İnsanın suskunluğu, sizin de belirttiğiniz gibi farklı nedenlere dayanabilir. Benim genel olarak sessizliğim, anlaşılamayacağımı düşündüğüm içindir. Hani derler ya; “Elalem ne der” düşüncesi var. Elalem ne der düşüncesi, insan için en büyük hapishanedir.
Anlatmaya çalıştığından fazlasını anlatırsın anlamaz. Yeri gelir sözlerin kuruyup gider dinlemez. Anlamadığı yerde dinlemezse gücün kalmaz. Sen konuşursun o susar bilmez. Anlaşılamamak ne zor dersin, İki çift söz etmez.
Suskunluk bazen kabulleniştir, bazen isyan. Bazen kendini dinlemektir, bazen hiçbir şeyi dinlememek. Bazen bir başlangıcın ilk adımıdır, bazen bitişin.
Bugün kendimi konuşamayacak kadar yorgun hissediyorum... bakıyorum bazen konuşsam da değişen bir şey yok... susmak daha iyi bir cevaptır diyorum anlayana... öylece kabuğuma çekiliyorum...
çevredeki kimsenin kendisini anlamayacağını düşünmesi de bu sebeplerin başlıcalarındandır. şöyle ki çevrenizdeki insanlar, sizinle alakalı şeylere sizin pencerenizden bakamayacak kadar eblek ise size düşen de suskunluğunuzda kaybolup gitmektir.
Bazen susmak gerekir bazen laf anlatamaz susarsın bazen öneminin olmadığını anlar susarsın bazen anlaşılmak icin susarsın bazen de çok sey vardır söylenecek üşenir susarsın.
Yorulmuştur anlatır anlatır bir fayda görmez yipraniz o da vazgeçer sessizlesir yanlizlasir uzaklaşır öyle susar ki susturanlar pişman olur yaptığına ama iş işten geçmiştir susturanlar utansın