İnsanlar Ne İster, Biz Ne İstiyoruz?

Hepimiz bu dünyaya kendi isteğimiz dışında geldik. Bir şekilde yaşıyoruz. Peki biz gerçekten ne istiyoruz? Eminim bunu hepiniz sorgulamışşınızdır. Gelin ne istediğimize beraber bakalım.

İnsanlar Ne İster, Biz Ne İstiyoruz?

Zaman ilerledikçe isteklerimizde değişiyor. Sürekli bir arayış içerisindeyiz. Biz gerçekten ne istediğimizi biliyor muyuz? Bir insan kendini ne zaman tanır? Ne zaman olayların farkına varır? Şimdi bunları dönem dönem inceleyelim.

1. Çocukluk dönemi

İnsanlar Ne İster, Biz Ne İstiyoruz?

Daha küçük bir bebekken hiçbir şeyin farkında değildik. Biraz büyüdük, sonra ne mi oldu? Artık düşüncelerimiz oluşmaya başladı.

Ne istediniz peki bu dönemde, hatırlayabiliyor musunuz? Çikolata? Oyuncak? Evet hemen hemen hepimiz aynı şeyleri istedik. Çünkü hepimiz çok daha masumduk ve hepimizin ne istediği çok daha net bir şekilde belliydi. Belki her istediğimize ulaşamadık ama çok mutluyduk. Dünyada yanlış olan hiçbir şey yoktu. Gökyüzünü izlerken havadaki uçaklara uzay mekiği diyorduk. Ay bize karşı gülümsüyordu. Kar yağsın kardan adam yapalım, bayram olsun arkadaşlarla beraber şeker, harçlık toplayalım istiyorduk. Belki noel babaya bile inanıyorduk ama en önemlisi neydi biliyor musunuz? Hayaller kuruyorduk! Hem de durmadan, sürekli. Hayal gücümüzün bir sınırı yoktu. O zamanlar çıkar meselesi de yoktu. Zaten bu yüzden mutlu değil miydik bu dönemde? Kimse kimseyi dış görünüşünden, hareketlerinden dolayı dışlamıyordu. Tüm arkadaşlar toplanıp saklambaç oynuyorduk. Akşam ezanı hiç okunmasın biz sürekli oynayalım istiyorduk. Biz bu dönemde gerçekten bizi mutlu edeceğini düşündüğümüz şeyleri istiyorduk. Peki sonra ne mi oldu?

Büyüdük!

2. Gençlik dönemi

İnsanlar Ne İster, Biz Ne İstiyoruz?

Evet evet büyüdük. Peki biz gerçekten büyümek istiyor muyduk? Bunu gerçekten istiyor muyduk? Hiç sanmıyorum. Küçükken her şey o kadar şeffaf ve netti ki artık dünyanın kirli ve nefret dolu olduğunun farkına varmaya başladık.

Elbette her şey kötü değildi. Hep çocukluğumuza dönmek istedik. Her şeyin çok daha saf olduğu, herkesin çok daha mutlu göründüğü çocukluğumuza. Ama bir şey vardı ki bize çocukluk özlemimizi unutturuyordu. Ne vardı biliyor musunuz? Aşk vardı. Daha önceden hiç hissetmediğimiz şeyleri hissediyorduk. Kalbimizin çarpıntıları bizi duygularımızın ve hayallerimizin ütopyasına götürüyordu. Çok ama çok farklıydı. "O" karşına çıktığında ne yapacağını bilemezdin. Ayakların birbirine dolaşır, Sanki ağzın düğümlenirdi. Konuşamadığın zaman kendine kızar ama ona karşı beslediğin saf ve güzel duygulardan dolayı hemen unuturdun. O hep yanında olsun isterdin. Sanki dünyada ondan başka kimse yoktu. Çoğumuzun ilk cinsel deneyimleri bu dönemde oldu. v1+1 in 1 edebileceğine inanıyorduk. Çok büyük hatalar da yaptık ama yaptığımız her hata bize yeni şeyler kattı. Her hatadan yeni dersler çıkardık. Peki biz bu dönemde gerçekten ne istiyorduk? Bence bu dönemde ne istediğimizi biz de bilmiyorduk. Çocukluk dönemi çok daha iyi değil miydi? Tabi tüm bunlar olurken zaman hızla ilerledi. Belki çok istemedik ama zamana karşı koyamayarak ergin bir birey olduk.

3. Erginlik Dönemi(Günümüz)

İnsanlar Ne İster, Biz Ne İstiyoruz?

Hayat sanki tüm kozlarını bize karşı oynuyor. İnsanların düşünceleri, amaçları çok daha net anlaşılabiliyor. Kapitalizm etkisini artık bizim üzerimizde de göstermeye başlıyor. Her şey para etrafında dönüyor. İnsanlar aşklarını bile parayla yaşıyor. Çoğu insanın cinsellik ihtiyacı bile para ile karşılanıyor. Her şey bu da değil. Çalışmak zorundasın! Peki ne için çalışıyoruz?

Paran yoksa aşkta yok sağlıkta. Paran yoksa "mutluluk" da yok. Biz bu dönemde aşk, huzur ve mutluluk istiyoruz. Kısacası "para" istiyoruz. Maalesef çok saçma olsa da bunu istiyoruz. Günde en az 8 saat çalışıyoruz. Belki işitmediğimiz hakaret kalmıyor. Bu düzen gerçekten de bizim istediğimiz düzen mi? Hayal kuramıyoruz, her şey çok karanlık. Herkesin bir derdi var. Her şey çok monoton ilerliyor. Biz bu dönemde gerçekten istediklerimizi mi yaşıyoruz? Bir sihirli değneğim olsaydı çok saf ve mutlu olduğumuz çocukluğumuza yeniden dönmek için kullanırdım. Peki bu bir çözüm mü? Maalesef değil. İnsanlar yine aynı insanlar. Düşünceler yine aynı ama bir fark var. Belki her insan iyi bir insan olamıyor olabilir ama sen kendin iyi bir insan olursan ve herkes senin gibi düşünürse bir şansımız olabilir. Gelin yeniden çocuk olalım...

İnsanlar Ne İster, Biz Ne İstiyoruz?
Cevapla