Arkadaşlar siz hangi tarafta siniz bakalım.
Hadisssiz Sadece kurana iman eden hadislere gerek yok diyenlerden mi
Yoksa ehli sünnet mi hadisler de gereklidir Kur'an'ın yanında diyenler den misiniz?
Arkadaşlar siz hangi tarafta siniz bakalım.
Hadisssiz Sadece kurana iman eden hadislere gerek yok diyenlerden mi
Yoksa ehli sünnet mi hadisler de gereklidir Kur'an'ın yanında diyenler den misiniz?
kuran+hâdis. tabii hadisleri de sorgulamak lazım. Kaynak niteliği taşımayan, o dönemin normlarını yansıtan, günümüz adına bir doktrin niteliği taşımayan ve uydurma çok hadis var. Bunun yanında hocaları dinleyenler de 3 kez düşünse/doğruluğunu sorgulasa hocanın dediklerini iyi olur.
Orta yolu izleyenlerdenim. Çünkü iki tarafından da ciddi sorunları var. Ama ortak sorun şu aslında: Sıralamayı yanlış yapmak. Edille-i şeriyye, yani şeri hükümlerin kaynağı Kitap, sünnet, icma ve kıyastır. Bugün kimi tarikatçı çevrelerde sıralamada önce hadisler gelir sonra Kuran. Yanlış olan bu. Kuraniyyuncuların hatası ise hadislerin TÜMÜNÜ reddetmek. Kuraniyyuncular arasında namaz üç vakittir diyenleri de gördüm Kuran'da namaz yoktur fikrine vardım diyenleri de gördüm.
Orta yol şudur: Sıralamada Kuran ilk sıradadır. Ondan sonra hadisler gelir. Kuran, mihenk taşıdır. Bir hadisi Kuran'a götürürsün, eğer Kuran ayetleriyle örtüşüyorsa, Kuran'ın ve islam'ın ruhuna ters düşmüyorsa benim için kaynak hadistir. Örneğin temizlik imandandır hadisi Kuran'ın ruhuna uyar. Ama "kara köpekleri öldürün" ya da mehdiyet hadisleri ya da peygamberi gelecekten haber veren kahin rolüne sokan hadisler uymaz.
Kuran'da öyle ayetler vardır ki nüzul (iniş) sebebi olmadan anlaşılamaz. İşte bu noktada devreye siyer ve hadisler girer. Kuraniyyunculara bakıyorsun, yok bana göre şu anlama geliyor, yok bence şöyle. Kuran, sana göre bana göre kitabı değildir. Din de öyle. Ama bugün ehl-i sünnet adı altında kimi cemaatler vardır ki Kuran'ın getirdiği İslam'la alakaları da yoktur, yani Kuraniyyunculardan bir farkı yoktur. Atalar sözünden çıkamazlar. Aklı ötelerler. Siz alimlerden daha mı iyi bileceksiniz derler.
Oysa İslam, atalar ne diyor dini değil kitabında en çok tekrarlanan ayet "HİÇ AKLETMZ MİSİNİZ" olan bir dindir. Bu yüzden Zümer 18'de dediği gibi, SÖZÜ DİNLEYİP EN GÜZELİNE UYANLAR'danım. Şu hocayı da dinlerim bu hocayı da dinlerim ama hiçbirine baplı kalmam. Yanlış sözüne yanlış, doğru sözüne doğru derim.
Kur'an akletmez misin der çoğu ayetinde ve bu Kur'an hüküm olarak yeterlidir der. Eğer hadis vs vs kaynak anlaşılamaz derseniz inandığımız değerlere aykırı hareket etmiş olmuyir muyuz? Mesele peygamberi anlamak ise zaten peygamber de bu hükümlere bağlı yaşadı. Evet kendisi de bir insandı ve bunu kitapta da görüyoruz. Evet belli uygulamaları oldu ama bunu din diye kimseye dayatmadı mesele burada. Herkes açıp bu Kuranı okuyacak Müslümanım diyorsa. Başka yol yok. Bu Kur'an bir başlangıç ve ölene kadar bu öğretinin, dinin, felsefenin artık ne ise o yolda ilerlemek. Zekat misal 40 da bir iken bugün ki uygulama da devlet vergi sistemiyle bunu yapıyor. Altın haram demiş ama haram koyma yetkisi Allah'ta. Yani çok iftiralarla dolu. Hadi inandınız diyelim bunu Kur'an ışığında değerlendirmezseniz neye yaradı bu. Vel hasıl kelam şirk dışında tüm günahları affedeceğini söyleyen Allah, hükmü kimseye vermez.
Cevap
1Cevap
Hak olan iki doğruyu bir biryle kıyaslamak ne kadar doğru? Her ikisi de bir bütündür ayrı ayrı düşünülemez.
Ehlisünnet
Önceden birkaç kişiyi izlerdim ama şu an kimseyi izlemiyorum.
Eyvallah
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?