Sevmek ve sevilmek ne kadar güzel hisler değil mi? Her şeyi toz pembe görüyorsunuz, başınız dönüyor, mideniz bulanıyor... Sanıyorsunuz ki hastalığa yakalandınız. Belki de bir nevi hastalıktır da vücut reaksiyon gösteriyordur olur ya. Sevdiğinin yanında çocuklaşıyor insan. Gülüşmeler, derin derin bakışmalar, ufak öpücükler, verilen sözler, yaşanan her bir anı kalpte ve beyinde aynı anda depolanıyor. Bu işin mutluluk kısmı güzel bulutların üzerinde geziyorsunuz da peki ya can yakan kısmına ne demeli? Bir sevgi neden can yakar ki? Böylesine masum bir duygu nasıl olur da etinizden parçalar koparırcasına size ızdırap çektirir? Gelin ben size sevginin neden bu kadar can yaktığını açıklayayım.

Sevgi değil, sevdiğin insan canını yakıyor aslında.

Sevgi çok güzel duyguların başlangıç kısmıdır. Olmazsa olmaz nitelik aşamasıdır. O yüzden kötülükleri barındırmaz pek. Fakat insan faktörüyle birleşince can yakmaması söz konusu değildir. Yine güzelim bir insan evladı kırdı değil mi ponçik kalbinizi? Nefret ettirdi aşktan da sevgiden de...
Canı yakan şey kıskançlık, elde edememek, verdiğinin karşılığını alamamak.

Bazen de sevgiyi yaşadığınızı zannederken halbuki tam zıttı bir duyguyu yaşarsınız da haberiniz olmaz. Kıskanmak başlı başına bir acı çekiştir zaten, çünkü ucunda başarısızlık vardır. Ki akabinde elde edememeyi ve karşılık görememeyi doğurur. Yani şair burada diyor ki, "Platonik olmayın sakın canınızı yakarsınız durduk yere."
Canından bir parçayı ortaya koyduğun için.

Bir de cana can katan o sevdan olmasa! Evet sen bir sevgiye en çok da kendinden katarsın. İçindeki acı da bu yüzdendir zaten. Varını yoğunu bu ilişkiye harcarsın. Canından can kopar işin sonunda.
Değmediğini görmek. Hep "bir daha olmayacak" dendiğinde inanıp, bir kez daha hayal kırıklığına uğramak.

Tarafından sevilmediğin kişiyi sevmeyi bırakamamak. Kendini ne kadar daha kandıracaksın ki? Olmuyor işte olmayacak da. Sen sevgiyle yaklaştıkça bir şeyler değişmeyecek. Karşındaki kişi kafasında planını programını oluşturdu bile. Onun dünyasında sana yer yok üzgünüm. Gerçeği kabullenmen gerek.
Sevmeyi bilmediğinizden, her an kaybedecekmiş, her an gidecekmiş gibi sevmelisin.

Bir kişinin değeri ya ölünce ya da gidince kıymete binermiş. Sizinki de o hesap diye tahmin ediyorum. Beraberken en ufak bir şeyi bile sorun ettiğiniz günler ne çabuk unuttun. Şimdi sadece o günleri özlemen bile senin içinde büyüyen acının sessiz çığlıklarıdır. Hak ettin mi bunu bir otur düşün derim.
Bağlanmadan sevmek becerilemediğinden.

Bağlanmak en büyük zaaftır bir yerde. Şuursuz düşüncelere, dengesiz adımlara gebedir. Hani hatırlar mısınız bilmem; şu pervane böcekleri vardır. Ateşin, ışığın etrafında döner durur. İşte siz o pervane böceğinden farksızsınız aşk denen bu ateşin etrafında dönüp duruyorsunuz. Şimdi bunda ne olduğunu anlayamadınız, tutku sanıyorsunuz ama öyle değil. Pervane böcekleri o büyülü anda her temasta canını yakar. Ateş ya da ışık onu kızartır. Ölmek pahasına karşı koyamaz ve sonunda yok olur.
Bir insan en çok kendini incitir. Birini kendinden fazla sevme.

Az biraz narsistliğin ve bencilliğin kimseye zararı olmaz diye düşünüyorum. Haksızlık etme bu kadar kendine. Önce kendini sevmekle başla işe, hem sen kendini sevmezsen diğerlerine vereceksin bütün sevgini. Sonra onlar seni üzdüğünde teselliyi kimde bulacaksın hiç düşündün mü? Tabii ki kendinde. Ondan diyorum sana kendini sev diye, içinde bir tutam sevgi bırak kendine zor günlerinde sarılırsın ona.
Emek verilen her şey gibi değerli çünkü.

Hangi durumda olursa olsun emek kavramını sonuna kadar uyguluyorsanız daha da bir anlamlı olur o iş. Verdiğiniz emeklerin boşa çıktığını görmek sizi yerle bir eder. Değer yitirirsiniz.
Sevgi artık amaç değil, araç olarak kullanıldığı için.

İçi dolu dolu bir olgu değil sevgi, sadece çıkarın tekerine sıkışmış bir hissizlik bulutundan öte artık. Aşınan yollar bu uğurda anlam ifade etmiyor maalesef. Oysa ki amaç olsaydı gerçekten bizi ulaşılamayacak derecede değerli kalplere götürürdü. Anlamını yitiren yozlaşmış duyguların arasında onu da raftan kaldırdık sanki değil mi?
Can yakan sevgi değildir. Sevgi bu dünyadaki en güzel, en saf duygudur.

Can yakan asıl şey; İlmek ilmek işleyip onca emek verdiğin duyguların, aslında o kadar da önemli olmadığını fark etmendir. Kendinden bile çok sevmenin esasında ne kadar yanlış olduğuyla yüzleşmendir. Çabalamanın, çabalamak gerektiği zaman kıymetli olduğudur.
Boyunun ölçüsü, ağzının payı bunlar ne demek öğrenmektir. Olan bitene eskisi kadar üzülmüyor oluşundur, uyuşmandır.
Can yakan asıl şey; İnsanların buna değmeyişidir. Sevgi neydi? sevgi emekti, değil mi? Değil.
Mutlu aşk var mıdır? Vardır. İnsanların sevgiye saygı duyduğu, değer kıymet bildiği yerlerde elbette vardır. Acıtmasaydı adı sevgi olur muydu? Olurdu.
"Sevmek ıstıraptır. Istırap çekmek istemiyorsan sevme. Ama kalbinde sevgi yoksa yine ıstırap çekersin. Bu durumda sevmek de sevmemek de ıstıraptır. Mutlu olmak için sevmen gerekir. Sevmek ıstırapsa, o zaman mutlu olman için de ıstırap çekmen gerekir. Ama ıstırap çekmek bir insanı mutsuz yapar. Demek ki mutlu olmak için ıstırap çekmeyi seveceksin..."
Kalbinizin en ücra köşelerindeki o masum sevgiyi hiçbir zaman kaybetmeyin. İnanın ki acısına da katlanmak sevgiyle olduktan sonra mutluluk gibi gelir insana.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar