Aile & Toplum konusunda 931 cevap paylaştı. Elbet bir başlangıç noktası var. Fakat buna yaratılış demek zor.. Milyarlarca evren balonlari varken, sadece bizim içinde bulunduğumuz evren 13.5 milyar yaşında. Bizim ömrümüz ise ortalama 75 yıl. Yani evrende yaşama süremiz 75/13.500.000.000 ediyor. Sence evren bizim için mi yaratılmış?
01 Yorumla- +1 yıl
Şu anda evrendeki düzenin sağlanması için istisnasiz bütün atomların aynı düzene uyması gerekiyor. 1 atom bile ben bugün sıkıldım farklı davranıcam dese kaos olur. Atomların her an aynı kurallara uyuyor olmasının mantıklı bir açıklaması var mı? Atomların evrenin düzeni için uymasi gereken kuralların dışına çıkmaması için bana 1 tane mantıklı sebep söyle. Neden düzen bozulmuyor? Atomları her an aynı kurala uygun davranmaya zorlayan şey ne? Tesadüf mü?
En İyi Cevaplar
Tesadüf diye bir şey yoktur, tevafuk vardır. "Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?" İzah eder misiniz? (Risale i Nur)
10 Yorumla
Böylesine muhteşem bir eser tesadüf olabilir mi? Bir köy muhtarsiz olmaz..
23 Yorumla- +1 yıl
Allah yoksa bu dağları kim yarattı diyim ben de 😂😂😂
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
10Cevap
Neye bakarsak Allahin azametini hikmetini görürüz tesadüf demek için akılsız olmak lazım
10 Yorumla
+1 yılSıkıyor artık beni bu muhabbetler laf anlatasım gelmiyor kimseye, isterlerse oralete tapsınlar umurumda değil.
01 Yorumla- +1 yıl
Sıkılıyorsan niye yorum yapiyorsun? Seni kimse yorum yapmaya zorlamıyor.
+1 yılBelki bu tesadüfün de sebep olduğu bir neden vardır
018 Yorumla- +1 yıl
Ne gibi mesela?
- +1 yıl
Mesela insanlığın Doğuş sebebi
- +1 yıl
İnsanlığın doğuş sebebi ne sana göre?
- +1 yıl
Varoluş sebebi ne diosun yani 😏bunu cevabını kimse net veremez ama öznel olarak bence insanlığın varoluşu yaşamın başlangıcı değil yani ondan önce de olan bir canlı yaşamının yeni bir canlı döngüsü başlatması yani bu varoluş insanın varoluşu herşeyin varoluşu değil.
- +1 yıl
Ben öznel sormuştum zaten
- +1 yıl
Cevapladım öznel olarak
- +1 yıl
Tamam 👍🏻
- +1 yıl
Sanırım hoşuna gitmedi fikrim. bir cevap bekliyordum
- +1 yıl
Ben sadece evren tesadüfen mi oluştu dedim. Öznel olarak evet veya hayır
- +1 yıl
Bence hayır bir sebeple.
- +1 yıl
Aslında bu düşündüğünün aksine ispatlanabilir birşey
- +1 yıl
Nasıl
- +1 yıl
Evrende gözlemleyebildiğimiz var olan her şey maddedir ve her bir madde de milyonlarca atomdan oluşuyor. Ve istisnasız her atomun içinde proton, nötron, elektron kuarklar, sicimler vs. barındırıyor bunda hemfikiriz değil mi Madem öyle neden dünya üzerinde bulunan maddelerde proton, elektron vs. varken bizden milyarlarca ışık yılı uzaklığındaki bir gezegenin yapısında da proton, elektoron var? Sonuçta o da bir madde ve bu parçacıkları bulundurmak zorunda. Bu durumun tesadüf olma ihtimali var mı sence? Aklen ve mantıken
- +1 yıl
Tesadüf olmuş olsa aynı parçacıklar aynı düzende ve aynı kurallılıkta olamazdı. Eğer daha da ayrıntılı açıklama istiyorsan bu soruda başka bir görüşün altına yaptığım yorumlar var. Evren kendi kendini yaratabilir diyen kişinin altına yaptığım yorumları okuyabilirsin.
- +1 yıl
Bnce hayır tesadüf değil sebeple dedim sana aynı şeyi savunuyoruz ben sadece tesadüf se bile bir sebebi vardır dedim
- +1 yıl
Tamam sen ispat nedir diye sordun ben de onu açıkladım. Farklı düşünüyoruz demedim ki zaten
- +1 yıl
Ahaha anladım sorun yok aynı şeyi savunuyoruz
- +1 yıl
👍🏻
+1 yılBu hayatta sebepsiz yere olan hiçbir şey yoktur.
10 Yorumla
+1 yıl"Evrende tesadüfe tesadüf etmek mümkün degildir"
10 YorumlaNe saçmaladın sen şimdi
04 Yorumla- +1 yıl
Benzetme yaptım ama anlamadım
- +1 yıl
Anlamadın*
- +1 yıl
Belki yeterince açık yazmamışım. Olabilir.
Aile & Toplum konusunda 932 cevap paylaştı. Allah yarattı en güzel şekilde
00 Yorumla
Gizli Üye(25-29)+1 yılEvren kendi kendini yaratabilir.
060 Yorumla- +1 yıl
O nasıl oluyormuş? Evrenin aklı iradesi mi var ki yaratabilsin?
Cevap sahibi+1 yılBirkaç farklı ihtimal var, bunlardan hangisi bilmiyoruz ama bunlardan biri olma ihtimali yüksek, biri evrendeki pozitif ve negatif enerjilerin toplamlarının sıfır olması. Evren var olduğu süre boyunca toplam sıfır kalacağı için sorun yok. Türkçesini bilmiyorum, İngilizcede quantum fluctuation dediğimiz bir fenomen var, bundan dolayı başlamış olabilir. Bir diğer fikir de cyclic model, evrenin ebedi olduğunu, döngüsel olarak Big Bang ve yeterince genişledikten sonra Big Crunch yaşadığını söylüyor. Başka bir fikir de paralel evrenlerin olduğunu, iki paralel evrenin çarpıştığını, o çarpışmadan da bizim evrenimizin oluştuğunu söylüyor.
- +1 yıl
Peki hadi evrenin oluşumunu bir kenara bırakalım. Şu anda yaşanan olaylar ile ilgili açıklaman nedir? Bir bebeğin 9 ayda evrimi, insan vücudundaki işleyiş, hormonların çalışması, sonuçta bunlar hep düzenli bir şekilde bir sıralamayı takip ediyor. Böyle olmak zorunda değildi. Bir hormon neden şu an bir insanın saglikli yaşaması için olmasi gerektigi gibi hareket ediyor? Veya şu anda evrendeki düzenin sağlanması için istisnasiz bütün atomların aynı düzene uyması gerekiyor. 1 atom bile ben bugün sıkıldım farklı davranıcam dese kaos olur. Atomların her an aynı kurallara uyuyor olmasının mantıklı bir açıklaması var mı? Atomların evrenin düzeni için uymasi gereken kuralların dışına çıkmaması için bana 1 tane mantıklı sebep söyle. Neden düzen bozulmuyor? Atomları her an aynı kurala uygun davranmaya zorlayan şey ne? Hidrojen atomu neden hep +1 veya -1 değerlik alıyor? Sodyum neden hep +1 değerlikli? Elementler neden hep aynı düzene uyuyor? Elektronları neden yörüngeye hep aynı şekilde, aynı düzende diziliyorlar? Ve bunlar birleşerek nasıl bir düzen oluşturabiliyorlar? Bana bunu açıkla
- +1 yıl
Eğer tesadüf olmuş olsaydı her yer kaos olurdu. Fizik, Kimya, Biyoloji gibi bilim dalları oluşamazdı bile. Çünkü düzen olmayan bir yerde hiçbir şey formülize edilemez. Cansız bir evren, bir madde, bir atom yığını nasil olur da kendi kendini yaratabilir? Bu çok mantıksız.
- +1 yıl
Bu saydığım olayların düzenli bir şekilde gerçekleşebilmesi için tüm bunları kontrol eden bir güç olmak zorunda. Hiçbir şey o kadar basit değil
Cevap sahibi+1 yılBen fizikçiyim, biyoloji konuları üzerine yorum yapmam doğru olmaz. Ama biyoloji ile ilgili sorduklarını ben de araştırdım, özellikle biyofizikçilerin ilgilendiği bir konu, biyolojik fenomenlerin temelinde yine fizik yasaları var, yani şaşırılacak bişey yok. Atomların aynı seviyede olması derken neyi kast ettiğini anlamadım, daha açık bir şekilde sorarsan yardımcı olmaya çalışırım. Parçacıklar kafalarına göre davranamazlar, bilinçleri yok. (Tabi kuantum mekaniği de var tabii ama o daha uzun bir hikaye.). Hepsi bazı yasalara uymak zorundalar.
Cevap sahibi+1 yılBir de evrende kaosun olmadığını söylemişsin, evrende kaos var, ilgini çeken bir konuysa kaos teorisini araştırmanı öneririm.
Bu saydıklarını gerçekleştiren şey fizik yasaları- +1 yıl
:) Tatlım kaos teorisini gayet iyi biliyorum. O teori bir nesnenin kurulan duzenekte yapılan bir deneyini anlatiyor. Ve o teorinin kaos teorisi olmasinin sebebi bir sonraki hareketi kestiremiyor olmaları. O teorinin evrendeki düzenle uzaktan yakında alakası yok yani:)
- +1 yıl
Kaos olan yerde Fizik yasaları diye bir şey olamaz. Bırak Fizik diye bir bilim dalının oluşmasını, tek bir yasa dahi oluşamaz. Tek kanun bile formülize edilemez. Kanun diye bir şey olmaz hatta. Düzenin olmadigi yerde nasıl yasa oluşsun? Çok saçma.
Cevap sahibi+1 yılYok gayet iyi bilmiyormuşsun... evrende kaos var. Bahsettiğin tüm maddeler başlangıç koşullarında minik bir oynamada kaotik davranır. Sen bunları numerik metotlarla kestirebilirsin, ama bu kaos olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Cevap sahibi+1 yılFizik yasaları kaosa engel değildir
- +1 yıl
Tamam işte ben yapilan deneyi söyledim. Harekete kaotik denmesinin sebebi bir sonraki hamleyi kestiremiyor olmak. Ama bu hareket meydana gelirken atomların uyduğu kural yine aynı, elektronlarin dizilişi yine aynı, protonların yeri yine aynı, atomların hareket ve dönüş hızları yine aynı düzene uyuyor. Hep aynı düzen ve aynı kurallılık. Bana bunu açikla. Madem duzen yok atomlar neden bu kadar düzenli?
Cevap sahibi+1 yılÇünkü fizik yasaları evrenin dokusuna işlemiş bir durumdalar. Örnek;
yerçekimi vardır ve aynı şekilde çalışır çünkü kütle uzay zamanı büker.
Kuantum mekaniği istatistik ve olasılık üzerine kurulmuştur ki sonsuz sayıda kuantum objesinin bir araya gelmesi klasik mekaniğin yasalarına yakınsanır.
Elektronlar aynı şekilde dizilir, çünkü aynı orbitale iki tane elektrondan fazla sığmaz.
Proton hep aynı yerde çünkü elektronun momentumu çok daha küçük...- +1 yıl
Yer çekimi vardir ve aynı şekilde çalışır diyorsun da ben de sana diyorum ki neden hep aynı şekilde çalışıyor? Neden bazen 3 newtonla bazen 5 newtonla çekmiyor? Neden hiç değişikliğe uğramıyor? Neden hep aynı düzende? Ayrıca kütle uzay zamanı büker diyorsun da KANUNLAR IŞ YAPMAZ. IŞI YAPAN KANUNU KOYANDIR. Ben de diyorum ki bu kanunu koyan kim? Ne? Bu kanunlar nasıl oluştu? Kendi kendine oluşması mümkün değil. Bunun birinin iradesi ile gerçekleşmiş olması lazım. Sen bir fizikçi olarak şunu iyi biliyorsundur ki fizikte bir kuvvet var ise o kuvveti uygulayan biri vardır. Fizikte bir iş varsa o işi yapan vardır. Ben de soruyorum ki tüm bu fizik kanunlarını oluşturan kim? Ne? Hangi kuvvet? F kuvveti oluşabilmesi için o F kuvvetini uygulayan biri olmak zorundaysa eğer, evrendeki bu enerji hareketliliğini sağlayan da bir kuvvet olması lazım. Ve bunu yapanın bilinçli olmasi lazim. Bu kim?
Cevap sahibi+1 yılDedim ya, kütlesi olan herşey uzay zamanı büker. Çektiği kuvvet bir, kendi kütlesine göre, iki, çektiği cismin kütlesine göre değişir. Aynı kuvvette olmasının sebebi, uzay zamanı büküyor olması. Bu kanunların temeli evrenin kendi yapısı, birine ihtiyaç yok, gerçi nereden geldiklerini bilmeseydik bile, bunları birinin koymak zorunda olduğu anlamına gelmezdi. Bilinçli varlıkların kuvvet uygulayabiliyor olması her kuvveti bilinçli bir varlığın uyguladığını göstermez.
- +1 yıl
Ama bu benim sorumun cevabı değil. Bu kanunların temeli nasıl evrenin yapısıdır diyorsun? Senin evren dediğin şey milyarlarca atom yığını. Bunlar mı evrende bir düzen ve kanun oluşturacaklar? Bu akla ve mantiga sığmaz ki. Evren kendi kendini yaratabilir dedin. Nasıl yaratıyor hani? Kim yaratıyor? Senin evren dediğin şey bilinçsiz atom yığınları. Onlar nasıl bir araya gelip bilinçsiz bir şekilde böyle tonlarca kurallılık sistemi oluşturacaklar? Çok mantıksız değil mi? Resmi bayramlarda yapılan gösterileri bilir misiniz? Yüzlerce "bilinçli" öğrenci dizilecegi sırayı "uzun süreli çalışma" sonucunda ancak öğrenip Türk Bayrağı resmi oluştururabiliyorlar. Fakat siz milyarlarca "bilinçsiz" atomun rastgele bir araya gelip o kadar kurallı sistemler oluşturabilecegine inanıyor ve bir de bunu savunuyorsunuz. Sizce de bu komik değil mi?
Cevap sahibi+1 yılHayır, evren milyonlarca atom yığını falan değil. Madde evrenin aşağı yukarı %4-%5ini oluşturuyor. Ben sana evrenin dokusundan ve kuantum mekaniğinin parçacık sayısı arttıkça yakınsadığı limitten bahsediyorum. Evrenin kendi kendini nasıl yaratabildiğini zaten yukarıda anlattım, bunların hiç biri için bilinçli bir kişiye gerek yok. Sen böyle birinin olduğuna inanırsın inanmazsın o ayrı konu, ama fizik sana bu konuda hiçbişey söylemiyor, kozmoloji senin aradığın ispat değil.
- +1 yıl
Tamam öyleyse burada evrenin kendi kendini yarattığı sonucu da çıkmaz. Bununla ilgili bir ispat yok
Cevap sahibi+1 yılBunlardan hiç biri için herhangi bir tanrıya ihtiyaç yok
- +1 yıl
Olmadığına delilin nedir? Eğer bilinç dışı olduğu konusunda eminsen nasıl olduğunu ispatlaman lazım.
Cevap sahibi+1 yılHiçbirşeyin yokluğu ispatlanamaz. İddia Tanrı’nın varlığıdır, bunu da iddia sahiplerinin ispatlaması gerekiyor. Mesela ben de sana evreni tütü giyen uçan filler yarattı diyebilirim, aksini ispatlayamazsın ki...
- +1 yıl
Ya bak sana çok basit bir soru soruyorum. Karbon atomu elektronları neden 2)4 şeklinde diziliyor? Neden o elektronlar hiçbir zaman o düzenden sapmıyorlar? Neden bu kadar düzenliler. Bana bunu açikla diyorum. Bir bilinç olmadiktan onların atomların sürekli o düzende kalmasının hiçbir sebebi yok. Rastgele hareket etmiyor bunlar. NEDEN!
- +1 yıl
Ben sana Tanrının yokluğunu ispatla demedim. Bu evrenin Tanrı tarafından yaratılmadigini idda ediyorsan evrenin nasıl oluştuğunu ispatla dedim
- +1 yıl
Evren kendi kendini yaratabilir dedin. İspatla bunu.
Cevap sahibi+1 yılDiyorum ya, orbitale 2 atomdan fazla sığmıyor. Elektronlar da da teker teker her bir orbitali dolduracak şekilde diziliyorlar. Karbonun proton sayısı 6, stabil olması için 6 elektrona ihtiyacın var, ilk seviyeye 2 atom yerleşti. İkinci seviyede s ve p orbitalleri var. Her birine 2 atom yerleşiyor. Daha fazla sığmaz... sonuç olarak senin birinci seviyede 2, ikinci seviyede 4 elektronun var. Yani dizilim şu:
1s^2 2s^2 2p^2
Cevap sahibi+1 yılBen sana zaten herhangi bir tanrıya gerek olmadan evrenin nasıl oluşmuş olabileceğini anlatan modelleri yazdım. Eğer senim içinde tanrı olan yeni bir fikrin varsa onu ispatlama yükümlülüğü sana aittir.
- +1 yıl
Bak bana bildiğim bir kurallılık sistemi anlatıyorsun sadece. Bana sadece kurallardan bahsediyorsun. Bu bir ispat değil diyorum ben de. Daha dikkatli düşün o orbitale sadece 2 tanesi sığıyor demek ispat değil sadece var olan kuralı anlatmak. İlk orbitale 3. elektronun daha önce hiç geldiğini görmediğin için bunu zorunluluk zannediyorsun. Sığmıyor zannediyorsun. Halbuki 3. elektronun oraya gelip düzenin şu an bozulmaması için hiçbir sebep yok. Tam olarak bundan bahsediyorum.
- +1 yıl
Sen diyorsun ki şunun kuralı şöyle, bhnun kuralı böyle. Ve var olan duzenin sıralamasını açıklamaktan başka birşey yapmıyorsun. Var olan kuralları açıklamak, o şeyin "nasıl" oldugunu açıkladigin anlamına gelmez. Bu kuralları zorunluluk zannetmen de seküler bilimin maddeci bakış açısını dayatmasından kaynaklı.
Bilimsel metodun kendisi dogmalardan ibarettir. Bilimsel metodun kuralları 1: Var olan herşey gözlemlenebilir ve deneylenebilir olmalıdır. (Bu doğma metod evrende gözlemlenemeyen şeylerin var olma "ihtimalini" dâhi reddeder!!! Fakat bununla ilgili bilimsel bir ispatı yoktur ve kendini çürütür!!!)
Metod 2: Evrende her şey neden-sonuç ilişkisine bağlıdır. ( Belki de evrendeki olaylar birbirinden bağımsız olarak hareket ediyor nereden biliyoruz? Neden-sonuç ilişkisinin zorunlu olduguna dair bana 1 tane mantıklı sebep söyle. Bulamazsın! Bu da sadece dogma bir ön kabulden ibaret.). Siz gözlemlere sebep sonuç ilişkisinin zorunlu olduğunu ön kabulüyle başladığınız için zaten her şeyin evrenin kendisinden olduğunu savunuyorsunuz. Evet sizin bu söylediğinizi bilim de söylüyor. Ama temel metodu çürük ve kendisiyle çelişiyor. - +1 yıl
Bilimin yaptigi tek şey evrendeki duzenin her gecen gün daha ayrıntılı bir şekilde sıralamasını bulup bunu kendi yararına kullanmaktır. Neden-sonuç ilişkisinin zorunluluğu? Bu sadece naturalist bir inançtır. Bilim neden sonuç ilişkisi zorunludur der ama bununla ilgili hiçbir bilimsel bir ispatı yoktur. Dolayısıyla terör olarak baştan kendiyle çelişir Batı şu an beşeriyetin oluşturduğu bu bilimsel metodu sorguluyor.
Cevap sahibi+1 yılOrbitale 2 elektrondan fazlasının sığmamasının sebebi elektronların birbirini itmesidir. O yüzden üçüncü bir elektron aynı orbitale yerleşmez. Bu kuralların hepsinin geçerli sebepleri var. Bilime dogmatik diyorsun ama bilim her zaman için hem yanlışlanabilirdir, hem de deney ve gözleme dayalıdır. Bilim insanları sürekli ellerindeki fikirleri yanlışlamak için uğraşır. Şu anda senin tek yaptığın gözleme ve ispata dayalı ve fikirlerinin yanlışlanabilirliğini kabul eden bilimi dogmatik ilan edip, varlığı koşulsuz şartsız kabul edilmesi gereken bir yaratıcıyı her bilmediğin fenomene açıklama diye yapıştırmaktan başka bişey değil. Bilimin derdi bir yaratıcının olup olmadığını araştırmak değil, o felsefenin işi. Ben zaten burada sana var veya yok da demiyorum. Sadece diyorum ki ispat olarak sunduğun şeyler ispat değil.
- +1 yıl
Hayır anlamıyorsun. Bilimin yanlışlanması demek sadece deney ve gözlem alanında yanlışlamadır. Peki ya başta koyulan metodun o saydığım bilimsel metodların yanlışlanabilirliği var mı? Hayır. O hiçbir ispatı olmadigi halde sorgusuz sualsiz dayatılan ön kabuller. Naturalizmin bilimin içine sızmış hali. Bu bir inançtır. Olayların sebep-sonuç ilişkisine bağlı olduğunu düşünmek bir inançtır. Bunun bir ispatı yok. "Orbitale 2 elektrondan fazlasının sığmamasının sebebi elektronların birbirini itmesidir." diyorsun. Fakat olayların sebep-sonuç ilişkisiyle gerçekleştiğine dair hiçbir ispat yok. O elektronlar birbirini itmesinin hiçbir makul sebebi yok. Niye itiyor yani? İtmek zorunda değil diyorum. Bu bir zorunluluk değil. Sen deney ve gözlemle o orbitalde sadece 2 elektron olabildigini gördüğün için bunu zorunluluk zannediyorsun. Eğer 3 elektron alıyor olsaydı onu zorunluluk zannedecektin. Ama bu bir zorunluluk değil diyorum. Sürekli tekrar eden şeylerin var oldugunu gorup ona isim takmak o şeyin nasıl olduğunu açıklamaz. Bu zorunlu olarak hareket ettiginin bir ispatı değildir. 3 elektron da alabilirdi. Hatta şu an 3 elektron almaması için hiçbir sebep yok. Bu düzeni sağlayan bir irade olmadığı sürece ona etki eden enerjinin de, elektronların orbitale yerleşme sayısı da aynı düzende devam edemez.
Cevap sahibi+1 yılGözlemlenemez şeyler bilimin konusu değil ki zaten. Bilim her zaman elindeki ispatlarla konuşmak zorundadır. Bilimin diğer pek çok disiplinle arasındaki fark bu. Ben sana uydurup uydurup masal anlatamam, bu yüzden gözlemlenebilir şeyleri referans olarak almak zorundayım.
Bak ben anlatamıyorum herhalde. Orbitale üçüncü elektronun girmesi mümkün değil. Bu konuda Pauli exclusion principle’ı okuyabilirsin. Onun da sebepleri var. spin üzerine birlikte rapor yazan iki arkadaşım o raporu 5 ayda bitirdiler. Bunlar oturduğun yerden, yeterince fizik bilmeden, “sen öyle zannediyorsun” denecek konular değil.- +1 yıl
Mesele sadece gözlem meselesi değil. Neden-sonuç ilişkisinden bahsediyorum. Burada fiziksel kanunların ne şekilde işlediğinden ziyade neye bağlı olup olmadıklarıdır. Ben neden-sonuç ilişkisinden bahsediyorum bilim bunu söylüyor. Bunu anlamak için fizik kanunlarını bilmek gerekmiyor konu farklı. Konumuz işleyen bu kanunların neye bağlı olup olmadığı. Neden-sonuç ilişkisiyle mi oluyor, yoksa olaylar birbirinden bağımsız mı gerçekleşiyor? Bu da bir ihtimal çünkü. Basit bir örnek verecek olursak bilime göre "yağmurun yağması bitkinin büyümesine etki eder" doğru mu? Çünkü bilim, suyu bitkinin büyümesine bir sebep olarak atar. Fakat bu bir iradenin de sonucu olabilir. Bitkiyi yağmur yağdıktan sonra büyütmeyi tercih eden bir irade de olabilir. İşte bu yüzden neden-sonuç ilişkisini kabul etmenin bir inanç olduğunu söyluyorum. Bilim bunu ön kabul olarak kabul eder ama bununla ilgili bilimsel bir ispatı olmadigi için kendi metodunu çürütüyor zaten. Yani bilim kendi deneyiyle kendi bilimselliğiyle metodunu çürütmüş oluyor. Ama benim metodum bilimsellik değil akıl ve mantık. Benim aklım ve mantığım bunun 2. seçenek olarak bir iradenin sonucu olduğunu söylüyor ki benim metodum bilimin metodunun çürüdüğü gibi kendini çürütmüyor. Akıl hangisi daha mantıklıysa onu seçer. Ben kendiyle çelişen bir metodu değil, çelişki bulunamayan bir metodu tercih ettiğim için Müslümanım
Cevap sahibi+1 yılSenin söylediğin gibi bir örnekte bitkinin iradesi olup olmadığını anlamak için, iradesi olan herşeyde bulunan sistemlerin bir benzerinin bitkide de olup olmadığına bakılır. Bilim insanları aptal kişiler değil, tek bir deney yapılmıyor. Etki edebilecek tüm parametreler teker teker eleniyor. Kaldı ki kuantum mekaniği için şu anda genel olarak pozitivist bir felsefe benimsenmiştir. Bu bile tek başına fizikçilerin sebep-sonuç gibi bir şarta dogmatik bir bağlılık göstermediğinin kanıtıdır.
- +1 yıl
Hayır demek istediğimi anlamadınız. Ben bitkinin iradesinin olup olmamasından bahsetmiyorum. Dışarıdan bir irade olup olmamasından bahsediyorum. Ayrıca sunulan kanıt felsefe mi :) güldürmeyin beni. Felsefe bir bilim bile değildir. Bilimsel metodu bilimde kabul edilmeyen bir şeyle mi ispatlıylorsunuz :)
- +1 yıl
Bu ne çelişki? Bilimin bir iddiası varsa o iddiayı bilim ile ispatlamak zorundadır. Felsefe bilimsel degildir :) Kendi metodunun dışında olan, içinde varlığı bile kabul edilmeyen bir şeyle ispat yapılmaz :)
Cevap sahibi+1 yılSunulan kanıt felsefe değil, şu anda kuantum fiziğine yaklaşım şekli pozitivist felsefe.
Dışarıdan irade olması bir iddiadır. İddia sahibi bunu geçerli bir şekilde kanıtlamadığı sürece, bir kişinin hissiyatı üzerine konsensüs sağlanamaz.- +1 yıl
Neden-sonuç ilişkisi de ortaya atılan bir iddiadır ve inançtan ibarettir. Tekrar söylüyorum olayların sırasını gözlemleyip deneyleyebiliyor olmak, o olayların sebep-sonuç ilişkisi içerisinde oldugunun bir ispatı değildir.
- +1 yıl
Ve adı üstünde pozitif felsefe diyorsun. Felsefe bir düşüncedir zaten. Felsefe ile bilimsel hiçbir şeyi objektif olarak ispatlamayamazsın
Cevap sahibi+1 yılBen de diyorum ki kuantum mekaniğine zaten pozitivist yaklaşım sergileniyor. Sebep sonuç ilişkisi kuracak gizli parametreler bulunamadı, konu kapandı. Ama ortada bir neden sonuç ilişkisi olduğu zaman biz zaten onun gerçekten neden sonuç ilişkisi olduğunu da görebiliyoruz.
Cevap sahibi+1 yılBilim felsefesi diye bişey vardır. Pozitivizm bir yaklaşımdır ispat değil
- +1 yıl
Ortada olayların birbirinden bağımsız gerçekleşme gibi bir ihtimal varken sebep-sonuç ilişkisi ispatlanamaz. Bunu ispatlayabilmeniz için öncelikle dıger seçeneği çürütmeniz lazım. Ancak olabilecek diger ihtimaller yok oldugu zaman neden-sonuç iliskisini bir ispat olarak kabul edebilirsiniz. Ama aksini çürutmeden mümkün degil. Bilimsel deneyler de öyle yapılmaz mı zaten? Önce bir hipotez kurup onu farklı ihtimallerle yanlışlamaya çalışırsın. Yanlışlayamadigin zaman o hipotez gecerli olup teori haline gelir. Neden-sonuç hipotezini doğrulamaniz için de olayların bağımsız olarak işlediği ihtimalini çürütmeniz lazım ki bilimin kendi ön kabulleriyle oluşturdugu metodlarıyla bunu deneyleyebilmesi bile mümkün değil. O yüzden bu hiçbir zaman ispatlanamayacak ve bir inanç olarak kalacak. Kendini kandırma. Sebep-sonuç ilişkisi deneylenip gözlemlenebilecek bir konu değil. Ikisi de inançtır. Neden-sonuc da inanç, olayların bagimsiz olarak gerçekleştiği fikri de bir inanç ve felsefenin konusudur.
- +1 yıl
Hah tamam işte evet. Sonunda bunun bir ispat olamayacağını kabul ettin yani teşekkür ederim.
- +1 yıl
Neden-sonuç iliskisinin kabulü bir inançtır. Bilim felsefesi de en nihayetinde bir felsefedir sonuç olarak. O yüzden neden-sonuç ilişkisinin bilimsel olarak ispatlanamayacağini kabul edip bunun bir inanç olduğunu kabullenmene sevindim. Yalnız bilimin kendisi sebep-sonuç adı altında bir ön kabul yaptigi için bilimin içine de inanç girmiş oluyor ki buna Naturalizm felsefesi deniyor zaten. Her konuda sadece bilimsel bir ispat kabul ederim diyen kişiler de Naturalizm inancını benimsemiş kişilerdir. Ben bunu benimsemiyorum. Benim için bilim sadece olayları gözlemleyip kendi yararına kullanmaktır. Bilimciler gibi her şeyi ispatlamak için bilimi bir doğruluk ölçutü olarak kabul etmiyorum. Çünkü mantiksiz. Örnegin irade bilimsel degildir. Mânâ bilimsel degildir. Bunlara akıl yoluyla ulaşilabilir ve gerçek olduğunu da aklı olan herkes bilir. O yüzden dinleri inkar edip hayata sadece bilimsel metodların ön kabulüyle bakan bir inancı reddediyorum. Ki bu Naturalist inancın mantıksız oldugunu da az önce aklın ulaşıp bilimin ulaşamadığı örnekler vererek de ispatladım
Cevap sahibi+1 yılBirincisi ben sana asla pozitivizm ispattır demedim. Fizikçilerin pozitivizmi benimseyebilmesi dogmatik olmadıklarını gösterir dedim. Ben sana asla sebep sonuç ilişkisi ispatlanamaz da demedim. Okuduğunu anlamıyorsun.
Sen kendi fikirlerinden bu derece eminken benim sana laf anlatmam zaten mümkün değil ama son bir defa daha deneyim... o sebep sonuç ilişkilerinin bulunmasının üzerine bu ilişkilerden daha önce gözlemlenmemiş tahminler yapılır. Bunlardan bazıları direkt bazıları daha dolaylıdır. Hepsi, bu sebep sonuç ilişkisinin olmaması durumunda gerçekleşmemesi gereken tahminlerdir. Daha sonrasında bizim tahmin ettiğimiz şekilde aynı olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek için farklı deneyler tasarlanıp her biri defalarca, farklı araştırmacılar tarafından tekrarlanır. Bu yüzden o sebep sonuç ilişkisinden emin olabiliyoruz.
