
Hepimizin bildiği gibi bu dünyaya bırakacağımız en büyük hatıra ve iz çocuklarımızdır. Ayrıca biliriz ki onlar bizim geleceğimizdir. Bu bağlamda onlarda bırakmış olduğumuz etkiler oldukça önemlidir. Zira karakterlerini ve kişiliklerini oluşturma sürecinde olan çocuklar, ister kendi çocuğumuz ister bir başkasının olsun bizden etkilenecektir.
Küçük bir çocuk için çevre faktörü en önemli unsurlardan biridir. Çocuk, küçük yaştan itibaren çevresini izler ve örnek alır. Aynı zamanda çevresinden gördüğü davranışlar ve söylemler, ilerideki yaşantısına etki edebilir.
Çocuğunuz olsun ya da olmasın hepimizin bu konuda bilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu düşüncemi takiben, çocuklar hakkında oldukça güzel ve doğru bilgilere sahip olan, kendini bu alanda oldukça iyi geliştirmiş biri olan @Bakımlıkızçehanım ile birlikte sizler için bir Bence yazmak istedik. Bu Bence'de kendisine birtakım sorular yönelttim, kendisi de bilgileri doğrultusunda bu soruları bizler için cevapladı. Haydi gelin sorulara geçelim.

Çocuklarınız ile arkadaş gibi olun denir, ileride bu durumdan dolayı saygısız biri olmasına sebebiyet vermemek için bunun çizgisini nasıl belirlenmeli? Bu durum çocuğun çok rahat büyümesine ve diğer arkadaşları ile ailesini bir tutmasına sebep olur mu?
Cevap: "Çocuğunuz ile arkadaş gibi olun." Ya da, "Çocuğumun en yakın arkadaşı benim." Gibi cümleler maalesef modern, sempatik bir görünüm yarattı çoğu ebeveyn gözünde. Anne ve baba rolleri farklıdır, arkadaşlık rolleri de farklıdır. Çocukların arkadaşlık kuracağı kişiler çok fazla olacak ama anne ve babası bir tane olduğu için, arkadaş gibi değil, ebeveyn gibi davranılma ihtiyacını isterler.
Anne ve babalar bu süreç içerisinde elbette bağırıp, her hususta hayır diyip, otoriter olmaya çalışırsa çocuk bu sefer ilerleyen dönemler de öfke patlamaları ve aileden uzak durmak, saygısızca gösterilen davranışlar, kendini dışarı hayatına ya da farklı psikolojik sorunlara yol açabileceğini unutmamak gerekir. Fakat aile çocuğuna belirli konularda, problemlerde sakin ve anlayış çerçevesi içerisinde bağırmadan, ona kızmadan, doğrularla yön vererek ebeveyn ve çocuk arasında ki ilişki her zaman sağlam olur. Çocuk ailesi üzerinden, başka bir aileyi kıyaslama yapmaz. Kısaca her şey anne ve baba da biter.

