Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Eskiden birini sevince gerçekten severdik, görüşmek buluşmak öyle kolay değildi zira. Çünkü insan sadece çok sevdiği kişiyi hiç bir haber alamadan o kadar uzun süre beklerdi, gerçekliği burdan tescilli. Falancayla haber gönderecek de, anneden izin alınacak da (ya da gizlice annenin bir yere gitmesi beklenecek) komşularla, tanıdıklarla köşe kapmaca oynayarak 5 dakika görüp eve geri döneceksin. Aşk o 5 dakika içinde gözlerinde kendini izlemekti. Ellerine dokunacak olursak, bir hafta ayaklarımız titrerdi. Masumdu aşk, sarılmaya bile korkulurdu. Sonra ne olduysa tüm bunlar yok oldu... İletişim araçları çoğaldıkça ve onlara ulaşmak kolaylaştıkça ilişkilerin büyüsü bozuldu. Artık cinsel çekim diye bir şey var, aşka değişiliyor.

Karşı cinsin parfümünden, bakışlarından ya da sadece nefes almasından etkilenen kişiler ve tanışma süreci

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Flörtlerin en sevimli zamanları yani. Ne yapsam da dikkati çeksem diye uykusuz sabahlanan geceler, "kanka baksana bakıyor mu?" sorularının sorularıyla kankaların şaşı olmasına sebep olunan dönemler. Karşı taraftan bir ışık görünce ışık hızıyla yürümeye başlanır, ilk adımı atan daima kazanır.

Sevgili olma yolunda ilerlerken doruklarda yaşanan romantizm süreci

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Tanımaya çalışırken onda kendinden bir şeyler bulup "abi çok seviyorum ya" nidalarıyla arkadaşlara gece gündüz onu anlatmaya başlandığı dönem yani. En güzeli bu bence. "Ay o da patates kızartmasını çilotalı seviyormuş inanabiliyor mussunnn?" tarzında ruh eşi oldugunu anlatan cümlelerle baharı gören kelebekler kadar mutlu olunabiliyor.

Fiziksel yakınlaşma ve ilk öpücükle yaşanan heyecanı sindirmeye çalışma dönemi

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Aşk tutkuyla birliktedir, bunu her zaman savundum. Cinsel çekimin etkisine girmeden öpmek çok mümkün değil, ateşlerin yandığı ve arzuların tavan yaptıgı dönem tam olarak burda başlar...

"Zaten aşk varsa ve nasılsa evlenilecekse (yaşı daha küçük çiftler için geçerli bu hayal) artık durmanın anlamı da yok" diye düşünen çiftin sevişmeden eve gitmediği dönemler

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Bir bütün olmanın, yabancı bir insanın her şeyi olabiliyor olmanın şaşkınlığıyla yaşanan ilk seks ve sonrasında her fırsatta kollarına atılacağının göstergesi olan cinsel içerikli mesaj ve fotoların atıldığı zamanlar.

Birlikte geçirilen zamanın eskisi gibi mutlu etmediğini fark eden çiftin kendilerini sorgulama dönemi

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Nerede kaldı yeminler, birlikte öleceğiz sözleri... Heyecanın öldüğü ve görüşmemek için bahaneler üretildiği dönem, ilişkinin en ağrılı zamanları da aynı zamanda. İtiraf etmek çok zor, sevişince hevesin geçtiğini.

Yol ayrımına gelmeden önce yaşanan yüzleşme dönemi

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Gözünün üstünde kaşın var ile başlanan ve en iğrenç en seviyesiz tartışmaların yapıldığı, ama kimsenin işin gerçeğini konuşamadığı dönem bu... Ayrılık çanları çalıyorsa, eteklerde ne varsa dökülür.

Ayrılığın kabul edilmesiyle birlikte, kısa sürede başkasını bulunca aslında hiç aşık olunmadığını idrak etme süreci

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri

Arkadaşları sorduğunda itinayla konunun değiştirildiği ve yeni aşkından bahsediliği zamanlar, aslında yaşanılan şeyin aşkın yanından bile geçmediğini, hormonların tesiri altında olunduğunun anlaşılmasının utancıyla birlikte..

Hayat böyle bir şey olmasın ya, en özeliyle ve kıymetlisiyle yaşansın yaşanacak ne varsa. (Tanrım melankoliden öleceğim)

Mantıktan kopmamanız dileğiyle..

#izle

#filanfalan

#uzunbence

#elinesağlıkçılargelmesin

Cinsel Çekimin Aşk Zannedildiği İlişkilerin Değişmeyen Rutinleri
Cevapla