Selamlar, nasılsınız? 👋
Bende iyiyim teşekkür ederim. :D Uzun süredir Aşk Bencesi yazmadığımı fark ettim. Biliyorsunuz artık klasikleşti aşk benceleri. Uzak durmaya çalışıyorum bende kendini tekrarlayan içeriklerden. Yatağıma uzanmış KizlarSoruyor'da aşk sorularına bakınırken bir zamanlar yaşamış olduğum imkansız aşkım geldi aklıma. Hayatımda elde edemediğim tek kadındır kendileri. Siteden değil, gerçek yaşamımdandır. Siteden bir tane sevgilim oldu o da biteli 3 yıl oluyor. Neyse bu imkansızım evlendi, boşandı ve çocuklu şu an. :) Hikayenin detayına girmeyeceğim, hikaye anlatmak gibi bir niyetim yok. Sadece bu süreç nasıl oluyor, nasıl işliyor bir zamanların Aşk İlişkileri Fenomeni olarak biraz bahsetmek istedim size. :)

Öncelikle kendi imkansız aşkımı söyleyeyim: yaş farkıydı.
Benim hayatımda 4 tane sevgilim oldu, çokça flörtüm. Herkesle sevgili olmam, flört evresi tam tanıma evresi benim için. Hem arkadaş hem sevgili adayısınız o evrede. Kendinizi tanıyorsunuz, onu tanıyorsunuz. Varsa bir problem uzatmadan bitiriyorsunuz. İki tarafından aklını çelmeye gerek yok. Bu arada şunu da belirteyim bu zamana kadar ki bir sevgilim hariç bütün sevgililerim benden büyüktü. Tek bir sevgilim benden küçüktü o da son ilişkim. 6 ay kadar önce bitti. Olgun ruhlu bir insan olduğum için kendimden küçükler bana çocukça geliyor ve ergenlik tripleriyle uğraşamıyorum şahsen. Buradan bu Benceyi okuyan 18-24 arası yanlış anlamasın lütfen. Demek istediğim ruh meselesi. Elbette 30 yaşında olup 15 yaş aklıyla hareket eden de var, 18 yaşında olup 30 kadar olgun davranan da. Sadece benim tanıdığım- biri hariç- tüm küçük kadınlar olgun değildi. Bana denk gelmedi yani. Son ilişkim olgundu, onunla da sevgili olduk zaten. :)

Neyse daldık gittik, öncelikle neden imkansız aşksınız bunu bir düşünün. Ailesi mi izin vermiyor, yaş farkınız mı var, engel ne? Bunu bir düşünmeniz gerekiyor. Şunu da belirteyim, yaş farkı eğer çok değilse umudunuzu kaybetmeyin. Gidip 10-15 yaş fark olan birinden de umut beklemeyin. :D En azından bu kısım erkeğin küçük olması, kadının büyük olması için böyle. Ailesi istemiyorsa bunun üzerine düşün. Kimse durup dururken sevdalıları ayırmak istemez. Karşı tarafın maddi durumu kötüdür ailesi istemez, eğitim durumu kötüdür ailesi istemez. Bunun gibi sebep çokça türetilir. Bu sebepleri yok etmekte sizin elinizde. Para kazanılır, eğitim yükseltilir. Yaş farkı halledilir. Önemli olan sevginiz ve yapabileceğiniz fedakarlıklar. Ne kadar cesursunuz?
Siz sevginizi haykırdığınız da size tavrı ne, hayallerinizi anlatırken kesip atıyor mu?
İşin aslı burada başlıyor arkadaşlar. Yüzüne karşı çok sevdiğinizi söylediğiniz de size ne cevap veriyor? Bakın burada yol üçe ayrılıyor. Birinci yol: Direk olmayacağınızı söyler. Böyle diyen insandan direk vazgeçin. Uzatmanın anlamı yok, bunun aklını çelemezsiniz, tabularını yıkamazsınız anca kendinize eziyet edersiniz. Çünkü sevse ikinci yolu uygulardı, bu sizi sevmiyor. Bir nevi imkansız aşkınızın aynı zamanda platoniği olmuşsunuz. :) İkinci yol: Bağlanmamak için çabalar ve olmayacağınızı anlatır. Bu kişi çabalamaya değer çünkü sizi seviyor ama daha fazla bağlanıp bu imkansız aşka umut olmak istemiyor. Bakın bu kişide şundan emin olabilirsiniz: Sizi çok seviyor, imkanı olsa içine sokacak. Size ne laflar, ne cümleler haykırmak istiyor ama kendini tutuyor. Çünkü daha fazla bağlanırsa bırakamayacak, bırakamazsa bir uçuruma gideceksiniz. Bu kişi için sonuna kadar gidilir arkadaşlar, tüm fırsatlar denenir, tüm yollar mübahtır. Tabular yıkılmaya çalışılır. Üst başlıkta bahsedilen nedeni araştırmalısınız ve o engeli ortadan kaldırmalısınız.

Üçüncü yol: Bile bile ölmek. Bu ölümün en tatlısıdır ve her imkansız aşkın isteyeceği ölümdür. Burada sizin sevgi haykırışlarınıza karşılık verir ama flörte evrilmenizi engeller. Siz çok seviyorum dedikçe size karşılık verir. İmkansız olduğunuzu bilir ama kendini kaptırır. Tabii ki bu kaptırışların bazıları mutlu sonla biter. Tabular yıkılır, engeller kalkar ve siz "Biz" olursunuz. Bazıları da severek ayrılanlar diye tabir edilen grupta kendilerine yer bulur. Diyorum keşke bende imkansızımla bu grupta olsaymışım, biz ikincideydik. :D
Sabah uyandığın onun aklına geliyor musunuz, sabah size mesaj atıyor mu? imkansız olduğunuz bile bile sizden kopmak, sizi kaybetmek istemiyor mu?
Eğer bunları yaşıyorsa sevgisinden bir kere daha emin olabilirsiniz. Şunu bir kere daha belirtmek istiyorum: Tüm tabular yıkılabilir, tüm engeller kaldırılabilir. Bu karşınızdaki kişiye ve aranızdaki sevgiye bağlı. Size ufak bir örnek vereyim: Arkadaşım 27 yaşında ve kız arkadaşı 35 yaşında. Kız doktor, bunu acile götürdüğümüz de kıza vuruldu. :D Çok koştu peşinden, Allah var kız 25 falan gösteriyor. Kızın bir sürü tabusu vardı, yok kendimden küçükle olmam, yok kendi mesleğim haricinden biriyle düşünmüyorum falan. Şu an sözlüler. :D Ama çocuğu 1 yıl peşinden koşturdu ve onlar EN ÜSTTE BAHSEDİLEN BİRİNCİ DURUMU YAŞADILAR. Yani çocuğu her seferinde reddetti. Açıkçası benim için birinci durum uğraşmaya değmezdi ama o çabaladı, pes etmedi. Allah yollarını da açık etsin. :)

Eğer her sabah size yazıyorsa, her gün sizi düşünüyorsa yüzde bir milyon bile olsa bir umudunuz var demektir arkadaşlar ve biz ne dedik? Bütün umutlar tükenene kadar çabalamaya devam! Ve siz yanınızdan başka karşı cins geçtiğinde ya da arkadaşınız birini gösterdiğinde siz imkansız aşkınızı düşünüyorsanız gerçekten sevilmeyi hak ediyorsunuz demektir.
Kendi fotoğrafını, yaptığı işin fotoğrafını atıyor mu?
Bu detay çokomelli. :D Çünkü resimle mesajlarını destekliyorsa size önem veriyordur ve emin olun o an yanınızda olmak istiyordur, bu tecrübeyle sabit. Hatta bu mesajla sorulup tecrübe edilmiştir. :) Size kendi anlık fotoğrafını atacak kadar güvenen bir insanla bir ya da ikinci durumda da olsanız, üçüncüye geçmeniz ve hatta mutlu sona ulaşmanız yakındır.

Ne zaman vazgeçmeliyiz, canımızın yandığı yetmiyor mu?
Geldik en can alıcı soruya. Bunun net bir cevabı var aslında. Karşısına dikilip şunu söylemeniz lazım: "Beni engelle ve bana hayatımdan çıkmanı istiyorum de" Bunu ilişkiniz belirli bir zaman aldıktan sonra yapacaksınız. Mesela 2-3 ay her gün çabalamışsınız, sizi sevdiğinden eminsiniz ama işte 3 durumdan birini yaşıyorsunuz ve bir karar verme sürecindesiniz. Burada iki yolunuz var. Birincisi size "Seni engelleyemem, git de diyemem. Sen gitmek istiyorsan git" diyorsa size yanmış demektir. :D Aslında bu keşke gitmesen demek. Ama özellikle erkek olunca gurur meselesi oluyor. Düşünsene çabalıyorsun, karşındakinde tık yok. E ilgimden memnunsun, beni istiyorsun ama olamıyoruz. "E güzelim bir zahmet karşılık ver de gitmeyeyim, çok değil biraz bir şey bekliyorum." diyesi geliyor insanın. Böyle söyleyince de o karşılık veriyor ve kavga ediyorsunuz. :D Bu da tecrübeyle sabit. Aslında burada kişinin elini kolu bağlayan karşı taraf. Biraz onun vicdanına ve mantığına kalıyor.

İkinci yolu anlatmama gerek bile yok. Size direk engelliyorum, git, çık hayatımdan diyen biri için çokta fazla çabalamaya gerek yok. Sadece "İnanmıyorum, yalan" gibi cümlelerle üstüne gidersiniz belki yalansa pes eder söyler. Yani öbür türlü hikaye. 1 yılda peşinden koşmuş olsanız sizi hiç sevmemiş demektir. Çünkü arkadaş, İMKANSIZ DA OLSAN SEVEN GİT DİYEMEZ. Kararı sana bırakır seven, imkansızlığı isteyen o'dur ama kararı da sen ver ister.
İmkansız aşkı KizlarSoruyor'a uyarlarsak, nasıl olur?
Buradan biriyle imkansız aşk yaşamanız durumunda aynı maddeler geçerli olur. Bildiğiniz gibi KS mesajlaşma kısmı hariç bir sürü uygulamalardan mesajlaşan üyelerimiz var. Numara vermeden Skype'dan, Line'dan, Viber'den, numara verip Whatsapp'tan konuşan bir sürü çiftimiz var. Buradan tanışıp evlenenleri göz ardı etmemek lazım. Çünkü bayağı çoklar. :) Buradaki can alıcı nokta numarasını verip vermemesi. Numarasını neden vermiyor? Güvenmediği için mi, bağlanmamak için mi? İkinci kısma işin açıkçası çokta inanmıyorum. Bağlanmamak için numara vermemek bahaneden ibarettir arkadaşlar. Çünkü yani numara vereceğin biriyle en az birkaç aydır konuşuyorsundur zaten. Ne olduğunu az çok anlamışsındır. Bugün yarın engeller geçersin. Kimse başka numaradan arayacak kadar engellendiği birini küçülmez eminim. Canınız çıksa da, içinizi yaksa da, yalvarsanız da numarasını vermiyorsa, belki de sadece sanal arkadaş olarak kalmalısınız arkadaşlar. Beni hak etmiyor deyip geçin ve gelecekteki eşinize, çocuklarınıza odaklanın. Sanal arkadaşlıklar da güzeldir. Tek farkı bir tıkla engelliyor sizi ve ulaşma şansınız sıfır. :)

Şunu unutmayın, emek veren sizsiniz ve çok daha iyilerine layıksınız!
Bazı imkansız aşklar mutlu sona ulaşabileceği gibi bazıları da sonsuzluğa terk edilir ama herkes dönüp ben gibi diyebilmeli: "Bu gönülden bir irem geçti." İsmi İrem. :) Verdiğiniz emekler için pişman olmayın, her acı bir tecrübedir ve sizi kaybeden klasiktir ki, pişman olacaktır. Ama o zaman geldiğinde şunu diyecek: "Keşke, keşke diye bir kelime olmasa" bazı gerçekler ve kaçan fırsatlar geç fark edilir.
Sevdiğiniz insanlara yara değil, yâr olmanız ve gönlünüzde olana kavuşmanız dileğiyle. Sevgiler...

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar