13 gü

Şimdiki anne babalar çocuk yetiştiriyor mu, yoksa dilek gerçekleştiren sihirli değnek mi oldular?

Eskiden çocuklar (yani bizler) "İsterim." derdik, annemiz babamız "Olmaz." demeyi bilirdi.

Şimdi ise çocuk "İsterim." diyor, birkaç dakika sonra kapıda kargo oluyor.

Canı oyuncak istiyor, alınıyor.
Telefon istiyor, alınıyor.
Tablet istiyor, alınıyor.
Marka ayakkabı istiyor, alınıyor.
Sıkılıyor, tatile gidiliyor.
Canı çekiyor, sipariş veriliyor.

Yani çocuk istemeyi öğreniyor ama beklemeyi öğrenemiyor.

Hayatın en önemli öğretmenlerinden biri yokluktur. Çünkü yokluk, insanın sahip olduklarının değerini öğretir. Beklemek sabrı öğretir. Emek vermek ise kıymet bilmeyi...

Bugün birçok çocuk "teşekkür ederim" demeyi bilmiyor değil; aslında teşekkür edecek kadar emek verilmiş bir süreci hiç yaşamıyor.

Çünkü çoğu istediğine mücadele ederek değil, sadece söyleyerek ulaşıyor.

Anne babalar çocuk üzülmesin diye her isteğini yerine getiriyor. Oysa hayat, onların yerine bunu yapmayacak.

Yarın iş hayatında patron "hayır" diyecek.
Hayat "bekle" diyecek.
İnsanlar "olmaz" diyecek.

İşte o gün ilk kez gerçek dünyayla tanışacaklar.

Elbette hiçbir anne baba çocuğu yokluk içinde büyüsün istemez. Kim olsa çocuğuna kendi yaşayamadıklarını yaşatmak ister. Ama çocuklara her şeyi vermek ile hayatı öğretmek aynı şey değildir.

Çünkü değer; sahip olmakla değil, emek vermekle oluşur.

Belki de bugün en büyük eksiklik, çocukların oyuncaksız büyümesi değil; "hayır" kelimesini duymadan büyümesi.

Sizce de yeni nesil gerçekten şanslı mı, yoksa her istediğine kolay ulaşabildiği için bazı hayat derslerini kaçırıyor mu?

Şimdiki anne babalar çocuk yetiştiriyor mu, yoksa dilek gerçekleştiren sihirli değnek mi oldular?
Şimdiki anne babalar çocuk yetiştiriyor mu, yoksa dilek gerçekleştiren sihirli değnek mi oldular?
Cevapla