Herkese mesafeli olmak iyi değildir. İnsanın sarıp sarmalayacağı, güvendiği, gerektiğinde canımı bile veririm derecesinde sevdiği insanlar olmalı. Bende genel itibari ile babasına “bile” güvenmeyenlerdenim. Ve en çok duygularımın suistimal edilmesinden korktuğum için mesafeler koyarım yeni tanıştığım insanlara. Ama herkese değil. Sevdiklerim de var.
Beni tanıyan ve gerçekten tanımak isteyenler ancak onlar mesafeyi hissetmezler. Çünkü içten olmak, samimi olmak, olduğun gibi görünmek nedir iyi bilirler. Hiç de mesafe koymam onlara, gerekte duymam. Diğerleri ise ancak uzaktan işlerine gelmeme durumunu yaşarlar. Ne güzel demiş Fuzuli; Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
Bence burada mesafe olacağımız kişileri belirlemek gerekiyor, yani herkese karşı mesafe tabi ki güzeldir ama bazen değer verdiğimiz arkadaşlarımız olur onlara karşı samimi olmalıyız. ama yeni tanıştığımız kişilere karşı tabi ki mesafe her zaman iyidir. çünkü karşımızda ki insanı yeterince tanımadan güvenmen yanlıştır :)
Herkese karşı değil kuzum. Örneğin; İlk tanıştığın kişiye karşı, eğer arada gerçekten samimiyet olduğunu hemen hissediyorsan bazen o mesafe kalkabiliyor ya da yine ilk tanıştığın kişilere genel olarak mesafe koyabiliyorsun, bu tamamen kişiyle alakalı. Bazıları var, bazıları var...
Benim yapim geregi yeni tanistigim kisilere karsi mesafeliyimdir, bu sebeple bana karsi hep on yargilari olusur ama bence benim karekterim olgunca. Bi anda can ciger olup sonrasinda samimiyeti kesmek daha zor oluyor.
Ben sıcakkanlı birisiyim güler yüzlüyüm Ama mesafe konusunda sınır tanımam insanlarla onların anlamadığı halde bile mesafe koyarım yanaşmaya çalıştıklarında o mesafeyi görüp Yanaşamasınlar diye
belirli çizgilerin olması iyi herkes o çizgilere dikkat ediyor ancak mesafeyi kendini bir kutuya hapsetmek anlamınada yorumlamamak gerekiyor Bir sınırın var ve o sınırlarına saygı duyanlar hayatında olmayanlar değil