Ülkemizde ve birçok ülkede kadınlar, kadın olmanın zorluklarını yaşıyor. Kadınların yaşamış olduğu bu zorlukları toplum olarak iyi bir eğitim ve empatiyle anlayabiliriz.Eğitilmiş bir toplumda bu olayların olma olasılığı düşüktür.Yani burdan şu konuya varabiliyoruz ;
EĞİTİM ŞART..!!
1. KADINA ŞİDDET
Kadınların belkide en çok muzdarip olduğu konudur.Peki kadına şiddet neden var.Şiddete meyilli erkekler tarafından gerçekleşen bu eylemde kadınların kendini savunamamasıda en büyük sorundur.Çoğu evli kadın şiddet gördüğü halde toplumda adı çıkacağından ve aile baskısından dolayı sesini çıkaramamaktadır.Kadına karşı şiddete nasıl engel olabiliriz.
Evlenirken partnerinizi iyi analiz ederek seçmeleri gerekmektedir.Hemen öfkelenen, sinirine hakim olamayan, bağırarak konuşan, sürekli küfür eden kişilerde şiddet uygulama oranı bir hayli yüksek olduğundan, böyle bir insanla evlenme halinde beraber terapi alınarak bu sorun çözülebilir.
En büyük sorunumuz olan aile içi şiddette esas neden ise eğitimsizliktir.Her ne olursa olsun bir bayan meslek sahibi olmalı ve şiddet uygulandığı taktirde evden ayrılarak kendi ayakları üzerinde durabilmeli.Dayağa maruz kalanların çoğu mesleği olmayan kadınlarımızdır.

2. TACİZ
Çevremizde ve haberleşme kanallarında bir çok kadına taciz olayına denk geliyoruz.Peki kadına neden taciz yapılır.Kadınlarımızın giyim kuşam ve hareketleri karşı taraftaki cinsiyeti tahrik edebilir.Özelliklede taciz edilen yerler insanların görmeyeceği yerlerde fiziksel temas ederek kadınları zor durumda bırakır.
Peki kadınlarımızın giyiminden kaynaklanıyorsa suçlu kadınmıdır.Hayır, her insan karşı tarafındaki insanın özgürlüğünü kısıtlamayacağı kadar özgürdür. Yani insanlar istediğini giymekte özgürdür, fakat tacize uğrayan kişilerinde çoğunlukla, giyim konusunda aşırıya kaçmış olanların uğradığını unutmayalım.
Özellikle sıkışık, karanlık, insanların görmediği yerlerde tacize uğrar kadınlarımız.Otobüs, metro vb toplu taşıma araçlarında birçok kez denk geldim.Nasıl kurtulur diye sorarsanız, kadınlarımız ortalarda değil köşe ve kenarlara geçerek yüzünü dönmelidirler ki , arkadan gelecek herhangi bir müdaheleye karşı engel olmuş olsun.
Ve en büyük sorunda tacize uğradığı halde sesini çıkaraması bu olayın fitilini ateşliyor.Böyle bir olay yaşadığınızda sesinizi yükseltin, korkmayın, sonra taciz eden kişinin etraftaki kişiler tarafından nasıl tepkiler aldığını görün.
Susmayın konuşun, kısık sesle değil, yüksek sesle bağırın..!

3. İLİŞKİ OBJESİ
Her kadının en nefret ettiği konudur ilişki objesi kavramı.Peki neden kadınları ilişki objesi olarak görür erkekler.Bunun nedeni erkeklerin hormonal dengelerinin kadınlara göre farklı ve fazla çalıştığındandır.Erkeklerin beyni hormon dengelerinin yüksek olduğu zamanlarda iki bacak arasına iner.Kadınlar ise beynini kalbini kullanarak hareket eder.Bu sebepten kadınlar daha doğru ve mantıklı ve daha duygusal karar verirler.
Sevgililer arasında yaşanan ve sonrasında pek çok pişman olan kızlarımızı görmekteyiz.Bu ilişkinin yaşanmasının en büyük nedeni ise güvendir. Güven aldığı erkek tarafından bir zevk uğruna darbe alır ve ayrılma konusu geldiğinde erkek etkilenmezken, kızlarımız bunalıma girer.
Sonuç olarak kızlarımız ne kadar da güvense kesinlikle böyle bir ilişkiye girmemeli, evlenip kocasının helali olmasını beklemelidir.Şu bilinmeli ki her erkek aynı değildir ama hiç bir erkekte ilişkiye girecek kadar güvenilir değildir.

4. ADET SANCISI
Biz erkeklerin uzak olduğu bir konudur bu.Bu dönemlerde genelde kadınları anlayamayız.Kadınların en hassas, duygusal, sinirli ve sancılı olduğu dönemdir.Bazı kadınlarımız bu dönemde erkeğin kendini anlamamasından yakınır.
Genelde sevgilisinden ayrılan kişilerin en çok adet döneminde olduğunu söylerler.Bunun nedeni halinden anlamama ve umursamazlık olarak görülür.Yine en başta dediğim gibi kadınları anlamamız için, bu konuların eğitimini görüp empati kurmamız gerekir.
Kadınlarımızın üzerine düşen görev ise, erkeklerin bu konularda bilgisinin olmadığını bilmeli ve ona göre davranarak yani bir nevi erkeklerin halini empati kurarak anlayıp cevap vermelidir.

5. HAMİLELİK
Belkide dünyanın en güzel duygusudur anne olmak.Tabi biz erkekler baba olma duygusunu bileceğimizden anneliğin nasıl bir duygu olacağını ancak anlatılardan empati kurarak anlayabiliriz.
Düşünsenize dünyaya bir can getireceksiniz ve bu canı 9 ay gibi bir zaman diliminde karnınızda taşıyıp ona ev sahipliği yapacaksınız ve zamanı geldiğinde ise dünyaya getireceksiniz.Çoğu bayan çevresindeki hamile bayanların uğradığı fiziksel deformasyonlardan ve hamilelik sırasında eşlerinin ilişki yaşayamadığı için aldatılma korkusundan hamile kalmak istememektedir.
Kadınlarımız bu konuda evleneceği erkeği seçerken her koşulda seveceğine inanarak güvenerek evlenmeli ve çocuğunu dünyaya getirmeli.Eşler arasında sevgi zamanla bitse bile saygı her zaman olmalı.Bir ilişkide bebek, eşler arasında sevgiyi artıracaktır.
Unutmayın fiziksel deformasyonlar zamanla gider ama evladınız her zaman sizinle olur ve sevgi kelebeği gibi konduğu kişiye sevgi verir.

Allah herkese güvenip evlenebileceği doğru insanı çıkartır ve bu zorlukları anlayışla atlatırsınız.Böyle bir bebekte hediyesi olur inşallah :-)
Saygılarımla...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar