Kur'an'ı Kerim Değişti Mi?

Öncellikle yaklaşan Ramazan-ı Şerifleriniz hayr olsun. Ramazana özel bu bencemdeki amacım, bilimle kanıtlanan ayetlere yer vermektir. Normalde Kadir Gecesinde atacaktım ama mantıkken düşündüğümde bugün atmam daha mantıklı geldi bana. Madem ki çoğu zaman doğru dürüst araştırılmıyor veya çarpıtılıyor ben de makalelerin altını çize çize gözünüze sokmaya karar verdim. Biliyorum ki bu bencem pek okunmayacak çünkü KS'nin kitlesi belli lakin yine de paylaşacağım. Bir kişi bir kişidir... Sizlere anlatacağım şeyler çok uzun olduğundan bu benceyi üçe bölerek paylaşacağım. İki üç paragraflık konu değil çünkü bu. Derin bir nefes alarak okumaya başlayın. Bu arada, şu an ben bir alim ve bilim adamı değilim. Bu yüzden bunları yazma haddini kendimde bulamadım. Ben sadece araştırmalarımın neticesinde bulduğum şeyleri yazdım. Eğer yanlışım varsa düzeltin.

Kuran’ın ilk ayeti olan “İkra / bismi rabbikellezi halak” yani “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” ayetiyle aylar öncesinden (ağustos-eylül 2023 gibi) yola çıktığım bu benceyi hazırlamaya karar verdim. Her bir cümlem kaynağa dayanıyor ve bilimsel veri olan yerlerde kendi düşünceme kesinlikle yer vermedim, veremem de zaten.

Çoğu kişi bilim ile Kuran’ın çeliştiğini söyler lakin bu tamamen safsata cümleleri. Bu, "dünya düzdür" demek gibi bir şey. İlk ayeti “oku” olan bir din nasıl olur da bilimle çelişebilir? Kesinlikle çelişemez. Hem ilim ile ilgili bir sürü ayetler ve hadisler mevcutken...

Yaratan rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir. (Alak, 1-5)

Kur’an’ı inceleyip düşünmüyorlar mı? Eğer Allah’tan başka birinden gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık ve çelişki bulurlardı! (Nisa, 82) O halde yaratanla yaratamayan bir olur mu? Siz düşünmez misiniz? (Nahl, 17) Gerçekliğinde şüphe bulunmayan, her şeye hükümran olan Allah yüceler yücesidir. Sana vahyi tamamlanmadan Kur’an’ı okumada aceleci davranma ve “Rabbim! İlmimi arttır” de. (Tâhâ, 114) Ey iman edenler! Size, bulunduğunuz toplantılarda “Yer açın” dendiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Davranıp kalkın” dendiğinde de kalkın ki Allah içinizden (gerçekten) iman etmiş olanları ve ilim sahibi olanları yüksek derecelere çıkarsın. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır. (Mücâdele, 11) İşte biz, insanlara bu misalleri anlatıyoruz ama bunların hikmetini gerçek bilgi sahibi olanlardan başkası kavrayamamaktadır. (Ankebût, 43) İlim taleb etmek/öğrenmek her müslümana farzdır. (İbn Mace, Mukaddime, 17)

Daha çok yazabilirim, yazmadığım daha çok fazla ilime teşvik eden kısımlar var.

Ha olaki çelişti -deniliyorsa- o zaman yaptığımız bilimde kesinlikle eksiklik vardır. Çünkü bilim mutlak gerçek değildir, zamanla değişebilir. Bunu inkar eden bilimi inkar etmiştir çünkü bu bilimin ilkelerindendir. Mesela yanılmıyorsam 2022 yılıydı, o yılda fizik ilmindeki W bozonunun kütlesi yanlış hesaplandığı ortaya çıktı. (https://www.memurlar.net/album/22134/fizik-biliminin-kanunlari-yeniden-yazilabilir-w-bozonun-kutlesi-yanlis-cikti.html) bu linkten veya (https://www.fizikist.com/bilim-insanlari-boson-sonucunun-yanlis-hesaplanmis-oldugunu-belirtiyorlar) bu linkten bu konuyu araştırabilirsiniz.

