Gündemdeki bir Haberden bahsetmek istiyorum. “Genç kadın nikahtan 2 ay sonra doğum yaptı. Eşi "çocuk benden değil" diyerek dava açtı. Yerel mahkeme kadını kusurlu boşadı Yargıtay ise "kusur yok" dedi.”
Kadın eşine gastritim var diyerek, hamileliğini saklamış. Doğuma giderken de gastritim tuttu demiş. Bunun üzerine Aile mahkemesi çifti boşadı. “Kadının 5 bin lira tazminat ödemesine karar verdi. İstinaf da kadını kusurlu buldu. Dosya Yargıtay'a gitti. Yargıtay emsal niteliğinde karar verdi. Boşanmak isteyen kocanın açtığı davayı reddetti.““Yüksek Mahkeme çiftler arasındaki sadakat evlendikten sonra başlar dedi.
Kararda; "Kadının evlilik öncesi başka bir erkekten hamile kalması ve evlilik birliği içinde doğum yapması boşanma davasında davalı kadın için kusur oluşturmaz, evlilik birliği kurulmadan önceki nedenlere dayanılarak boşanma davası açılamaz" denildi. Eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünün evlilik birliğinin kurulmasıyla başlayacağı belirtildi.
Boşanma davası yerine de evliliğin iptali davasının açılması gerektiği vurgulandı.“ (Alıntı)
Bu konu kafamı kurcalayan bir konuydu ve bizzat kendi imkanlarımla araştırdım ve olayın özünü anladım. olayı açıklıyorum tabi hukukçu olmadığımı da belirterek. Konuyu zaten biliyorsunuz tekrar açıklamama gerek yok. Hukukta Evlilik iki şekilde sonlanıyor bildiğim kadarıyla bir boşanma davası ile iki evliliğin iptali davası ile. İkisinin arasında ince bir çizgi var evliliğin iptali davasında hukuken geçersiz evlilik sonlandırılır boşanma davasında ise hukuken geçerli evlilik sonlandırılır. Evliliğin iptali davası için evlilik için kusur olarak görülen sorunun nikah öncesine dayanıyor olması lazım. Burada da sorunun nisbi butlandan ötürü mü yoksa mutlak butlandan ötürü mü olduğuna bakılıyor. Gerçi hiç fark etmiyor sorun sorundur yine boşanma oluyor. Burda kadın nikah öncesi hamile olduğu için ve adamı aldattığı (kandırdığı) için evliliğin iptali davası lazım. Sonuçta nikahtan sonra hamile kalmadı. Bu durumda boşanma davası geçersiz olur. Boşanmak için evliliğin iptali davası açması lazım ve bu durumda kazanır da. evlilik iptali davasında da nafaka tazminat gibi şeyler boşanma davasındaki prosedürler gibidir. Yani bu adam evliliğin iptali davası ve tazminat davası açsa kazanacaktır. Burda dikkat edilmesi gereken nokta ise bu durum neden daha önce fark edilmedi ona göre hareket edilmedi ve işler neden bu raddeye kadar geldi?
Sadakat resmi olarak evlendikten sonra başlar, böyle olması her açıdan en doğrusu. Öte yandan dürüstlük ilkesi gereği taraflar birbirlerine geçmişlerini bilmeleri gerektiği kadar anlatmalı. Bu benim şahsi düşüncem. Mevzu bahis olayda ise bence kadın suçlu, adam mağdur. Çünkü kadın evlendiğinde 7 aylık hamileydi. Yani kocasının babası olmadığı bir çocuğu doğuracağını biliyordu. Bu adam daha babası olmadığı bir çocuğu bile kendisinden saklayan bir kadına bundan sonra nasıl güvenebilir ki? Evliliğin temeli güven duygusudur. Bence bu olayda evlilik iptal edilip; kadın adama yüklü miktarda tazminat ödemeli..
Türk Medeni Kanunu'na göre, evlilikte sadakat yükümlülüğü nikah sözleşmesi ile başlar. Nikahtan öncesi, Medeni Kanunun konusu değildir. Boşanma davasının reddedilmesini nedeni, somut olayda kocanın "nikahın iptali" davası açması gerekliliğindendir. Boşanma davası kabul edilmiş olsa, kocanın bir de nafaka ödemesi gerekecekti. Kararın gerekçesi doğrudur, evlilik öncesi olaylara dayanılarak boşanma davası açılamaz. Kadının nikahtan önce başkasıyla cinsel ilişkiye girmiş olması, evlilik birliği içinde kadının kusuru sayılamaz.
SAÇ-MA-LIK. Kadın gitsin aldatsın. Başka adamdan çocuk yapsın. Ben bosanamayayım. Bir de gayri meşru çocuğuna bakayım. Bari diğer adam da gelsin beraber yaşayalım. Geniş geniş ne güzel.
Haberi düzgün okuyun, boşanamaz demiyor, nikahın iptali davası açılmalı diyor. Boşanma olursa kadın ve çocuk için nafaka ödemesi gerekecek, nikah iptal olursa adam hiç evlenmemiş sayılacak. Yargıtay, erkeği koruyan bir karar vermiş. Boşanma ile nikah iptalinin hukuki sonuçları farklı.
Merak etmeyin nasıl işlediğini az çok biliyorum. Zır cahil değiliz. İptal davası yazısına dikkat etmemiştim ben soruda. Ayrıca soruda bildirildiği kadarıyla ekstra bur hukuk bilgisine sahip olmaya gerek yok. Ayrıca ben kanunen sadakatin böyle tanımlanması için de bu yorumu yapmış olabilirdim. Kusura bakmayın kısmına gelince, onu gerçekten kusura bakmayın anlamında değil, herkesin kendi yorumu olmasına rağmen, başkasının görüşüne gelip bilgiclik taslamaniza ithafen kullanmıştım. Buna da edebiyatta kinaye sanatı derler
Sadakat bir insana, nedene, kuruma, ülkeye... ya da başka bir şeye bağlılıktır. Öncelikle her evlilikte sadakat olacak diye bir şey yok. Sadakat sonradan kazanılan bir şeydir. İnsan sorgulayan bir varlıktır ve direkt bir şeye asla bağlanmaz, bağlanamaz. Fakat konuyla sadakatinde pek bir alakası yok.
Yargıtayın mantık şu: Kadın, evlenmeden önce hamile kalmış geçmiş ilişkide önemli değildir. Aslında nikahtan 2 ay sonra doğum yapmışsan, 7 aylıkken evlenmişsin demektir. Eğer eşiyle 7 aydan kısa süredir beraberse teorik olarak bir aldatılma söz konusu değil. Dul bir kadınla evlenmeye benzer yönüyle bakılıyor.
Benim görüşüm evlilik bitmelidir. Erkeğe sürekli bir yalan söz konusu ki sırf bu bile bir boşanma sebebidir. İlişki, evlilik öncesi 7 aylık gebelik sürecinden önce başlamışsa ortada bir aldatılma vardır. Bu bir boşanma sebebidir. İnsanları mutsuz olacağı bir beraberliğe itmemek gereklidir.
Dini olarak bakacak olursak:
Nisa suresi arapça kadınlar anlamına gelmektedir. Nisa suresinde kadınların bir ilişki içindeyken başka bir erkekle beraber olamayacağı ve fuhuş yapamayacağı net bir şekilde belirtilmiştir. Kadın haksızdır ve ağır cezalar uygulanmalıdır kadına. Erkek bir eşi bırakıp başka bir eş almak ya da boşanmak istediği takdirde hiçbir şey almaması gereklidir. 5k fazla olmuş ab.
Sadakat bence nişanlıyken başlar. Sevgiliyken değil. Çünkü sevgililiğin herhangi bir vasfı yoktur. Lafa gelince herkes sevgiliyiz der. Herkes her begendigiyle sevgili olur ve ailesinden sakladikca beş altı tane sevgili yapabilir. Resmi ve dini yükümlülük nişanlıyken başlar. Sevgililigin dini bir hükmü yoktur ama nisanliligin vardır. Ben sahsen nisanlandiktan sonrasina bakarim. Aldatmalarda öyle. Sevgili olup yillar harcayıp sadık kalmak, gelecek kismetleri geri tepmeye neden olacağından, sevgililigi mantıksız buluyorum. Nişanlıyken baskasiyla yatan evliykende yatar zaten. Neyse çok uzattım. Hakimin kararı yanlış. Çocuk baskasindansa boşalmaları lazım. Sadakat evlendikten sonra değil, nişanlıyken başlar
Beğenenlere teşekkür ediyorum. Bu kadın daha nişanlıyken baskasiyla yatmış hamile kalmış o halde evlenmiş iki ayda doğurmuş. Bence boşanmaları sart yani. Bile bile adamin duygularıyla oynamış
Butür davalar uzayannyargı süreçleri toplum vicdanına ters düşen kararlar halkın adalet duygusunu kaybetmesine neden oluyor.
Kadın haksız bunun tartışılacak yanı bile yok. Ancak mahkeme kulağı tutmak içün elini bacak arasından geçirip elini kulağa uzatıyor. Adalet ve yargı süreçleri toplum vicdanlarını rahatlatmiyor.
Tek celsede 5 dakikalık mahkemeyle sonuçlanıcak dava istinafa oradan yargıtaya süreç uzadıkça uzuyor.
Kadında pişkin pişkin yargıtaya gidiyor. Yargıtay da boşanma davası açamazdın evliliğinniptali davası açacaksın diyor. Ne saçmalık. Abidik gubidik işler. Adam tekrar dava açıcak evliliğin iptalini isteyecek ölme eşeğim ölme.
Şnsan verem olur be. Bu adalet adalet değil. Nokta. İnsanlara eziyet etmeyin. Zorlaştırmayın kolaylaştırın.
Neresinden tutsan elinde kalacak bir durum. Öncelikle kadın başkasıyla evliyken hamile kalmışsa zaten bosanmış kadının iddeti doğum ile biter yani çocuğu doğurmadan evlenemez ama günümüzde bu uygulanmadığı için böyle keşmekeş durumlar ortaya çıkıyor malesef.
Hukuki karar doğru olay sadakatsizlik değil ve konu evlilik öncesine ait... Hukuğun işleme prensibi bu şekildedir ama yalan üzerine kurulan evlilik yanlış ve hatalıdır bu kadardan dolayı fesih iptal olsa da boşanma davası tekrar açılır ve geçimsizlikten dolayı boşanma sağlanır...
malesef ilişkilerde bi taraf fazla severken diğer taraf kaypak olabiliyor değişken olabiliyor sevgisi bitebiliyor azalabiliyor evlilikler monotonlaşabiliyor cok iyi tanımalı insanlar birbirlerini hatta artık evlilik geyik muhabbetine döndü bence yalnız yaşanmalı mesela ben bekarım hiç evlenmedim düşünmüyorumda
evlenmeden önce bi ilişki vardıysa yani flört dönemi sevgililik dönemi vesaire.. o sırada yapmışsa kadın başkasıyla, boşanmak istiyorum eşimle geçinemiyoruz demesi yeterli. öyle boşanamazsınız.. diye bişey yok kimse kimseyi zorla evli tutamaz. ha.. ama kadın adamdan her türlü tazminatını vesairesini alır dolayısıyla bu da adama ekstra bir yük :) aldatmış olmasına rağmen... ne güzel dünya :)
Evlilik aktine bağlı kalması sadık olması anlamına geliyor.. Evlenmezden önceki durumu evliliğe yükleyemez demiş yargı mantıklı geldi bana.. Kadın Dürüstlük ilkesine aykırı hareket etmiş olsa da evlendikten sonra eşine ihanet etmemiş ancak ödenecek olan tazminat biraz trajikomik olmuş..
Yahu hersey o kadar sacma olmus ki... kadin nasil olursa 2 ay sinra doğacak cocugu yutturabilecegine inanmis, adam nasil olurda hic suphelenmemis tanistiklari gun evlenmediler sanirim nasil anlayamaz dogum yapana kadar. peki dna yapilmamis mi? Kadin baştan sona kusurlu ve haksız kisaca kocasi sandigi gibi saf degilmis 🤷🏻♀️
Bu karar çok açık ve net gösteriyor ki evlilik erkekler için büyük risk. Bu sadece Türkiye’ de de değil çok gelişmiş batı ülkelerinde de bu şekilde. Dolayısıyla insanlar neden evlenmek istemiyorub kanıtlı bir ispatı olmuş. Kıssadan hisse bir erkek evlenmek istemiyorsa alacağı risk buna karşılık gelmiyor demek ki 😉
Resmi prosüdürleri bilmem ama sadakat dediğin şey karşıdaki yüreğine düştüğü an başlar. Yüreğine düşen biri varken başka birileri ile sadece sohbet edip findirdeşmek bile yüreksizlik ve midesizliktir. Kiminin midesi o hale gelmiş yüreğinde biri varken başkalarıyla kakara kikiri yapacak kadar üzülme yok, yürek sızlaması yok. Bunları da geçtim utanma yok, tiksinme yok, mide bulanmasi yok... Mideleri nasıl bir hale gelmiş anlayabilen beri gelsin.
Yargitayin yaptigi yanlis olmus simdi toplumsal ahlak ile kadinin delirmesine acik cek yazmis. Ha haketmis ayri konu ama salakta olmasaymis. Bunlarin hepsinin bir siyasi icerik oldugunu dusundum. Oraya gitmis buraya gelmis soyle olmus yargitayda olmaz demis. Hadi bakalim.
her zaman söylene sözler vardır benden öncesi önemli degil bu söze iyi bir örnek olmuş. bu davayı açan meslektaşım ( avukat ) bunu bilmeliydi evliliğin iptali davası açılması gerektigini lakin bu dava uzun sürecegii için boşanma davası daha kısa gelmiş olsa gerek yargıtayın bundan öncede bu tip kararları vardı bu ilk karar degil
Saçmalığın daniskası, kimden olduğu belli değilse kanun nasıl kadından yana tavır alabiliyor. Harbi dünyanın çivisi çıkmış. Bir ara mahkeme kararı gördüm, kadın evine dostunu alıyorken adam boşanma davası açıyor, mahkeme onun özel hayatı, karışamazsın diye karar vererek kadını haklı buluyor, bu da ayrı sçmalık...
Ülkede hukuksuzluk almış başını gidiyor, adalet desen sadece isimlerde kaldı. Balık baştan kokar; Cumhurbaşkanının 13 uçağı var, ayakkabı kutuları, rant, imara açılan araziler, yargı yoluyla zenginlere kumpas, fetö borsası ve daha nice yolsuzluklar! Herkes imkanı dahilinde yapıyor bir şeyler, bu kadında böyle yapmış! Görsel hukuk sistemimizi çok güzel anlatmıyor mu?
Madem yargitay sadakat evlilikten sonra baslar diyor. Kadin evlendikten sonra bile sadakat kurallarini ihlal etmis bence. Imzayi attiktan sonra bile bu hamileligini gizlemis kocasindan. Bu bile ihlaldir bence. O sirada o masum gunahsiz cocuktan kurtulmak istemis bile olabilir kadin.
Diğer taraftan yargitayin verdigi karar dogru. Cunku yargitay bu cift bosanamaz demiyor. Sadece usul yönünden , boşanma davasi degil de. Evlilik iptali davasi acmali ki mahkeme bu sahislarin evliligini hukuken gecersiz saysin diyor. Yani mahkeme evlilik iptali karari vererek bu sahislari kanun önünde hic evlenmemis sayacak. Bence bu erkek icin gayet dogru bir karar. Ben olsam kabul ederim. Dilerse erkek yine tazminat davasi acabilir.
Buna haberi gördüğümde ben de çok şaşırmıştım ama Yargıtay'ın kararı bozmasındaki sebep biraz farklı. Yargıtay'ın dediği şu: Sen evlenmeden önce yaşanan bir sadakatsizlik için boşanma davası değil evliliğin iptali davası açmalısın. Boşanma davası açman için bu sadakatsizliğin nikahtan sonra yaşanması gerekir. Yani adama nikahın iptali davası aç, boşanma davası değil demiş. Oradaki olay teknik bir hukuki detay.
Ama hamileliği gastrit sanmak, bu derece büyük bir yalan söyleyebilecek birisi ile evlilik kararı alabilmeye de ne denir bilmiyorum.
Bence Yerel Mahkeme haklı. Adam çocuk yapmış haberi yok. Şaka mı yapmış da aylarca saklamış. Şakanında bi boyutu olur. Oldu olacak çocuk yapalım ben yurtdışına çıkmak zorunda kalayım sonra döneyim. Kadın çocuğu başka birinin yanına yollayıp 2.3 sene bekletsin somra sürpriz bu çocuk bizim desin. Bence o parayı ödesin adama yinede
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Dürüst olmanın öneminin böyle vahim ve gerçekten yıkıcı sonuçlarla tecrübe etmiş olmasını istemezdim bir insanın özellikle bir kadının. Tabiki, ona göre gerçeği soyleyememesinin sebebleri vardı , bilemeyiz. Bu çocuk evlendiği eşindense ve adam bunun yapıcı yönüne gitmiyorsa adam suçludur. Lakin diğer türlü ise kadın. Çocuk başkasından ise , Burada bir çocuğun olması durumundan ziyade yalanlarla başlayan ve kadının bu evlendiği adamı kullandığına yönelik bir durum ortaya çıkar. Lakin vicdanım o öyle değildir diyor.
Sadakat, hayatına biri girdiğinde hele ki evlendiğinde gözünde karşı cinsin cenaze namazı kılınmasını gerektirir. Böyle bir olayda, kadın hamile olduğunu evleneceği adamdan saklayıp riya etmiş olduğundan evliliğin bitmesi gerek.
Hukuki açıdan mahkeme cevabı vermiş "boşanma davası yerine evliliğin iptaline dava açması gerekir" diyerek. İnsanlar açısından bakıldığında ise bu sadece konuya muhatap kişileri ilgilendirir, kimsenin vicdanını yargılayamam...
Önce kendine sadakat olacaksın. Sonra ileride atacagin adimlara layik bir insan olmak icin kendine veya karşındakine sadakat olabilmişmiyim sorusunu cevaplayip Sonra evlendiğin kişiye sadakat göstereceğini anlarsın
Ne kadar akıllı kadın 😄 (Gastritim var) diyor ama sonrasını hesap edememiş hahaha Yargıtay'ın kararı yanlış görünse de doğruymuş aslında bunu nerden mi biliyorum, görüşlerden 😄 Ve sadakat ciddi ilişkiye döner dönmez başlamalı..
Evliliğin iptali davası uygun olan, doğru karar verilmiş. Çoğu kadının evlenmeden önce jinekologlara gidip diktirmesi de göz önünde bulundurulmalıdır 😂😂😂 Yani her türlü şeyi yaşa sonra gel karşındakini enayi yerine koy olacak iş mi? Birşeyi yaşıyorsan arkasında duracaksın. 😉
Not; Sadakat sorumluluğu resmi olarak imza ile başlar.😉
Resmiyette olan kanunlar ile kişilerin duygusal yaşantısı farklılık gösterebilir. Kanunlarda duygusal hareket edilemez. Şahsi fikrim elbette sadakat her daim olmalı.
Sevgili olunduğunda aslında başlar karşılıklı sadakat. Eğer bir şey olmuşsa da zaten ayrılmak gerekli. Başkasının hayatını yıkamazsın o karnındaki çocukla...
Yanılıyorsunuz. Hukuk boyutuyla sadakat yükümlülüğü nikah sözleşmesi ile başlar. Aldatmanın nikahtan önce olması, olayın kanunen zina sayılmasını engeller. Nasıl ki evli değilken sevgiliniz başkasıyla yattığında tazminat davası açamıyorsanız, nikahtan önce başkasıyla olan cinsel ilişki de zina sayılmaz ve tazminat konusu olmaz. Kanundaki tanımıyla zina, evli bireyin, eşi dışında karşı cinsten biriyle cinsel ilişkisidir. Bu olayda zinanın koşulları tam olarak gerçekleşmemiştir çünkü kadın hamile kaldığı sırada ortada nikah yoktur. Evlenmeden önceki sadakat kanunun konusu değildir. Öyle olsaydı sevgililikteki her aldatmada insanlar birbirine tazminat davası açardı.
Sadakat kişinin kalbinde, karakterindedir. Bir şeyden önce veya sonra değildir. Ya hep vardır ya da hiç yoktur.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Boşanma davasında kadın için kusur oluşturmayabilir ancak eşini kandırarak evlenmiş sayılır. Hamile olduğunu söylemiyor, gastritim var diyor, yalan söyleyerek hayat arkadaşını kandırması da bir kusurdur.
Her evlilikte aldatma vardır.. yok diyen yalan söyler
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
2 insan bir anda lap diye mi evleniyor? Bunun öncesi, evlilik hazırlığı falan yok mu hiç? Cidden trde adalet garip geliyor. Bu kararı hangi kafa ile vermişler?
Buradaki olay aldatma sayilmasa da kandırılmak söz konusu. Başka birinden hamile olup bunu saklayan eş de bunu anlayamayan alik koca da suçlu. Tazminata hukmedilmesi yerinde karar.
Aile mahkemesi çifti boşamış ve tazminata hükmetmiş ama Yargıtay boşanma davasının reddedilmesi gerektiğini söyleyip Aile Mahkemesinin boşanma ve tazminat kararını bozmuş, dikkatini çekerim. Nikahın iptali davası açılması gerekir demiş Yargıtay.
Sıkıntı bence kadının bu bebeği saklamasında sadakatle pek ilgisi yok. Ancak adamın bu bebeğin varlığından haberi olamsı lazım. Başkasından olan bebeğe babalık yapmak istememek de en doğal hakkı bence.
Sadakat tanışıp ciddi düşündükten sonra başlar. Ancak çiftlerden biri ilk dönemler de maske takıp gerçek karakterini göstermeyip evlendikten sonra yaparsa işte burda sadakat bitmiş iki yüzlü biri olduğu ortaya çıkmış olur.
Şimdi boşanma sebebinde hata var. Zina sebebiyle değil, güven sarsıcı davranış sebebiyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddia edilmeliydi. Doğru, sadakat nikahtan sonra başlar. Ama evlenmeden önce başkasından yaptığı çocuğu, bu çocuk senin diyerek evlendikten sonra da yalan söylemeye devam etmiş. Kadının davranışları bakımından değerlendirirsek nikah sonrası sadakatte bir sorun yok. Ancak güven sarsıcı davranış var. Boşanma sebebe bağlı sonuçlanır. Hakim resen (kendiliğinden) sebebi düzeltemez.. Koca zinadan dava açmış ise davanın reddi doğal. Evlilik Birliğinin temelinden sarsılmasından açması gerekirdi. Karar doğru. Sövme 🤩
Kadın da sadakat vefa olmaz. Kadın evlenince eski müşteri leriile asla iletişimi yatmayı kesmez bunu unutmayın ilk fırsatta dolandırarak iftira atarak boşar kocayı
Hukuk boyutuyla sadakat yükümlülüğü nikah sözleşmesi ile başlar. Aldatmanın nikahtan önce olması, olayın kanunen zina sayılmasını engeller. Nasıl ki evli değilken sevgiliniz başkasıyla yattığında tazminat davası açamıyorsanız, nikahtan önce başkasıyla olan cinsel ilişki de zina sayılmaz ve tazminat konusu olmaz. Kanundaki tanımıyla zina, evli bireyin, eşi dışında karşı cinsten biriyle cinsel ilişkisidir. Bu olayda zinanın koşulları tam olarak gerçekleşmemiştir çünkü kadın hamile kaldığı sırada ortada nikah yoktur.
Yanılıyorsunuz. Hukuk boyutuyla sadakat yükümlülüğü nikah sözleşmesi ile başlar. Aldatmanın nikahtan önce olması, olayın kanunen zina sayılmasını engeller. Nasıl ki evli değilken sevgiliniz başkasıyla yattığında tazminat davası açamıyorsanız, nikahtan önce başkasıyla olan cinsel ilişki de zina sayılmaz ve tazminat konusu olmaz. Kanundaki tanımıyla zina, evli bireyin, eşi dışında karşı cinsten biriyle cinsel ilişkisidir. Bu olayda zinanın koşulları tam olarak gerçekleşmemiştir çünkü kadın hamile kaldığı sırada ortada nikah yoktur.