Meal ile İslam öğrenilmez çünkü meal'de hangi ayetler hangi olay üzerine inmiş öğrenemezsiniz ve bu da okuduğunuz ayetleri kendi kafanıza göre yorumlamınıza neden olur. Şahsen ben bu hataya düştüm ve haşa adam resmen kendine göre ayet uydurmuş demiştim ve bir çok çelişki var bu kitapta diyerek İslam'a karşı bir soğukluk olmuştu içimde fakat sonra dedim ki bunca Müslüman bilim adamları nasıl oluyor da benim gördüğüm bu çelişkileri fark edemiyor? Ben mi cahilim yoksa onlar mı cahil? Bilim adamlarından daha bilgili olmayacağıma göre demek ki bu işte başka bir şey var dedikten sonra tefsir okumaya başladım ve tüm taşlar yerine oturdu. Kur'an'ı okurken İslam tarihini bilmeden okumak en büyük yanlışmış meğerse ve tefsirde de ayetlerin hangi olay üzerine indiğini öğrenince kusursuz ve mükemmel bir kitap olduğunu anladım. O yüzden ilerde evlenir ve çocuğunuz olursa evde meal yerine tefsir bulundurmanız sizin ve ailenizin imanı için daha hayırlı olur diye düşünüyorum.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
4Cevap
Var çünkü benim ailem din ile iç içe benim aksime gayete İslamı seviyorlar.
Darısı size de olur umarım bir gün
Teşekkürler din anlamında anlaşamazsakta akpli olsan da iyi adamsın aslında sapık değilsin mesela karakterin düzgün cidden
AKP'li değil ki abi
@Sweetdreams1950 AKP ye hayatım boyunca hiç oy vermedim ama yine de teşekkürler güzel dilekleriniz için
Hiç meal ya da tefsir okumadım sadece kuran okuyorum
Bu tefsiri bu sitede ikinci kez görüyorum. İyi bir tefsir mi? Merak ettim, almayı düşünüyorum.
Bizde 10 ciltlik Elmalılı tefsiri ve 7 ciltlik Sabuni tefsiri var. Elmalılı tefsirini okumaya daha yeni başladım. Onu bitirdikten sonra Sabuni tefsirine geçerim. Feyzü’l Furkân tefsirini de okumak isterim.
Şimdi bu adam 1934 doğumlu ve hâlâ hayatta. O yüzden CHP'nin iktidar dönemini görmüş bir adam olduğu için çok donanımlı olduğunu ve düşünüyorum. Eski nesil ile bizim yeni nesil arasındaki değişimi görmüş geçirmiş birisi
Hasan Tahsin Feyizli Feyzü’l Furkân tefsiri başta olmak üzere birçok kitap yazmış. Ayrıca “Viyana onaylı patentini almış olduğu, üç fazlı motorların yanmasını kesin önleyen bir icadı vardır.” diye yazıyor internette. Evet, baya donamlı birine benziyor. Bu tefsiri kesin olarak almaya karar verdim.
Sipariş verdim, aynı yayın evinin Dua kitabıyla birlikte. Hayırlı olsun inşallah.
Hayırlı olsun. Umarım memnun kalırsın 🤲
Amin 🤲 Teşekkür ederim 😊
Anladığım kadarıyla bu adamın Necmettin Erbakan ile de bir bağı var.
Siyasi yönünü hiç bilmiyorum valla
Bir şey sorabilir miyim? Bu adamın tarikat veya cemaat ile bağlantısı olduğu söyleniyor. Sence tüm tarikatlar ve cemaatler Fethullahçılar ve Oktarcılar gibi zararlı mıdır yoksa içlerinde Allah yolunda olanları da var mı?
İçine girmeden hiçbir tarikat ve cemaati bilemezsin
Haklısın
Ay yarılması hakkında birçok rivayet var gerçekliğinde birisi başka şekilde çevirmiş öteki başka ayın hiçbir yerinde iz yok tesfire göre nedir
Bu site her sorunun cevabını vermiş. Aklınızdaki tüm soruların cevabını bulabilirsiniz çünkü kaynak tefsir kitapları da vermişler bu konu ile ilgili. Benim şahsi görüşümü soracaksınız ikinci delil mantığına göre bakarım. Ay yarıldı ve kâfirler bu öncekilerin yaptığı büyüdür diye inkar ettiklerine göre demek ki yarıldığını görmüşler ki büyü bu demişler. Böyle bir olay hiç olmamış olsaydı böyle bir cümle kurulmazdı.
sorularlaislamiyet.com/kamer-suresinde-o-saat-yaklasti-ay-yarildi-ifadeleri-kiyamete-isarettir-bunu-ayin-ikiye-bolunmesi-0
Bilime göre yarık olayı yok, onu ne yapacağız? Ay incelendiği zaman bir iz yok. Delil olması için somut bir şeyler lazım. Mecazlı bir söyleyiş olduğu ima eden tesfirciler var.
Ayda yarık olsaydı iman etmek zorunda kalırdın ve sefer de imtihanın anlamı kalmazdı. O yüzden yarıldıktan sonra eski haline geri getiriyor Allah. Bu imân meselesi. Ona bakarsan bugün bilimle her şeye cevap veremezsin. Hadi bana gördüğün rüyaları bilimsel olarak açıklasana. Nasıl oluyor da hiç görmediğimiz şahısları ya ds bir varlıkları rüyamızda görebiliyoruz? Bilimsel bir cevap ver hadi şimdi bu soruya
Feyzül Furkan var. İnsan Kullanım El Kitabı.
Yazarı araştırdım da 1934 doğumlu ve baya donanımlı.
Fazlasıyla
Haklısın abi bizde mealli var tefsir yok maalesef
Sadece hadisleri ve ayetleri okurum ara sıra. Tefsirli Kuran nasıl oluyor anlamadım? Normal Kuran mealinden ne farkı var?
Ayetlerin hangi olay üzerine indiğini de merak ettiğimde araştırırım.
Tefsir demek sadece ayetlerin hangi olay üzerine indiği demek değildir. Mesela Arapçada bir kelimenin 4--5 anlamı var. Acaba burada hangi anlam verilmiş diye her anlamda açıklama demektir. Örneğin Fahrettin Razi Evrenin genişlemesi ile ilgili ayetinde geçen genişlemeyi 3 anlamda da açıklamıştır: a) Bu ifâde, “genişlik” maddesindendir. Yani, “Biz o semâyı, yer ve yeri kuşatan su ve hava, semâya ve onun genişliğine nisbetle, tıpkı çöldeki bir halka misâli olacak bir biçimde genişlettik” demektir. Böylesine geniş bir alanı kaplayan bir bina ise şaşırtıcıdır. Çünkü, böylesine geniş bir kubbeyi hiçbir usta yapamaz. Zira onlar, sayesinde, bu yuvarlaklığın sağlanabileceği ve birbirlerine bitişinceye değin cüzlerinin birbiriyle temasa geçebileceği bir âleti bulundurmaya muhtaçtırlar.
b) Bu ifâde, “Kadir olucularız..” anlamındadır ki, Cenâb-ı Hakk’ın, “Allah hiçbir nefse, gücünün yettiğinden başkasını yüklemez” (Bakara, 286) ayetindeki kelimesi de bu manada olup, yani, “Ancak o nefsin gücünün yetebileceği şeyi.” demektir. Bu hususta bu iki ifâde arasındaki münasebet gayet açıktır. Şöyle de denebilir: Bu durumda bu, şu gayeye, yani (son esasa) bir işaret olup, son itikadı esas da, haşirdir. Buna göre Cenâb-ı Hak adeta, “Biz, semâyı yaptık ve bizler, semâ gibilerini yaratmaya da kadiriz.. (Yani, insanları öldükten sonra yeniden diriltmeye de kadiriz..) demiştir ki, bu tıpkı “Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kadir değil midir?” (Yasin, 81) ayeti gibi olmuş olur.
c) Bu ifâde, “Biz, mahlûkatın rızkını genişleticileriz” manasındadır.”
🤣🤣🤣 bu ne? Bir kelime için neler yazmış adam manyak🤣🤣🤣 anladım, panteist sofilerin ayetleri eğip bükmeye verdiği isim bu tefsir sanırım🥱 “orada aslında öyle demek istemiyor”🤣🤣🤣 utanmazlar kendi kafalarına göre ayetlere anlam vermeye çalışıyorlar, halbuki ayetlerin anlamı açık, Arapça bilenler ayetleri çok rahat anlar. Ayetleri eğip bükmeye ya da bir kelimeyi 263763731 paragrafla anlatmaya gerek yok. Sadece ayetlerin hangi olay üzerine sorarsın, belki anlamadıysan ya da Arapça bilmiyorsan ne anlama geldiğini Selefi bir alime sorarsın o da kısaca açıklar, bu yeter.
Bidatçı Selefilere göre herkese kâfir demiyorlar en azından 🤣🤣🤣
Bidatçı derken? Bidatın anlamını bile biliyor musun acaba?🤣🤣🤣 Selefi’lerin ne bidatını gördün? Asıl bidatçı sizsiniz, mevlidçiler🤣🤣🤣 ayrıca biz herkese değil, kafir olanlara kafir diyoruz.
Hem hadislerde teşbih olmaz diyorsunuz hem de Ölülerinize Yasin okuyun hadisi şerifine teşbih vererek oradaki ölülerden kasıt ayaklı yaşayan ölüler diyerek Öölüye Yasin okunmaz diyerek hadisi teşbih ederek kendinizle çelişen bidat ehli İslam düşmanlarısınız 🤣🤣🤣
Hadisleri ya da ayetleri böyle paragraf paragraf değil, çok kısa bir şekilde açıklamaya izin vardır, Resulullah da yapmıştır. Ama münakaşa seviyesine gelecek şekilde uzun uzun açıklamaya çalışmak, karşıt fikirler sunmak falan bunlar küfürdür.
Biz Resulullah’ım ve sahabelerin ne yaptığına bakarız. Resulullah hiçbir zaman ölü birinin kabrine gidip Yasin okumuş mu? HAYIR ⛔️
Sahabeler okumuş mu? HAYIR ⛔️
O zaman biz de yapmayız, bu kadar basit.
Bir de bize bidat ehli demen ne kadar cahil olduğunu gösteriyor, bidatın ne demek olduğunu bile bilmiyorsun, cahil bidat ehli Kerem Önder ağzıyla konuşuyorsun🤣🤣🤣
Birde bize İslam düşmanı diyorsun, buna cevap vermeye bile gerek yok, Allah ahirette gösterecek sana kimin İslam düşmanı olduğunu.
Dansöz gibi kıvırmalar başladı yine 🤣🤣🤣
Onu en iyi yapan sizsiniz. Merak ediyorum, Türkiye’deki camilerde namazdan sonra veya önce toplu tesbîhat yapılıyor mu? Sadece soruma cevap verirsen sevinirim.
https://m.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1660
Sizin gibi İslam düşmanlarının yeri belli zaten. Allah inşallah Nasuh tövbe nasip eder de cehennem azabından kurtulur sizin gibiler
Şimdide milleti camilerden çekip cemaat sevabından mahrum etme projeniz mi başladı 🤣
Cemaatin bidat sevabı, hmm… bu hadisi şiddetle okumanı öneririm ⬇️
🌴…Ebu Musa dedi ki: Ey Ebu Abdurrahman! Biraz önce mescidde yadırgadığım bir durum gördüm! Ama yine de Allah'a hamdolsun hayırdan başka bir şey görmüş değilim. Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh):
−O nedir? diye sordu. Ebu Musa el-Eş'ari (Radiyallahu Anh):
−Yaşarsan birazdan (mescide gidince) göreceksin, dedi ve şöyle devam etti:
−Mescidde halkalar halinde oturmuş, namazı bekleyen bir topluluk gördüm. Her halkanın başında bir adam, halkadaki kişilerin ellerinde de çakıl taşları vardı. Halkanın başında ki adam da onlara:
−Yüz defa 'Allah-u Ekber' deyin! diyor, onlarda yüz defa 'Allah-u Ekber' diyorlardı. Halkanın başında ki adam (yine) onlara:
−Yüz defa 'La İlahe İllallah' deyin! diyor, onlarda yüz defa 'La İlahe İllallah' diyorlardı. O adam (yine) onlara:
−Yüz defa 'Subhanallah' deyin! diyor, onlarda yüz defa 'Subhanallah' diyorlardı." Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh):
−Peki, onlara ne dedin? dedi. Ebu Musa el-Eş'ari (Radiyallahu Anh):
−Senin görüşünü bekleyerek veya senin emrini bekleyerek onlara bir şey söylemedim, dedi. Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh):
−Onlara kötülüklerini sayıp hesap etmelerini emretseydin ya! İyiliklerinden hiçbir şeyin zayi edilmeyeceğine dair onlara güvence verseydin ya! dedi. Sonra Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) ile beraber mescide gittik. Nihayet Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) bu halkalardan birine gelip, başlarında durdu ve şöyle dedi:
−Bu yaptığınızı gördüğüm şey nedir? Onlar da:
−Ey Ebu Abdurrahman! Bu çakıl taşları ile 'Allah-u Ekber, La İlahe İllallah ve Subhanallah' deyişlerimizi sayıyoruz, dediler.
Bunun üzerine Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Artık kötülüklerinizi sayıp hesap ediniz! Ben, iyiliklerinizden hiçbir şeyin zayi edilmeyeceğine kefilim. Yazıklar olsun size! Ey ümmeti Muhammed! Ne çabuk helak oldunuz! Nebiniz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şu sahabesi içinizde hala bolca bulunmaktadır. İşte Onun elbiseleri henüz eskimemiş ve kapları da henüz kırılmamıştır! Nefsim elinde olan Allah'a yemin olsun ki, sizler kesinlikle Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dininden daha doğru yolda olan bir din üzerindesiniz! (Ama bu imkânsızdır!) Veya bir sapıklık kapısı açmaktasınız! Onlar da:
−Allah'a yemin olsun ki, Ey Ebu Abdurrahman! Biz sadece hayrı elde etmek istedik, dediler. Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle karşılık verdi:
−Hayrı elde etmek isteyen niceleri vardır ki, onu hiç elde edemeyeceklerdir! Şüphesiz ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
–"Kuşkusuz ki, bir topluluk Kur'an'ı okuyacaklar da (bu okuyuşları sadece dilde kalacak) onların (gırtlağındaki) köprücük kemiklerinden ileriye geçemeyecektir!"
−Vallahi bilmiyorum! Belki onların çoğu sizdendir! Sonra Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) onlardan yüz çevirdi!
📗(Kaynak: Darimi 1/281, Abdurrazzak 5408, 5409, Ahmed bin Hanbel Zühd 2116, Taberani 9/8628, 8639, İbni Vaddah el-Bid’a 8, 13, Ebu Nuaym el-Hilye 4/380, 381, Ziya el-Makdisi İttibau’s-Sunen 1)
Sahabe Ebu Abdurrahman bugün dünyada olsaydı Türkler: VAHHABİ EBU ABDURRAHMAN! EBU ABDURRAHMAN’A REDDİYE‼️‼️‼️‼️‼️
Yav siz bidatçı ayet inkarciları gelmiş ne anlatıyorsunuz bana. Size göre Yusuf Peygamber bile kâfir. Çünkü Kralın kanunları geçerli olurken hazineden sorumlu memur oldu. Sen bidatçı ne anlıyorsun kendin bile bilmeden ezber yapıp yapıp geçiyorsunuz.
Offfff ne anlatıyorsun yaaa🤣🤣🤣 sen hadisi okudun mu? Çok uzun diye okumadın dimi? Okuduysan da anlamadın zaten. Offf bidat ehliyle uğraşmak ÇOK zor
Bak senin liderin İbni Teymiye ne demiş Hidayet üzere bulunan sufilerin tutulmasını emrettikleri Allah’ın yolu, Allah’a itaat etmek ve O’na asi olmamak esasına dayanır. Tasavvuf şeyhleri daima ilme ve şeriate uyulmasını mensuplarına tavsiye etmişlerdir.🤣🤣🤣
Ashabtan Şeddad b. Evs ile Ubâde b. Sâmit der ki:
“Peygamber aleyhissalatü vesselamın yanında bulunuyorduk. Peygamber aleyhissalatü vesselam:
‘İçinizde garîb (Ehl-i Kitab) var mı?’ diye sordu.
‘Hayır, yâ Rasûlallâh.’ dedik. Bunun üzerine kapıların kapatılmasını emretti.
‘Ellerinizi kaldırınız ve Lâ ilâhe illallâh deyiniz.’ buyurdu. Ellerimizi kaldırdık ve bir saat boyunca birlikte ‘Lâ ilâhe illallâh.’ dedik. Rasûlullâh aleyhissalatü vesselam, elini indirdi. Sonra da:
‘Allah’a hamdolsun. Allah’ım! Sen, beni bu kelime ile gönderdin ve beni bununla memur kıldın. Cenneti de bana bu söz üzerine vaat ettin. Şüphe yok ki sen, asla vaadinden dönmezsin.’ diyerek dua etti. Sonra da: ‘Sevininiz! Hiç şüphesiz Aziz ve Celil olan Allah, sizi bağışladı.’ buyurdu." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 124; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, I, 19; Hâkim, Müstedrek, I, 501🤣🤣🤣
Toplu zikrin asr-ı saâdetteki bir başka örneği Ebû Saîd Hudrî’den gelen bir rivâyette bulunmaktadır. Bu rivâyete göre Allah Rasûlü (s. a.) birgün halka teşkîl etmiş bulunan bir sahâbe topluluğunun yanına vardı. Onlara niçin böyle oturduklarını sordu. Onlar da: “Kendilerine başta İslâm olmak üzere pek çok nîmetler veren Allah’ı zikretmek için bir araya geldiklerini” anlattılar. Peygamberimiz (s. a.) tekrar: “Siz gerçekten sâdece Allah’ı zikretmek için mi toplandınız?” diye sorunca sahâbîler: “Vallahi sâdece bu maksadla bir araya geldik” diye yemin ettiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber: “Isrârla sormam sizi ithâm ettiğim için değildi. Cebrâil bana: Allah’ın sizlerle meleklerine karşı iftihâr ettiğini haber verince ben de sizin tam olarak ne ile meşgûl olduğunuzu anlamak istedim”[1] buyurdu.
İbâdetler iki türlüdür:
a- Yapılış şekli din tarafından belirlenmiş namaz, oruç ve hac gibi nizâmî/formel ibâdetler,
b- Yapılış şekli din tarafından belirlenmemiş ve müminlerin tercihine bırakılmış zikir ve duâ türü ibâdetler.
Bu tasnîfe göre duâ ve zikrin şekli belirlenmemiş olduğundan gerek topluca, gerek münferid yapılabileceği gibi yürüyerek ve yatarak da yapılabilir. Asr-ı saâdette uygulaması olmasa bile farklı şekillerde zikir yapılmasına mâni hüküm de yoktur. Sûfîlerin içtihâdları ile yeni tür ve sayıda farklı şekil ve tavırda zikir yapılabilir.
[1]. Bkz. Müslim, Zikir, hadîs no: 2701.🤣🤣
Bu hadis eğer sahihse bu yapılabilir, ama hala toplu halde tesbîhat çekmek bidattır, Abdullah İbnu Mesud’un da dediği gibi, çünkü Resulullah toplu halde tesbîhat çekmedi, ellerini kaldırmak tesbîhat sayılmıyor.
Ayrıca bana bunu kaynağını vermeni istiyorum, Türkiye’deki hiçbir kaynaksız yazıya güvenmiyorum ⬇️
“Hidayet üzere bulunan sufilerin tutulmasını emrettikleri Allah’ın yolu, Allah’a itaat etmek ve O’na asi olmamak esasına dayanır. Tasavvuf şeyhleri daima ilme ve şeriate uyulmasını mensuplarına tavsiye etmişlerdir.”
Sorularla İslamiyet sayfasından bulduğun şeyleri bana atıp durmasan🤣🤣🤣🤣🤣 birleşip Allah hakkında konuşmak, Allah’ı yüceltmek başka şey; toplu halde tesbîhat çekmek başka şey.
🤣🤣 ibni Teymiynin Kendi kitabını bile bilmeyen biri kalkmış selefilikten bahsediyor🤣🤣🤣
Git al oku hadi marş marş 🤣
www.nadirkitap.com/...hmud-sa-d-kitap19836505.html
Tamam sen ölünce arkandan kimse dua okumasın diye hadis inkarcısı olarak ölmeyi göze sl sen 🤣🤣
Her kitabı okumak zorunda değilim, bana bunun hangi sayfada yazdığını söylersen iyi olur. Sadece bir cümleyi bulmak için koca bir kitabı okumak saçma olurdu.
EVET ben öldükten sonra arkamdan bidat olan sela okunmasın, mevlid okunmasın, Yasin okunmasın, mezarımın başında Kuran okunmasın; çünkü bunları sahabeler yapmadı. Benim yakınlarım da yapmasın, gurur duyarım.
Ben Resulullah’ın ve Selefin yolundayım, bidatlardan ve şirklerden uzağım.
Ayrıca bak senin en sevdiğin sayfa sorularla İslamiyet sayfası ne diyor ⬇️
Bu hadis rivayetlerinin manası üzerinde farklı görüşler vardır: Alimlerin büyük çoğunluğuna göre, burada yer alan “ölülerinize” ifadesi ölmüş olanlar değil, ölmek üzere olanlar demektir. (bk. Avnu’l-Mabud, ilgili hadisin şerhi)
Nitekim bir hadiste yine “Ölülerinize ‘La ilahe illallah’ı telkin.” ifadesi için de aynı şey söz konusudur. Burada “ölülerinize” ifadesinin "ölmek üzere olanlar" anlamına geldiği daha açıktır. (Avnu’l-Mabud, 8/268)
İnanmıyorsan da al link
🔗 sorularlaislamiyet.com/“olulerinize-yasin-okuyunuz”-anlamindaki-rivayet-uydurma-midir
@yiykikia Ölülerinize Yasin suresini okuyun. (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 24; İbni Mâce, Cenâiz, 4; Nesâî, Amelü’l-Yevm ve’l-Leyl, Sf. 58)
Bu hadis-i şerif açık bir şekilde ölülere Kur’an okunabileceğini göstermektedir. Hadisin cerh ve tadiline girmeyeceğiz, çünkü -Selefiler dâhil- bu hadisi herkes kabul ediyor. Herkesin kabul ettiği bir hadisin cerh ve tadiline girip dersi uzatmaya gerek yok. Selefiler hadiste geçen “ölüler” tabiri için diyor ki:
— Hadisteki “ölüler”den murad ölmek üzere olanlardır. Ölmek üzere olan kişinin yanında Yasin suresi okunur. Ölen kişinin arkasındansa okunmaz.
Selefiler böyle diyor. Hadisteki “ölüler”den murad ölmek üzere olanlarmış! Biz Selefilerin bu sözüne karşı deriz ki: — Sizler mecaz ve teşbihi kabul etmiyorsunuz. Bu sebeple de Kur’an ve hadislerdeki birçok teşbihi hakiki kabul ediyorsunuz. Şimdi ne oldu da “Hadiste teşbih vardır. Ölülerden murad ölmek üzere olanlardır.” diyorsunuz? Evvela bir karar verin! Teşbih var mı yok mu? Eğer yok diyorsanız, hadisi teşbihle izah edemezsiniz. Bu durumda hakiki manayı kabul edeceksiniz ki o da ölmüş olanlara Yasin suresinin okunmasıdır. Yok, eğer “Teşbih vardır.” diyorsanız, o zaman da şimdiye kadar yaptığınız bütün yanlış izahları düzeltmelisiniz. Hem size şunu soruyoruz:Hadisteki “ölüler” ifadesiyle ölmek üzere olanların kastedildiğine deliliniz nedir? Bu manayı hadisin hangi kelimesinden çıkarıyorsunuz?
Hadisteki “ölüler” ifadesiyle hakiki ölülerin kastedildiği hususunda hadis âlimlerinin birçok izahı vardır. Mesela Ebû Dâvûd hadiste ifade edilen “ölüler” tabiriyle ölmek üzere olanların değil, ölmüş olanların kastedildiği kanaatindedir. Hadisteki “ölüler” ifadesiyle hakiki ölülerin kastedildiği hususunda hadis âlimlerinin birçok izahı vardır. Mesela Ebû Dâvûd hadiste ifade edilen “ölüler” tabiriyle ölmek üzere olanların değil, ölmüş olanların kastedildiği kanaatindedir. Bu görüşünden dolayıdır ki mezkûr hadisi “Ölünün üzerini örtmek” babından sonraki babta rivayet etmiştir.
sorularlaislamiyet.com/“olulerinize-yasin-okuyunuz”-anlamindaki-rivayet-uydurma-midir
@yiykikia Şafiî âlimlerinden İbnü’r-Rif’a ve Muhibbu’t-Taberî de hadisin zahiri anlamını alarak “ölüler” ifadesiyle kastedilenin, ruhu bedenden ayrılan kişi olduğunu ve hadisin ölmek üzere olanlara hamledilmesinin hiçbir dayanağının olmadığını söylerler. (İbni Hacer, Telhisu’l-Habîr, II, 650; Şirbînî, Muğni’l-Muhtac, II, 5)
İmam Şevkânî de hadisteki “mevtâ” lafzının ölüler hakkında nas olduğunu, bu lafzın ölmek üzere olanlara hamledilmesinin ise mecaza girdiğini ve hakikati terk edip mecaza gitmenin bir karineye yani ipucuna ihtiyaç duyduğunu söyleyerek hadisten anlaşılması gerekenin “hakiki ölüler” olduğunu ifade etmiştir. (Şevkânî, Neylü’l-Evtar, IV, 22) İbni Hacer Hazretleri de: “Hadisteki ölülerden murad hakiki olarak ölmüş olanlar.” demektedir. (İbni Hacer, Telhîsu’l-Habir, II, 650)
Abdülhak el-İşbîlî, İmam Kurtubî, Tîbî, Münâvî ve Abdurrahman el-Bennâ gibi muhaddisler, hadisin hem ölmek üzere olanlara hem de ruhunu teslim etmiş olan ölülere ihtimali olduğunu söylemişlerdir. (Kurtubî, et-Tezkira, I, 102; Abdülhak, el-Âkıbe, 255; Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, II, 65) Hadi ismini saydığımız âlimlerin, “Ölülerden murad hakiki ölülerdir.” sözünü bir kenara bırakalım ve hadiste teşbih olduğunu kabul edelim. Diyelim ki hadiste bir teşbih var ve “ölüler” ifadesiyle ölmek üzere olanlar kastedilmiş.
Şimdi Selefilere bir sorumuz var:
— Ölmek üzere olan kişinin yanında Yasin suresi niçin okunuyor? Peygamber Efendimiz (a. s. m.) bunu niçin tavsiye etmiş?
Madem öyle, sahabelerin bu hadisten haberi yok muydu? Neden hiçbir sahabe ölülerin kabrine gidip Yasin okumadı? Sende bana bunun cevabını ver o zaman.
@yiykikia — Ölmek üzere olan kişinin yanında Yasin suresi niçin okunuyor? Peygamber Efendimiz (a. s. m.) bunu niçin tavsiye etmiş?
Herhâlde ölmek üzere olan kişiye bir faydası olmalı. Faydası olmayacak olsaydı, yanında Yasin suresinin okunması tavsiye edilmezdi. Peki, bu fayda nedir?
Ölüm döşeğinde olan kişiye tek faydası can verme acısını hafifletmesi ve sıkıntısını azaltmasıdır. Ölmek üzere olana bundan başka hiçbir faydası düşünülemez.
Demek, Yasin suresi okunduğunda o mekânı Allah’ın rahmeti kaplıyor ve bu rahmet sayesinde ölüm acısı bir nebze de olsa hafifliyor, ölmek üzere olan kişinin acısı azalıyor.
Şimdi sorumuz şu:
— Yasin suresinin okunmasıyla ölmek üzere olan kişiye bu fayda sağlanıyorsa, ölen kişiye benzer bir fayda niçin sağlanmasın?
Yasin suresi kişinin kabri başında okunsa, oraya da Allah’ın rahmeti iner. Bu rahmet sayesinde de kabirde yatan kişinin, eğer varsa azabı, bir nebze de olsa hafifler.
— Bunda aklınızın almadığı yer neresi?
— Ölmek üzere olan kişiye faydası olan ve acısının azalmasına sebep olan Yasin suresi, ölen kişiye niçin fayda sağlamasın ve onun azabını niçin hafifletmesin?
Elbette hafifletir. Bizler hadisin hükmünü ve muhaddislerin görüşünü kabul ediyor ve ölülerimize Yasin suresini okuyoruz. Yasin suresini okumak caiz ise diğer sureleri okumak da caizdir. Zira hepsi Kur’an’dandır.
Madem öyle, sahabelerin bu hadisten haberi yok muydu? Neden hiçbir sahabe ölülerin kabrine gidip Yasin okumadı? Sende bana bunun cevabını ver o zaman
Yahu kafana göre sahabe uydurma. Hayatın boyunca kaç tane sahabe hayatını okudun hadi cevap ver? Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in "eşi Ummu Seleme (Radıyallâhu anha) dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Hasta veya ölünün yanında hazır bulunduğunuz zaman hayır söyleyiniz. Çünkü şubhesiz melekler söylediklerinize Âmîn! derler.»
Ebû Seleme (Radıyallâhu anh) vefat ettiği zaman ben. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in yanına vararak:
Yâ Rasûlallah! Ebû Seleme (Radıyallâh'u anh) öldü, dedim.
Buyurdu ki: — «De ki, Allah'ım! Bana ve ona mağfiret eyle. Ve onun arkasından bana sâlih bir halef ver.»
Ummu Seleme (Radıyallâhu anhâ) demiştir ki: Ben (bunu) yaptım. Allah bana ondan hayırlı bir eş verdi, (ki) Allah'ın Rasulu Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'dir."
(İbn Mâce, Cenazeler, Bab 4, Hadis no: 1447)
İzahı
Muslim, Tirmizi, Ebû Dâvûd, Nesâî ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir.
Eee yani? Hala bana ölünün kabrine gidip arkasından Yasin okuyan bir sahabe söylemedin?
Ümmü Seleme sana göre asrı saadetten değil mi? Siz İslam düşmanı Selefiler ölüye dua okunmaz diyerek sahabeti bırak Peygamber efendimizi bile inkâr ediyorsunuz. Madem ki ölüye kabirde dua edilmez. Peygamber efendimiz niye gece vakti kabir ziyareti yapıp ölüye dua etti? Hz. Aişe annemiz de gizli gizli takip edince öğrendi? Hadi peygamber efendimizin yaptığını da inkâr et de bu zihniyet ile Tevbe etmeden ölürsen e
cehennem ateşini arttır bugün iyice 🔥🔥🔥
Hz. Ayşe validemiz anlatıyor:
"Peygamber (asm)'ın yanımda kaldığı gece olan benim gecemde geldi ve ridasını çıkardı, ayakkabılarını çıkardı ve onları ayak tarafında bıraktı. İzarının bir ucunu yatağına açtı ve yanı üzere yattı. Fazla zaman geçmeden o benim uyuduğumu sandı, yavaşça ridasını aldı, yavaşça ayakkabılarını giydi, (yavaşça) kapıyı açtı ve çıktı. Sonra kapıyı yavaşça kapattı. Ben de örtümü başımın üzerine saldım, başımı da örttüm. Sonra izarım ile de kapandım. Sonra onun izinden yola koyuldum."
"Nihayet Baki mezarlığına geldi. Uzunca ayakta durdu. Sonra üç defa ellerini kaldırdhttps://www. google. com/amp/s/sorularlaislamiyet. com/hz-peygamberin-kendisini-gizlice-takip-ettigi-icin-esi-ayseyi-dovdugu-dogru-mudur%3famp
1) Ölüye dua okumak bidat veya günah değil, bir ritüel gibi Yasin okumak, “ruhuna el-Fatiha” diyip Fatiha okumak bidattır. Bunun haricinde, ölü kişinin affedilmesi için Allah’a dua etmekte bir sakınca yoktur.
2) Ümmü Seleme Yasin okumamış, sadece af dilemiş.
Gerçekten bu ayrımları yapamaman için g. rizekalı olman gerek. Bidat ehliyle tartışma diyorum kendime ama yine düşüyorum şu çukura. Bu son olsun.
Okuduğun dua kurandan değil mi 🤣🤣🤣 Yasin okuyunca dua olmaktan çıkıyor mu 🤣 ayrıca biz okuduğumuz Yasin'in sevabını hediye ediyor biz. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vesselem ölüye yasin okuyun diye emrediyor siz peygamber efendimizi inkar ediyorsunuz Allah ıslah etsin
https://youtu.be/GfsTK9Tau_E?si=-jimviuWu7E_Hk71
Peygamberin veya sahabelerin yapmadığı bir şey yapılamaz. Bak, bu artık bir ritüel oldu sizde “RUHUNA EL FAAAATİHA” diyorsunuz, bu artık sizin için dini bir zorunluluk gibi oldu. İşte bu apaçık bidattır.
Cübbeli mi o? “Allah ete kemiğe büründü, Mahmut diye göründü” diyen Cübbeli mi?🤣🤣🤣🤣🤣🤣🤣🤣🤣🤣🤣
https://youtu.be/Hsxfo2KrYvQ?si=tbGOGi5oUllwPYZR
Ben kişilerin şahsına bakarak sizin gibi ilmî olmadannfikri olan İslam düşmanları gibi fetva vermem.. sahabe var mı diye sordun kabirde dua okuyan? Peygamber efendimizi inkar ettin ve etmeye devam ediyorsun. Cübbeli de yasin okuyan sahabeleri örnek veriyor. Hadi diyelim ki ölüye Yasin okumayan sahabe yok iftiranıza inanalım. Ölüye sakın yasin okumayın diyen tek bir sahabe söyle hadi 🤣🤣🤣
“Allah ete kemiğe büründü, Mahmut diye göründü” diyen cübbelinin hiçbir söylediği umrumda değil. Ben Kabe’nin imamına inanıyorum. “Ruhuna el-Fatiha” demek bidattır, ölünün arkasından bir ritüel gibi Fatiha okunmaz, bunu Resulullah veya sahabeler yapmadı. Ama sen yap, biliyor musun, sen yap. Hiçbir laftan anlamayan panteist sofi bidat ehliler. Tartışma bitti.
@yiykikia Kâbe imamı da senin gibi Vehhabi zaten. müslüman Müslümanın kardeşi değil mi senin kabe imamları niye Filistin halkına yardım etmiyor? Sizi gidi İslam düşmanı bidatçılar sizi. Peygamber efendimizin sarığı sünnet değil mi? Kâbe Vehhabi Kabe imamın niye sarık takmıyor? Niye sünnete ayarlı hareket ediyorsunuz? Amerik uşağı Sudi Amerikacilar sizi. Onu geçtim Türkiye'de eşi namaz kılmıyor diye kaç kadının kocasını kâfir ilan edip boşadıniz cevap ver hadi. Yaatacak yeriniz yok sizin. Neymiş efendim eşin namaz kılmıyorsa nikâh düşermiş ee. O yüzden eşin Tevbe edip namaza başlarsa nikahı yenilemek gerekiyormuş. Eğer eşi kılmamamakta ısrar ederse çoluk çocuğu da olsa boşayıp kurtulması lazım mış. Sapık din düşmanları sizi. Hangi peygamber hangi sahabe namaz kılmıyor diye kâfir ilan edip bir anneyi çocuğundan ayırdı sizi sapıklar gibi söylesene Cehennem Ehli bidatçı.
1) Kabe imamının Filistin’e yardım etmediğini nerden biliyorsun?
2) Senin cübbeli ahmetin Filistin’e yardım ediyor mu?
3) Sarık sünnet değil, Ebu Cehil de sarık takıyordu, sarık Arap kültürü; dinle alakası yok.
4) Sünnet sarık takmakla değil, hiçbir şey EKLEMEDEN ya da ÇIKARMADAN Peygamberin yaptığı ibadetleri yapmakla olur.
