Karşınızdaki İnsanın Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Karşınızdaki İnsanın Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Merhabalar, sizce doğru insan kimdir? Hayatımızdaki insanın doğru insan olup olmadığını nasıl anlarız? Kendimize istemeden nasıl zarar veririz? Ciddi bir ilişki yaşamak için neler yapmalıyız? Mutlu olmanın sırları nelerdir? Bugün bu sorulara yanıt vermeye çalışacağım.

Doğru insan kimdir?

Yaşadığımız dünyada doğru insan tanımları genelde kalıplaşmış özelliklerden oluşmakta. Bu özellikler ise dürüstlük, sadakat, gerçek sevgi gibi Karikatürleşmiş kemikleşmiş terimleri içermektedir. Etrafınızda sürekli '' Doğru insanı arıyorum! '' diye feryatlar eden insanlar var mı? Bu artık çok sık duyduğumuz bir şey. Öncelikle anlaşılmasını isterim ki doğru ile gerçek birbirinden tamamen farklı şeylerdir, örneğin bir kavgada 2 tarafa da sorsanız genellikle ikisi de kendisinin doğru yaptığını savunur ancak gerçek ise bambaşkadır. Doğru, insanlardan insanlara kişiden kişiye göre değişen bir olgudur. Gerçek ise bütün insanlar için aynı şeyi söyler ve savunur değiştirilemezdir. Temel kavramlara artık hakim olduğumuza göre doğru insan kimdir sorusuna artık yanıt arayabiliriz.

Arkadaşlar, doğru insan da doğru olgusunun kişiden kişiye göre değişebileceği gibi değişmektedir. Bir insanı bizim için doğru insan yapan tamamıyla kendimiz olmuşuzdur hep. Sizin barındırdığınız kişisel özellikler, huylarınız, alışkanlıklarınız, yapmaktan zevk aldığınız şeyler ve sevmedikleriniz... Sizi siz yapan her şey karşınızdaki doğru insanı belirler. Peki ya siz hiç kendinizi sorguladınız mı? Aynaya hiç bakıp ben doğru insan mıyım dediniz mi? Sizin aradığınız doğru insan özellikleri nelerdir siz barındırıyor musunuz o özellikleri?

Karşınızdaki İnsanın Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Hayatımızdaki insanın doğru insan olup olmadığını nasıl anlarız?


Yazımız boyunca kişisel özelliklerden bahsettik, yapılan alışkanlıklardan ve nasıl bir insan olduğumuzdan. Bu sorunun cevabını verebilmek için öncelikle kendimizi çok iyi tanımamız ve beynimizdeki düşüncelere hakim olmamız gerekmektedir. Siz kendinizi tanıyor musunuz? Mesela bir inanış hakkında sizin inanışınız bile olmasa yapılan kötü yorumlara göz yumar mısınız? Yolda yavru bir kedi gördüğünüzde durup yardım eder misiniz yoksa sadece acıyarak bakarak yanından mı geçersiniz? Kendinizi tanımanız için önce kendinizi sorgulamalısınız. Siz kimsiniz? Neyi seversiniz nelerden hoşlanır neleri göz arda eder görmezden gelirsiniz? Fark ettiyseniz hep soru işareti kullanıyorum, çünkü bunun gibi daha yüzlerce soruya verdiğiniz cevaplar sizi siz yapan şeylerdir. Asıl kimliğinizi ortaya çıkarmaktadır.

Eğer kendinizi yeterince tanıdığınızı düşünüyorsanız şimdi sorumuza cevap arayalım. Hayatınızdaki doğru insan sizinle aynı şeyleri paylaşan sizin ikiziniz gibi siz neyi seviyorsanız onu sevip siz neyi sevmiyorsanız onu sevmeyen biri mi olmalı? Yoksa genelde sizin sevdiğiniz şeyleri sevmeyen başka şeyleri sevip, siz neyi sevmiyorsanız bazen sevmediğiniz şeyleri seven sizden tamamen farklı bir insan mı olmalı? Ah, gördüğünüz gibi bir soru işareti daha. Arkadaşlar, Doğru insan karşınızdaki insanın karakteristik özellikleriyle anlaşılmaz, sevip sevmedikleriyle anlaşılmaz. Bu yüzden hayatınızdaki insanın sizden daha farklı birisi olduğuna zevklerinin sizinkilerden farklı olmasına özen gösterin. Unutmayın ki '' beyaz olmasaydı siyahın anlamı kalmazdı '' Sizden farklı olan, farklı düşünen, daima bakamadığınız yerden bakabilen bakmaya çalışan sizin fark edemediğiniz durumlarda kafası sizinkinden farklı çalışan insanlarla birlikte olun. Sizinle bir olup aynı olup boşluklarınızı açıkta bırakan birisini değil de sizden farklı düşüncelere sahip, sizden farklı düşünen bu sebepten sizdeki boşlukları kendisi doldurabilecek birisiyle olmayı tercih etmelisiniz. Aynı renk, aynı düşünce, aynı fikir insanı bir noktadan sonra sadece sıkar bu hayatı eksik fikirler ile eksik hisler ile yaşarsınız.

Yaşadığınız acı olaylar, üzüntüleriniz ve daha fazlası size hep bir şeyler katmıştır. '' Ben niye mutlu değilim yahu benim neden bir sevenim yok, beni anlayabilecek biri hiç olmayacak mı? '' Bizi sevecek olan insanın hep bizimle aynı özellikleri barındırmasını aynı yaşam tarzına sahip olmasını ve bizimle aynı düşünmesini bekleriz. Peki Neden? Eee Onur bey (İsmim Onur) bizi anlayabilmesi için, bir insanın bizi sevebilmesi için anlayabilmesi gerekir diyeceksiniz.
Çok Haklısınız! Fakat, sizi sadece size benzeyen kişilerin anlayabildiği, kabullenip sevebildiği düşüncesi çok ama çok yanlış bir düşünce! Sizi anlamak istemeyen biri varsa karşınızda, sizinle tüm özellikleri ve yaşam biçimi aynı olsa dahi sizin için potansiyel bir doğru insan adayı bile değildir.

Doğru insanın sizinle aynı şeyleri paylaşıp, özellikleri taşıyıp, sizinle aynı yaşam tarzına sahip olmasını lütfen beklemeyin. Doğru insan çoğu zaman sizinle bir çok farklılığa sahip insanlardır. Sizden farklı insanlar, her zaman sizin açıklarınızı, eksiklerinizi görebilir, bakmadığınız yerlerden bakabilir. Sizinle aynı düşünen aynı şeyleri yapan insanlara dikkat ederseniz onlardan farklı bir tek düşünceniz bile olsa sesleri hemen yüksek çıkar, size saygı duymazlar çünkü onlara göre onlarla aynı olmalı aynı düşünmelisinizdir, Tanrım bu çok sığ bir bakış açısıdır. Sizden farklı olan insanlar sizi sadece siz olduğunuz için sever, farklılıklarınızı ve onlardan farklı düşündüğünüz için sizi sever. Hiç bir şekilde o insanlardan farklı düşünüp de ''sen nasıl böyle düşünürsün böyle söylersin'' cümlesini size karşılık olarak verildiğini göremezsiniz çok az istisnalar dışında. Farklı insanı buldunuz, hoşlandınız, anlaştınız, sevdiniz aranızda saygılı sadakatli bir ilişki var diyelim. Daha ne olsun? Ne söylenebilir ki, çoook mutlu olun. Hayatınızda daima sizden farklı düşünen insanlara yer verin.

Karşınızdaki İnsanın Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Kendimize istemeden nasıl zarar veririz?


Çoğu zaman insanlar olmayacak bir ilişkiyi çok zorluyorlar. '' Ee ben emek verdim, çok seviyorum, ben onsuz yapamam, ondan sonra nasıl bir daha sevebilirim ki? '' Arkadaşlar bu yaptığınızın adı sadece acizliktir. Size zarar verdiğini, vereceğini bildiğiniz her şeyi ısrarla yapmak kopamamak bırakamamak aslında kendinize verdiğiniz zararların şiddetini arttırır ve sizi psikolojik bir travmaya sürükler. Arkadaşlar hepimiz sevdik, bir şekilde canı yanmayan hiç kimse yok buna emin olabilirsiniz. Platonik olarak seven insanların bile ne kadar canı yandığını tahmin bile edemezsiniz. Aşk karşısında hepimiz aynı çaresiziz. Ancak Farkında olmadan kendimize çok zararlar verebiliyoruz ve bazen bu hasarlar kalıcı olabiliyor.

Genelde hep duyduğumuz şey, '' Uzun süren bir ilişkim var, sürekli ayrıl barış oldu, araya 3. kişiler girmiş, yalan girmiş, hatalar girmiş, bir sürü kötü olay olmuş ne yapmalıyım'' Ablacım, abicim sevgili kardeşim güzel arkadaşım, Pardon da siz aptal mısınız? Buna bir son vermek için kendinize acı çektirmeyi sonlandırmak için daha ne olmasını bekliyorsunuz kafanıza uçak mı düşsün? ''Ama seviyorum!'' Yahu bir tek siz mi seviyorsunuz? Dünyada kaç milyar insan var seven farkında mısınız? En çok zararı ruhunuza ve psikolojinize verirsiniz ve bu da genelde sizde kalıcı hasarlar bırakır. Size zarar veren her şeyi tek tek hayatınızdan çıkarmalısınız. '' Ama çok mutlu olduğum günler de var! '' 1 gün mutlusun, 10 gün kavgalısın. Bunun bir geleceği yok, böyle ömür geçmez. ''Ellerinizde çiçekler var ama kollarınız kan, tırnaklarınız yolduğunuz saçlarla doluysa kendinize çok fazla zarar veriyorsunuz demektir, son verin. ''

Karşınızdaki İnsanın Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Ciddi bir ilişki yaşamak için neler yapmalıyız?

