Bizimkisi bir aşk hikayesi ile başlayan kimisi mutsuz bir son ile sonlanırken kimisi mutlu bir sonla başlayan evliliğin mecrasıyla hayata başlangıç yaparlar. Mükemmel hayallerin olduğu bir dünyanın içerisine yeni bir hayat ortaya çıkarırlar. Kimisi evliliğin meyvesi olan çocuklarını dünyaya getirirken kimisi daha çok geçmeden acıklı bir son ile karşı karşıya gelirler.

Aşkın vermiş olduğu uyuşturucu etkisiyle yazılan edebi şarkılar, sözler ve şiirler; nice şairlere şiir, nice söz yazarlarına edebiyatı, nice bestecilere şarkı sözü olarak karşımıza çıktı

Aşkın meyvesini tadanlar, bir anlık etkisine kapılmasıyla ruhun derinliğinde yatan sanat ruhunu eserleriyle ortaya koydular. Sevdiği için Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin destanları, can bularak koca bir edebiyatın başlangıcı oldular. Kimisi şiirleriyle gündeme gelirken kimisi şarkılarıyla hayat buldular. Öyle bir aşktı ki... Anlatılmaz yaşanır cinstendi.
Aşkın pençesine yanlış takılan sazanlardan olanlar ise mutsuz bir hüznün salgınında hastalık sahibi oldular

Tabii her aşkın başlangıcı güzel gittiği kadar sonu iyi bitmemektedir. Kimisi bedelini gözyaşları ile öderken kimisi canıyla ödedi. Aşk öyle bir şey ki insanları bazen ruhen delirten, canını kıymaya kadar götüren veya kahrından dolayı yaşadığı acıyı taptaze tutabilenlerle doldu. Dahası, kaderine küserek ömür boyu yalnızlığa yemin eden insanların dramı ise aydınlığa erişemez oldu.
Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, bunu 'aşk' sanıyorsunuz.
Aşktan doğan bir duygunun etkisinde kalan kadın ve erkek mücadelesi

Kadın ve erkek, bir anda farkında olmadan aşkın pençesine yem oldular ve birbirlerine şehvet dolu bir yürekleriyle baktılar. Artık gözlerin bakıldığı ve dudakların konuştuğu bir dil değil; gönüllerin konuştuğu bir dil olarak birbirlerine bağlandılar. Aşk, bazen insanların ortak paydası olarak gönül dili olarak ortaya çıktılar. Birbirlerine baktıkları o anki aşk dolu gözlerin içindeki ışıltıdan heyecana, heyecandan ortaya çıkan fiziksel tepkilerle ifade ettiler. İşte aşk, her insanın yaşayabileceği bir kaçınılmaz duygudur. Aşka her ne kadar inanmayan insanlar, varlıklarını yok sayarak kabul etmese de hepsinin geçmişinde yaşanmış bir acılar, mutluluklar, aşk paydaları ve hüzünler yer almaktadır.
Sevgiyle büyüyen bir aşkın ortasında huzuru bulanlar ise geleceğe umutla baktılar

Sadece aşk ile bir adım atan kişilerin sevgisinin bir yere gittiği bu dönemde, benmerkezcilik ve karşılıklı çıkar ilişkisi, kısa süreli ilişkilerin ortak özelliği haline geldiler. Hiçbir zaman mantık ile duyguların beraber çalıştığı olgusuna rastlanamaz. Rastlansaydı, bedene olan hayranlığın aşk ile eşleştirmesi, mümkün olamayacaktı. Ama sevgi, bir kişinin karşı taraftaki bedenin içindeki ruhunda kendisini bulmaktan geçmektedir. Onun dış görünüşünü umursamadan ruhundaki dünyasını ve düşüncelerini ele alabilseydik belki de şu an kırgın kalplere sahip olmayan bir çok insanlarla karşılaşabilirdik. Maalesef, bizlerin çoğu sevmeyi bilmeyen insanları severek aşk sanıp onların oyununa gelerek kalbimizin bozgunculuğuna sebebiyet verdik.
İyi adamlar yalnızlıktan ölüyor. İyi kadınlar ise kötü adamların balkonundan gökyüzüne bakarken...
- Dostoyevski

Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar