- Aile & Toplum konusunda 926 cevap paylaştı.
6 ayEv hanımı olup ev işi yapıyor olabilirsin de aile evine göndermesi saçma senin onayın olmadan. Bu hemcinsim milleti böyle işte evlenene kadar ve evlendikten sonra elinde sanıyor ipler ama kuş kadar beyinleri yok.
12 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?- 6 ay
Cennet için şu sacma palavları büküp karşısındaki kişiye yedirenlere gıcık oluyorum. Bir de çalışıyorsan sen oturup e*ek gibi sana hafta sonu temizliği evinde yaparken yardım edecek. Yok öyle şöyle böyle diyip hava atan tipleri dünyada bile nefes aldıklarına kızıyorum. Bir de görümce oturuyor sen iş yapıyorsun. Maaş kartini almaya hakkı yok. Bir de iş yaparken görümce oturuyor ve cok komik. Bir de sen buraya yazip hala evlisin bununla. Ekonomik özgürlüğün varken böyle tipleri sokağa atacaksın. Benim kardeşim de hastane de memur ama oturup usulünce konuştum. Usulünden şaşarsan seni öyle bir şey yaparım ki dedim dışarı çıkmaya yüzün olmaz dedim. 😀 Şimdi çok iyiler çok şükür.
Hemcinsim milletine aynı önden biri ayar vermezse sahipsiz sanır bunlar.
En İyi Cevaplar
Gizli Üye(18-24)6 ayAilemle aram şu sıralar sorunlu. Annem yillarca güzel ev almak için birikim yaptı ve 3-4 yilda bir ev degistirdik. Her aldigi evde bir kusur buldu ve daha iyisini almak için bizden kısarak çabaladı. Her neyse bu yilda yeni sıfır bir daire aldık halen aklı daha pahalı dairelerde.
Ben de buna çok fazla sinirlendim. Yeter artık bu kadar ev değiştiriyorsun ve ayrıca rahat bir hayat bu zamana kadar bize yaşatmadın diye. Yakın tarihte bir işe başladım. Aylık 30k alıyorum ve 20k ödemem var bu ay. Benden Yeni eve kombi almamı ve eve halı yıkama makinesi almamı istediler. Ben de reddettim. Bu ay ödemem var ve daha artık kendime harcamak istiyorum paramı. Yeni yerler gezmek doyasıya yiyip içmek istiyorum. 21 yasima kadar bunları yapamadim bari şimdi kendi paramla yapayım dedim diye bana demediğini bırakmadı annem.
Bu durumda kim haklı ve nasıl bir yol izlemeliyim?(Aile Evinde yaşamıyorum)
00 Yorumla
Aile & Toplum konusunda 746 cevap paylaştı. Kocan haklı değil. Ama sen bunu kendin kabul etmişsin. Adam seni zaten hizmetçi olarak almış. Eş değil. En başında seni karşısına alıp konuştuğunda "kocamdır. Sözünün üstüne söz olmaz." deyip her istediğini kabullenirsen seni ezer tabi. Sen o kadar aciz misin? Senin kişiliğin yok mu? Sen onun eşisin kölesi değil. Şimdi de böyle dert yanarsın.
30 Yorumla
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
10Cevap
6 ayAz yesin uşak tutsun köle mi aldı seni yoksa eş mi
27 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?- 6 ay
Hayır görevin falan değil kocan sana öyle diyerek aklı sıra seni yönetiyor sen kendin çalışan biriysen git boşan hiçbir şeye zorunlu değilsin
- 6 ay
Şaka gibi ama Ortadoğu erkek zihni böyle Arap+ türk kültürü sentezi bu İslam'la alakası sifir
- 6 ay
www.instagram.com/.../?igsh=NXp6Mmw1bnQ4c2Ru
Bunu izle dediğimizi daha iyi anlarsın - 6 ay
Instagramim yok. Ne anlatıyor tam olarak
- 6 ay
@PeachGirl58 aynen bu adamın bunu dayatması tamamen yanlış ya bundan vazgeçecek ya da sonuç boşanma çünkü bu kadına eziyet oluyor
- 6 ay
Cumhurbaşkanının yeni yaptığı konuşmada kadınlarımızın üzerinde çok yük var. Herseyi bu zamana kadar kendileri yapmak zorunda kaldılar beyler de destek olsun dedi.100 yıldır yapılan tek haklı özeleştiri. Erkek tarafından yapılması da önemliydi
Aile & Toplum konusunda 466 cevap paylaştı. sçktirsin gitsin.
tamam sizin eviniz seni bağlar da ailesinin evine sen kendin isteyerek gitmiyorsan nerden senin görevin oluyormuş?
10 Yorumla
6 aySeni temizlikçi olarak görüyor ve sen de buna boyun eğiyorsun
10 Yorumla
6 ayKocan kendine hayat arkadaşı değil hizmetçi almış o zaman kusura bakma birde üzerine görevin bu demesi...
12 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?- 6 ay
Gerçek bir manipulatorle karşı karşıyasiniz
Kocana ev işi yapmak zorunda olmadığını ve senin isteğine göre eve yardımcı tutmak zorunda oldugunu, çalışmak zorunda olmadığını , gerekirse beş işte çalışıp evine eşine ve çocuğuna bakmak zorunda olduğunu, çocuk dogurdugunda emzirmek bile zorunda olmadığını söyle. Hepsi sünnet ve kuranla sabit. Esin ordan burdan biseyler duymuş sallıyor. Sadece dini bilmeyen okumamış etmemiş birine yutturulabilecek şeyler bunlar. Kadinin görevleri olduğu gibi erkeginde gorevleri var. Kuranda tasvir edilen bir erkek misin ki aynı muameleyi bekleyip sayemde cennete girebilirsin diyorsun. Anne olmuş kadının ayakları altına da cenneti seren yine yaratıcı. Anne olmuş kadının rızası da önemli. Evlilik oyununda esitsiniz sorumluluklariniz var ama tek yönlü değil iki yönlü. Yaratici kendi evinde bile çalışmak zorunda değilsin eşin yardımcı tutmalı demiş bu hem kendi evine hem anasına hizmet bekliyor. Cidden çok mu ariyosunuz ana kuzusu gelişmemiş erkekleri. Cok anne seviyorsa evlenmeyip annesinin ev işlerini yapsaydı. Kadinin kendi anne babasina karşı sorumluluğu var hem dinen hem hukuken. Ulkenin erkeğinin beyni yıl geçtikçe daha da geriliyor
- Aile & Toplum konusunda 405 cevap paylaştı.
6 ayBence haklı çünkü senin buna hayır diyecek bir tarafların yok djfj
02 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?- 6 ay
Senaryo yazdığını düşünüyorum artık senin ya
Aile & Toplum konusunda 494 cevap paylaştı. Aylık kaç para alıyorsun sigortası falan var mı? ekstra mesaileri ödüyor mu? o kendine karı değil hizmetçi almış
00 Yorumla
6 ayhaksız tabi. ama suç sizde.
12 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?- 6 ay
bu yazdıklarını hayretle okudum. esra erola müge anlıya çıkan cahil kadınlardan biri olsaydı o ilk gün sana reis vs diyip kartını alan erkeğe h. s. ordan lan defol derlerdi. sen çalışan eğitimli birisin. kendini bu esarete mahkum etme. kendine yazık ediyorsun. cennet ten bahseden geriz. lıya söyle kul hakkı yiyenin gideceği yer de cehennemdir. off sinir oluyorum senin gibilere.
6 ayKöle bulmuş kendine. Kadının görevi ne temizlik ne kaynana evi temizlemek ne çocuk bakmaktır. Kadının görevi kocasını mutlu etmektir
01 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?
6 ayDeğil temizlikçi diye mi anlaşıp evlenmiş seninle
11 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?
