Batılı Türklerin Damat Adayına Masraf Çıkarmaması Hatası

Batılı Türklerin Damat Adayına Masraf Çıkarmaması Hatası

Batılı Türkler incelendiğinde gelinlerin büyük çoğunluğunun damat adayına masraf çıkarmadığını ve iki basit bilezige razı olduklarını görüyoruz.

Bu çok büyük bir hata aslında!

Son yıllarda her ne kadar "hayat müşterektir" düşüncesine kapılmışsak bile hayat aynı çatı altında muşterektir ama kapıdan ayağını dısarıya attın mı müştereklik kalmaz.
Bir çekirdek aile de evin geçimini erkek üstlenmek zorundadır. Kadınında çalışacağı düşüncesiyle evlenen erkek her halükarda hatalıdır.
Doğa biyolojik olarak homosapiens dişisine, yani kadın dediğimiz canlıya milyon yıllık evrimsel sürecte dışarda çalışma zorunluluğu getirmemiştir. Doğa üreme gibi çok ağır bir yükü dişiye yüklemiştir. Bu nedenle kadın çalışıyorsa bile heran çalışamayacak hale gelebilir. Bu, bir doğumda yaşanan biyolojik veya psikolojik bir nedenden de kaynaklanabilir, çocuklarıyla duygusal olarak daha fazla zaman geçirmek istemesiyle gönüllü olarak calışmaması da olabilir veya herhangi baska bir nedenle de olabilir. Temel kural, "kadın hiçbir zaman çalışmaya zorlanamaz." Bunu göz ardı etmek ağır cehalettir.
Erkekten günümüzde en az yarım kğ altın alınmalıdır. İlkel çağlarda erkek iyi bir avcı olmayana kadar evlenemezdi. Günümüzde erkeğin iyi bir avcı olmasının yolu para kazanabilme yetisiyle örtüsür. Eğer ki evlenene kadar yarım kğ altın bir araya getirememişse onun aile bakabileceğinin garantisi de yoktur.
Diğer taraftan milyon yıllık evrimsel süreçte, günümüzde toplumsal ahlak yapısıyla monogamik olarak düzenlenmişse bile homosapiens erkeği elinden geldiğince sperm dağıtmaya, dişisi ise en güçlü erkekten sperm almaya programlanmıştır. Bu nedenle dişi seçen taraftır ve içgudusel olarak iri, güçlü ve kaslı erkek istemektedir. Hiçbir dişi hayatta kalma olasılığı duşük, elenme ihtimali yüksek genleri gelecek nesillere taşımak istemez.
Bu bağlamda erkek; aileden, dişiden çok daha kolay vazgeçebilmektedir çünkü sperm dağıtma içgüdüsü en sadık erkeğin bile içdünyasında karmaşa yaratmaktadır.
Konuyu bilimsel sıçmık haline getirmeden gelelim asıl konuya.
Bir ayrılık durumunda; Çeketini alıp giderken geriyi düşünmeyecek kadar hayvani içgüdülerle hareket eden, insanlık yolundaki gelişimini henüz tamamlayamamış erkeklerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.
Evlilik öncesi alınan altın kadının bu gibi durumlardaki garantisidir.
İki çocukla başbaşa kalan kadın çalısamayacak hale gelir. Çocuğa bakıcı tutsa maaş bakıcıya gidecek, bakıcı tutmasa Anne evine dönecek ve anne evinde üçüncü sınıf insan muamelesi görecek.
Kadının altınları kadının ve doğacak çocukların en büyük güvencesidir. Ne şérri hukukta ne de demokratik hukukta erkek kadının altınlarına katti suretle dokunamaz. Hatta şérri nikahta, nikah sahitler huzurunda altın ortaya konularak yapılır.
Kadın yıllar içinde erkeğe tam olarak güvenirse altınlarını ev veya başka bir yatırıma dönüştürebilir ve şérri hukuk alınan evi kadının malı olarak görür ama demokratik yasalar evlilik birliği içinde alınan malları herhangi bir olumsuzlukta ortak kılar. Anca evin takılarla alındığı kanıtlanırsa bir sekilde mülk üzerinde tam hak iddia edilebilir.

Bu gibi konuları daha bu yaşta çok iyi düşünmenizi öneririm. O bakmaya doyamadığınız, öpmeye kıyamadığınız aşkitonuz evlendikten sonra karşınızda koltukta her akşam don atlet oturdu mu sıradanlaşıyor ve beyniniz daha önce duygularınızın (hormonların) size düşündüremediği tüm olumsuzlukları tek tek gözünüze sokarcasına ortaya çıkarıyor. Hele bir de maddi zorluklar yaşandı mı erkek artık kadının gözünde değerini ciddi anlamda yitiriyor ve kadın bilincinin evrimi her insanda olan iyi ve kötü tarafların sadece kötü taraflarını ortaya çıkarıyor.

Unutmayın! En korkunç nefret, hayal kırıklıklarıyla sevginin dönüşüme uğradigı nefrettir.

Not-1: Şu yazı da beni cehaletle yaftalayanlar olabilir. Fikirlerine saygı duyarım ama yazı iyi incelenirse Hem teolojiye, hem evrimsel biyolojiye, hem bilincin evrimine, hem de doğa anamızın kanunlarına karşıt tek bir oaragraf içermemektedir.

Not-2: Şu yazıya ve "bence" doğru olan gerçeklere kulak tıkıyıp saldıran ve hakaret eden erkekler olabilir. Peşin peşin söyliyim!

Mizah diye daha önce kadınlara defalarca giydirdim. Tek tük azılı feminist saldırısı dısında hakarete uğramadım. Olurda erkekler saldırırsa and olsun ki bir hafta boyunca azılı bir feminist olurum ve erkek canlısının tüm içdünyasını (bilinçaltını) buraya dökerim😀

Batılı Türklerin Damat Adayına Masraf Çıkarmaması Hatası
Cevapla