Dostunuzun Hayatına Nasıl Girdiyseniz, Çıkmasını da Bilin!

Merhaba, yeni bir bence ile karşınızdayım.



Öncelikle şunu söylemek isterim ki, kimse dostunu kaybetmek istemez. Dostlarımız, dost diyebildiklerimiz; hayatta birlikte rol almak istediğimiz kişilerdir.

Dostunuzun Hayatına Nasıl Girdiyseniz, Çıkmasını da Bilin!



Ama, bazen dostlarimizla aramıza mesafe girebilir. Kavgalar, yalnış anlaşılmalar ve bunun gibi bir sürü neden... Onları kaybederiz. Kaybetmekten çok, iliskimize ara veririz. Artık sadece selamlasiriz ya da o bile olmaz. Bu dostumuzla son görüşmemizdeki ayrılık nedenine bağlıdır.



Ama bırakın da, bazen bir kaç dostunuzu yitirin. Kırık dökük bir dostluktansa, sade bir tanımışlik daha iyidir. Her gün kavgalarla kalbinizi daha da kıracağınıza, anlaşin ve uzun süre görüşmeyin. Ya da sınır koymayın. Bırakın akıp gitsin zaman, yeni arkadaşlıklar kurun.



Her gün kavga ettiğinizi düşünün. Hiç düşünmeden birbirinizi incittiğinizi... Iliski daha da kötü bir hal alır. Bu sefer düşman da olabilirsiniz. Birbirinizden ölesiye nefret etmektense, biraz aranıza mesafe koyun ve düşünün, "Bu dostluğu zedeleyen taraf ben miydim?"



Zaman geçerse biraz birbirinizi de özlersiniz. Bir bakmışsınız, unutulmuş olup bitenler. Yeniden, sağlıklı bir arkadaşlığa başlamışsınız.


Arada hala kötü anlar yaşanıyorsa, belki hala süreniz vardır mesafe için.



Eğer hala yaşanıyorsa tadı damakta acı kalan şeyler, demek ki dostunuzun hayatindan çikma vakti çoktan gelmiştir.



Siz denediniz, yanılmış da olabilirsiniz, yanılmamış da... Ama şans verdiniz dostlugunuza. Üstünüze duseni yaptınız...



O halde, artık küçük bir vedanın vakti... Gözlerinin icine bakarak, sakin bir ses tonuyla anlatın ona. Eger biraz gururu varsa, artık sizle görüşmeyecektir zaten...


Dostunuzun Hayatına Nasıl Girdiyseniz, Çıkmasını da Bilin!





Dostunuzun Hayatına Nasıl Girdiyseniz, Çıkmasını da Bilin!
Cevapla