Fatih Sultan Mehmed her anlamıyla muhteşem gösterildi. Peki ya bir şehri almak adına giden canlar, masum insanlar, verilen zararlar? Gerçekler saptırılıyor ve biz birilerini yüceltmeye hep çok meraklı olmuşuz. Fetih politikaları bana hiçbir zaman insancıl gelmemiştir. Siz ne düşünüyorsunuz? Olaylara farklı açılardan bakma cesaretiniz var mı yoksa size dayatılanları koşulsuz kabul etmek mi tercihiniz? Söylemek istediğim şu; Fatih yüceltildiği kadar mükemmel bir insan mı yoksa ülkesini genişletmek adına her türlü şeyi yapabilecek kadar gaddar bir devlet adamı mı?
Değerlendirmeniz çok saçma. Tarih felsefesine yabancı olduğunuzu gösteriyor. Bir kere Fatih'in döneminde oturmuş ulus devlet kavramları yoktu. İkincisi ulusların sınırlarına olan saygıyı temin eden Birleşmiş Milletler gibi uluslarası kuruluşlar ve güvenlik durumunu veto eden yahut onaylayan BMGK gibi bir konsey yoktu. Tarihsel süreçte bakarsınız ki öncelikle savaşlar evrimsel süreçte avcılık toplayıcı toplumlarda oluşan klanlarla, ardından coğrafi şartlar ile oluşan milletleşme ve devamında yapılan din savaşları bunu tamamlamıştır. Din savaşlarının devamını ise 1618-1648 yılları arasında yapılan Otuzyıl Savaşları nihayete erdirmiştir. Bunun yerini artık savaşların ulus devlet anlayışıyla yapıldığı tezi ortaya çıkmıştır. Fransa bu savaşta Katolik olmasına rağmen Almanya'daki Protestanları desteklemiştir Almanya tehdidi büyümesin diye. Fransız Devrimi sonrasında ise ulus devletçi anlayış imparatorluk toprakları altında "teba" olarak adlandırılan milletlerin ulusluçuluk/milliyetçilik anlayışlarının gelişmesine dair bir sıçrayış gerçekleştirmiştir. Bu Balkanlarda Sırp, Arnavut, Hırvat, daha ilerisinde Macar milliyetçiliği gibi etkenlerle gün yüzüne çıkmıştır. Daha sonraki dönemlerde Osmanlı tebasındaki Ermeniler ve Araplar da bu isyana katılmıştır. Yani Fatih döneminin öncesinde 1071 Malazgirt'te Anadolu'ya açılma reaksiyonu vardı. Sonrasında bu Miryakefelon galibiyeti ve İstanbul'un fethiyle Doğu Roma tehdidi son buldu. Nitekim Doğu Roma yeri geldiğinde Kudüs'ü işgal eden Haçlı istilacılarıyla da işbirliği yapıyordu. Hatta onlar IV: Haçlı Seferi'nde İstanbul'u yakıp yıkmalarına rağmen. Yani adamların dindaşları bile İstanbul'u istila edip yakıp yıktı! İstanbul'un fethinden önce dük olan Lukas Nutaras Latin serpuşu görmektense Türk sarığı görmeyi yeğlerim demiştir. Fakat bunu demesine rağmen Türklere karşı savaşırken ölmüştür. Bizans'ın yıkımından sonra bu sancağı Sırplar kendilerinde gördü. Daha sonra Altın Orda Devleti'nin zayıflamasıyla birlikte Rus çarı Korkunç İvan'ın yükselişi ile Rusya kendisini Osmanlı tehdidine karşı Üçüncü Roma olarak ilan etmiştir. Din adına savaşlar, istilalar ve medeniyet keşifleri vardı o dönemlerde. Kavimler göçü bu istila/fetih (her ne derseniz) bu keşif amacıyla yapılmıştır. Vikingler Rurik Hanedanı ile ilk Rus devletini Ukrayna'da Rurik Hanedanı ile kurdu. Moğollar Ortadoğu'da Pax Mongolica'yı oluşturdu. Ardından İran ve Timur'u bıraktı. Tarih okuyun lütfen. :)
Güzel arkadaşım anlattın teşekkür ederiz. Az çok tarih biliyoruz çok şükür. Sen yayılma politikalarından bahsetmişsin fakat ben zaten bu politikaları doğru bulmuyorum. Din ve millet adına yayılmak; zorla başka insanlar üzerinde egemen olmaya çalışmak. İnsanca gelmiyor ve BMGK olmasına gerek yok vicdan yasası diye bir şey var. Yazılı kurallara gerek yok taş devri değil sonuçta. İnsan öldürmenin yakımın yıkımın ne denli korkunç bir şey olduğu belli tartışılmaz. Yani o dönemin getirisi belki bu denebilir işte savaş her devlette olmuştur vardır diyebiliriz ama şu benim açımdan denemez “Fatih ne onurlu ne büyük bir komutan!” Gerçekçi olalım sadece Fatih de gayet diğerleri gibi gaddar ve işgalciydi.
Öncelikle, Fatih'ten önce İstanbul Latinler tarafından işgal edildi. Diğer yandan Bizans İstanbul'u (Byzantion) Vikingler tarafından bile işgal edildi. Hatta Ayasofya'daki bir mermerin üzerindeki Viking komutanının Vikingce bir yazısı var. "Vahtang burdaydı." yazıyordu sanırım. Aynı zamanda İstanbul Sırp kralı Stefan Duşan ve Araplar tarafından da istila teşebbüsüne uğramıştır ama başarılı olmamıştır. Yani İstanbul'u fethetme yarışı vardı o dönemlerde. İstanbul'a gelen Araplar ilk defa ezanı Karaköy'deki Arap Camii'ni inşa ederek okutturdular. Diyelim ki dönemin şartları nazarında sen devletin başına zoraki olarak geçirilsen ve her ne kadar halûk mizaçlı biri olsan bile savaşmaktan başka ne çaren vardır? Soruyorum, Fatih'in dönemindesin, ya da Yavuz'un dönemindesin, Şah İsmail Doğu Anadolu'da yayılıyor, güney taraftan ise Memlükler bastırıyor. Baban seni devletin başına veliaht tayin etmiş, görevini yapmazsan kellen gidecek, ya da yeniçeriler isyan ediip seni boğazlayacak, ya da başka yeniçeriler seni başa geçirmeye çalışacak. Ne yapabilirsin dönemin konjonktürel şartına göre? Bunlar devlet politikasıdır. Fatih ya da Yavuz "Yaa arkadaşlar Ne mutlu insanım diye. Bırakalım savaş ve Nobel ödülünü alalım nihaha" mı desin? Azıcık tarihi şartlarına göre değerlendirin. Fatih Sultan Mehmet son derece iyi huylu ve entellektüel bir adamdı. Askeri bir dehadır. Yavuz'a gelirsek o dediğiniz gibi gaddar bir adamdır, dedesi Alaüddevle'nin bile kellesini alıp Memlük Sultanı Kansu Gavri'ye göndermiştir. Yavuz'un sevmediğim tarafları var ama Fatih öyle değil.
Hayır fatih de gaddardı ve bak çok güzel anlattın olmak da zorundaydı. Ve bu onlara dayatılıyor diye değil kendi arzularına hitap ettiği için. Kişilikleri buydu. Dönemin şartlarına göre evet değerlendirilebilir fakat günümüzde peygamber muamelesi yapılmasını gülünç buluyorum. Bu insanlar tahta çıkabilmek için kendi kardeşlerini öldürmüş nasıl bir hırs olabileceğini aklım almıyor
Aşırı yüceltildikleri doğru ama maalesef dönemin şartları bunu gerektiriyordu. Yavuz hiç suçu günahı olmayan kardeşi Korkut'u boğdurarak öldürmüştü. Korkut çok da iyi bir insandı. Kütüphanesinde kitabını okuyan kendi halinde biriydi. Kanuni'nin oğlu Mustafa'nın ise tahtta gözü vardı, şehzadeliği döneminde lihye (sakal) bırakırdı. Ancak sakal bırakmak padişaha mahsustur. Sakal bırakarak ve hat çizerek tahta göz dikmiştir. Sonu ise malum... Diğer yandan Pargalı İbrahim Paşa'nın sonu... Bu sadece Osmanlı'da yoktu. Bütün imparatorluklarda vardı. İngiltere Kralı VIII. Henry keyfi olarak karılarının kellesini aldırırdı. Onun kızı Kanlı Mary protestanları diri diri yaktırırdı. Rus çarı Korkunç İvan oğlunu bile öldürmüştü kafası kızıp. Psikopattı. Aynı şekilde kardeş katliamları Babürlülerde de vardı Çin Krallıklarında da. Zaten tarihin kendisi kan, zulüm ve gözyaşı. Cioran'ın Tarih ve Ütopya adlı kitabını tavsiye ederim. Sadece kitabın açıklama kısmını okusanız bile yeter. Francis Fukuyama ise artık insanlığın tarihin son aşamasında olduğunu iddia eder, çünkü medeniyetler çatışması bitti bunun yerini ise insanlığın son evresi olan liberalizm almıştır der. Liberalizm ise bir topluluğa, medeniyete vs ait olmayı değil öncelikle birey olmayı öne almaktadır. Amerika'yı başarılı klan, bireyciliğe rağmen küresel imparatorluk haline getirense bireyci siyasi ve ekonomik ahlaklarıdır.
Benlik bir soru sordun ha, hemen cevabını veriyorum :D
Şimdi Osmanlı ''hoşgörülü bir devlet'' denir ancak Osmanlı'nın hoşgörü anlayışı çıkar ilişkisine dayalıdır biraz. Mesela Urfa ya da Antep taraflarında ateşe tapan bir kesim vardı. Küçük bir kesim. Osmanlı bunların inancına hiç dokunmadı. Ancak ne zaman vergileri vermemeye başladı, o zaman dinî inançlarına yönelik ithamda bulundu. Osmanlı halkın neye inandığını, ne yaptığını umursamaz.
Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethettikten sonra Ortodoksları himayesi altına alma sebebi de onları sevdiği için değil; Katoliklerle birleşip güç oluşturup ileride Osmanlı'ya tehdit unsuru oluşturmamaları içindir.
Fatih'in İstanbul'u fethetmesinin en büyük sebebi, İstanbul'un o dönemde Osmanlı toprağını ikiye bölmesidir. Yani Rumeli ve Anadolu Osmanlı ancak sadece İstanbul'un Avrupa Yakası Osmanlı toprağı değil. Toprak bütünlüğünü sağlamak için İstanbul kuşatılmıştır. Dinî ve ekonomik gerekçeler de var tabii ama onların çok etkili olduğunu düşünmüyorum. Ama en önemlisi, tıpkı eski Türklerde olduğu gibi Osmanlı'da da cihan hakimiyeti anlayışı vardı. Gökte bir Tanrı varsa yerde de bir kral olmalıdır anlayışından bahsediyorum. Halifelik Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı soyuna geçmesine rağmen ondan önce Fatih Sultan Mehmed kendisi için halife unvanını kullanmıştır.
Sadece İstanbul'u fethetmeyi geç, birçok toprağı fethetmek sadece güç ve varolabilme arzusudur. Ancak tarihi dönem şartlarına göre değerlendirmek gerekir. Eğer bunu yapmazsan başka topluluklar gelip senin medeniyetini işgal ederler. İşgal edilmemek için işgal etmek zorundasın. O dönemin şartları bunu gerektiriyordu zira. İstanbul'un fethi de bunun sadece milyonlarca örneğinden biri. I. Haçlı Seferi'nde Hristiyanlar Kudüs'ü ele geçirdiklerinde 70 bin Müslüman'ı kılıçtan geçirmişti. O dönem müellifleri bu olayı ''Kan atın üstünde ilerleyen adamın diz kapaklarına ulaşmıştı'' şeklinde yorumlamıştır. Bu da milyonlarca örnekten biri. Var olabilmek için yok etmek zorundasın. Anlayış bu. O dönem şartları bunu gerektiriyordu zira.
Dönem şartı demeyelim, insanların içinde var olan dürtü bu her zaman vardı ve hep olacak; şu an devletler teknolojinin gelişmesiyle yeni savaş silahlarından korktukları için savaşmıyor. Korku bu duyguyu bastırıyor hepsi bu. Yani gaddar, cani, çıkarcı insanlardı ve Fatih de dahil olmak üzere Osmanlı Padişahları da buna dahildi
Ancak bu bir zorunluluktu. Bak I. Haçlı Seferi'nde Hristiyan şövalyeler erzak sıkıntısından dolayı öldürdükleri Türklerin etini yemişlerdi. Hatta ''Türk eti de lezzetliymiş'' diyen bile olmuştu. Senin bunlara karşı kendini savunman gerekir. Savunabilmek için de gücünün olması gerekir. Güç için de tek çare Osmanlı'nın yaptığı gibi. O dönem şartlarında incelemek gerekir. Günümüzde insan hakları ve çeşitli kuruluşlar var BM gibi. Buna rağmen tabii gene de aynı uygulama gösteriliyor sadece eskiye nazaran farklı bir metot ile.
Osmanlıyı eleştirirken diğer devletleri savunmuyorum zaten. Tarihte her devlet, her millet bunu yapmış çünkü güç gösterisi, tarih bu işte. Da değinmek istediğim nokta biz Türkler olarak geniş çerçeveden bakmayıp sadece kendi penceremizden bakıyoruz. Biz hep haklıyız hep mükemmeliz. İşte biz de herkes gibiyiz anladın mı? Türkler olarak allahın askerleri osmanlı padişahları da gizli peygamber falan değil. Tarih sahnesinde olması gerektiği gibi belki ama öyle ya da böyle yıkıma neden olmuşuz kabul edelim
Ülkeler arasında da orman kanunları işliyor. Misal bugün Abd senin ülkende nükleer silah olmasına müsaade etmiyor. Ona bu yetkiyi kim verdi? Kendisinde nükleer silah varken bizde de olmasına nasıl karşı gelebilir. İnsan yaşamına saygı içinse dünyada insan yaşamına en çok saygı gösteren Türkler'dir. Fatih, İstanbul'u fethetmese Bizans kuvvetli olsa senin ülke topraklarını fethetmekte zerre tereddüt etmez. Dünya toprakları ve kaynakları tüm insanlığın ortak malı. Birileri bunlardan bolca istifade ederken diğerlerinin bunlara muhtaç olması adalete sığmaz. Fetihle adalet sağlanıyor demiyorum. Ortada adaletsizlik var. Güçlünün borusu ötüyor. Güç elde eden hakkını, hatta hakkından fazlasını alıyor. Fatih de çok muhtemel haddi aşmıştır. Bizden olduğu, gücü bize fayda getirdiği için methediyoruz. Tüm insanlık böyle davranıyor. Senin zalim olarak gördüğün yabancı devlet adamlarını o devletin halkı, ülkelerinin menfaatini savunduğu gerekçesiyle destekliyor.
Başka bir çok neden var. Misal yöneten beğenilmiyor. Herkes kendisinin dünya topraklarını daha iyi yöneteceğine inanıyor ve birileri buna teşebbüs ediyor.
Bir de şu var: Sen inanmıyorsan bile bir an İslamiyetin hak olan ilahi din olduğunu düşün. Birileri buna gönülden inanmış ve herkesin bu inanca ulaşmasını, bu inancın dünyada egemen olmasını temine çalışıyor. Zamanında benzerini hem de çok zalimce yollarla hristiyanlar yapmış.
O zamanlar devletin kendini idame ettirebilmesi için vergi çok önemliydi. Ne kadar vergi o kadar zengin devlet o kadar güçlü devlet. Diyelim ki senin toprağında yaşayan insanlar var. Sen güçlü olmak istemez misin? İstersin. Tüm dünyalılar bunu ister. Bu yüzden sen yerinde kalırsan başkaları gelir seni fetheder. Erkeklerin damarlarında akan testesteron hormonu savaşta çok işe yarar. Ağır. işlerde işe yarar. Acılar pek hissedilmez ve dayanıklılık sağlar. İğrenç gelmez. Korku yoksa kesilmekten biçilmekten Korkmazsın. Hepsi eşi ve çocukları güçlü bir devlet içinde yaşasın diyedir. O zamanın şartları bunu gerektiriyordu. Şu anda gayet savaşlar olur ancak teknoloji o kadar gelişti ki hiçbir devlet kafasına hidrojen bombası yemek istemez.
O zamanda olaylar böyle işliyordu demek ki. Bir de İstanbul'u fetheden komutan ne güzel komutan, fetheden ordu ne güzel ordu hadisi var. Bir de bildiğim kadarıyla İstanbul o zamanlar Osmanlı Devleti'nin kalbi gibi bir yerde olmasına rağmen Bizanslılar da olduğu için almak istiyordu falan. Tarih dersim hep berbattı şu an yorum yapıyorum ama bakma Allah yoluna yani benimkisi😅
Bu rahmetli amca padişah olduğu gün 10 küsur tane kardeşini ki o sırada beşikte olanlar dahil öldürtüp kurtuldu yani kaldı ki Bizans askerleri ya da kendi emrindeki askerlerin canları sağolsun napalım toprağımız bize yetsin diyebilir mi sence
Dünyada yapılan zulümler bitti. Kendi Ecdadına gaddar mı değil mi diye mantık yürütüyorsun. Ecdat gaddar olsaydı şu an dünyanın çoğunluğu Türklerden oluşurdu.
ya nolursa olsun, sanki bizans ile el bebek gül bebek mi yaşıyorduk? bizans varken bize hiç rahat olmayacaktı. şu an rahatça yaşıyorsak o canını feda edenler içindir. hiçbir şey yapmadan nasıl planlıyorsunuz özgürce yaşamayı?
Ben de eksiledim. Az sonra bu seviyesiz siteden gideceğim. Siz galiba Almanyada yaşıyorsunuz. Bir zamanlar çalışmak özgürleştirir diyerek zorladılar insanları. Belki orada rahat yaşıyorsunuz ancak bilin ki birçok teknoloji zorlayarak keşfedildi. Arka planı fetih etmek ve işgalci kelimerini kullanarak ifade etmeniz çok basit. yıkık Almanya'dan geriye kalan işgal edilen yerlerden getirilen az miktardaki hammaddeyle mühendisliğin zorlanmasıydı. Vahşet karanlık ve günahları ancak geriye alman mühendisliğini bıraktı... İyi geceler.
@xruwa hahahaha aynen mesela ben de aç Almanların übermensch olduğuna inanıyordum bunu demen iyi oldu artık aydınlandım beyaz kelebekle vakfına üye oldum
Bilmiyorsanız söyleyim Aya giden ilk insanlı roket alman mühendisler tarafından desteklendi. Nükleer çalışmanın kökleri alman mühendislerdir. Amerika ve Rusya roket tek olojilerini Almanya'dan elde etmiştir. Bugün savaş olmuyorsa ülkelerin başında balistik füze patlamasından korktukları içindir.
@xruwa tamam yahu ben Alman milliyetçisiyim ya CCC Almanlar geliyor tanrı almanı korusun... ya sen neyi anlattığının farkında mısın Halis Muhlis Türk vatandaşıyım ben köklerden farklı olabilsemde
O zamanın şartlarıyla bu zamanın şartlarının farklı olduğunu bu zamanda yaşadığımız için algılamaya çalışmanın pek doğru olamayacağını bilemeyecek kadar algınız olmadığı için belirtmek istedim sadece iyi geceler.
İşte böyle düşününce saçmalıyor oluyoruz. Ama kafasına takmış ve ondan başka bir şey düşünemez olmuş. Rüyalarına girmiş hatta ve gücünü kanıtlamak istemiş kusura bakma ama padişah olabilmek için kardeşlerini öldürten birinden bahsediyoruz
@fatihılgın %100 katılıyorum. Çok doğru bir açıklama yapmışsın. Atatürk Trablusgarp'a gidip okey mi oynamış? O da halkının gücü için düşmanlara saldırmaya gitti.
@Burbie 8.189 kişi çatışmada öldürüldü. 10.000 kişi misillemeler ve idamlarla öldürüldü. toplam 18.189 kişi Atatürk'ün yüzünden öldü diyecek zihniyettesin o zaman? o insanlar ölmeseydi, şu an biz böyle konuşamazdık.
Benim dünyamda din yok bir millet yok bir cinsiyet yok bugün savaşların çoğu dine dayalı ve milliyeçliğe dayalı eğer din ve milet kavramı olmasaydı savaş lar çıkmaz fetihler düzenlenmezdi din ler ve ırklar dayatılmasaydi biz hepimiz insandık
Ben islamdan çıktım ve bütün dinleri red ettim şu an deistim Ve kendime herhangi bir millet gözüyle bakmıyorum çünkü hepimiz bir insan ırkıyız hepimiz öleceğiz birgün bugün ben dayatılan siyasi ideolojilerin dayatılan sınırları dayatılan bayrakları red ediyorum ben bir insanım ben bir millet anlayışıyla hareket etmedim etmiyeceğim
Dinler zaten ırkı dayatmaz da ne zannediyorsunuz siz hepimiz farklı dilleri konuşuyoruz ancak hepimizin ihtiyaçları var. Dil demek kültür demek. Şimdi ne sana burada Zencilerin kullandığı sokak ağzıyla All hoes are same desem anlar mısın? Ya da Highest in the room. Ya da im fckin beamer boy desem. Kültür dildir. Asla tüm dünya aynı dili tam olarak anlayamaz. Pek buradan gelir. Din der ki ırklarla tanışın der yer yüzünde fitne çıkarın demez. Doğal olarak birbirimizi anlamadığını için o zamanlar ihtiyaçlar içinsavaşmamız normaldi. O zamanla bu zamanı karşılaştırma kız komik.
@xruwa ya. Bugün orta doğu coğrafyası haç ve hilal yüzğnde kan gölü değilmi. İslam şeriatla yönetilen bir dünya düzeni istiyor haç ise diyor ben. Yıldız ( yagihudi diyor ben ) dinleri ne için dayatıyorlar? Fin olmasaydı savaşların bir kısmı olmazdı bilmiyorum biz evrende insan ırkıyız ya bunu neden kimse göremiyor neden anlıymıyor hepmiz insan ırkıyız dil herkes anlaştığı dilde konuşabilir ben ırktan söz ediyorum bugün dünya ülkelerinde sınır olmasaydı eğer bütün insanlar sadece kendilerine dünyalı olarak baksaydı ve istediği her yerde bulunma özgürlüğü olsaydı olurmuydu toprak savaşları
Ya ne kadar karanlık beyniniz. Görmüyor musun arabaların gittiği şey Ortadoğu'dan çıkıyor? Çölden çıkıyor çölden. Eskiden buralar tropikal yerlerdi. Avrupa serin ve yeşil bir yerde yaşıyor. Doğal olarak daha iyi çalışabiliyorlar.
Bunların din yüzünden olduğunu söylemem ne kadar cahilce.
Git bir öğren başta din neymiş. İslam ne anlatıyormuş?
Cahil insanların yaptığı şeyi nasıl din olarak görebiliyorsun?
@xruwa ne petrolu siz sadece yaşamak için olsaydınız petrol ihtiyacı olmazdı bakya bize kör diyor senin o araban olmazsa iklimin değişmez yazları 50. Görmez çocuklarına gelecek brakırdın sanayileşme ünsan ömrünü kısaltmadımı kendini çok zeki görüyorsun yüksek sesle konuştuğunuzda herkez karşınızda amade olacak geçin bunları geç geç din dayattı sanayileşme devamını getirdi termik santraller kuruldu doğa katl edildi ve bunlar ilk önce din adı altında gerçekleşti çünkü hızlı yaşamak çok güzel araba neymiş petrolmüş petrolun orta doğuda 50 yıllık Bir geleceği var şu an artık başka arayışlara geçildi şimdi uzay madenciliği anasını ağlattılar dünyanın araba neymiş araştır bakalım. Yavaş yavaş neden eski sisteme gidiliyor.