Küçük yaşta cinsel arzuları tetikleyebilecek davranışlar yapmasına rağmen, "ne de olsa çocuk" gözü ile bakılması, küçük yaştaki bir erkeği dudaklarından öpmek, onu seven kadınların göğüslerine dokunması ya da küçük bir çocuğu "büyü de evlenelim seninle" gibi söylem ve davranışlar, o çocuğun ilerleyen zamanlarda karakterini nasıl etkiler? Bunlar doğru davranışlar ve söylemler midir?
Cevap: Hepimiz cinsel kimliğimiz ile doğuyoruz. Ve yaşam boyu devam ediyor. Cinsel gelişim yaş aralığı 2,5-6 yaş arası okul öncesi dönemde gözlemlenen bir süreçtir. Bu süreçte de kızlar erkekler ile ilgili cinsel sorular sorabilir veya kendi bedenini tanımak adına farklı soruları yöneltebilir. Aynı şekilde de erkekler, kızlar ile ilgili cinsel sorular sorup, kendi bedenleri konusunda soruların cevabını almak isterler.
Anne ve babalar asla bu tarz durumlarla karşı karşıya kaldıkları zaman, "olsun bu çocuk nasıl olsa" denmemeli. Çocuğa kızarak yaklaşımda bulunmadan, ona doğruları söylemek, sorduğu sorulara cevap vermek ve özel bölgelerin önemi konusunda çocuğu bilgilendirmek gerekir. Ayrıca aileler endişe etmesin. Bu geçici bir dönemdir. Sadece çocuklarınıza elinizden geldiğiniz kadar, onlara yansıtmadan takip etmeli, doğru olan davranışları sergilemenizi öneriyorum. Diğer türlü eğer baskı yaparsanız, bastırılmış bir duygu içerisine bürünecek, ilerleyen dönemler de sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Küçük yaştaki bir çocuğa, büyük biriymiş gibi davranmak (kocaman adamsın, erkek adam ağlamaz, var mı damat adayı) o çocuğun karakterinde ve kişiliğinde nasıl bir etkiye sebep olur? Bu davranışlar özgüvenli olmasını sağlar mı?
Cevap: "Koca adamsın, abisin sen, büyüksün artık küçük değilsin." Cümleleri gerçekten küçük bir çocuğa söylenerek, aslında iyi bir davranışta bulunulmuyor maalesef. Biz buna "içselleştirilmiş semptomları olan çocuklar" olarak adlandırıyoruz. Böyle davranılan, yetiştirilen çocuklar ileride depresyon, anksiyete, yalnızlık hissi, dikkat eksikliği, özgüven problemleri ile maalesef baş başa kalırlar. Anne ve babalar çocuklarına bir yetişkin rolüne büründürmeden, yaşına göre ilerlemesini desteklemesi gerekir.

Çocuğun, hayatın gerçeklerini ve zorluğunu öğrenmesi için erken yaşlarda nasıl bir yol izlenmeli? Bu doğru bir davranış mı?
Cevap: Elbette hayatın zorluğu ve bilmesi gereken noktalar var. Bunları çocuklara nasıl bahsedebilir aileler kısaca maddeler halinde belirtmek istiyorum.
- Öncelikle hata hepimizin yaptığını, hatalarımızı bilip doğruyu öğrenerek ilerlememiz gerektiği konusunda konuşmalar yapmanız gerekir.
- Hayal ettiğiniz bir hayatı elde edebilmek için, vermiş olduğunuz gayreti ve çalışmayı anlatabilirsiniz. İstediklerimizi ancak çalışıp, kendimiz adım atarak gerçekleştirebileceğimizi dile getirebilirsiniz.
- Hatalar, yanlışlar karşısında affedici olmanın zararlı bir durum olmadığını dile getirebilirsiniz.
Anne ve babalar, çocuklarına bunları anlatır ve birçok sorun karşısında kendileri çözmesi için, onlara izin verirlerse çocuklar hayata karşı bilmesi gereken zorlukları bir nebze öğrenmiş olurlar. Tabi bu süreçte üzerlerine koca bir yük bırakın demiyorum belirtmek istediğim, sadece küçük sorumluluklar vererek öğretin demek istiyorum.

Çocuğun ileride kötü alışkanlıklara bulaşmaması için, bunları bizim yanımızda denemesine izin vermek doğru bir davranış mı? Örnek; Çocuk ileride merak etmesin diye ona içtiği alkolden bir yudum vermek.
Cevap: Ben bunu birçok ebeveyn yaparken yakaladım. Hatta uyarıda çok bulundum, dikkate alması gerektiği konusunda da bilgilendirdim. Hiç doğru bir şey değil. Bilinçli, bilgili bir anne ve baba çocuğunun yanında bile dahi alkol vb. gibi alışkanlıkları uygulamaz, yanında bile dahi tüketmez. Çocuğu merak etse bile, bu alışkanlıkların güzel bir şey olmadığı konusunda bilgilendirme yapar. İleride özellikle ergenlik döneminde bu sefer, alkol ve sigara alışkanlıkları başlar, yaşam boyu devam eder. Rica ediyorum aileler sigara veya alkol alışkanlıkları varsa bile çocuklarının yanında lütfen tüketimde bulunmayın.