Veya direkt makaleye bakabilirsiniz: https://cds.cern.ch/record/2853290

Bu sadece bir örnek. Bunun gibi bilimde birçok şeyin yanlış olduğu bulunup doğrusu açıklandı.

Kuran’da geçen ve günümüzde “bilimle” kanıtlanan olaylara, durumlara geçmeden önce sizlere Kuran’ın değişmediğini kanıtlamam gerekiyor. Çünkü ne kadar örnek verirsem vereyim, “Ya Kur'an değiştiyse?” sorusunu doğal olarak soracaksınız. O soruyu inşaallah birkaç şekilde açıklayacağım.

Kuran'nın değişmediğini, değiştirelemeyeceğini sadece bu benceyle açıklayacağım. Bu benceyi paylaştıktan sonra asıl mevzuyu ikiye bölerek paylaşacağım. Yani toplamda 3 bence paylaşacağım dediğim gibi. Şu anki okuduğunuz bence asıl bahsetmek istediğim konudan ayrı bir konu olduğu için ayrı bencede paylaşmayı düşündüm. Diğer, asıl mevzuyu da çok uzun olduğu için okumaktan sıkılmayın diye onu ikiye bölmeye karar kıldım. Şu an bunu okuyorken asıl meseleyi paylaşmak için yazıyor olacağım. (En fazla 20 resime izin veriyor bir bencede. Ona göre yazacağımdan dolayı 3 bencede değil, 3'ten fazla bencede yayımlayabilirim.)

1) Tarihi verilerle en eski Kuranı Kerim Temmuz 2015 yılında İngilteredeki Birmingham Üniversitesinde bir eser bulunuyor. Bu esere ilk baktıklarında çok eski olduğu anlaşılıp karbon 14 testi uygulanıyor. Uygulandıktan sonra 1370 yıllık eser olduğu ortaya çıkıyor. Daha sonra bu eser nedir deyip baktıklarında Kuranı Kerim olduğu anlaşılıyor. Günümüzdeki Kuranı Kerimle karşılaştırınca aynı olduğu ortaya çıkıyor.

Kuranı Kerim Değişti Mi?

Görselin sağ tarafında Birmingham Üniversitesinde bulunan Kuran’dan bir parça verilmiştir. Dalgalı çizgiyle ayrılmış olan kısmın üst tarafı Meryem Suresinin son ayetleridir. Çizginin altındaki ise Taha Suresinin ilk ayetleridir. 1370 yıllık Kuranla günümüzdeki Kuranı karşılaştırdığımızda görüyoruz ki birbiriyle uyuşuyor. Tek harf ne eksik ne fazla...

-----------------------

Kuranı Kerim Değişti Mi?

Yine aynı şekilde sağ tarafta Birmingham Üniversitesinde bulunan bir sahifede (sayfada) Kehf Suresi 17-23 ayetleri yer alıyor.

-----------------------

Kuranı Kerim Değişti Mi?

Burada da Kehf Suresinin devamı olan 23-31 ayetleri yer alıyor.

-----------------------

Şimdi belki, "Kelimelerin uyuştuğunu nereden biliyorsun? Belki bizi kekliyorsun. Belki bir harf eksik veya fazla." diyebilirsiniz. O halde, mesela Kehf Suresinin 17. ayetini eski bir mushaftan inceleyelim:

Kuranı Kerim Değişti Mi?

Pembe ve maviyle işaretlediklerimin kelimelerini aşağıya yazdım. Karşılarına da ok çıkartıp kelimelerin anlamlarını yazdım. Kırmızı ile numaralandıklarımı da aşağıya X. numara diye bilirttim.

1. numara: (وتر ى) — > [ve görürsün]
2. numara: (الشمس) — > [güneşi]
3. numara: (اذا) — > [vakit/eğer]
4. numara: (طلعت) — > [doğdu/yükseldi]
5. numara: (تزور) — > [eğilir]
6. numara: (عن) — > [-ndan]
7. numara: (كهفهم) — > [mağaraları]
8. numara: (ذات) — > [doğru]
9. numara: (اليمين) — > [sağa]
10. numara: (واذا) — > [ve vakit]
11. numara: (غربت) — > [battı (güneş)]
12. numara: (تقرضهم) — > [makaslar/çaprazlar onları]
13. numara: (ذات) — > [doğru]
14. numara: (الشمال) — > [sola]
15. numara: (وهم) — > [ve onlar]
16. numara: (في) — > [içindedirler]
17. numara: (فجوه) — > [bir gedik/bir oyuk]
18. numara: (منه) — > [onun (mağaranın)]
19. numara: (ذلك) —> [işte bu]
(...)

Meali: Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru; ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru; ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın); işte bu; ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.

Mushafa bakmak isterseniz: https://corpuscoranicum.de/en/manuscripts/1587/page/9r?sura=18&verse=17

Kuranı Kerim Değişti Mi?

Bu da Kehf Suresinin 17 ayetidir. Telefonunuzdan da açarsanız görürsünüz zaten. Şimdi, az önce X. numara diye gösterdiğim kelimelere baştan aşağıya doğru bakın. Sonra bu ss'e bakın. Aynı kelimelerin olduğunu göreceksiniz. (19. numarada bitirdim. Normalde devam ediyor gördüğünüz üzere.)

Meali: (Mağaraya sığındılar. Orada baksan) güneşin, doğduğu zaman mağaralarının sağına vurduğunu; batarken de onlara dokunmadan sol taraftan geçip gittiğini görürsün. Onlar ise mağaranın ortasındalar. İşte bu, Allah’ın âyetlerindendir. Allah kime hidayet ederse işte o doğruyu bulmuştur; kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek bir rehber bulamazsın.

Bunun gibi başka diğer eski mushaflardaki ayetler de bu şekilde, tek bir harf ne eksik ne fazla...

Bir de kendilerinden dinleyelim:
(https://youtu.be/jowQond7_UE)
İngilizcesi olmayanlar için videonun kısa bir özetini geçeyim,
"Şimdiye kadar keşfedilen en eski Kuran parçalarından birini görebilirsiniz. Muhtemelen parşömen üzerine yazılmıştı. Koyun veya keçi derisinden yapılmış olup, üstün kalitede olduğu uzmanlar tarafından tarihlendirilmiştir. 1.300 yıllık olup dünyanın bilinen en eski Kur'an-ı Kerim parçasıdır. Araştırmacılar bu muhteşem belgeye daha yakından bakmaya karar verdiler, ta ki bunun onlarca yıldır bir üniversite kütüphanesinin raflarında fark edilmeden duran eski bir belge olduğunu fark edene kadar. Sayfanın radyokarbon tarihi yaklaşık MS 645 ve bu da üniversitenin bilinen en eski örneklerden birini keşfettiği anlamına geliyor." Videoyu çevirirsek bu şekilde...

-----------------------

Aynı zamanda Birmingham Üniversitesinin kendi sitesinde bu konuyu açıkladılar.

Kuranı Kerim Değişti Mi?
Kuranı Kerim Değişti Mi?

Mavi ile çizdiklerim: 22 Temmuz 2015'te yayınlandı.

Üst ss'teki kırmızıyla çizdiğim: Radyokarbon analizi, metnin yazılı olduğu parşömeni %95,4 doğrulukla MS 568 ile 645 yılları arasına tarihlendirmiştir.

Alt ss'teki ilk kırmızı: Sonuç, yaprakların genellikle MS 570 ile 632 yılları arasında yaşadığı düşünülen Muhammed Peygamber'in (sav) zamanına yakın olduğunu göstermektedir.

Alt ss'teki ikinci kırmızı: Araştırmacılar, Kur'an el yazmasının İslami kutsal kitabın hayatta kaldığı bilinen en eski yazılı metinsel kanıtları arasında olduğu sonucuna varıyorlar.

