1) Hoşgörülü ve nezaketli olmak. 2) Giyimine, tavırlarına davranışına özen göstermek. 3) Başka insanları rahatsız edici davranışlardan kaçınmak.. vb. Sizden de aynı şekilde örnekler bekliyorum. Teşekkürler:-)
Toplumda görgü kuralları nelerdir? Örnek verebilir misiniz?
Adabı Muaşeret de denilen Görgü Kuralları hayatın neredeyse her alanını düzenlemektedir. Bu açıdan bakıldığında saymakla bitmeyecek ama kültürlü ve kendini geliştirmiş insanların hayatın olağan akışında refleksif olarak uygulayabildiği kurallardır bunlar. Hatırımda olduğu kadarıyla bir kaç tanesini saymak istiyorum,
- Kendimizden büyükler ve yaşlılar ile konuşurken üslubumuza dikkat etmeli ve uygun bir ses tonu ile alçak gönüllülükle konuşmalıyız, - Sandalye vb. yerlerde otururken dizlerimiz kapalı ve toplu bir şekilde, yerde otururken ise dizler üzerinde yahut ortam uygunsa bağdaş kurarak oturmalı, mecbur kalmadıkça ayaklarımızı uzatmak gibi saygısız hareketlerden kaçınarak oturmalıyız. - Sağlık kuruluşları ve devlet dairesi, banka gibi yerlerde kısık sesle konuşmalı diğer insanları rahatsız etmekten kaçınmalıyız. Telefon görüşmelerimizi mümkünse dışarıda kalabalık olmayan bir yerde yapmalıyız. - Çöplerimizi ve sigara izmaritlerini yerlere değil çöp kutularına atmalıyız. - Sigara içerken dumanının diğer insanları rahatsız etmeyeceği bir yeri tercih etmeliyiz. - Sofraya büyüklerimizden önce oturmamalı, onların yanında ayaklarımızı uzatmadan oturmalı, koltukta oturuyorsak ve boş yer yoksa içeriye giren büyüğümüze yer vermeli ve sandalye veya yerde adaplı bir şekilde (2. maddede belirtilen kurallara dikkat ederek) oturmalıyız. - Konuşurken karşımızdaki kişinin sözünü bitirmesini beklemeleri ve öyle konuşmalıyız. - Caddelerden, sokak aralarından geçerken veya apartman içinde inip çıkarken diğer insanların kapı ve pencerelinden bakmamalı argo tabirle röntgencilik yapmamalıyız. - Sofrada veya yemek masasında ekmek istendiğinde ekmeğe el vurmamalı onun yerine sepeti uzatmalıyız. Şeker istenildiğinde ise yine aynı şekilde şekerin konulduğu kase uzatılmalıdır.
Bu liste böyle uzar gider ancak şimdilik aklıma gelen en önemli kurallar bunlar.
Çalıştığım iş yerinden örnek vericem. Çünkü bütün örnekleri orada bulabiliyorsunuz. Kin, dedikodu, kıskançlık, böbürlenme (ego), çifte standart, aşağılama… ne ararsan var. Bir de şöyle bir durum var; bir toplulukta ağır basan şeylere maruz kaldığınızda, bir süre sonra siz de o topluluğa ayak uyduruyorsunuz ve yaptığınız şeyler size normal gelip günlük hayatta da bunlar alışkanlığınız oluyor.
Yukarıda saydığım şeyler görgü kuralları dışında olan şeyler, tersi ise zaten görgü kuralları içine giriyor.
Ben egonun büyük bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Ve şuna da değinmek istiyorum: örneğin bir üst yöneticiye “siz” diye hitap etmeye alıştırılmışız. Bunun görgüyle bir ilgisi olduğunu düşünmeyerek, bunun yanlış olduğu kanısındayım.
Çünkü “siz” kelimesi çoğul olduğundan, karşınızda kim olursa olsun, “sen” deme kültürünü yakalamamız gerektiğini düşünüyorum.
Biz ne kadar karşımızdakini büyütürsek, ego probleminin de hiç bitmeyeceğini belirtebilirim.
“Siz” hitabına saygı diyenler olabilir ancak saygı başka türlü de gösterilir. Olay tamamen alıştırılmışlıkla alakalı.
En büyük görgüsüzlüklerden bir egodur. Ve çok tehlikelidir.
“Siz” diye hitap ediyorsan, “siz” de karşılık alırsan sorun olmaz. Bir nebze bunu kastettim. Ama yine de madem karşılıklı “siz” diyoruz, karşılıklı “sen” de diyebiliriz.
Okul zamanı çok yorgun olurdum sabahları o zaman vermezdim. Saat 6'da daha öğrenciler uyanamamış otobüste. Yaşlılarda biniyor gezmek için birde bize kızarlardı yer verin sabah sabah bir yaşlıya hürmet yok falan bizde gıcık alırdık insanız akşama kadar ayaktayım okulda zaten hiç acımaları yoktu hiç yer vermezdi öğrenciler de :-) o yüzden yoksa yer veririm tabikide:-) şimdi pandemi dolayısıyla kimsenin yanına oturmak istemiyorum
Tüm şehirle yatan evli kadınlar bunu belli etmez topluma namus abidesi ni oynar elime degmedi bildigğn kadınlardan degilim güven yoksa ben yokum falan çok görgü lü ler