Her anne-babanın aklındaki sorulardan bir tanesi, "çocuğumu çok seviyorum ama bunu ona belli edip, etmediğimi pek anlayamıyorum. Bunun için ne yapmalıyım? Onu çok sevdiğimi, değer verdiğimi nasıl belli edebilirim?"şeklindedir ya da şöyle yazayım, her çalışan anne-babanın aklındaki sorulardan bir tanesi böyledir. Sevgilerini gösterip, gösteremediklerinden tam tamına emin olamazlar çünkü çalıştıkları için, onu ya da onları boş bıraktıklarını zannederler.
Yapmaya çalıştıkları çoğu şey, onlar içindir. Onların, en iyi olması için çalışır, çabalarlar ama bazen bu gibi durumlarda, çocuklarını çok sevdiklerini, çok değer verdiklerini hissettiremezler.
Ben de, bu durum için gözlemlerimden, bilgilerimden ve araştırmalarımdan yararlanmak ve bilgilendirici bir paylaşımda bulunmak istedim.
Hadi, hep beraber inceleyelim.
1- Her şeyden önce çocuğunuza "sevgi" kavramını öğretin

Çocuğunuza/çocuklarınıza sevgi gösterip, göstermediğinizi anlayabilmeniz için, önce "sevgi" kavramını, sevgi sözcüğünün ne demek olduğunu ve nasıl gösterildiğini çocuğunuza öğretmeniz gerekmektedir. Öğretmekten kastım, anlatmak değil. Sevginizi belli edeceğiniz hareketler yapmalısınız, sözler söylemelisiniz. Mesela, bebekken göz teması kurmaktan kaçınmayın ve sevgi kavramını öğretmeye bu şekilde başlayın. Bir şeyler anlattığınızda, uyutmaya çalıştığınızda, uyandığında, yemek yedirirken/emzirirken, mutlaka göz teması kurun. Daha sonra gülümseyin, ses tonunuzu ayarlayın ve daha da fazlası...
Bunları yapmak, yani işe bebeklikten başlamak doğru bir tercih olacaktır. Bunu belirtiyorum ve diğer maddeye geçiyorum.
2- Çocuğunuzu tanıyıp, gözlemlemelisiniz

Evet, çocuğunuzu tanıyıp, gözlemlemelisiniz. Yani, onu keşfetmeniz gerekmektedir. Nelerden hoşlandığını, size bir şey söylerken aslında neyi ima etmeye çalıştığını anlamanız ve ona göre hareket etmeniz gerekmektedir. Demek istediğim şey, çocuğunuza fırsat tanımalısınız. En ufacık isteğinde, lafı ağzına tıkmayın. Bırakın, istediklerini özgürce ifade edebilsin, size ima etmeye çalıştıkları şeyleri söyleyebilsin. Mesela, sizden bir şey istiyorsa, aslında ima ettiği şeyin, "anne/baba seninle oynamak istiyorum, seni özledim" şeklinde bir imada bulunmaya çalıştığını anlayın. Ağzını açar açmaz, "hayır, olmaz, sus..." gibi reddedici tavırlarda bulunmayın. Emin olun, çocuğunuzun ima ettiklerini anlamanız, sevginizi gösterebilmeniz açısından faydalı olacaktır.
3- Her zaman yanında olduğunuzu hissettirin

Girişte söylemeye çalıştığım şey, çalışabilirsiniz ama çalışmak, çocuğunuzun yanında olduğunuzu, sevdiğinizi, değer verdiğinizi hissettirmenize engel bir durum değildir. Bunu yapmaya da, çocuğunuzu takdir ederek başlayabilirsiniz. Yani, sadece iyi anlarında, doğru anlarında değil, yaptığı yanlışlarda da yanında olduğunuzu hissettirin. Onun, her zaman arkasında olduğunuzu hissettirin. Bunu yapmanız, sevginizi açıkça belli etmenize ve çocuğunuzun, "benim annem-babam var ve her anımda yanımdalar." demesini sağlayıp, kendine olan güvenini ve size olan güvenini artırmada ön ayak olacaktır.
4- Onunla birlikte yeni aktiviteler deneyin. Kısaca çocuğunuzla, çocuk olun

Hayatınızın her anında anne-baba olmak zorunda değilsiniz. Yeri geldiği zamanlar, arkadaş, dost ve çocuk olabilmeyi bilmelisiniz. Onunla birlikte yeni aktiviteler denemelisiniz. Mesela, birlikte bisiklete binin, yemek hazırlayın, parka gidin, çocuğunuzun bindiği oyuncaklara siz de binin, evi dağıtın, kıyafetlerinizi kirletin... Kısaca çocuğunuzla, çocuk olun, onunla yaramazlıklar yapın ve sevginizi, ilginizi, yakınlığınızı açık ve rahat bir şekilde ifade ettiğinizin farkında olun.
5- Hediyeler alın

Şüphesiz, çocukların en sevdiği olaylardan birisi hediye alınmasıdır. Hatta, bunu sevmeyen hiç kimse yoktur. Mesela, siz sevinmez miydiniz? Elbette sevinirdiniz. Motivasyonunuz artardı ve en önemlisi sevildiğinizi, değer gördüğünüzü hissederdiniz. O yüzden, çocuğunuzla empati kurun ve sevdiği şeyleri hediye olarak alıp, sürprizler yapın.
6- Evcil hayvan edinin

Kendimden örnek vermem gerekirse, ben kendimi bildim bileli hayvanlarla iç içeyim. Hayatımın her anında farklı hayvanlarla dost olmayı, sevmeyi, sevilmeyi öğrendim ve hâlâ daha öğreniyorum. Şu an bile evimde baktığım, sokaklarda baktığım bir sürü dostum var ve emin olun, anneme-babama minnettarım... İyi ki, bana hayvanlarla iç içe bir ortamda büyüye bilmem için fırsat sunmuşlar, iyi ki hayvan sevgisini bana aşılamışlar...
Sizlere şiddetle tavsiye ederim; çocuğunuzla birlikte barınaklara gitmenizi, sokaktaki hayvanları beslemenizi ve evcil hayvan edinmenizi... Tabii bunu yaparken, yani evcil hayvan sahiplenirken, ömürlük edinin. Asla ama asla sokağa bırakmayın, barınağa bırakmayın ya da başkasına vermeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Evcil hayvan edinmek, çocuğunuzu sevdiğinizi ve güvendiğinizi hissettirmektedir. Çocuğunuz büyüdükten sonra, benim söylediğim cümleleri duymak istiyorsanız, ona sevginizi belli etmek istiyorsanız ve sorumluluk bilincini aşılamak istiyorsanız, yazdıklarımı dikkate almanızı öneririm.
7- Çocuğunuza seçim yapma hakkını tanıyın

Saygıyı, sevgiyi belli edebilmek için çocuğunuza kendi kararlarını verebilmesi, seçim yapabilmesi için fırsat tanıyın. Ona bu hakkı verin. Mesela, "şunu giy, şunu yap" demek yerine "hangisini giymek istersin? Ne yapmak istersin?" gibi soruları yönelterek, karar vermesini, sevdiğinizi ve isteklerini dinleyip, değer verdiğinizi hissetmesini sağlayabilirsiniz.
8- Sevginizi, sözlerinizle ve davranışlarınızla belli edin

Mesela, siz sevgi sözleri duymaktan ya da davranışları görmekten hoşlanır mısınız? Hoşlanmaz mısınız? Bence, hoşlanırsınız. Hem de fazlasıyla...
İşte, çocuklarınız için de bu durum böyledir. Sizin sevginizi hem duymak, hem de görmek isterler. Bunun için çocuklarınıza, belli zamanlarda onu çok sevdiğinizi söyleyin. El, kol hareketlerinizle belli edin. Sarılın, öpün... Hatta, her yattığında ve uyandığında öperek uykuya dalmasını ve güne başlamasını sağlayabilirsiniz.
9- Çocuğunuzu kesinlikle kıyaslamayın

Anne-babaların bilinçli ya da bilinçsizce yaptığı en büyük hatalardan bir tanesi kıyaslamaktır. Siz, siz olun böyle güven kırıcı bir davranışta bulunmayın. Böyle bir davranışta bulunmak çocuğunuzun, "annem-babam beni sevmiyor, başkasını seviyor ve değer veriyor." gibi cümleler kurup, üzülmesine ve güvensizliğine yol açacaktır.
10- Yaptığınız yanlış hareketler için "özür dilemeyi" atlamayın

Yapılan yanlışlar, hatalar karşısında, "özür dilerim" cümlesini duymayı herkes ister. Çocuğunuz için de bu geçerli. Bilerek ya da bilmeyerek yaptığınız hatalar için, çocuğunuzu üzdüğünüz için ondan özür dilemelisiniz. Niye böyle yaptığınızı anlatmalısınız. "Çocuk bu, özür dilemeye gerek yok, anlamaz zaten" diye düşünmemelisiniz. Yaptığınız hataları örtbas etmek yerine, kabullenmeli ve çocuğunuzu üzdüğünüzü görüp, özür dileme erdemini göstermelisiniz.
Hiçbir güç, bir adamı baba kadar güçlü, hiçbir makyaj, bir kadını anne sevgisi kadar güzel yapamaz...
Gözlemlerim, bilgilerim ve araştırmalarım sonucunda, verebileceğim önerilerim bu kadardı.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sürçülisan yaptıysam, kusuruma bakmayın.
Çocuklarınızla birlikte mutlu bir şekilde geçireceğiniz günler olması dileğimle... Hoşça kalın...
12.02.2018 Pazartesi
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Alkışlıyorum sizi harika olmuş umarım insanların bir kısmı bunu oku ve şu sözünüze % 100 katılıyorum
"Hiçbir güç, bir adamı baba kadar güçlü, hiçbir makyaj, bir kadını anne sevgisi kadar güzel yapamaz..."
Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Hiçbir güç, bir adamı baba kadar güçlü, hiçbir makyaj, bir kadını anne sevgisi kadar güzel yapamaz... Bu söz gerçekten çok güzel. Çocuğumuza her fırsatta onu nekadar sevdiğimizi hissettirmeliyiz net.
Güzel bence.