Hepinize merhaba KScan'lar. İstanbul bugün sisli ve biraz kasvetli, bende dedim ki neden bir bence yazmıyorum. Eminim ki çok umurunuzda :) Ama sabırlı okuyucularım olduğuna eminim. Şimdi şöyle güzel bir ön yazı ile başlayayım. Bir çok insan eski sevgilisiyle ilgili kafa karışıklığı atlatamıyor ve hala takip etmeye devam ediyor. Hala onun döneceğini ve kıymetini bileceğini düşünen var. Bir gün ayaklarıma kapanacak diye düşünenler var. Ama yapılan pek çok bilimsel araştırma şunu söylüyor: Tamamen bitmiş bir ilişkide, karşındakinin sana dönme ihtimali %3 :) Hadi ben size torpil yapıyorum %5 olsun. Neden hala unutamıyorsun bunları anlatmaya başlayayım.
Bu bence'de bana eşlik eden, @Cailleach fenomenim ve editörüme teşekkür ediyorum.
Duyguların Önemi

Bir çok insan öfkeyi, sevgiyi ve üzüntüyü bir birinden ayırarak, sanki bazıları duygu bazıları değil diyerek yorumluyor. Bir arkadaşıma sordum; Eski sevgiline karşı ne hissediyorsun? Hiç bir şey hissetmiyorum, ona karşı bir duygum yok. Peki nefret ediyor musun? Öfken var mı? Çok öfkeleniyorum, onunla ilgili bir şey duyduğumda sinirlerim zıplıyor.. Bende şöyle bir soru sordum; Öfke bir duygu mu? Evet. Sevgi bir duygu mu? Evet. O zaman hala eski sevgiline karşı duygu besliyor ve hissediyorsun demektir. Birine hissettiğin duygunun ne olduğunun bir önemi yoktur. İster öfke hisset ister sevgi hisset. İster öfke duygunla ona bir bağın olsun, ister aşk veya sevgi ile... Eski sevgiline karşı hissettiğin bir duygu varsa, hala zihninde bir şekilde yer kaplıyor demektir. Öfkeyi onu ve kendini affettiğinde yenmiş olursun. Çünkü birine duyduğun öfke, onun hala senin üzerinde bir etki gösterdiğini tanımlar.
Onu Pişman Edeceğim

Çok sevdiğim replikler var arkadaşlar, hemen sıralıyorum sizler için: Ayağıma kapanacak, peşimden koşacak, kıymetimi bilecek ve ben de gerekirse yine onu terk edeceğim, bana yalvarsın, ne kadar pişman olduğunu bana anlatsın ama ben yine de reddedeyim... Neden? Anca kendimi böyle tatmin edebilir ve toparlayabilirim... Çünkü; Çalınan değeri geri almak için geri gelsin reddedeyim istiyorsun. Sen yaranı, yaralayan insanla iyileştirmeye çalışıyorsan eğer bu ihtimal %5'dir. Karşındaki insan olur da sana dönerse, şu soruyu sor kendine; Bana neden döndü? Birini mi bulamadı yoksa fark mı etti?
Can Yücel ne demiş? Eski sevgiliniz birden bire size geliyorsa; Ya canı çekmiştir, ya canı acımıştır.
Neden İntikam Almak İstiyorsun?

İnsan ne kadar intikam almak istiyorsa, ne kadar karşıdakine haddini bildirmek istiyorsa hala o döngüden çıkamadığını ve hala onu unutamadığını gösteriyorsun. İntikam alarak iyileşemezsin, intikam alarak kendini toparlayamazsın. Bu sadece senin egonu tatmin eder ve ruhunu iyileştirmez. Kaldı ki intikam dediğin olayda karşındaki insanda sen tam intikam almaya çalışırken, sana bir darbe daha vurabilir. Çünkü senin zayıf noktalarını yakalamışsa ve seninle barışmaya geldiğinde, bir o kadar suçlayarak ve aşağılayarak hatta bütün ihaleyi sana yükleyerek gidebilme ihtimali var. İntikamla iyileşmeye çalışmak, kişinin değersizlikle ilgili bir problemidir. Karşıdaki insan istediği zaman gidebilir ve biz hiç bir zaman kimseyi hayatımızda zorla tutamayız. Nedeni ne olursa olsun, bir insanın ayrılma ve boşanma hakkı vardır.
Bugüne Bir Şey Koyamamak

Bazı insanlar yeni bir ilişki yaşamanın korkusundan ve emeğinden kaçtığı için, eski ilişkinin özlemiyle duygu deposunu doldururlar. İnsan hiç bir şey hissetmediğinde, hayatı hissedemez. Kendini ve hayatını hissetmek için yeni bir ilişkinin duygusunu hissetmeyi göze alamayacağından, eskisinin hüznü ve romantizmi ile kendini ayakta tutmaya çalışırlar. Size şöyle bir örnek vereceğim: Bir tanıdığım hanımefendi var, 10 yıl oldu boşanalı ve hala eski eşi hakkında konuşur. Bana bunu yaptı, şöyle yaptı, benden sonra bununla konuştu etti gitti vs.. Peki sen ne yaptın diyorum, ben hiç bir şey yapmadım ve yalnızım dedi. İyi de bu övünülecek bir şey değil bu bir problem değil mi diyorum, neden problem olsun ki diyor. Başka birine güvenmekten korktuğu ve bir ilişkinin sorumluluğunu almaktan korktuğu için eski ilişkisinin nostaljisi ile hayatına devam etmeye çalışıyor. Eski ilişkiyi unutamamak, eski ilişkiye çok değer verdiğimiz anlamına gelmez. Sonuçta her yas ve taziyenin bir süresi vardır. 6 ay ile 18 ay arasında sen toparlanmak zorundasın, toparlanamıyorsan bir uzman ile görüşmek zorundasın. Bazı insanlar bu süreci o kadar uzatıyorlar ki, bu durum yas süreci değil de yaşam tarzı haline geliyor. Eskiyi hissederek bugünü dolduramazsınız.
Toxics'den inciler... 💂💂
Yas sürecin normal şartlarda bitmesine rağmen bir ilişkinin özlemini çekiyorsan ve bir ilişki hayatını meşgul ediyorsa, bunu bitirdiğin ilişki ile ilgili olmadığını kabul etmen gerekiyor. Bu durum senin adım atamamanla ilgilidir. Bunun altında kaygılı bağlanma, insanlara emek vermek istemiyor olabilirsin, eski ayrıldığın ilişkiden travmatik olarak ayrılmış olabilirsin, risk almak istemiyor olabilirsin, bir daha kırılmayı göze alamıyor olabilirsin ve onun için eskisinin nostaljisi ile hayatını devam ettirmeye çalışıyorsun.
Şunu unutmamanızı istiyorum: İnsan sevgilisini kaybeder, eşini kaybeder ama sevme yetisini kaybetmez. Bir trafik kaza yaptığında aracın değerini kaybedebilirsin ama şoförlük becerilerini kaybetmezsin. Ertesi gün sağlığın tekrar yerine geldiğinde araç kullanmaya devam edersin. Yanlış bir insana denk geldin diyerek, sevmekten ve sevilmekten vazgeçemezsin. Bunlardan tecrübe çıkardıkça daha sağlam adımlar atacaksın. Kendinizi hiç bir şeye kapatmayın ve odaklamayın.
Graham Bell demiş ki; bir kapı kapandığında diğeri açılır ama kapanan kapıya öyle pişmanlıkla bakarız ki yenisinin bize neler getirdiğini göremeyiz. Ayrılık, ilişki kısa ya da uzun sürmüş olsun her zaman zor atlatılan bir olaydır. Ama bazıları için bu süreç diğerlerine nazaran çok daha travmatik, zor ve ağır geçer. Peki neden?
Gerçeklerle Yüzleşemiyorsunuz

Birinin sizi bıraktığını kabul etmek ne kadar zordur değil mi? Bu o hassas egonuza yapılan bir saldırı gibidir. Sizin için bir başarısızlıktır. Kişiler en çok bu gerçekle yüzleşemedikleri için kafalarında asla eski ilişkilerini bitiremezler. Oysa son, açık seçik gelmiştir. Hem de sinyallerini önceden vermeye de başlamıştır. Bu yüzden ne eskiyi bırakabilir ne de yeniye şans verebilirler.
''Bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçmezsin. Bardağı değiştirirsin!''
İlişkiniz Sadece Ondan İbaretti

İnsanlar çok sevdikleri, kaybetmek istemedikleri partnerleri ve ilişkileri için çok şeyden vazgeçebilirler. Tanıdık geldi mi? Bir düşünün, onu kaybetmemek için nelerden taviz verdiniz? Özel hayatınız, arkadaşlarınız, hobileriniz... Onu o kadar önemsemişsinizdir ki benliğinizi bir kenara bırakırsınız. İşte böyle durumlarda kendinize olan kızgınlığınızdan ilişkiyi geride bırakamazsınız.
Hala Ondan Haber Alıyor ya da İletişime Geçiyorsunuz

Sitede Aşk İlişkileri kategorisinde en anlamadığım sorular bu başlıktan çıkıyor. Eski sevgilimle hala görüşüyoruz, takipleşiyoruz, neden mesaj attı, neden hikayeme baktı vs vs vs! Ayrıldınız ve bitti. Numarasını silin, takipten çıkın, ortak arkadaşlarınıza size onunla ilgili haber, bilgi taşımamalarını isteyin. Ortak bir çocuğunuz vs yoksa görüşmeniz kadar anlamsız bir durum olamaz. Bu sürekli size onu hatırlatacak ve geride bırakmanızı zorlaştıracaktır. Kendinize bu kötülüğü lütfen yapmayın...
Yalnızsınız

Belki de en basit sebeplerden biri yalnız olmaktır. Yara bandı olarak birilerini kullanmaktansa yalnızlık iyidir ancak bu kendinizi eve kapatmak anlamına gelmez. Pek çok insan bilinçaltında sadece eski partnerleriyle mutlu olduklarını ve bir daha bunu yaşayamayacaklarını düşünürler. Hatta yeni bir ilişkiye başlarken kıyas bile yaparlar. Kendi içine kapanmak; dışarıda akan dünyayı görmezden gelmek olmamalıdır. Hobilerinize, kendinize, arkadaş ve ailenize vakit ayırabilirsiniz.
Travmatik Bir İlişkiden Çıktınız

Bu kısımda yazacaklarım bana en tanıdık hisler olacak. Yıllarca süren evlilik, şiddet ve aldatma gibi ağır ve insanda derin izler bırakan kötü olaylar sonucu bitti. Ortada bir de çocuk olunca ve söz konusu kişi ile arada bile olsa görüşmek durumunda kalınca kafanızda bitirseniz bile asla geriye bakmamak diye bir durum söz konusu olamıyor. Bu durumlarda uzman desteği almak oldukça yararlı oluyor.
Hep İyi Zamanları Hatırlıyorsunuz

Bir ayrılık sonrası insanlar genellikle yaşanan iyi olayları ve partnerin iyi taraflarını hatırlama eğilimine girerler. Psikolojimiz gibi ilişkilerde karmaşıktır ve üzüldüğümüzde en pembe gözlüklerimizi takarak hep güzel hatıraları kafamızda oynatır dururuz. Bu da aslında özlemenin en basit halidir ki kafamızı karıştıran duygulardan biridir. Hatırlamanız gerekenler, canınızı yakan kelimeler, bakışlar ve davranışlar olmalıdır.
Bir bence'nin daha sonunda geldik, vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar