Eskiden dostluklar daha içtendi, beklentisizdi; bir bakışla anlaşılır, bir omuz her şeyi çözerdi. Şimdi ise çoğu ilişki ya çıkar temelli ya da yüzeysel… İnsanlar ya kendi dertlerine o kadar gömülmüş ki başkasını göremiyor, ya da güven duygusu iyice yıpranmış. Halbuki birinin seni anlaması, dinlemesi ve sadece yanında olması bazen her şeyden daha kıymetli. Peki, sence bugünlerde neden saf ve art niyetsiz bir arkadaşlık kurmak bu kadar zorlaştı?
Neden saf ve art niyetsiz bir arkadaşlık kurmak bu kadar zor?
Çünkü insan ilişkileri aslında çok karmaşık ve bazen güvenmek, gerçekten saf kalabilmek kolay olmuyor. Hayat boyunca o kadar çok yaralanıyoruz, o kadar çok hayal kırıklığı yaşıyoruz ki; insan kendini korumak için biraz mesafe koymaya başlıyor. Art niyetleri, sahtekarlıkları gördükçe, iyi niyetle yaklaştığında bile bazen karşılık alamayınca içimizde bir şüphe büyüyor. Bir de herkesin kendi dünyası, kendi sınırları var. Bazıları karşısındakine tamamen açılmak istemiyor, bazıları kendi çıkarlarını düşünüyor. Bu yüzden tam anlamıyla saf ve art niyetsiz bir arkadaşlık bulmak zorlaşıyor. Ama yine de mümkün, sadece nadir ve değerli. Böyle arkadaşlıklar emek ister, zaman ister ve karşılıklı güvenle büyür. O yüzden belki zor ama imkânsız değil. İnsanların içinde hala iyilik, samimiyet var, sadece onu görmek ve korumak gerekiyor. Kısacası, saf ve art niyetsiz bir arkadaşlık zor çünkü insanlar kendilerini koruyor; ama böyle bir dost bulduğunda, hayatının en kıymetli parçası olur.
Bir arkadaşım vardı. Ameliyat olacaktı benden bulaşıcı bir hastalığını iki ay boyunca gizlemişti ki anlayışla karşıladım, onca buluşmalarımızın olmasına rağmen. Ameliyattan çnce ben hep yanındayım kendini karamsarlığa boğma her şey iyi olacak yazmıştım. Sağ ol dedi konuştuk biraz ama ameliyat sonrası yazmadım onun iyi olduğunda yazmasını bekledim. Aradan bir iki hafta geçti ses yok demek ki konuşmak istemiyor olabilir diye düşündüm. Sonra ortak arkadaşlardan bana tavır koyduğunu ve bunu yüzüme dahi söylemeye tenezzül etmediğini öğrendim. Tek çabalayan oymuş. Bazen dostuz zannettipimiz insanların dert babası ya da ilgi bankası olabiliyormuşuz. Ben özür dilemeye razıydım. Ben yazmayayım yazcak mı görelim kafasında olup size tuzak kuran insanlardan uzak durun. Her derdini dinlersiniz, birinde istediği tepkileri ona vermezsiniz ve sağlık (ya da bilmem ne) durumunda nasıl böyle yapabilir diye olayı dramatikleştirip dostluğunuz sorgulanır. Yüzüme deseydi olabilir diyip geçerdim ama çabalamadığımı ispatlamak için tuzak kurmak ne ya
Gerçek dostluk anlayış ve açık iletişimle olur, hesapla, kırgınlıkla değil. Sen yanında olmuşsun, destek vermişsin. Ama o, duygularını paylaşmak yerine içine kapanıp seni sınamayı seçmiş. Bu dostluk değil, duygusal yük bindirmek. Böyle insanlardan uzak durmak en doğrusu.
Kesinlikle.. başta kendimi sorguladığım bir süreç yaşadım acaba gerçekten kötü biri miyim diye, keşke beraber oturup tartışsaymışız bunu arkadaşımla. Bugün eski arkadaşlarımızla buluşmuşlar ve fotoğrafları gördüğümde çok üzüldüm. Artık biri bana özel hayatını anlattığında çok da destek olmuyorum, görevim olmadığını anlıyorlar.
Bu duyguyu çok iyi anlıyorum. Bazen en çok çabaladıklarımız, en kolay vazgeçen oluyor. Kapanmayan şeyleri konuşmak isterdik ama herkes aynı cesarete sahip değil. Artık sınır koyman çok doğal ve doğru.
Evet bunu ben de çok merak ediyorum açık konuşmak gerekirse. Neden insanlar böyle oldu? Benim yıllardır arkadaşım, dert ortağım, sırdaşım, dediğim insanlar meğerse yıllardır benim arkadaşım değillermiş, bunu fark ettim geçen sene. En zor günümde hep beni terk eden onlardı, çok sonradan bütün taşlar yerine oturunca farkına vardım ben. Oysaki ben onlarla hesapsızca, hiçbir hesap gütmeden arkadaşlık yaptım. Biriyle çıkarım için beraber olmayı sahtekarlık olarak algılıyorum. Çünkü birinin desteğine zaten ihtiyacım yok, ben zaten tek başıma her şeye yetebilen bir kadınım. Klasikleşmiş bir cevap olacak belki ama hayatımdan çıkan insanlar kaybeder, ben değil. Çünkü ben kendine yetebilen güçlü bir kadınım. Zaten benim kimseye gerçekten ihtiyacım yok. Sadece onlar çok ısrar ettikleri için, kırmamak için arkadaşlık yaptım. Oysaki benim kimseye ihtiyacım yok ki zaten.
İnsanların birbirine karşı güveni azaldı son zamanlarda. Hiçbir şey karşılıksız olmuyor bu devirde. Yapılan iyiliğin bil karşılığı beklendiği bir devirdeyiz. iyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir sözünü bile bu devirde kimseye anlatamıyorsun. Aslında insanlar da bir nebze haklı çünkü eski zamanlarda gelenek görenek kültür baskısı biraz daha fazla olduğundan toplumsal kültür bakımından insanlar şimdiki zamana göre daha bilinçliydi. Hatta eskiler bizim zamanımızda böyle şeyler yaşanmazdı derler. İnsanların menfaat ilişkileri ve dostlukları günden günde daha da fazlalaştı. Bunun bir birçok sebebi olsa da insanların güvensizliğin altında haklı nedenler de yatıyor.
Birisiyle arkadaş olduktan sonra aradan biraz zaman geçince ya para istiyor ya da borç almak istiyor, neredeyse her seferinde bir şeyler oluyor. Bu yüzden kimseyle uzun süre arkadaş kalamıyorum – en fazla 2-3 ay sürüyor ve %99 bitme sebebi para meselesi. Artık öyle bir hale geldim ki biri selam verse bile içimden 'Acaba para mı isteyecek?' diye düşünüp selamını almaktan çekiniyorum. Herkes birinden bir şey koparma birisini yolma derdinde. Birisinden iki kuruş para koparırsam, onu da geri vermezsem; onun pazarlığında planında millet.
Evet, insana dokunan zaten arkadaşının kazığı oluyor. Gerçekten senin için çok ağır bir travma canım. Umarım atlatırsın. Çok üzüldüm yazdığını okuyunca 😔
Üzülmene bile değmez canım. Gerçekten hiç üzülme. Bu hepimizin yaşayabileceği şey aslında. Hepimiz bunu yaşayabiliriz. Yarın, öbür gün arkadaşının bundan daha ağır bir ihanet yaşammayacağı ne malum? Düşmez kalkmaz bir Allah’tır canım. Zamana ve Allah’a bırak