Bir Kadın, Bir Anne, Bir Hükümdar; Tomris Hatun!

Merhaba :)
Bu "benceyi" 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe yetiştirecektim ama olmadı. Bu sebeple başlığı bu güne yaraşır şekilde yapmak istedim, geç olsa da yapacak bir şey yok ;)

Hepimizin bildiği üzere, Türk kültüründe "Kadın" ın yeri diğer toplumlara göre farklıdır. Birçok toplumda "Kadın" ikinci planda görülür iken, bizde ise hakanın yanında toylarda , kurultayda yer almış, hakanın yokluğunda ülkeyi yönetmiş, kendi bakanları olmuştur. Şimdi ise bunun bir örneğini sizin ile paylaşacağım: Tomris Hatun.

Tarihimizin en güzel yanlarından biri de Tomris Hatun gibi, Şerife Bacı gibi, Nene Hatun gibi, Nene Hatun gibi 'Kahraman Türk Kadınlarına' sahip olmamızdır.

Tomris Hatun ve Türklerin sembolü Bozkurt
Tomris Hatun ve Türklerin sembolü Bozkurt

Tomris Hatun Kimdir?

Bugün bizim "Yakutlar" olarak bildiğimiz, M.Ö. 6. yy da yaşadığına inanılan Saka hükümdarıdır. Kocasının ölümü üzerine tahta geçmiştir.

Aynı zamanda kendisi hem ilk Türk kadın hükümdarıdır hem de dünya tarihindeki ilk kadın hükümdardır.

Bazı kaynaklarda Alp Er Tunga' nın yeğeni, bazı kaynaklarda ise Alp Er Tunga' nın torunu olarak yer almaktadır.
Grekçe' de Tomris ya da Tomyris; Pers dilinde Tahmiring, Cesur; Türkçe de ise Demir , Temir olarak da geçmektedir.


"Saka adı; Grek kaynaklarında Skythai, Asur kaynaklarında Aşguzai, Pers kaynaklarında Saka ve Çin kaynaklarında Sai olarak adlandırılmışlardır."

Bir Kadın, Bir Anne, Bir Hükümdar; Tomris Hatun!


Bozkır Kültürü

İskitler/ Sakalar ,yaşadıkları kültür coğrafyasının etkisi ile bozkır kavmi olarak bilinirler. Bu kültürün en önemli unsuru olan attan dolayı da atlı, yarı göçebe/konar-göçer kavimdir. Erkekler savaşa katıldığında, kadınlar evin ve sürünün idaresi ile meşgul olurlar. Bu sebeple ,kendilerini korumak için savaşmayı öğrenmek zorunda kalmışlardır. Ok ve yay en bilinen silahlarıdır.

Saka kadınları, ata biner, kılıç kullanır, ok atardı. Savaşta üç düşman öldürmedikçe evlenemezlerdi.

Ayrıca, Saka kadınlarının sağ memeleri yoktur. Çocuklukta memeleri dağlanır ve bütün kuvvetin sağ kola ve sağ omuza yüklenmesi sağlanırdı.
Altın ve gümüş işçiliğinde usta oldukları için “Bozkırın Kuyumcuları” olarak tanınmışlardır.

"Önemli liderleri arasında Alp Er Tunga bulunmaktadır. İskitler, Alp Er Tunga’nın kağanlığı döneminde en parlak dönemlerini yaşamışlardır. Onun yönetiminde Asya’nın batısında ve doğusunda çekinilen güç haline gelmişler ve Perslerin yayılmacı politikasına engel olmuşlardır. "

Saka-Pers Mücadeleleri

Pers İmparatoru Büyük Kyros
Pers İmparatoru Büyük Kyros


Amcası /Dedesi Alp Er Tunga’ yı kahpece öldürmeleri ve çokça soydaşının öldürülmesi nedeniyle başlayan Saka-Pers Mücadeleleri Tomris Hatun ile zirveye ulaşmıştır.
Aynı çağda Pers ve Medya'da hüküm süren Ahameniş İmparatorluğu ile büyük bir mücadeleye girişmiştir. Tomris Hatun barışçıl ama savunmaya önem veren bir yapıya önem göstermiştir. Bunu zayıflık olarak gören Pers İmparatoru Büyük Kiros/Kyros ise sürekli Saka topraklarına akın düzenlemiştir. Sakalar geri çekilirken hem tarlaları yakıyor hem de su kuyularını zehirle dolduruyor idi. Böylece Pers ordusu yanmış topraklardan başka bir şey bulamıyorlardı. SAkalar ise, savaş için uygun bir mevzi ve an bekliyorlar, bu olmadığı takdirde de savaşa girmiyorlardı. Kyros ise umduğunu bulamadığı için geri dönmek zorunda kalıyordu.

