İtibarı hak ediyor mu, yoksa mücadele edilmesi gereken bir zararlı mı?
Sitede sanalda tanıyıp , reelde görüşüp kaynaştığım çok güzel arkadaşlarım hatırına, sanal dünya ile reel arasında iyi bir denge ve köprü kurulması gerektiği düşüncesindeyim.
İnsanların kolay maske takabildikleri bir yer. Ama anlamadıkları şey, karşındaki ile reelde görüşünce zaten ne oldukları ortaya çıkıyor. Sanal alem lafı bu yüzden hoşuma gitmiyor, ne de olsa bizler de işinde gücünde insanlarız. Yapay değiliz, gerçeğiz. Tek farkı bu aleme geçince eskiden sadece mahalle kadar bakışımız olurken, şimdi tüm dünya elinin altında.
Sanal, gerçeklikten uzak; uydurulmuş, öyle var sayılmış bir dünya demek. Her şey kişinin kendi keyfine göre şekillendiği, sorumluluk bilincinin gelişmediği, gelişemeyeceği, tutarlılığın aranmadığı bir ortam. Var olmak ya da olmamak bir hesaba kayıt olma ya da silme tuşu kadar basittir.
Sanal ortamın gayesi, bir tarafın sağlayıcı diğer tarafın tüketici olduğu kesimi buluşturmaktır. Yani bir pazarlama aracıdır. Sanal ortamlar size ideal olanı, kusursuzluğu satmaya çalışır.
Burada siz önemsizsiniz. Çünkü değiştirilebilir, ikamesi, muadilleri olan, alınan veya satılan bir malsınız. Çünkü bu ortamın tek gerçeği, tüketici toplumu yaratmaktır. Tüm yaptıklarınızı alacak, değerlendirecek ve kullanacak bir kitlenin ihtiyaclarını doyurabildiğiniz sürece değerlisiniz. Müzik, resim, film, sohpet ve diğer tüm her şey. Sadece bir tatmin kaynağı olarak varsınız. Bu ortamın dürüstlük kalıcılık ve sevgi dili sadece kendinizi tatmin edeceğiniz kaynağı nasıl bulduğunuz ile ilgilidir. Bu nedenle yaşamsal bir zemine, sorumluluk algısı üzerine oturmaz, oturulamaz.
Yaşamda, kendimizden başka sorumluluk duyduğumuz başkaları da vardır. Ancak sanal, bir yaşam değildir. Sanal bir tüketim platformudur. Ucunda gerçek insanlar da olsa burada sadece ilginizi cekecek pazarladıkları şeylerle vardır. Dolayısı ile yanılmış olmanız, yanıltılmış olmanız sizin kendi bilinç seviyeniz, nelere kanmak istediğiniz ile ilgilidir. Onlar sadece size, sizin görmek istediğiniz duyguları, ortamları, durumları pazarlar. Hepsi bu. Burada herkes muadili olan, değiştirilebilir bir mal sınıfındadır. O nedenle bu gerçeği görmek, bu gerçeğe göre kendinizi korumak ve konumlandırmak zorundasınız. Burada kendinizden siz sorumlusunuz.
Sanal yalanın yalanı oluyor ama insan, nr kadar gerçekse, bulunduğu mecrayı, o kadar geçekleştirebiliyor. Dışarıda görüştüğüm senin gibi iyi insanlar var, demekki, insan neyi, ne kadar gerçek kılabiliyor ise, o kadar gerçek olabiliyor🙂
Sanal dünya insanların iç yüzünü ortaya servis ettiği gerçek kendileri ya da il ak isteyip olamadıkları kişiler.. Sen ben gibi kendi olan çok az insan var. Reelde bile yalan duya diyoruz sanal dünya yalanında ötesinde bir dünya...
Yalan söylemeye, farklı görünmeye çok uygun olunca , bazıları bu yolu tercih ediyor. Halbuki insanın sanalda bile taviz vermeden sürdüreceği bir duruşu , değerleri olmalı. Gevşek, yvşak insan tipini tercih etmemeli insan olmak isteyen insan evladı.
Aynen öyle ve reel hayata taşımaya kalkınca dostluğu sıkıntı yaşıyor. Buluşmak istemiyor çünkü o anlattığı kişi olmadığını görmemizi istemiyor. Boş işler yani...
sosyal platformlarda insanlar kendini olduğu gibi değil de olmak istediği gibi servis ediyor, ama dijitalleşmeye karşı koyamadığımız için uyum sağlamalıyız kanka