Sitesi: https://www.birmingham.ac.uk/news-archive/2015/birmingham-quran-manuscript-dated-among-the-oldest-in-the-world

Ayrıca bu siteden de buna bakabilirsiniz. Hem orada birçok sayfa HD biçiminde paylaşılmış.
Site: https://www.muslimworldjournal.com/oldest-quran-found-in-birmingham/

"Belki bu ayetler de (az önce paylaştığım eski sahifeler) önceden zamanında değiştirilmiştir?" diye aklınıza bir soru gelmiş olabilir. Böyle bir soru aklınıza gelmesin çünkü vahiy katipleri vardı. Peygamberimiz (sav) zamanında birbirleriyle mukabele ederlerdi, Kuranı ezbere biliyorlardı. Eğer yanlış bir şey konulacak olsa diğer vahiy katipleri işe el atar veya herhangi başka biri de yanlış söyledin derdi çünkü hepsi Kur'ana hakimdi ve onların imanı çok kuvvetli olup bizler gibi değildi, hafızları da çok kuvvetliydi.

2) Özbekistanın başkenti olan Taşkentte Hz. İmam külliyesinde "Osman Mushafı" olarak bilinen, üzerinde Hz. Osmanın kanının aktığı ifade edilen ceylan derisine yazılı Kuranı Kerim, külliyede muhafaza edilmiştir. Hatta ek bilgi vereyim, rivayete göre Mushaf, Osman’ın öldürülmesinden sonra, Halife Ali tarafından Küfe’ye getirilmiş, 1402’de bölgeyi talan eden Timur’un eline geçmiş, 1485’te Semerkand’da ortaya çıkmıştır. 1868’de Rus işgalinden önce Hoca Ahrâr es-Semerkandî Mescidi bitişiğindeki Ak Medrese’de muhafaza edilen el yazması Kuran’ın Timur’un Kufe’den getirdiği Mushaf olduğu ileri sürülmüştür. "Osman'ın Kur'anı" diye anılan ve ziyarete açık iken varakları birer birer kopartılıp kaybolan eser, 24 Ekim 1869’da St. Petersburg Ulusal Müzesi’ne nakledilmiş. Semerkant Kur’anı, 1891’de şarkiyatçı Shebunin’in yayımladığı bir makale ile bilim dünyasına tanıtıldı ve 1905’te tıpkıbasımı yapıldı. 1917’de Lenin’e yazılan bir mektupla Müslüman topluma iadesi istenmiş ve bu istek yerine getirilmiştir. Bir süre Ufa’da kaldıktan sonra 1924’te Taşkent Dini İdaresi’ne teslim edilen Kur’an, 1926’da Taşkent Eski Eserler Müzesi’ne nakledildi. (Wikipedia)

Kuranı Kerim Değişti Mi?
Kuranı Kerim Değişti Mi?

Bu videodan da izleyebilirsiniz: https://www.fikriyat.com/gundem/2017/10/23/kuran-i-kerimin-ilk-nushasi

3) İstanbuldaki Topkapı müzesinde yine aynı şekilde çok eskilere dayanan yıllık Kuranı Kerim mevcuttur. Gidip görebilirsiniz, Ayasofya'nın hemen arkasında.
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından 1811 yılında Sultan II. Mahmud’a hediye edilmiş 408 varaktan oluşan el yazması Kur’andır. Deri üzerine kûfi hatla yazılmıştır. İlk varakından önce yazılmış 1811 tarihli bir tanıtım yazısı bulunur. Bu tanıtım yazısında bizzat Halife Osman tarafından yazıldığı, uzun zaman Kahire’de muhafaza edildiği, Kavalalı tarafından Osmanlı padişahına hediye edildiği belirtilmiştir. Paleografik incelemeler, hicri 2. yüzyılın başlarında yazıldığını gösteriyor.

Kuranı Kerim Değişti Mi?
Kuranı Kerim Değişti Mi?

Bu bence için kendi çektiğim fotoğraflar da var:

Kuranı Kerim Değişti Mi?
Kuranı Kerim Değişti Mi?
(Amca önüme geçmeseydi iyidi 🙄 Göbeği bile yansıyor...)
(Amca önüme geçmeseydi iyidi 🙄 Göbeği bile yansıyor...)
Kuranı Kerim Değişti Mi?

Zaten fotoğrafta Bakara Suresinin 190. ayeti olduğu yazıyor. Telefonunuzdan da bakarsanız aynı şeylerin olduğunu görürsünüz:

Kuranı Kerim Değişti Mi?

