18 gü

Senin için gerçekten huzurlumu? Yoksa sende Huzur mu arıyorsun? yoksa sadece huzursuzluğundan şikâyet eder birimisin?

Herkes bir şeylerin peşinde koşuyor

Kimi kariyer diyor, kimi para, kimi güç

Ama hepsinin ağzında tek bir kelime var: "Huzur."

Huzurlu olmak istiyorum

Rahat uyumak, huzurla uyanmak, içimde sürekli bir kendimi huzurlu hissetmek istiyorum."

Peki hepimizin bu kadar aradığı huzur gerçekten nerede? Arıyor ve istiyorsak onu nasıl bulup elde edebiliriz?

Onu; sosyal medyada bir kahve fincanının arkasına gizlenmiş manzara fotoğraflarında mı? Turkuaz renginde deniz palmiyeli ağaçları ile dolu bir tatil beldesinde mi? Yoksa bu hayatta hiç kimseye karışmadan yaşayacağımız bir rahatlıkta mı?

Huzur gökten zembille iner diye beklemekte mi?

Bir gün tam da böyle diyen birisi ile tanışmıştım.

Sıradan bir insan, "Ruhum sıkılıyor, huzur bulamıyorum. Yaptığım işimde, huzur olsun istiyorum." diyordu. "Sen huzurlu olmak için ne yapıyorsun?"
"Ne yapmam gerekiyor huzurlu hissetmek için?"

Onu; keskin dezenfektan kokularının hâkim olduğu, beyaz floresan ışıklarıyla aydınlanan bir hastane koridorunda bir hasta odasına götürdüm.

İçeride, bu hayatta kimi kimsesi kalmamış yaşlı bir hasta vardı. Gözlerini tavana dikmiş sessizce yatıyordu.

"Ona refakatçi olur musun?" diye sordum.
Şaşırdı. "Olurum ama ne yapacağım ki?"

"Çok bir şey değil" Susadığında suyunu vereceksin. Yatağında rahat yatıp yatmadığını soracaksın. Ara sıra yastığını düzelteceksin. Ağrıyan bir yeri var mı diye soracaksın. Canı sıkılırsa koluna girip koridorda birkaç adım yürüteceksin. Bir sorun olursa sağlık çalışanlarına haber vereceksin

Başta yapamayacağını düşündü… Çünkü o güne kadar belki de sadece kendi sıkıntılarıyla ilgilen d ilendiği için de ama sonra düşündü evet aradığım huzuru belki de burada bulurum diye düşündü ve kabul etti.

Hiç tanımadığı, hiçbir çıkarı olmadığı bir insanın yanında günler geçirdi
Aradan uzun zaman geçmişti

Bir gün yine aynı hastaneye yolum düştü. Koridorlarda bir ses vardı.
Bir de baktım ki bizim "huzur arayıcısı" orada

Birilerine yardımcı olmaya çalışıyor tekerlekli sandalyede birilerini taşıyor

Bekle biraz da geliyorum diyordu birilerine

Hastanedeki herkes onu çok iyi tanıyordu. İnsanlar ona bir de lakap takmışlardı

YETİŞ abi

Kendi huzuru için koridorlarda, başkalarının yükünü hafifletmek için koşturan bir insan

Yıllarca kitaplarda, seminerlerde, meditasyonlarda aradığı huzuru

O; daha önce hiç tanımadığı, karşılıklı bir çıkar menfaatine dayalı olmayan bir insana yardımcı olmak için elinden tutarken bulmuştu

Huzur sadece kendi işini dürüst yapmak, doğru yapmakla elde edilmeyebiliyordu. Daha fazla huzur için kendimizden, yaşantımızdan, rahatınızdan daha fazla özveri ve fedakârlıklar yapmak gerekiyor

İnsanlara acıyarak, merhametli gözler ile bakarak değil, başkasının yükünü sırtlanınca, omuzlayınca geliyordu

Huzurlu bir uyku

"Hayat çok zor, içim daralıyor, huzur nerede?" diye soruyoruz hepimiz ama bunu ne samimiyetle soruyoruz?

Huzur, oturduğumuz rahat koltukta, çakılı kaldığımız yerde gelip bizi bulması mümkün mü?

Birisinin bir şekilde derdine deva, yarasına merhem olmadıkça, yardıma muhtaç birisinin elinde tutmadıkça, bir üzüntüyü paylaşmadıkça içimizdeki o boşluk kolay kolay huzurla dolabilir mi?
Hepimiz kendi rızamız ile gönüllü kölesi hâline getiren elimizde tuttuğumuz ekranlardan biraz olsun uzaklaşmadıkça aradığın huzuru kolay bulabilmemiz bence zor

Belki de yıllardır dışarıda aradığımız huzur, başka bir insanın yüzündeki küçücük bir tebessümde saklı ve seni bekliyordur

Belki de hiç tanımadığın birisinin tekerlekli sandalyesini itmekte, onunla konuşmakta, ona bir yudum su içirmekte, can sıkıntısını gidermeye çalışmakta, yastığındadır huzur

Güncellemeler
17 gü
"Bana ne dünya malından, süsünden, güzelliğinde, zenginliğinden" Bir hırka bir de lokma yeter bana huzurlu olmak için.
Ama! kapının önündeki aç, hakkı yenen mazlum, malı gasp edilenden, sokakta can çekişen adalet varken dokunmadan husursuzluğa "Bana ne" Armut piş ağzıma düş diye huzur bekleyen. Dünyanın tüm kirine, pasına ve çığlığına "Ben bu pisliğin neresini temizleyebilirim, kimin çaresizliğine çare olabilirim?" diyen, taşın altına elini koyan vicdanların kazandığı bir "bonustur." Huzur.
Senin için gerçekten huzurlumu? Yoksa sende Huzur mu arıyorsun? yoksa sadece huzursuzluğundan şikâyet eder birimisin?
Cevapla