"Kyros’un İskitlerle olan mücadelesi hakkında en ayrıntılı bilgiler Herodotos‘a aittir. Herodotos’a göre, Kyros Babil’i ele geçirdikten sonra İskitler üzerine sefere çıkmıştır. "

Kyros' un Teklifi

İki devletin seferleri ve sınırları
İki devletin seferleri ve sınırları

Yemek sırasında içtikleri şarabın etkisiyle sarhoş olan İskit askerleri bir süre sonra uykuya dalmıştır. Bu durumu gören beklemedeki Pers ordusu İskit askerlerinin üzerine saldırarak bir kısmını öldürmüş, bir kısmını ise esir almıştır. Esir alınanlar arasında Tomris’in oğlu Spargapises de vardır.
Tomris Hatun artık kaçmanın yarar sağlamayacağını anlayıp uygun bir alan seçip Büyük Kiros'un ordusunu beklemeye başlar. İki ordu aralarında birkaç kilometre kalacak bir biçimde mevzilenir. Güneş battığı için savaşa tutuşmazlar ancak gece Büyük Kiros bir hile düşünmüş ve iki ordunun arasında bir çadır kurdurmuştur ve içinde güzel kızlar ve yiyecekler ve şarap bulunan çadıra ansızın saldırı düzenleyen Tomris Hatun'un oğlu Spargapises ve beraberindeki kuvvetler, içerideki birkaç Pers'i öldürüp eğlenceye dalmışlardır.
Ona kendilerine saldırmaktan vazgeçmesini; eğer vazgeçmezse İskit ülkesine doğru yoluna devam etmesini söylemiştir." Pers Hükümdarı Büyük Kyros, İskit hükümdarı Tomris Hatun' a elçi göndererek kendisiyle evlenmek istediğini bildirmiştir. Kyros' un asıl amacı İskit topraklarını kendi egemenliği altına almaktır. Bunu bilen Tomris Hatun onun bu isteğini kabul etmemiştir. Bunun üzerine, Pers kralı hileyle İskitlere boyun eğdiremeyeceğini anlayınca asıl niyetini gösterip ordusunu harekete geçirmiştir. Bu orduda ayrıca savaş için eğitilmiş köpekler de vardır. Bir süre sonra Tomris Hatun , Kyros’a son kez elçi göndererek "

Spargapises sarhoşluktan ayılıp aklı başına gelince ellerinin çözülmesi için Kyros’a yalvarmıştır. Bu isteği yerine getirilince, Perslerin elinde esir olmaktansa ölmeyi tercih edip ani bir hareketle kendisini öldürmüştür. Oğlu ve askerlerinin bir kısmının öldüğünü haber alan Tomris, Kyros’a bir mesaj göndermiş: “Kanasusamış Kyros! Olanlardan gururlanma, cesaret ile değil hile ile kazandın. Oğlumun ölüsünü bana geri ver ve ordularıma ettiğin hakarete rağmen cezalanmadan ülkemden çık git. Eğer böyle yapmazsan İskitlerin güneş tanrısı üzerine yemin ederim ki, ne kadar haris olursan ol seninle başa çıkacağım”. demiştir.

Amcası Alp Er Tunga’yı da öldüren Perslere kini oğlunun ölümüyle daha da artmıştı.

Kyros, bu tehdide kulak asmayınca Tomris Hatun savaş hazırlıklarına başlayıp Kyros’un üzerine yürümüştür. MÖ 529 da sabah vaktinde çok şiddetli bir savaş başlamıştır. Her iki ordu da uzun süre birbirlerine üstünlük kuramamıştır. Ancak savaşın ilerleyen anlarında, ok atmakta usta olan ve savaş arabalarını büyük ustalıkla kullanan Sakalar, savaş köpeklerine rağmen
Pers askerlerinin çok büyük bir bölümüyle beraber Kyros’ u da öldürmüş ve böylece Pers ordusunu yenmeyi başarmışlardır. Savaşın ardından Tomris elinde kan dolu bir tulum ile ölüler arasında Kyros’un cesedini aramıştır. Kısa bir süre sonra Kyros’un cansız bedenini bulup kafasını kesmiş , kanla dolu olan tulumun içine sokmuş ve şu sözleri söylemiştir: “Canım sağ ve savaştan zaferle çıktım. Ama sen hileyle oğlumu yakalayarak onu öldürdün. Şimdi sana söz verdiğim gibi. Hayatında kan içmeye doyamamıştın şimdi benim elimden kana doyuyorsun."

Kyros un kesik başı tuluma atılırken
Kyros' un kesik başı tuluma atılırken

Amcası Alp Er Tunga’yı kahpece zehirlemeleri, birçok Türk'ü öldürmeleri nedeniyle başlayan Saka-Pers düşmanlığıyla nefretini, yeni ölen oğlunun acısını, milletine ve yurduna duyduğu sevgisini birleştirip bu çarpışmaya bizzat dâhil olan Tomris Hatun ve Persler arasında çok sert bir savaş oldu.
Günümüzde Türk kadınına ne denilirse densin, hala kadınlarımızda Tomris Hatun içgüdüsü, vatan sevgisi ve analık duygusu oldukça kuvvetlidir!

Atatürk'ün bir sözü ile konuyu kapatmak istiyorum:

Bir Kadın, Bir Anne, Bir Hükümdar; Tomris Hatun!

Sağlıcakla kalınız...

Bir Kadın, Bir Anne, Bir Hükümdar; Tomris Hatun!
Cevapla