Bu Bence'mde erkeklere olan güvenimin gün be gün nasıl yitip gittiğini anlatmak istiyorum. Ne zaman erkeklere güvenmiyorum demeye başladım hatırlamıyorum ama, şimdi fark ediyorum ki küçük yaşlardan beri yaşadıklarım adım adım beni bu sona götürmüş.
Şimdi başlayalım.
Yaş 8 M.M.K

İlkokul aynı zamanda sınıf arkadaşım olan M.M.K. ile başladı benim hoşlantı hayatım. Hoşlantı diyorum çünkü aşk olduğuna asla inanmadım. Şu ana kadar yaşamadım, yaşar mıyım o da belli değil gerçi. Neden bilmiyorum ama sınıftaki en farklı insana takılmıştım. Artık hangi cesaretle bilmiyorum aşk mektubu bile yazmıştım. Tabii çocuk arkadaşlarına gösterip beni küçük düşürmüştü. Zalim M. Bana ilk darbeyi sen vurdun.
Yaş 13 A.Ş.

Pis düzenbaz.
İşte bu A. Bey bir de doğum günümde bana hediyeler alıp mektup yazmıştı. Hediyeleri hala hatırlarım, pembe tüylü bir kalem, I Love you yazılı bir bileklik ve birbirine sarılan köpekler bulunan bir kupa. Mektupta ise bir aşk itirafı gizliydi. O yaşta o cümleleri nasıl yazdı bilmiyorum. (Belki de başkasına yazdırmıştır.) O cümleler ile ilgimi çekmeyi başarmıştı. Aldığım teklifleri her zaman reddettiğim gibi, bunu da aynı şekilde reddetmeyi düşünüyordum. Ama bilin bakalım ne oldu? O mektup ve hediyelerden yalnızca 1 hafta sonra cevabımı bile beklemeden en yakın arkadaşımla sevgili oldu. Zaten Hayır diyecektim ama o görüntüyü izlemek de cidden benim minik kalbimi yaralamıştı.
Yaş 15 M.A.

Bu beyefendi de M.A oluyor. Haftalarca peşimden ayrılmayan, gördüğü her yerde yakınlaşma çabasına giren, merdivenlerde görünce sarılmaya çalışıp ağzının payını alan... Yani dediğim gibi kimseye evet deme niyetim yoktu. Ama bu M. Beyefendisi de bana o davranışları sergilerken, aynı zamanda çorap değiştirir gibi sevgili de değiştiriyormuş. Yani aslında bilmeden en doğrusunu yapmışım. Bir gün kız kardeşi yanıma gelip, Abim sana yakınlaşmaya çalışıyor, izin vermiyorsun. Aynen böyle yap. Yoksa seni çok üzer." demişti. Ah canım benim. Sen olmasan belki ben de o desteler dolusu kızdan biri olabilirdim.
Yaş 16 R.K.

Aradan 4 ay geçmişti. R. Bey bana olan aşkını ilan etmiş, sürekli tekrarlıyordu. Ben de daima aramızda bir şey olamayacağını söylüyordum. Her gün seni seviyorum cümlesini duyar olmuştum. Samimi olduğunu düşünüyordum. Yılbaşı gecesi birbirimize mutlu yıllar dilemiştik tabii o yine romantik davranmaya çalışmış, ama ben onu reddetmiştim.
Diğer gün yani 1 Ocak dışarıda bir işim vardı. Hiç unutmuyorum. Eve dönerken bir çift gördüm. Akşam olmuş, hava kararmıştı. Çocuk esmer, uzun boyluydu. Montu, fuları tanıdık geliyordu ama o mesafeden seçemiyordum. Sonra çocuk kızın yüzünü okşadı, onu kollarının arasına aldı ve dudaklarından doyasıya öptü. Uzaktan sanki film izler gibi takip ediyordum. Şaşkınlığımdan kurtulunca emin olmak için onu aradım. O buz gibi havada, sessizliğe gömülmüş sokakta onun telefonunun sesi yankılandı. Tam açmaya yelteniyordu ki aramayı sonlandırdım. Tam o anda başını kaldırdı ve beni gördü. Kızı aniden yanından yolladı ve peşimden gelmeye başladı. Bana yetişmemesi için son hız koşmaya başladım arkamdan adımı söylediğini duysam da, asla arkama bakmadım ve birkaç dakika içerisinde eve vardım. Onun da çöp kutusuna gitme zamanı gelmişti. Bana ilk büyük dersi veren R.K. sana ne kadar teşekkür etsem az.
Yaş 17 A. S.

R.K olayını çoktan unutmuştum. Zaten yapım gereği bu tür olayları atlatmam uzun sürmüyor. Bu olayda ise yine ilkokulda yaşadığım olayın bir benzeri başıma geldi. Adımı dilinden düşürmeyen A. sanki çevrede başka kız yokmuş gibi gitti aynı sınıfta okuduğum, arka sıramda oturan kızla sevgili oldu. Bir gün boş derste sohbet ediyorduk bana heyecanla karşı sınıftaki yeşil gözlü uzun boylu çocukla 1 aydır sevgili olduklarını söyledi. Tüm soğukkanlılığını koruyarak "Kim?" diye sorduğumda A.S. olduğunu öğrendim. Bu arada, kız adaşımdı! Yani ikimizin adının aynı olması onun işine geliyormuş demek ki. Sağol ya A.S. senin de katkın iyiydi.
Görmezden gelmeyi öğrendiğim için bu olay beni fazla sarsmadı.
Yine yaş 17 T.L.

Çünkü çocuk gay çıktı! Yani çocuğu etkilemek isteseydim eğer, sadece kızlarla değil erkeklerle de savaşmam gerekecekti. Bu yüzden usulca kendimi geri çektim.
Son olarak Yaş 19 D.K

Onunla kendimi çok kötü hissettiğim bir gece tanışmıştık. Ne o beni, ne de ben onu görüyordum. Tamamen birbirimizden habersiz şekilde konuşuyorduk. Zaten çok uzun süre de birbirimizi görmeyi istemek aklımızdan bile geçmedi.
Günler, haftalar, akıp gitti. Hayatımda daima elimin tersiyle ittiğim duyguları ilk kez yaşamak istiyordum. O kadar farklıydı ki... Cümleleri, davranışları, zekası, kendine olan güveni beni inanılmaz derecede etkilemişti. Bir gece ondan resim istedim. Onu görmek, vaktimi geçirdiğim, o konuşmaları yaptığım kişiyi tanımak istiyordum. O da bana bir resim attı. Yani anlattığı kadarıyla biliyordum ama görmek farklı hissettirmişti. Zaten daima farklı hissettiriyordu. Birbirimizin her şeyini biliyorduk, ya da ben öyle sanıyordum...
Aradan 1 sene geçti. Sürekli konuşuyorduk. O da beni görmüştü. Haftanın birkaç gecesi normal aramayla ya da kamera açıp birbirimizi canlı olarak görüyorduk. Saatlerce sohbet ediyorduk. Ne zaman uyuyup ne zaman uyandığımız, ne yiyip ne içtiğimiz her şeyi söylüyorduk. Bir nevi hayatlarımızı paylaşıyorduk. Hislerimizi, dertlerimizi, sevinç ve üzüntülerimizi. Düzenli olarak da birbirimize resim atar, yaptığımız eylemleri beraber yaşardık.
Ama bir gün her şey tepetaklak oldu.
Bir gün burada gezinirken bir sorunun içinde resim gördüm. Resimdeki kişi güneş gözlüklüydü ama sakalları O'na çok benziyordu. Kadın eşiyle nasıl göründüğünü soruyordu. Merak edip soruyu soran kisiye bu resimin sahibinin kim olduğunu sordum. Bana bir isim verdi. O'nun ismi değildi. İçimde çok kötü bir his vardı. Sanki olacakları önceden hissediyordum. Korkumu bir kenara bırakarak arama çubuğuna kızın söylediği ismi yazdım. O anda dünya başıma yıkıldı sandım. Benim 1.5 senedir tanıdığımı sandığım kişi tam karşımda duruyordu. Evli ve 8 yaşında bir kız babası olarak hem de... Adını bile değiştirip bambaşka bir hayatı yaşadığını nereden bilebilirdim ki? Kendimi o anda dünyanın en aptal insanı hissettim. Bir yanda annemle yemek yapıyoruz dediği resim vardı, diğer yanda kumsalda otururken, kardeşimi (kızıymış) gezdiriyordum derken...

1.5 sene boyunca kandırılıp, bundan 1 kere bile şüphe duymayan kendime şimdi de aynı öfkeyle doluyum. İşte beni kandırmak bu kadar kolaydı...
Sanırım biraz uzun oldu ama kendimle konuşur gibi yazdım tüm yazıyı. Çok şükür taciz, tecavüz gibi dehşet verici olaylar yaşamadım. Ama hayatım boyunca daima ikinci kişi oldum. Hep benden öncesi vardı ya da sonrası oldu. Daima aptal yerine kondum. Hikayenin hepsi bu değil elbette ama onlar da hep buna benzer hikayeler...
Şimdi bana kimse neden erkeklere güvenmiyorsun diye soramaz. Çünkü haklı sebeplerim var. Daha fazla acı çekmek istemiyorum.
Kimsenin bu tarz olaylar yaşamaması dileğiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar