bir yani tek vücut olabiliyorsanız ve bunu da başarabiliyorsanız bilin ki karşınızdaki doğru kişidir.

4. Ortak paylaşım anlarınız doyumlu mu?

Abi demişken.. Abla dediğiniz biri sevdi mi sizi hiç?
Abi demişken.. Abla dediğiniz biri sevdi mi sizi hiç?

Yani bir araya geldiğinizde izlediğiniz bir film olabilir, başka bir şey de olabilir. Mesele birlikte gülebiliyor musunuz ya da beraber ağlayabiliyor musunuz? Sinema ve tiyatro işte bunlar içindir mesela. Elleşmek veya öpüşmek için değildir. Zira illa tiyatro ya da sinema olması da gerekmiyor izlediğiniz şeylerin.. Herhangi bir olay karşısında verdiğiniz tepkiler de olabilir bunlar pekala..

5. Sevgi Almak Değildir, Sevgi Vermektir.

Bu espriyi hala çözmeye çalışırım.
Bu espriyi hala çözmeye çalışırım.

Bir şeylerden vazgeçmeyi ya da fedakarlık etmeyi kastetmiyoruz. Verebilmek derken aslında kendinizden, mananızdan ya da benliğinizden gelenleri sevdiğinize aktarabilmektir esasen.. Yani siz ona içinizdekileri akis ettirebiliyor musunuz, o da size özünden bir şeyler katabiliyor mu? Bir bakıma hissedebilmektir burada söylemek istediklerimiz. Sevgi, değer, anlayış ve hoşgörü verdikçe bir ilişki çok daha büyüyecektir neticede. Akabinde bunu size cömertçe verebilen biri de kesinlikle doğru kişidir.

6. Sevgi Etkileşimdir.

Meğerse çocukmuş göbeğindeki...
Meğerse çocukmuş göbeğindeki...

Partnerinden sana bir sevgi oluşumu var mı? Sevgisi artıyor mu? Ya da artacağı yerde azalıyor mu? Zira senin verdiğin kadar karşındaki de sana aynı değeri verebiliyor mu? Böyle bir durumda bir taraf kendini değersiz hissetmeye başlar ki bu da mevcut ilişkiye kesinlikle ciddi zararlar verebilir..

7. Saygı

Biz eskiden duygularımızı müziği son ses açarak itiraf ederdik.
Biz eskiden duygularımızı müziği son ses açarak itiraf ederdik.

Partnerin sana saygı duyuyor mu? Yoksa artık ilişkiniz laçkalaşmaya mı başladı? Peki saygıyı nasıl kaybedersiniz? Bir örnek verelim buna.. Mesela bir kişi birine koltuk değneği gibi dayanıyorsa ve ondan destek alıyorsa o ilişkide saygı zamanla körelecektir. Dolayısıyla birey olabilen, kendi ayakları üzerinde durabilen kişilerin ilişkileri saygıdan asla yorulmaz.

8. Söyledikleri ile Davranışları Tutarlı mı?

Bu sözün devamındaki sahneyi hatırlayan var mı?
Bu sözün devamındaki sahneyi hatırlayan var mı?

En önemli maddeye geldik. Zira ne söylemiştik? Eğer sekizinci madde yoksa diğer bütün maddeleri de iptal edin demiştik. Yani ilişkinin başında başka, ortasında başka olan insanlar kesinlikle doğru zamanda doğru kişiler değildir. Zira seni bir arıyor bir aramıyor mu? Bir ilgi gösteriyor bir göstermiyor mu? Tüm bunlar ışığında eğer ortada herhangi bir tutarlılık göremezseniz o kişi asla doğru kişi değildir. Tutarlı olan insanların sadakat ve bağlılık değerleri de yüksek olur. Diğer bir ifadeyle yüreğinizden geçirdiğiniz kişiye aklınızla onay verebiliyorsanız doğru kişiyle, doğru zamanda, doğru yoldasınız demektir.

Bir bencemizin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı önemle bekliyoruz. Unutmayın; Değerli yorumlarınız unuttuklarımızı tamamlar.

Sevgiler.

Doğru Zamanda Doğru Kişiyi Bulmak İçin 8 Adım
Cevapla