6 ayYapma canım sen köle değilsin
13 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?- 6 ay
Kocan değil o senin sahibin olmuş sende onun kölesi olmuşsun her dediği şeyi yapma her kadın gibi sende özgür olmalısın rahat olmalısın bence yol yakınken boşan o pislik aşağılık insandan kurtul
- 6 ay
Seni tanımak isterdim ama gizlisin maalesef
Kendinizi buna mi layık görüyorsunuz
11 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?
Aile & Toplum konusunda 942 cevap paylaştı. Haklı çalış itiraz etme
02 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?
Aile & Toplum konusunda 3,9b cevap paylaştı. Bunu ben sorsaydım bana ne derdin
00 Yorumla- Aile & Toplum konusunda 2b cevap paylaştı.
6 ayBende yapma ailesi ne alaka anlamadım
00 Yorumla
6 ayBöyle saçma şey mi olur
01 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?
6 ayKızım sen kaç yaşındasın 😂😂
01 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?
Sence haklı mı aw köle olmuşsun
00 YorumlaHaksız
06 Yorumla
Soran6 ayBen 24 yaşındayım, devlet hastanesinde Hemşireyim. Nöbetler, yoğun bakım, acil servis derken ayaklarıma kara sular iniyor ama emeğimin karşılığı olarak döner sermaye ve nöbetlerle ayda elime 80 bin lira geçiyor.
Evlendiğimiz ilk gün eşim beni karşısına aldı ve; 'Bak kadınım, bu evin reisi benim. Senin maaş kartın bende duracak. Sen bu aileye sadece paranla değil, bedeninle de hizmet etmek için geldin. Senin görevin bana ve aileme hizmet etmektir, itaattir' dedi. Ben de kocamdır, erimin sözünün üstüne söz olmaz deyip maaş kartımı verdim. Bana harçlık bile vermiyor, hastaneye servisle gidip geliyorum, yemeği hastanede yiyorum, 'Neyine yetmiyor?' diyor.
Benim asıl çilem para değil, yorgunluk... 24 saatlik nöbetten çıkıyorum, gözlerimden uyku akıyor. Eve gelince eşim; 'Hadi bakalım, ev temizlenecek, yemek yapılacak, çamaşırlar birikti' diyor. 'Beyim çok yorgunum, azıcık uyusam' diyecek oluyorum, hemen kızıyor; 'Nöbet tuttuysan tuttun, o senin işin. Evinin kadını olmayı unutma, kalk vazifeni yap' diyor. Ben de yuvamda huzursuzluk çıkmasın diye o yorgunlukla evi süpürüyorum, yemek yapıyorum.
Daha da ağırı; benim tek tatil günüm hafta sonları. Dinlenirim sanıyordum ama eşim beni sabahın köründe kaldırıp kendi ailesinin evine, annesine babasına gönderiyor. 'Annenler yaşlı, iş yapamıyorlar. Sen gelinsin, gideceksin dip köşe temizliklerini yapacaksın, haftalık yemeklerini pişireceksin. Senin görevin bu, hizmet etmek ibadettir' diyor.
Ben de gidiyorum... Kayınvalidem, kayınpederim, görümcem oturup çaylarını içerken; ben o nöbet yorgunluğunun üstüne eğilip yerleri siliyorum, camlarını siliyorum, tuvaletlerini yıkıyorum. Bütün maaşımı onlara veriyorum yetmiyor, bir de hizmetçiliklerini yapıyorum. Eşim 'Cennet kocasını ve kocasının ailesini hoşnut eden kadının ayağı altındadır' diyor. Ben de sabrediyorum, elbet mükafatını alırım diyorum ama bazen ayakta duracak dermanım kalmıyor. Sizce kocamın dediği gibi bu benim asli görevim mi?- 6 ay
Köle sevici Ortadoğu beyinli daha alin burdan yakın sen o kişiye ne verebileceksin
- 6 ay
Milleti uyandiriyoruz diye korktun dimi? Daha çok korkacaksin
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer