Çocukların İnancı Kimin Kararıdır?

Türkiye’de başörtüsü kamuda serbestken, çocukken başörtüsünü çıkardığı için hocaya götürülüp şiddet gören kız çocuklarının yaşadıkları neden görmezden geliniyor? Bir yetişkinin “özgür irade” dediği yerde, bir çocuğun “istemiyorum” demesi neden geçersiz sayılıyor; çocuk birey olarak değil de ailenin uzantısı gibi mi görülüyor? Din adına uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet, “manevi eğitim” ve “aile terbiyesi” gibi kavramlarla meşrulaştırılırken, devlet bu alanı bilinçli şekilde denetimsiz bırakıyor; çünkü dini otoriteye dokunmak, ataerkil düzeni ve “aile kutsallığı” mitini sorgulamayı gerektiriyor. Oysa çocuk din seçemez, korkuya karşı koyamaz ve itaat etmeyi öğrenmek zorunda bırakılır; bu eğitim değil, kontroldür. Başörtüsü bir yetişkin için özgürlükse, bir çocuk için zorunluluk nasıl normalleştirilebilir; özgürlük ancak seçim varsa anlamlıdır, korku varsa değil. Bu konu konuşulmadıkça, çocukların bedeni ve zihni üzerindeki şiddet görünmez kılınmaya, devletin suskunluğu da fiili onay olmaya devam edecektir.
Çocukların İnancı Kimin Kararıdır?
Cevapla