Nisa suresi 34: (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün.
Kaynak: Diyanet meali.
Kaynak: Diyanet meali.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer Onları çıkarın” ya da “ayrılın” ifadesini, çoğu çevirmenler “dövün” diye çevirmişlerdir. Dilimize “dövün” diye aktardıkları “darabe” sözcüğü, Kuran’da 58 yerde geçer ve bağlamına göre farklı anlamlara gelir. Seyahat etmek, dışarı çıkarmak: (Bakara Suresi, 273; Ali İmran Suresi, 156; Nisa Suresi, 101) Vurmak: (Bakara Suresi, 60 ve 73; Araf Suresi, 160; Enfal Suresi, 12; Ta Ha Suresi, 77; Saffat Suresi, 93) Dövmek: (Enfal Suresi, 50; Muhammed Suresi, 27) Örnek Vermek: (İbrahim suresi, 24 ve 45; Nahl Suresi, 75, 76 ve 112; Kehf Suresi, 32 ve 45)
Uzak Tutmak/Ayırmak: (Zuhruf Suresi, 5)
Mahkûm Olmak: (Bakara Suresi, 61)
Kapamak, Vurmak: (Enfal Suresi, 12; Kehf Suresi, 11)
Örtmek: (Nur Suresi, 31)
Açıklamak: (Rad Suresi, 17)
gibi birçok anlamların hepsi Kuran’daki “darabe” sözcüğüne yüklenmiştir.
Geçmiş çevirmenlerin tamamına yakınının “o kadınları dövün” diye çevirdikleri ayetteki “darabe” sözcüğünü bazıları yumuşatarak “azıcık dövün” , “acıtmadan dövün” diye çevirmişler, Kuran dışı kaynaklardan gerekçeler sunmuşlardır. Oysa Kuran’ın Arapçasında “acıtmadan dövün” diye bir anlam yoktur. Eğer “darabe” sözcüğü “acıtmadan azıcık dövün” anlamına geliyorsa, aynı “darabe” sözcüğü, aynı kipte, Enfal Suresi 12. Ayette, “Hiç acıtmadan parmaklarını doğrayın” ya da “Hiç acıtmadan boyunlarını vurun” anlamına gelsin. Evet, ayette “o kadınları darb edin” deniliyor. Ancak bu, o kadınları dövün mü, yatırın mı, gönderin mi, ayrılın mı, yollayın mı, doğrayın mı, örtün mü yoksa örnekleyin mi anlamına geliyor? Arapçada, kitap darb etmek, kitap yayınlamak demektir. Arapçada “Darb-ül evvel” deyimi ilk yaratıklar anlamına gelir. Arapçada iki insanın darblaşması dövüşmeleri anlamına gelmez. Tersine birbirleriyle ortak olup bir işletme kurmaları anlamına gelir. Birinin kendi parasını darb ettiği, diğerinin de yalnızca emeğini darb ettiği ortaklıklara Arapçada darblaşma (Mudaraba) adı verilir. Öyleyse Kuran’ın bu ayetinde geçen “o kadınları darb edin” cümlesi nasıl olurda “dövün” demek olabilir? Arapçada kitap darb etmek, bir kitabı pataklamak, dövmek midir ki bir kadını darb etmek “o kadını dövün” anlamına gelsin? Arapça çadır darb etmek çadır kurmak anlamına gelir yoksa çadırı dövmek değil. (Dilbilimci Cengiz Özakıncı’nın Dünden Bugüne Türklerde, Din ve Dil, adlı yapıtı, konuları bilimsel olarak ele alıyor. İncelerseniz anlarsınız işin aslını.
Ayrıca yine bazı ateistler tarafından sıklıkla dile getirilen konulardan biride, “darabe” fiilinin vurma anlamı dışında kullanılabilmesi için yanına bir harf-i cer alması gerektiği şeklindedir. Oysaki Kuran’da çok sayıda örnek vardır ki, darabe fiili harf-i cer almadan kullanılmıştır ve bu kullanımlar dövme manasına gelmezler. Kuran’da 14:24-45, 16:75-76, 16:112, 15:13, 13:17 ve daha çok sayıda ayette harf-i cer olmadan kullanılan “darabe” kelimesi, ağırlıklı olarak “örnek verme” anlamında kullanılır. Eğer biz 13:17 ayetini de, -bir kesimin iddia ettiği gibi- harf-i cer olmadığı için “dövme” olarak alırsak, ayetin anlamı “Allah hakkı ve batılı böyle döver” şeklinde olacaktır. Sonuç olarak darabe fiili, harf-i cer almadan da dövme anlamı dışında kullanılabilir. 4:34 ayetindeki kullanımı da bu şekildedir. Ayrıca ayette itaat olarak geçen kısım طوع gönülden gelen isteyerek itaat anlamına geliyor. Dayak zoruyla olan itaat gönülden gelen itaat olamaz. İşin en acı ve ilginç yanı da, Kuran ayetini “dövün” diye çevirenler hemen altına not düşerek “Peygamberimiz eşlerinden hiç birini dövmemiştir, ümmetine de dövmemeyi tavsiye ediyor” diye Allah ile Peygamberin arasını ayırmak istemişlerdir. “Allah ile Peygamberlerin arasını ayırmak isteyenlere acıklı bir azap hazırlanmıştır.” (bak. Nisa Suresi, 150-151) Güya Allah kadını “dövün” diyor Peygamberde “dövmeyin” diyor. Hem de böyle söyleyen cahil ya da bağnaz insanlar değil adı sanı belli alimlerimizdir. Bu denli tehlikeli ve çelişkili bir yol izleyen çevirmenlerin durumunu, Allah’a havale etmekten başka yapılacak bir şey yoktur. Allah affetsin. Ayette “kadınları dövün” anlamı değil “kadınları çıkarın” ifadesi vardır.
Birde mantık olarak şu soruyu sormak lazım: Ben eşimi döveceksem eğer neden Kur'an önce öğüt ver hanım yapma etme çoluk çocuk var vb. Şeklinde sırasıyla önce öğüt ver. Sonra kadın hâlâ boşanmakta ısrarlı ise yatağı ayır. Yani aynı yatakta yatamazsın artık diyor. Sonra kadın hâlâ boşanacam diyince döv diyor ise. Ben neden önce öğüt verip yatağımı ayırıyorum boşanmak isteyen birini direkt dövmüyorum 🤔 yoksa eğer hâlâ boşanmakta ısrarlı ise o kadını terk et, o kadından uzaklaş, o kadından ayrıl mı demek daha mantıklı olur bir düşünmek gerek. Mantıklı insan bunu düşünür
Nisa 34 ayette ne demek istiyor?
4:34 ayeti, sadakatsiz ve iffetsiz davranan eşine kocasının nasıl davranacağını öğretiyor. bu uygunsuz tavrın başlangıcında koca öğüt vermeli. kadın başkasıyla flörte devam ederse kocası yatakları ayırmalı. bu da yarar sağlamaz ve kadın işi zinaya kadar götürürse o zaman kocası onu evden çıkarmalı (4:34 ve 65:1).
Ya bence dövün kelimesi orada başka bir anlama geliyor. Peygamberimiz dahi eşine asla böyle bir şey yapmazken illa farklı bir anlamı vardır. Dinimizde kadınlara önem verildiğini düşünüyorum. Bu ayeti bende gördüm ama anlamı böyle değildi
3 kadının şahitliği = 1 erkek şahitliğine denk geliyor. Kadın adeta erkeğin malı sayılıyor. Kadınlara önem verildiğini düşünmen komik
@Heavy_Metal_Bursalı Kur'an'ı bile anlamadan okuyup fetva vermen çok saçma. Daha orada 3 kadın değil 2 kadın yazdığını bile bilmiyorsun. İkincisi o ayetin iniş sebebini biliyor musun sen ne için inmiş? Allah aşkına biraz araştırın şu ayetler ne zaman ne için inmiş diye. O dönemde ticaret için katipler şahit istiyordu. Şahitlik şartları arasında. İki kişi olması zorunludur. Bu ya iki erkek, ya iki kadın ya da bir erkek iki kadın olacak. Neden bir erkek iki kadın? Çünkü kadınların özel günleri var. Şahitlik için gittiğinde bir kadın 1 erkek almış olsaydın eğer kadın adet döneminde onu kervana bindirip şahitlik için götürmek ya da hamile kadını son evrelerinde bu şahitlik gibi ticaret işleri için kervana bindirmek ne derece makul? O yüzden iki kadın istiyorlar ki biri hamile kalır, adet geçirir ise diğeri gelebilsin. Eğer kadınlar geri plana atılsaydı iki kadının şahitliği neden kabul ediliyor bana bunu açıkla o zaman
valla tuvalette peçetesiz kalsam diyanet kapıdan peçete uzatsa onu bile almam o kurumdan çıkan hiçbi şeye güvenmiyorum
😂😂😂
Cevap
6Cevap
Evet Müslümanlar,özellikle kadınlar iyi okuyun ve düşünün. Bakın başkaldıran demiyor, şüphe bile etseniz cezayı kesin diyor.
Bir Kadın neden Müslüman olur? Anlamak güç
İslam erkek dinidir.
Dövün diye çevrilen kelime darebedir. Onu araştır.
https://www.youtube.com/embed/64vYTAZXXNYİslam dini zaten başlı başına kendinle çelişen ve kişinin özgürlük hakkını elinden alan bir din
Burada zaten kocasının sözünü dinlemeyen kadınlardan bahsediyor seven zaten baş kaldirmaz
Demekki kadınlar dayakla terbiye oluyorlar
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?