5) Namaz kılmayanın gerçekten kafir olduğunu söyleyen hadisler var. Sahabeler de namazın terkini küfür olarak görürlerdi, sahih hadislerde yazdığı gibi. Yinede bu konuda alimler arasında bazı ihtilaflar var, her alime göre namaz kılmayanın katli zorunludur ama bazı alimlere göre kafir değildir, bazılarına göre kafirdir. Doğrusunu Allah bilir.
6) Bidatın anlamını öğren.
Sen git İslam'ı öğren öğnce.. Sarık sünnet değil diyen bir bidatçı ile tartışma bitmiştit artık benim için.
1-İbnu Abbas (Radıyallâhu Anhümâ) dan Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Sarık sarınız ki hilminiz artsın.’’
عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ مُرْسَلاً اِعْتَمُّوا خَالِفُوا عَلَى الأُمَمِ قَبْلَكُمْ
2-Hâlid İbnu Ma’dan (Radıyallâhu Anh) dan mürsel olarak şöyle rivâyet edilmiştir: “Sarık sarınız; sizden önceki ümmetlere muhâlefet ediniz.”
عَنْ أُسَامَةَ بْنِ عُمَيْرٍ إعْتَمُّوا تَزْدَادُوا حِلْماً والْعَمائِمُ تِيجانُ العَرَبِ
-3Usame ibnu Umeyr (Radıyallâhu Anh) dan şöyle rivayet edilmiştir: “Sarık sarınız ki, hilminiz artsın; sarıklar, Arabların taclarıdır.”
عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ مُرْسَلاً إِنَّ اللهَ تَعَالَى أَكْرَمَ هَذِهِ الْأُمَّةَ بِالْعَمَائِمِ وَالْأَلْوِيَةِ
4-Halid İbnu Ma’dân (Radıyallâhu Anh) dan -mürsel- olarak (Nebimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) in şöyle buyurduğu) rivayet edilmiştir:
“Şübhe yok ki, Allâh-u Te’âlâ bu Ümmet’e sarıklar ve sancaklarla ikramda bulundu.”
عَنْ رُكَانَةَ لَا تَزَالُ أُمَّتِى عَلَى الْفِطْرَةِ مَا لَبِسُوا الْعَمَائِمَ عَلَى الْقَلَنْسُوَةِ
5-Rukâne (Radıyallâhu Anh) dan, (Nebîmiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in şöyle buyurduğu) rivâyet edildi:
“Ümmetim takke üzerinde sarıkları giydikleri müddetçe, İslam fıtratı üzere olmaya devam edeceklerdir”. sana bu kadar ders yeter bence bidatçı olduğunu ispat etmek için
Bir kere sünnet, Peygamberin hayatında sürekli yaptığı şeylerdir, peygamberimiz hayatı boyunca sürekli sarık sarmadı. Bazen Kabe imamı gibi başörtüsü de taktı. Ama siz sadece sarığın sünnet olduğunu söylüyorsunuz.
Ayrıca dediğim gibi, Ebu Cehil de sarık sarıyordu, o zaman Ebu Cehil de mi sünneti uyguluyordu?
Bu arada bu hadislerin hepsi uydurma. Birazcık araştır ya biraz. Senin en sevdiğin sayfa Sorularla İslamiyet bile bu hadislerin uydurma ve zayıf olduğunu söylüyor. Oku ⬇️
sorularlaislamiyet.com/sarikla-ilgili-olan-hadis-rivayetlerini-degerlendirir-misiniz-bazi-alimler-bu-hadisler-icin-uydurma
Nerenle oluyorsun çok merak ettim 🤣🤣
"Şüphesiz sarık İslâm'ın simasıdır. Müslümanlar ile müşrikler arasındaki engeldir."buyurur. İbn Teymiye bu son hadis için şöyle der: "Şüphesiz Müslümanlarla müşrikler arasında itikatte ve amelde, sarık olmadan farkın hasıl olmadığını gösterir." Ebû Bekir b. Arabî de: "Şüphesiz sarık peygamberlerin sünnetindendir." demiştir. Eski Mısır müftülerinden Mahlüf sarık sarmanın sünnet olduğuna fetva vermiştir. Hem ibni Teymiye bizi liderimiz diyerek hem de adamın söyledikleri her şeye muhalefet eden tek bidatçı siz çakma Süslüman selefilersiniz galiba 🤣🤣🤣
➡️“Şüphesiz sarık İslâm'ın simasıdır. Müslümanlar ile müşrikler arasındaki engeldir”
Bu hadisin kaynağı ne tam olarak?🤣🤣🤣 mantıken bile düşününce bu saçma bir söz oluyor, çünkü peygamber zamanında Ebu Cehiller Ebu Lehebler hep sarık takıyordu
🤣🤣 Ebu Cehili sarık takerken mi gördün 🤣🤣🤣 salla salla dur anca İslam hakkında işiniz gücünüz olmayan şeyleri uydurmak çünkü siz Bidatçıarın özelliği bu 🤣🤣🤣 ölüye yasin okuyun hadisi var mı? Var. Peki ölüye sakın Yasin okumayın diye bir hadis var mı yok. O yüzden hadis inkarcılığa devam edin siz ahirette zaten yerinizi göreceksiniz 🤣🤣🤣🤣
Var evet.
hayır yok
Umarım ilerde olur bir gün 🤲🏻
sanmıyorum teşekkür ederim