Bugünlerde öylesine garip şeyler yaşadım ve hissettim ki bu benceyi yazmak benim için farz oldu. Görüntülere yüklenilen anlamlar, insanlara yapılan haksızlıklar, ruhlara açılan yaralar ve daha bir sürü şey... Yazmasaydım içimde patlayacaktım. Sizlere biraz felsefik sayılabilecek şu soruyu sormak istiyorum:
"Gözlerimiz olduğundan mı bu kadar maddesel görüyoruz; yoksa kalbimiz ve ruhumuz yetersiz olduğundan mı?"
Düşünün lütfen. Birkaç değerli saniyenizi ayırın ve bu cümleyi düşünün.
Hiçbir zaman görüntü benim için önemsiz olmadı. Şimdi burada "görüntü önemsizdir, görünüş nedir ki, boşverin fiziksel kimlikleri" gibi cümleler kullanacak değilim. Benim bahsetmek istediğim:
"Görüntü her şey değildir!"
İlk görüşte aşk mı?
Hadi ama! Bunu yapmayı nasıl başarıyorsunuz? Sadece uzaktan gördüğünüz, sesini duymadığınız, fikirlerini ve düşüncelerini bilmediğiniz, ruhunu hissetmediğiniz birine, hatta bazen sadece bir fotoğrafla nasıl aşık olabiliyorsunuz? Aşk bu mu gerçekten? Fotoğraflara ve ambalajlara nasıl bu derin anlamı yükleyebiliyorsunuz? Sizce de bir yerlerde anlam karmaşası yok mu?
İnsanları kategorize etmekten vazgeçin
Bülent Ortaçgil'in o eşsiz şarkısını dinlediniz mi hiç? "Beni kategorize etme" Hemen bir görünüşle insanları kategorize etmekten vazgeçin. "Bu kız çirkin kesin hiç sevgilisi olmamıştır. Bu kız güzel mutlaka sevgilisi vardır." Bu cümle kalıplarından sıyrılın.
Kendinizce, anlamsız çıkarımlarda bulunmayın
Geçenlerde rastladığım bir soruda diyordu ki "her güzel kızın en yakın arkadaşı çirkin olur" muş. Yok ya, bak sen... Üstelik "çirkinler bataklık gibi"ymişler, kötü kokarlarmış. Ne acınası çıkarımlar bunlar... Demek dış görünüş bir insanı bataklık olarak nitelendirme hakkı veriyor size? Estetik operasyonlara, yapılan makyajlara, kullanılan güzellik ürünlerine harcanan paraları dışlarsak güzelliğinizin yüzde kaçından bilincinizle sorumlusunuz? Üstelik paranın da bir seçim olmadığını, ailenizi de seçme imkanınız olmadığını düşünürsek... Çok şey istiyorum biliyorum; ama lütfen düşünün!
Güzellik görecelidir
Aynaya her baktığımda eşsiz bir güzellikle göz göze geliyorum. Narsist değilim; ama kendimi seviyorum. Bir başkası benim için çirkin, sevimsiz ya da başka herhangi bir şeyi düşünebilir. Yine bambaşka biri de güzel, çekici veya sevimli bulabilir. Siz subjektif yargılarınızla neye, hangi sonuca varmaya çalışıyorsunuz? Neden birden fazla aynı cinsi gördüğünüzde hemen bir kıyaslamaya giriyorsunuz? "O daha güzel, şu daha çekici, bu daha bilmem ne..." İnsanları kırmaktan, yaralamaktan niçin çekinmiyorsunuz? Durun bir saniye... Ruhunuzun güzelliğinden ne kadar eminsiniz?
İnsanı insan olduğu için sevmeye çalışın. Karşı cinse baktığınızda sadece görüntüden ibaret bir obje görmemeye çalışın. Unutmayın, yargılarınızla yargılanacaksınız. Ve başka bir deyişle yargıladığınız kadar yargılanacaksınız...
Aslında gözler her zaman görmez Asıl püf nokta niyettedir , yaklaşma amacındadır...
Mesela bana hep saçma gelmiştir ilk görüşte aşk , " esmer severim " "kirli sakallı " "uzun boylu " kaslı , renkli gözlü vs.. Hepsini çürüten biri olmuştur mutlaka hayatınızda.
insanlar "aşk" ile "hoşlanma" ya da "şehveti" karıştırıyor da ondan. Fiziksel olarak çekici gelen bir kadına "aşık" olduğunu zannedersin ama onun için hissettiğin sadece "şehvet"tir. Şahsen aşk kavramının insanlar tarafından uydurulan duygu bozukluğu olduğuna inanıyorum bu yüzden zırt pırt "aşık oldum" diye ortadan dolaşanlara gülüp geçiyorum
E bu kişi kendini niye gizliyor işte, bu kadar güzel bir Bence yazdıktan sonra? Anlamıyorum ki, düşünceler müthiş, tam benim kafa yapım. Ama kullanıcı adı ne bu kişinin? Arada yorumlarına bakarım, nasıl birisi, bir göreydim.
En İyi Cevaplar