4) Bunların yanında, “Tübingen Kuran’ı, Yemen Nüshası, İslam Eserleri Müzesi, Şam Evrakı (türk islam eserleri müzesi), Rusya St. Petersburg Şarkiyat Enstitüsü, British Library Kuran, Mısır el Hüseyni Camii Kuranı, Mısır Milli Kütüphanesi, Amasya Kütüphanesi Kuranı, Berlin Devlet Kütüphanesi Parşemenleri, Hollanda Leiden Üniversitesi, Mevlana Müzesi Kuranı” da eski kuranlardır.
Bu linke tıklayarak okuyabilirsiniz (buna tıklamadan kesinlikle geçmeyin): http://kolaykuran.blogspot.com/p/kuran.html

  • Bu 4 örneğin yanında şunları da ekleyeyim,

a) Bundan yaklaşık bin küsür yıl önce İslam alimlerinin eserleri hâlâ günümüze kadar gelmiştir. Eser dediğim şey de tefsir -biliyorsunuz ki tefsir dediğimiz şey Kuran’ın açıklaması. Şimdi diyeceksiniz ki “Kuran zaten açık bir kitap değil mi?”. Direkt link bırakacağım çünkü konudan olabildiğince sapmamaya çalışacağım (https://youtu.be/OrpejMZ5dKU?si=ullOtZlArmDK9NJT). Ayrıca tefsirler bize ayetin nasıl anlamamız gerektiğini söyler. Eğer tefsirler olmasaydı bir grup insan yanlış yere çekerdi ayeti. Bundan sonraki atacağım bencede "dağ" meselesi demek istediğime örnek olacaktır-. O tefsirlere açıp baktığımızda açıklanan ayetler, günümüzdeki ayetlerle aynı. Kuran’ı Kerimi değiştirmeye kalkışsanız mesela İmam Rabbaninin eserlerine baktığımızda oradaki açıklanan ayetler ile şimdiki ayetler aynı değil deriz. Lakin islam alimlerinin kitaplarına baktığımızda orada bahsedilen ayetler ile günümüzdeki ayetler birbiriyle uyuşuyor.

b) Diyelim ki Kur'anı değiştireceksiniz. İlk hangi ayetleri çıkarırsınız? Namaz, oruç, zekat, hac gibi ayetleri çıkarırdınız değil mi? Çünkü kendi kafanıza göre yazsaydınız kendinizi zahmete sokmak istemezdiniz ama bakıyoruz ki namaz, oruç, zekat, hac ayetleri çıkmamış…

c) Gecenin bir vaktinde kalkıp kendine mahsus nâfile bir ibadet olarak da namaz kıl ki, rabbin seni övülmüş bir makama yükseltsin. (İsrâ, 79)
Yalan söyleyip, kafasından ayet yazan adamın yazacağı ayet bu olamaz. Niye uykusunu her gece bölüp uzun uzun ayetlerle namaz kılsın?

d) İnkârcının eline en ufak bir fırsat geçse tüm İslam davasını çürütmek ister. Herkes Ebu Lehebi bilir, kim olduğunu anlatmama gerek var mı bilmiyorum. Hz.Muhammed'in (sav) amcası olup İslam düşmanlığıyla bilinen şahıstır.
"Ebû Leheb’in elleri kurusun! Kurudu zaten. Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı başka şeyler. O, alev alev yanan ateşe atılacak! Dedikodu yapıp söz taşıyan karısı da. Boynunda da ipten bükülmüş bir halat bulunacak." (Tebbet Suresi).
Ebu Leheb, kendi ve eşi şahsına inen bu ayeti bilmesine rağmen 7 sene yaşadı. Ebu Leheb veya eşi çıkıp "ben müslüman oldum" dese, yalandan bile dese, tüm İslam davası çürüyecektir çünkü ayet yanlış olmuş olacaktı. Peki Ebu Leheb'in ve karısının eline bu fırsat geçmesine rağmen niye "ben müslüman oldum" demediler? Kuran'ı bir beşer yazmış olsaydı hiç bu topa girer miydi?

e) Peygamber (sav) vefat ettikten sonra Kuranın değiştirilmediğine de şuradan emin oluyoruz, Peygamber (sav) zamanında dediğim gibi vahiy katipleri vardı. Bu vahiy katipleri inen ayetleri hem ezberleyip hem de kaleme döküyorlardı. Yani bir kişi bile Kuran’ı değiştirmeye kalkışsa milyonlarca kişi Kuran’ı harfi harifine ezberlediği için anında müdahale ederlerdi. Bu ezber de nesilden nesile aktarılıyor. Şu an ise günümüzde Kur'anı harfi harfine, harekesi harekesine bilen 200 milyondan fazla hafızların olduğu tahmin ediliyor. Günümüzde de değiştirmeye kesin olarak zaten güç yetmez. Yeryüzündeki tüm Kuran kalkmış olsa, yeniden kitap haline getirilebilen tek kitap Kurandır.

f) Eski cahiliye toplumlarında Güneş tutulması ve Ay tutulması tanrısal eylemlerdir. Onlara göre tanrıların iradesini gösterir. Hz.Peygamber'in (sav) oğlu, hz. İbrahim çocukken vefat edince cahiliye toplumu diyor ki "Peygamber'in (sav) oğlu öldüğü için Güneş tutuldu". Yani tansıral bir irade Muhammed'in (sav) peygamberliğini tasdik ediyor denildi. Siz bir yalancı olsanız ne derdiniz? Peygamberliğinizi inandırmak için evet doğru söylüyorsunuz gibi şeyler derdiniz. Lakin Peygamber (sav), "Güneş ve Ay Allah'ın ayetlerinden birer ayettir. Hiç kimsenin ölümü ve doğumu üzerine tutulmazlar." demiştir. Ek olarak, "Güneşi sağ elime, Ayı da sol elime verseniz vallahi ben davamdan vazgeçmem." hadisesini duymuşsunuzdur.
(Buhârî, “Küsûf”, 1, 15; Müslim, “Küsûf”, 10, 23, 29) ve (Buhârî, “Küsûf”, 1, 2, 6, 9, 15, 17, 19; “Bedʾü’l-ḫalḳ”, 4; “ʿItḳ”, 3; Müslim, “Küsûf”, 1-4, 10, 29; Nesâî, “Küsûf”, 10)

g) Kur'anda, Peygamberi uyaran bazı ayetler mevcut. Mesela Abese 1-12 ayeti:
Yüzünü ekşitip başını çevirdi. Görme engelli o kişi geldi diye. Ama (ey Peygamber!) Sen nereden bileceksin, belki o kendini arındıracaktı. Yahut o bir öğüt alacak, bu öğüt kendisine fayda verecekti. Sen ise kendini her bakımdan ihtiyaçsız görenle ilgileniyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu tutulmayacaksın ki! Gönlünde Allah korkusu taşıyarak koşup sana geleni umursamıyorsun! Hayır! Şüphesiz bu âyetler birer öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır. (Abese, 1-12)
Bu ayetin üslubuna baktığımızda biraz farklı (sitemli). Peygamber (sav) yalancı olsaydı -haşa- kendini bu üslupla uyarır mıydı? Ne gereği vardı? Düşünün ki kitabı siz yazıyorsunuz. Hiç bu topa girer miydiniz? Ne gereği var? Abese dışında Tevbe43, Kehf23, Tâhâ114, Bakara271, Ra'd37 ayetleri de bu şekilde.
Şimdi eminim ki "inandırıcı olsun diye yaptı" diyenler olacaktır. Kendimizi kandırmayalım... Öyle bir dönemde siyasi iktidar peşinde olan "sahtekar" birisinin -haşa- muhatapları gözündeki prestijini düşürme ihtimalini göze alması mümkün değildir. Ayrıca ayetleri sizler de incelerseniz adeta devam etmekte olan metin bölünmüş ve uyarılar konulmuş olduğunu göreceksiniz. Hiçbir şair şiirini bölüp kendisini hicvetmez. Ayrıca Kur'an'da Peygamber'in (sav) Muhammed ismi 4, Ahmet ismi de 1 defa geçmek üzere toplamda 5 defa ismi geçmiştir. Neden kendindisinden 5 defa bahsetsin?

h) Son ve "ek olarak", eski kitaplarda/ahitte (Süleyman'nın şarkısı, beşinci bölüm, 16. ayet) Hz.Muhammed'in (sav) geleceği haberi verilmiştir.

Kuranı Kerim Değişti Mi?

Selamet olacağını söyleyen peygamberin sözü yerine gelirse, onun gerçekten RAB'bin gönderdiği peygamber oldugu anlaşılır. (Yeremya 28:9)

Bütün ulusları sarsacağım ve tüm milletlerin en çok beklediği (Ahmed/ HeMDat/resimdeki (ahitteki) aydınlık kısım) buraya gelecek. (Haggay-2, 6-9)
["Hmd-Hamadat-hamdat" Muhammed ismiyle aynı kökten gelir.]

(Song of Solomon 5:16) - (Süleymannın şarkısı, 5. bölüm, 16. ayet)
(Song of Solomon 5:16) - (Süleyman'nın şarkısı, 5. bölüm, 16. ayet)
(Song of Solomon 5:16) - (Süleymannın şarkısı, 5. bölüm, 16. ayet)
(Song of Solomon 5:16) - (Süleyman'nın şarkısı, 5. bölüm, 16. ayet)
(Song of Solomon 5:16) - (Süleymannın şarkısı, 5. bölüm, 16. ayet)
(Song of Solomon 5:16) - (Süleyman'nın şarkısı, 5. bölüm, 16. ayet)

⚠️ Muhammedim. Muhammed-im. "im", İbranice'de saygının çoğuludur.

Eğer okunuşunu daha da kesin duymak isterseniz kendilerinin okuduğu videoya bakabilirsiniz: https://youtu.be/3YsA45CuvFk?si=HZn1h4WdtSYU-XVv

-----------------------

Ne var ki O, yani gerçeğin ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. (John, 16:13)

O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. (John, 16:13)

Bunu size gerçekleşmeden önce söyledim ta ki, gerçekleştiğinde iman edesiniz. (John, 14:29)

O beni övecek. Çünkü benim olandan alıp, size bildirecek. (John, 16:14)

"Kişisel arzularına göre de konuşmamaktadır. (Necm, 3)"

"O (size okuduğu), kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir. (Necm, 4)"

Necm Suresi 3. ayet ile john 16:13 görüldüğü üzere aynı şeylerden bahsediyor.

Gerçi bu Kur'an'nın ispatından çok peygamberliğin ispatına girer lakin araştırırken bu bilgiye de denk geldim -tabiri caizse- ve yazmak istedim yine de.

Demem o ki, Kur'an değişmedi veya Peygamber (sav) yazmadı.

Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer iddianızda doğru iseniz, o zaman onun benzeri bir sûre de siz getirin bakalım; Allah’tan başka çağırabildiklerinizi de yardımınıza çağırın!” (Yûnus, 38)

Bu arada Kur'an her asıra hitap eder ki öyle olmakta zorunda ilahi bir kitapsa -ki öyle-.

  • Şimdi belki şöyle diyebilirsiniz, "Neden Kur'an değişmedi de mesela İncil değişti? Allah koruyamadı mı? -hâşâ-."

Elcevap: Kutsal yazılar belli bir zamanda bir grup insan içindi. Kıyamete kadar tüm insanlığa gönderilmediler. Bu yüzden Hz.İsa (as) bir grup insana gönderildi. Mesajı o grup insanlar içindi ve bu zamana bağlı bir mesajdı. Öğrencilerine şöyle demişti; “Daha size söyleyeceğim çok şey var ama şimdi onlara dayanamazsınız.” Ve kendisinden sonra birinin geleceği kehanetinde bulundu. O kişi Muhammed (sav). Ve dedi ki O kişi, sizi hakka iletecektir. Beni yüceltecek. Yani demem o ki İncil bize değil, o zamanki insanlara indi.

Tevratla incili değiştirdiler. Kur'an'ın değiştiremeyeceğini anlayanlar gelip bizi değiştirdiler. Müslüman deyip islamdan uzak topluluk haline getirdiler. Bu da başka bir mesele...

Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz. (Hicr, 9)

Kur'an'ı Kerim Değişti Mi?
Cevapla