Belki de içinde bulunduğumuz zaman bizi bu kadar aciz duruma getirdi. Güvenmekten, sevmekten korkar olduk. Birine ruhumuzun en derinlerini göstermenin, bize her zaman zarar vereceğini düşündük. Gerçek yüzümüzü gösterdiğimizde daha az sevileceğimiz kanısına vardık. İlişkilere ne kadar mantıkla yaklaşırsak, o kadar başarılı oluruz sandık. Ama olduk mu? Olmadık, olmuyoruz! Eğer bu şekilde düşünmeye devam edersek olmayacağız da! Çünkü her şey değişse de başarılı bir ilişki için yapılması gerekenler aynı kalacaktır. Yüzyıllar önceydi, yüzyıllar sonra da böyle olacak. Eski evlilikleri düşünsenize. Yıllarca aynı yastığa baş koyup, birbirine hala sevgi ile bakan çiftlere hayran olmamak elde değil. Hepimiz bu çiftlere gıpta ile bakıyor “keşke benim de böyle bir ilişkim olsa” diyerek iç çekiyoruz. Ama gel gör ki bunun için elimizi taşın altına sokma zahmetine girmiyoruz. Sonra yine arayışlar, yine gözyaşları, yine yarım kalmış hayatlarla yaşama kör topal devam etmeye çalışıyoruz. Sizlere ciddi bir ilişki için yapılması gereken bazı şeyleri söylemek isterim.

  • Affetmeyi bilin ve affettiğiniz bir şeyi tekrar su yüzüne çıkartıp tartışma haline getirmeyin, gerçekten affedin. Ancak affetmeyi bildiğiniz kadar affedilemeyecek hataları affetmemeyi de bilin.
  • Tartışmalar kazanılması gereken yarışlar değildir bunun farkına varın ve alttan almanız gerektiğinde alttan almayı bilin. Haklı haksız aramayın sorunu çözmeye odaklı konuşun.
  • İlişkiniz için kişisel hedeflerinizden vazgeçmeyin karşınızdaki insandan saygı duymasını bekleyin eğer duymuyorsa o ilişkiye son verin. Çünkü duymadığı an o ilişki ciddiyetini kaybetmiş ilişki konumuna gelmektedir. Saygısız ciddi bir ilişki yaşayamazsınız.
  • Çift olarak gerçekleştirebileceğiniz şeyler yapın, birlikte film izleyin uzakta bile olsasanız aynı filmi birlikte izleyin sonra film üzerine konuşun. Birbirinize uygun küçük ya da büyük aktiviteler yapın.
  • Karşınızdaki kişinin güzel yanlarını ona söyleyin, iltifat edin ve ufak süprizler yapın. Bazen bir güzel söz bazen bir şiir, bazen bir çiçek. '' Ama uzaktayım nasıl yani çiçek mi yollayayım? '' Hayır, atacağınız bir çiçek resmi bile karşınızdakini mutlu edecektir emin olabilirsiniz. Basit şeylerle mutlu olmayı öğrenin ve bunlar için karşınızdaki kişiye teşekkür etmeyi unutmayın.
  • Gerektiği zaman kendinizden taviz vermeyi bilin, ancak çok dikkatli olun taviz verirken başkalaşmayın başka bir insan olmayın kendinizi kaybetmeyin dozunu kaçırmayın.
  • Karşınızdaki kişinin hedeflerine ulaşması için ona destek olun.
  • Sevgiliniz bazen yalnız kalmak isteyebilir bu insanı bir ihtiyaçtır, o an için ona lütfen saygı gösterin ve size tekrar yazmasını bekleyin yanında olmak için ısrar etmeyin.
  • Karşınızdaki insana karşı hem aklınız hem kalbini şeffaf olsun aklınızdan geçeni olduğu gibi söyleyin ve dürüst olun.
  • Karşınızdaki insanın kusurlarını kapatın, ona yetersiz birisi olduğunu hissettirecek davranışlarda bulunmayın.
  • Hayatınızdaki insan sizi mutlu etmek için programlanmış bir robot değildir, tabi ki üzüleceksiniz kavgalarınız olacak. Bu süreçleri sakinlikle karşılayıp atlatın. Uzatılmasının manası olmayan konuları uzatmayın.
  • Her zaman güçlü olmak zorunda değilsiniz bırakın partneriniz yaralarınızı sarsın.
  • Karşınızdaki insanın size olan güvenini sarsacak davranışlar yapmaktan kaçının.
Karşınızdaki İnsanın Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Mutlu olmanın sırları nelerdir?

Bu sorunun cevabını sizlere madde madde vermek isterim, hayatınızı güzelleştirmek adına uygulayabilirsiniz.

  • En az 6 saat uyuyun
  • Elinizdekilerle yetinmeyi ve elinizdekilerle mutlu olmayı öğrenin.
  • Kendinize ufak ufak aktiviteler edinin, örneğin bisiklet sürmek, düzenli olarak film izlemek, kitap okumak.
  • Balkonunuza çiçekler alın, düzenli olarak onları sulayıp güneşe çıkartın. ( Sorumluluk edinin )
  • Evinize bir evcil hayvan alın, kedi veya köpek için yeriniz yoksa muhabbet kuşu alabilirsiniz. Evcil hayvanınızla ilgilenin sık sık onunla konuşun sarılın ve onunla bir şeyler paylaşın.
  • İlgi duyduğunuz bir enstrüman varsa 1 dakika bile beklemeyin ve çalmayı öğrenin, enstrüman almak için para biriktirin. Eğer kursuna dersine gidecek paranız yoksa internetten videolarını izleyerek kendiniz öğrenmeyi deneyin. Unutmayın ki hiç ders ve kurs almadan enstrüman çalmayı öğrenen ve çok büyük işler yapan bir çok sanatçımız bulunmakta ülkemizde.
  • GENÇ GÖRÜNMEK İÇİN BU 8 GIDAYI SINIRLAYIN!

TUZ: Tuz, göz çevresi gibi ince deriyle kaplı alanlarda, cildi zayıflatarak kırışıklıklara neden olabilir.
ŞEKER: Aşırı şeker tüketimi, derinin yaşlanma sürecini hızlandırır. Bir hafta şeker yemezseniz, cildiniz parlayacaktır.
KAHVE: Cildinizi kurutan kahve, göz çevresindeki kırışıklıkları da artırır. Kahve yerine, yeşil çay içebilirsiniz.
ALKOL: Vücuttaki suyun atılmasına neden olan alkol, göz altı torbalarına neden olabilir.
KIRMIZI ET: Kırışıklıkların erken oluşmasına yol açabilir. Kırmızı et tüketimini, haftada bir veya iki kezle sınırlandırmak gerekir.
BASİT KARBONHİDRATLAR: Ekmek veya makarna gibi gıdalar, ciltteki kolajeni parçalayarak cildin esnekliğini yitirmesine neden olur.
BAHARATLI GIDALAR: Kan damarlarını kurutan bu gıdalar, menopoz sonrası dönemde cildin hızla kırışmasına yol açabilir.
SODA: Soda; diş minesini savunmasız hale getirir. Ayrıca şişkinliğe ve cildin matlaşmasına neden olur.

  • Hayatında hiç bir zaman hiç bir şey için '' O olmadan olmaz '' cümlesini kurma ve öyle düşünme. Kendini hiç bir şeye hiç kimseye sınırlama ve özgür olmaktan çekinme.
  • Tanıştığın her insanı kendin gibi sanma o farklı bir insan unutma.
  • Tanıştığın yeni insanlara geçmişinde yaşadığın olayları, yaptığın hataları ve sana karşı yapılan hataları hatırlatma, geçmişte yaşadıklarının sorumluluklarını karşındaki insana yükleme ve her insana sıfır git -1 ya da +1 olarak gitme. Her yeni tanıştığın insana hep 0 olarak git.
  • Seni mutsuz eden insanları sırf emek var, sevgi var, anılar, yaşanmışlıklar var diye sana huzur veren insanlara tercih etme. Her zaman mutsuz edeni değil huzur vereni seç.
  • Hüzünlü müzikler dinleyin, hüzünlü müzikler çoğu zaman pozitif duyguların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
  • Başkasını sevmeden önce kendinizi sevin.

Beyler; Güzel kadınları sevmeyin, sevdiğiniz kadın güzelleşsin. Kusurlarından öpün onu. Hatta öyle olsun ki kusurları; Öpmeye doyamayacağınız kadar çok, dudaklarınızı dolduracak kadar büyük olsunlar.

Hanımlar; Ömründe çiçek koklamamış, bir şiir kitabı okumamış erkeklerden uzak durun. Onlarla ömür geçmez.

Saygılarımla..

Karşınızdaki İnsanın Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarsınız?
Cevapla