Çocuğun farkında olmadığı lakin içgüdüsel olarak gerçekleştirdiği cinsel fantezi unsuru taşıyan davranışları aile bireyleri üzerinde bilinçsiz ve bir amaç gütmeden denemesi karşısında nasıl bir tepki verilmeli? Örnek; Annesinin kalçalarına sürtünmeye çalışan 6-7 yaşında bir çocuk.
Cevap: Şimdi fallik dönemi vardır. Bu dönem cinsel farklılıklara ve onların anlamlarına yönelir. Sevgisini kendisinin dışında ve karşı cinse doğru yöneltmeye başlar, hissettirir. Bu süreçte elbette çocuklara özel bölge eğitimi verilmelidir. Şunu bilelim ki bu geçici bir dönemdir. Eğer ciddi sorunlar baş gösteriyorsa, pedagog ya da çocuk gelişimi uzmanı ile birebir irtibata geçerek çözüme kavuşturabilirler. Sizler ebeveyn olarak çocuklarınıza sadece sevgi ile yaklaşın, doğruları onların anlayabileceği şekilde anlatmaya özen gösterin.

Bir çocuğa vermek istediğimiz eğitimleri bir oyun haline getirerek vermek, ilerde o çocukta nasıl bir etki yaratır? Hayatı ciddiye almayan ve sorumluluk sahibi olmayan bir birey haline getirir mi?
Cevap: Çocukların en doğal öğrenme yolu oyundur. Öğretmenler, ebeveynler etkili bir öğrenme, eğitme yolunu oyun ile gerçekleştirip, kalıcı hale getirmek en sağlıklı yöntemlerden biri olduğunu belirtmek istiyorum. Bu doğrultuda da bedensel, sosyal, duyuşsal, bilişsel, psikomotor gelişim alanlarını destekleyerek, etkili bir öğrenmeye katkı sağlamış olurlar. Oyun ile öğrenme yolu ileri dönemlerinde onlara negatif değil, pozitif bir katkıda sağladıklarını söyleyebilirim.
Son Olarak..
NatureCycle özel yorumu : Tüm cevaplarınıza katılmakla birlikte çocukların aslında bizlerin aynası olduğunu unutmamalıyız. Bir çocuk ilk olarak anne ve babasını örnek alsa da aslında çevresindeki insanlar da o aynada bir yansıma oluşturur. Bu bağlamda ister sizin çocuğunuz olsun ister başka bir çocuk olsun yapacağımız her davranışa dikkat etmeliyiz. Bizim için sıradan gelen bir davranış onlar için bir kapı olabiliyor.
Bakımlıkızçehanım'ın özel yorumu : Son olarak belirtmek istediğim, anne ve babalar çocukların rol modeli sizlersiniz ve ne olursa olsun, çocuklarınızın yanında olun. Onların hatalarını, yanlış davranışlarını yüzüne vurmak değil, sevgi ve ılımlı yaklaşımla düzeltmeye çalışın, öğretin. Ayrıca sana da teşekkür ediyorum sorduğun sorular birçok anne ve babanın öğrenmek istediği noktalardır. Cevaplamam konusunda da bu röportajın için teşekkür ediyorum.
Bilgilerini bizlerle paylaştığı ve ricamı kırmadığı için @Bakımlıkızçehanım'a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Kendisi bu konuda bilgili olduğu kadar kendini geliştirmiş kaliteli bir insan olduğunu her cümlesi ile belli ediyor. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer