Utangaç Gencin Anatomisi

Utangan Gencin Anatomisi adlı yazıma hepiniz hoşgeldiniz..


Önce güzel bir fon müziğiyle başlayalım..





Evet.. "Aylardır bekledim, açılmadı." "Hala gelip benimle konuşmuyor." "Saatlerce bakıyor ama 1 gün dahi selam bile vermedi." bu cümleleri kurduğunuz ve belki de sırf bu utangaçlığını yenemediği için ilişki tecrübesinden uzak, öz güveni yerlerde, sevilebileceğinden bir haber, mutlu olmaya değil de mutsuzluğa aday olduğuna inancı olan ve belki sizlerin de unuttuğunuz kişilerdir 'Utangaç Erkekler'.

Hepimiz biliyoruz ki ülkemizde 'Utangaç Erkek' ve 'Utangaç Kız' olayı diye bir olay mevcut. 'Utangaç Kız' tırnak içinde bu kızlarımızın sorunu yok. Sorunu varsa da "Erkeklerle Sohbet Edememe." sorunu vardır. Üstte yazdığım ve tüm yazdıklarımın temel sebebi Öz Güvensizlik.




Yaklaşık 18 yaşından beri Çocuk Psikolojisi-Psikoloji-Motivasyon Kaynakları üzerine kitap&makale ve video olmak üzere 4,5 senedir ilgi alanım. Bunun temel sebebi başlıkta da belirttiğim üzere "Utangaç" bir birey olmanın ve reel hayatımda hiç bir kıza tam anlamıyla doğru şekilde yaklaşamamış olmanın(Öz Güvensizlik) götürüleriyle yakından ilgilenmek istememle başladı.


Bu sorunun temeline inmek istiyorum. Açık konuşmayı seven biriyim. O yüzden detaylardan mümkün olduğunca kaçınmamaya gayret ederek yazıyor olacağım.


Kendi ergenliğimin ve kızlara karşı bir şeyler hissedişimin yaşını tam olarak 13 olarak düşünüyorum. O günden bu güne bende hep eksik bir şey vardı. Bunu farketmem tam 5 senemi aldı. Evet.. Tam 5 sene. Aynaya baktığımda kendime hep söyleyecek bir şeyler aradım ve buldum. Olumsuz ne söyleyebiliyorsam kendime söyleme cürretini kendimde her daim bularak hayatmıın en yanlış eylemlerini o zaman yaptım. Babam son derece öz güvensiz ve pasif biri. Sosyal hayatı sadece amcamla kahvede içtiği 1-2 çaydan ibaret. Maalesef onun ilgisinden, babalık ilgisinden ve yakınlığından uzak büyüdüm. Evde biri vardı ama benden uzaktaydı. Olmasaydı da olurdu. Hayatı kemal sunal filmlerinden ve pazar günü trt'de yayınlanan kovboy filmlerinden ibaret biri bana Erkek olmanın belki de birinci şartı "Öz güven" 'i aşılamakta yetersiz kalmıştı. Tüm sosyal hayatım vb. etkinliklerim Annem sayesinde gelişti. Babam hayatı boyu verdiği sözleri tutmadı. Aramızda Baba-Oğul ilişkisi hiç istediğim gibi gitmedi. Soru sorduğumda fazla soru soruyorum diye, öksürdüğümde bir den fazla öksürüyorum diye, hızlı konuşuyorum diye, istemediği ama iyi niyetli bir arkadaşımla takılıyorum diye çok kızardı. Ani çıkışları vardı. Tahmin edemezdim ve hepsinden daha acı bir mevzu varsa o da kendi babasından hiç bir şey görmemiş, sadece kullanılıp hayatına terkedilmiş olmasıydı.


Peki bunun olması aynı durumu benimde yaşamam gerektiği gerçeğini babamın kabullendiği miydi ?

Evet bu soru zihnimi çok meşgul etti. Şu an çok şükür öz saygımı koruyabiliyorum ya ama 'Öz Güven' ? Çocukluğumda Babamın varlığını ruhuma sindirememiş, karşımda baba olarak yetişkin birini bulamamış, rastgele yetiştirilmiş, sadece ana eline bırakılmış ve erkekliğine geçişte bile babasından destek almamış bir genç. Evet bu benim.


Bu durumu benim oğlumun/kızımın yaşamaması için "Bir çocuğun psikolojisi nasıl olmalı ?" sorusuna yanıt aradım. Süper dadı & Doğan Cüceloğlu ve Psikoloji Sitelerinden değerli hocaların neredeyse hiç bir programını makalesini kaçırmadım. Sizlere de tavsiyem değerli çocukluğunuz yanlış eylemlerle harcanmış olabilir ama sizde bu isyana katılın. Bu yanlışa karşı doğru ve dik duruş sergileyebiliriz. Mutlaka ama mutlaka evlatlarımıza karşı sohbet etmeyi seven, onlarla aktivite yapmaktan korkmayan/kaçınmayan, büyüklerimizin yanında her nerede olursa olsun onlara sevgide kusur etmeyen, bir adamla konuşuyormuşçasına onunla muhabbeti 3 yaşında dahi olsa eden ve onun hayal dünyasına saygı duyan, ciddiye alan bir baba/anne olun. Bu dünyada onların sizden başka birisi yok.



Bazı sorularda okuyorum. Bakıcı, kreş veya ananne/babanne bakar. Sizce ne kadar doğru eğitim verebilir ? 08:30-18:30 arası iş hayatı olan döndüğünde de evladıyla 1 saat bile ilgilenemeyecek olan bizler nasıl olur da evladımızı dikkat edin !! Annemiz dahi olsa bırakabiliriz ? Sırf başına bir şey gelmesin istediğimiz için evlatlarımız yanlış eğitim alıyor. Üstelik karakterin oturduğu 0-6 yaş arası dönemde çocuk "Kreş-Bakıcı-Ananne/Babanne" üçgeni içinde çalkalanıp duruyor. Sizden öğrenmesi gereken hiç bir şeyi tam öğrenemiyor. Unutmayın ! Doğru yetişmediyseniz doğru yetiştiremezsiniz !



Maalesef geçmiş neslimiz ilgiden , sevgiden , aktiviteden ve şefkatten uzak yetişti. Bir çoğunun gözlerine biraz bakarsanız bunu anlarsınız. Bir çoğu "Çocuk Psikolojisi nedir ? Çocuklara nasıl davranılması gerekir ?" 'in cevabını veremiyor. Hepimiz çocukluk yaşamadık mı ? Elbette annelerimiz/babalarımız tüm iyi niyetleriyle mücadele verdiler ama ne kadarı doğruydu ? Kendi anne ve babalarından edindiklerinin yüzde kaçı bizim ruhumuza/karakterimize işlemeliydi ? İşte bu noktada öylesine derin yanılgılar var ki.. Eğer bir çoğumuz Öz Güvensiz, bir çoğumuz aşırı heyecanlı, bir çoğumuz korkak, bir çoğumuz şiddet yanlısı ve maalesef bir çoğumuz özellikle kızlarımız baba sevgisinden uzak kaldığı için çareyi yaşça büyük erkeklerde aramakta.




Siz siz olun arkadaşlar.. Evlatlarınızı yetiştiremeyecekseniz dünyaya gelmesine vesile olmayın. Çok borcunuz var ama iç güdünüz çocuğun olmasını mı istiyor ? O zaman ona kim bakacaksa onun gerekli eğitimi aldırtın. O eğitime göre çocuğunuza bakılmalı. Eğer bu imkanlarınız yoksa borcunuz bitmeden, ona zaman ayırmadan, onun hayatında daimi bakıcı olmadan kimse ama kimse ona doğruları özellikle doğru duyguyu aşılayamaz ! Elbette bunların hepsi içinde büyük emek lazım. Kolay değil ! Bir insan yetiştiriyorsunuz. Kız-Erkek ilişkisini geçtim. İş görüşmesinde bile dik duruşunu muhafaza edebilmesi, karşısındakini etkileyebilmesi ve kendinden emin olabilmesi için temel gereksinim olan "Öz Güven" aileden alınır. Siz olmazsanız o çocuk bir birey olamaz ! Siz olmazsanız o çocuğun hayatta varlığı riske girer ! Kim ister çocuğu öz güvensiz ve öz saygısından uzak yetişsin !?



Biriniz diyebilir mi ? "Benim çocuğum aynaya baktığında kendine mana bulsun. Ağzına gelen tüm hakaretleri saysın." diyebilir mi ?



Bir kişi bile buna onay vermeyeceğine göre kendi hayatınızda olan eksikliklerin farkında olmayanlar dahil farkında olsunlar ! Yarın bir gün Anne/Baba olacaksınız. Saygı ve Selamlarımla.


İkinci yazı dizisi hakkında bir takım düşüncelerim var. Gelecek yorumlara dayalı olarak yazımı şekillendirmek istiyorum. Kendinize iyi bakın. Farkındalığınızı arttırın ve lütfen doğru bilgiyi hayatınızda özellikle anne/baba adayı olmaya yakınsanız bilgi/davranış kademenizi bir kaç adım ilerlettirin.


Sağlıcakla.


Utangaç Gencin Anatomisi
Cevapla