Kimse sana dinine inanma da demiyor. Senin neye inanıp neye inanmadığın hiçbir bilim insanının umurunda değil. Ama sen sadece bilim hakkında bişey bilmeden atıp tutuyorsun.
Bilimin ulaşamadığı örnekler de vermedin, ben sana hepsini açıkladım. Ama anlamıyorsun çünkü anlamak istemiyorsun. Şu anda bana cevap vermek için kullandığın telefonun/bilgisayarın, internet vs, bilim insanlarının senin kendininkini daha iyi kullandığını iddia ettiğin akıl ve mantıklarıyla/deneylerle/hesaplarla/sebep sonuç ilişkileriyle ispatladığı fenomenlerle, ve mühendislerin yaratıcılıklarıyla icat edildi ve çalışıyor. Bilimin işleyişiyle ilgili herhangi bir problem bulabilmek için ilk önce bilimi bilmen gerekir. Herhangi bir bilim dalına profesyonel seviyede hakim misin? Değilsen tarihe geçmiş ve dünyayı değiştirmiş büyük bilim insanlarına aşık atman ne kadar mantıklı?- +1 yıl
Yazdıklarımı gerçekten anlamamışsın. Senin şu anki algının sebebi yaşanan tüm doğa olaylarını zorunluluk zannetmen. Bunu bir zorunluluk sandığın için yazımda ne kastettiğimi hiç düşünemişsin bile. Ayrıca bilimin ulaşamadigi örnekler vermedin dedin. Öyleyse bana iradenin var olduğunu bilimsel olarak ispatla. İspatlayamazsın. Irade olmasa hukuk diye bir şey olmazdı ama bunu hadi bilimle ispatla. İspatlayamazsın. Yaptigin şey sadece kendini kandırmak. Ayrıca yapılan ve üretilen teknoloji bilimsel metodu aklar mı aklamaz mı onu da sana önereceğim bir videoyu izlersen anlarsın diye umuyorum. Bunu anlamak için bilim insanı olmak gerekmiyor. Bilim insanları mutlak bir sahibi üst varlıklar falan değiller. Onların da kendi içinde bir sürü farklı inançları var ve benim sana bahsettiğim bu birsel metodların dogrulugu da Batı dünyasının sorgulayıcı bişey. Bana bilim insanlarına meydan okuyamazsın derken sanırım benim gibi düşünen insanların araştırmalarını takip etmiyorsun.
https://youtu.be/elqFdofqevI
Cevap sahibi+1 yılTekrar söylüyorum, benim algımı veya neyi doğru veya yanlış bildiğimi, eğer benden daha üst seviyede bir bilim bilgin yoksa sen söyleyemezsin. Bilim insanları tabi ki üst insanlar değil, ama eğitimleri sürecinde tarih boyunca denenmiş ve onaylanmış metotlarla hem konu hakkında bilgi ediniyorlar, hem de daha iyi düşünmeyi öğreniyorlar. Tabi ki hatalar olabiliyor, ama bu hataları düzelten genelde daha zeki ve veya konusuna daha hakim bilim insanları, konu üzerine uzmanlığı olmayan kişiler değil. Gerçi diğer bilimleri bilemem, ama yine de fizikte bir hata bulduysan veya daha iyi bir fikrin varsa tezini veya makaleni görmeyi çok isterim.
İrade konusuna gelince, bu konuda zaten araştırmalar var, şu anda iradenin gerçekten var olup olmadığı tartışılıyor. Sosyolojik şu anda olarak kabul görmüş olması nörologlar tarafından kabul göreceği anlamına gelmiyor.
Benim gibi düşünen insanlar derken zaten çok ciddi bir fizikçi atmanı beklemememiştim ama sen bana resmen Osman Bulut atmışsın?- +1 yıl
Ohoo sen konuyu hiç baştan beri anlamamışsın zaten. Konumuz fizik kanunları degil. Biz burada teori üretiyoruz. Dolayisiyla konumuzun makaleyle falan alakası yok. Sabahtan beri neyi konuştuğumuzu hiç anlamamışsın. Boşuna o kadar dil dökmüşüm. Senin bahsettiğin o bilim insanları benim bahsettiğim metodlar üzerinde çalışma yapmıyorlar. O metodu sorgusuz sualsiz ön kabul olarak kabul edip evrendeki olayları o kabule göre inceleyerek makale yazıyorlar. Sen konuştuğumuz konuyu gerçekten hiç anlamamışsın.
- +1 yıl
Biz burada teori üretmiyoruz* olacak o
- +1 yıl
Benim sorguladigim konuyu şu an bilim insanları tartışmadan sorgusuz sualsiz kabul ederek işe başlıyorlar zaten. Ben bilimsel çalışmalardan değil, bilimsel çalışmaları yaparken kullandıkları metodu sorguluyorum. Attigim video da bilimsel çalışmalarla ilgili değil, o çalışmaları yaparken kullanilan metodun dogru olup olmadigini test ediyor. Bu metodları sormamak için de fizik kimya biyolojide master yapmış olmak gerekmiyor. Konumuz fizik degil, fizik kanunlarini bulurken "kullanilan metodun mantıklı olup olmaması," Senin bilimsel makale arayışın konuyla alakasız bir kere. Önce konuştuğumuz konuyu anla.
- +1 yıl
Konumuz bilim insanlarının bir konu hakkında deney ve gözlem yapıp, daha sonra başka bir bilim insanının deneyi daha da geliştirerek daha iyi bir sonuca ulaşması değil. Bak sana bunu daha en başında anlatmıştım. Bilimde "yanlışlanabilirlik" denen şey o "dogma ön kabul içinde" yanlışlanmasıdır. BEN YANLIŞLAMA YAPILIRKEN "KULLANILAN METODUN" DOĞRU OLUP OLMADIGINI SORGULUYORUM. Bunun için bilimsel bir çalışmamın olmasina gerek yok ki bunu sorgulayan bir tek ben değilim zaten. Bu durum Batı dünyasında bircok bilim insanı tarafindan da sorgulanan bir şey zaten. Sabahtan beri bunu anlatmaya çalışıyorum ama sen hâlâ konumuzla alakasız bir şekilde yapılan bilimsel çalişmalardan bahsediyorsun. Umarım artık anlamışsındır meseleyi.
- +1 yıl
Attığım videoyu izleseydin neyi kastettigimi daha iyi anlardın
Cevap sahibi+1 yılMakale sadece fizik kanunları için yazılmaz. Senin burada fizik metodolojisiyle ilgili bir iddian var ve bilim metodolojisi ile ilgili uygun olan makale yazmaktır YouTube videosu çekmek değil. Ben sana o metotların dogmatik olmadığını söyledim, örneğini de verdim. Bilmiyorsun, öğrenmek istemiyorsun ama yorum yapıp mantıklı argümanlarınların olmayan konularda ısrar ediyorsun. Bana zararı yok, daha fazla seninle vakit kaybetmek istemiyorum zaten, ama komik duruma düşüyorsun ve farkında bile değilsin.
- +1 yıl
Metodların dogmatik olmadigini ispatla. İspatlayamadın işte. Bilim felsefesi falan diye işin içinden sıyrılmaya çalısıyorsun. Bilimsel metodun dogmatik olup olmadigini felsefi bir akımla ispatlamaya çalışiyorsun ki asıl komik durum bu yani :)
- +1 yıl
Kimin komik duruma düştüğünün kararını bu yorumları okuyan varsa onlara bırakıyorum :) daha fazla üzerinde tartışmaya gerek yok size iyi akşamlar :)
Cevap sahibi+1 yılDogmatik olmadığını ispatlayan pozitivizmin fizikçiler tarafından kuantum mekaniği için benimsenebilmiş olmasıdır.
Cevap sahibi+1 yılHerneyse, iyi akşamlar umarım bu konuda daha fazla araştırıp biraz daha düşünürsün
- +1 yıl
Kuantum mekaniği neden-sonuç ilişkisinin bir ispatı degildir diyorum ama nedense bir türlü anlamiyorsun. Neyse nasıl olsa anlaşamicaz. Daha fazla konuşmaya gerek yok
- +1 yıl
Umarım sen de daha fazla araştırsın ve bilimsel metodlari sorgusuz sualsiz kabul etmek yerine doğru mu yanlış mı diye sorgulayıp düşünürsün. Tekrar iyi akşamlar
Cevap sahibi+1 yılBen kuantum sebep sonuç ilişkisinin ispatıdır da demedim ki... tam tersine bilim insanlarını felsefelerini değiştirmeye zorlamıştır onlar da değiştirmişlerdir. Neyse boşver. İstediğim kadar anlatayım bir yere varılacağı yok zaten. Sana da iyi akşamlar.
+1 yılHayır.
10 Yorumla
+1 yılHayır bence
10 Yorumla
Gizli Üye(25-29)+1 yılAha sitedeki ruh eşimi buldum sorunun güzelliğine bak🌸🌸. Evrene düzen diyende helyum atomunun çapı kadar beyin yoktur hidrojen mi deseydim 🤔😂
13 Yorumla- +1 yıl
Evrende gözlemleyebildiğimiz var olan her şey maddedir ve her bir madde de milyonlarca atomdan oluşuyor. Ve istisnasız her atomun içinde proton, nötron, elektron kuarklar, sicimler vs. barındırıyor bunda hemfikiriz değil mi? Peki ben bir soru sormak istiyorum. Madem öyle neden dünya üzerinde bulunan maddelerde proton, elektron vs. varken bizden milyarlarca ışık yılı uzaklığındaki bir gezegenin yapısında da proton, elektoron var? Sonuçta o da bir madde ve bu parçacıkları bulundurmak zorunda. Hadi bu durumu var olduğunu iddia ettiğin beyninle açikla bakalım
Cevap sahibi+1 yılŞimdi evrende olan her şey madde diye başlamışsın ya ondan ne kadar eminiz bu bir? Kara madde enerji hakkında ne biliyoruz çünkü. İkincisi zaten evrendeki her şey maddeyse bunu iddia ediyorsan zaten milyarlarca ışık yılı uzaktaki şeyinde madde olması seni niye bu kadar şaşırttı canım :)
- +1 yıl
O kadar ışık yılı uzaklığındaki bir şeyin madde olması değil, "AYNI ATOMLARI BULUNDURMASI" şaşırtıcı. Sanırım yazımda anlattığım şeyi anlamak için beyin kapasiten yeterli gelmedi. Ne diyim sağlık olsun :) Zihin, bilim ve düşünmeye dayalı konular seni aşıyor belli ki. Sen en iyisi daha basit, aklının kavrayabilecegi işlerle uğraş :)
+1 yılTesadüflere inanıyon mu
03 Yorumla- +1 yıl
Sence?
- +1 yıl
Bu kadar tesadüf olırmu
- +1 yıl
Yazımı okusaydın tesaduf diye bir şey olmadığını anlardın
+1 yılhayır
10 Yorumla
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer