"Yaşamı dolu kılan, insanların birbirlerine yüreklerini ısıtacak iyiliklerle dolu cümleler kurmalarından geçiyor. Kimilerini unutabilirsin anında kimilerinin ise izini silemezsin asla. Geriye dönüp baktığınızda anımsayacağınız tek şey size neler hissettirdikleri olacaktır..."
Maksim Gorki'nin ismini hatırlayamadığım ama aynı okuduğum kitabındaki bu cümleler gezindi zihnimde bu akşam. Altını çizerdim oysaki. Ne güzel yazılmış hissedilenlerin unutulmadığını düşündürmek adına...
Hiçbir salise kayıp değildir...

Hissetmek... Telaffuzu bile güzel. Yağmurlu bir havanın ardından güneş usul usul, bir o kadar nazlı gösterir ya yüzünü bulutların arkasından ve sonrasında şansınız varsa renklerin müthiş dansı bir gökkuşağı senfonisi belirir gökyüzünde uzaktan. Belli belirsiz gözleriniz birbirine geçmiş renklerin son bulduğu o noktayı arar ama bulamaz... O an dokunamazsın, imkansızdır dokunmak ama hissedersin. Dokunduğunu hisseder insan diye naralar atan zihniyete inat, kütlesi olmayan yağmur sonrası atmosfere dolan hafif toprak kokulu oksijeni ciğerlerine zerk ederken iliklerine dek işleyen, insanı sarhoş olmasına ramak kala bir buluttan diğer buluta hafif narin bir o kadar da zihnindeki izini silmeyi beklediği o kötü anılarını tokatlarcasına benliğinden söküp atan hissettiği o yansıma değildir de nedir? İşte bu hissettiği salisedir...
Duygusal mükemmeliyetçiliğe ramak kala...

Hissetmek neydi? Sadece bir bedene neden yükleniliyor ki bu muhteşem his? Öyle değil mi ya? Diğerlerinden farksız gibi görünen bir günün, o ana kadar ki olabilecek dönüm noktalarından biri belki de en önemlisi olabileceğini hissetmek, hiç ummadığı bir zaman diliminde hayalini yaşayan kadının o hiç bilmediği ama her karışını adının baş harfi kadar yakın, daha önce görmüş gibi hissettiği şehirde büyük bembeyaz çarşaf üzerinde, her bir kuytusunda bin bir sır saklı düşüncelerinden kendini arındırmış, yan odada uyuyan kızını uyandırmamak için ayak uçlarında yürürken ayağına batan akşamdan kalma dağınık kızının pergeli... Ah ne büyük mutluluk :)
Camı açtığında bütün o simsiyah bir o kadar kasvetli, bamtellerini arada bir tıngırdatan, kara libasını giymiş, yüreğine hiç kalkmayacakmış gibi oturan, dinlerken hüzün veren o sesi arındıran, benliğine zerk edilen güneş. Burnunda o tanıdık, aşina olduğu biraz yosunlu biraz soğuk; iyot kokusu...
Ahh o koku hissetmek, hayal kurmak... İnsan hissetmeden hayal kurabilir mi? Ne kadar yaşatabilir ki içinde hissetmeden?

Kimi insan derinlerde yaşar her duyguyu. Öfke, nefret, şiddet, kin, hüzün, sevgi, aşk.. Kocaman kocaman zırhları vardır kimsenin göremediği ama arşa değecek kadar büyük. Unutamadığı ne varsa hatırlatacak, yeniden yine düşüncelerine zerk edilecek ne varsa korumak adına kendisini. Açılmaz kolay kolay, kaldırılamaz.
Gün gelir yakar, döker, kırar ama her şey o zırhın içerisinde kalır, zararı kendisinedir. O zırhtan çıkamaz bir türlü, çıkmak istemez. Yeniden, yine kırılmaktan korkar belki de. Aşmadığı duvarları aşmak ister bazen ama cesaret edemez. Belki bir el dokunur bir gün benliğine yarım kalmış hayallerini sadece hissettirmek için bile olsa yaşattırmaya. Uzaklarda, çook uzaklarda. Kim bilir?
Adım adım huzur...


Uzaktan dokununca can yakacakmış gibi görünen ama aslında tıpkı güneşe olan aşkı için kar'ın altından aşkına uzanan ve o iki dakika sonunda canını veren Berfin kadar fedakar biri. Asıl olan atlamayalım Berfin'in fedakarlığı değil, güneşin buna değip değmeyeceği. Ne demiştik, tek sebep; hissetmek...
Kimi hayaller yaşanmak için çevrilir zihinde geceler boyu. Kimi hayaller ise gerçekleşmeyeceğini bile bile umut etmek, ümit vermek için gidenlerin zuhur ettiği vuslat vaktine erişmek için. Sen hiç uyanmamayı dileyerek kapattın mı gözlerini? Hayallerini rüyalarında yarım bırakmamak için? Gitmek iz bırakırdı oysa. Peki hiç olmamayı dilemek, hissettiğin ve gerçekleşmeyeceğini bildiğin hayallerin ortasında kaybolmak istedin mi hiç? Madem Gorki ile başladık O'nun sözüyle sonlandıralım :)
Huzur denilen o şeyin santimine ihtiyacım var şu aralar. Bana biraz bahar gerekiyor. Çok üşüdüm...
Bazen üşür insan, doğrudur. Hayalini kurduğunuz, hissettiğiniz o saliselerin güneşi iliklerinize dek hissettirmesi dileğiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar