Genç Kızların Aile İçinde Yaşadıkları Baskılar Nelerdir?

Hepimizin de bildiği gibi, bu ülkede kadınlar erkeklere nazaran daha çok baskı altında kalıyor, kısıtlanıyor ve eninde sonunda ya sözlü şiddete ya da fiziksel şiddete maruz kalıyor.

Küçük yaşlarda, başlarını kapatmaları için zorlanmaları.

Genç Kızların Aile İçinde Yaşadıkları Baskılar Nelerdir?

Evet yanlış duymadınız. Bilinçaltı çalışmasına kızları daha küçük yaştayken başlayan aileler var. Dini dayatmaları, ayıp ve günah gibi kavramları; kadınlar üzerinden propagandaya çeviren aileler, daha kızları 5 -6 yaş arasında iken kapatmaya, kapalılığı sevdirmeye çalışıyorlar. Yaşları küçük olduğu için, olan biteni anlayamıyorlar ve uyuyorlar. Haliyle bu, ilerleyen zamanlarda patlak veriyor. Ve dinden bile soğuyacak hale geliyorlar. Daha isyankar ve içine kapanık kızlar yetişiyor. Bu da, onların hayatını etkileyecek düzeye gelip, kişilik bozukluklarına yol açıyor.

Mini etek, şort gibi kıyafetlerin yasaklanması.

Genç Kızların Aile İçinde Yaşadıkları Baskılar Nelerdir?

Yine ailelerin değişmeyen, klasik olarak yaptıkları ritüellerden bir tanesi. Her aile için olmasa da, bizim ülkemizde kızlar, aileleri tarafından birey olarak görülmezler. Ve yine ayıp, günah gibi kavramları dayatmaya çalışırlar. ''Sen mini etek giyemezsin! Bizim ailemize yakışmaz.'' tarzı cümleler kurarak, kızlarını hayattan soğuturlar. Ve bu durum, kişiye yanlış bir şey yapıyormuş hissi verir. Yine zamanla bu da isyan ettirir ve artık aşırı baskıya maruz kalan kızlar giymek istedikleri kıyafetleri gizliden giymeye, yapmak istedikleri şeyleri gizliden yapmaya başlarlar. Bu davranış, kişiyi yalan söylemeye, yalanı tasdiklemeye hatta yalanı yaşamaya iter.

Erkeklerle iletişim kurmalarına izin verilmemesi.

Genç Kızların Aile İçinde Yaşadıkları Baskılar Nelerdir?

''Erkekten arkadaş olmaz. Sen ona arkadaş gözüyle baksan bile, o sana arkadaş gözüyle bakmaz. '' diyen anneler babalar tanıyorum. Sırf bu yüzden, kızlarını imam hatip liselerine gönderen aileler tanıyorum. Kızlar, kişisel gelişim çağında, hemcinsiyle ve karşı cinsle iletişim halinde olmalı, onlarla fikir alışverişlerinde bulunmalı ve birlikte sosyal aktivitelere katılmalıdır. Daha o yaşlarda, cinsiyet ayrımına, erkek yasağına maruz kalan kızlar, yine her şeyi gizliden gizliye yapmaya başlıyor. Birisini sevmelerine dahi izin verilmiyor. Çünkü onun da aklında, yıllarca dayatılan şeylerden dolayı tek bir şey oluyor. ''Babam öğrenirse, beni bir daha okula göndermez''. Bu düşünce bile, korkak bir birey olarak yetişmesine zemin hazırlıyor.

Tek başlarına bir yere gitmelerine izin verilmemesi.

Genç Kızların Aile İçinde Yaşadıkları Baskılar Nelerdir?

''Kardeşin de seninle gelsin, tek başına bir yere gidemezsin. '' "Gideceğin yere ben bırakırım, ben alırım.'' diyen anneler babalar... Devamlı bunları duyan bir kızın, sağlıklı düşünebilen bir birey olmasını kimse beklemesin. Zamanla hiçbir şeyi tek başına yapamayan, başkalarına yaptıran, yürürken anormal bir şekilde çevresine bakınan ve iletişim kuramayan öz güvensiz kızlar yetişiyor.

Aile baskısı altında kalan sadece kızlar değil, bu baskıyı kızlar gibi gören erkekler de var. Fakat kızlar, bu baskıya bağışıklık kazanan taraf oluyor. Çünkü erkekler, yapılarından dolayı kontrol edilebilir kişiliklerden çıkıp, atılgan ve asi kişiliklere bürünüyorlar. ''Erkektir yapar!'' deyip, bir zaman sonra ciddiye bile alınmıyorlar. Fakat kızlar bu baskıyı yıllarca çekmek zorunda kalıyorlar. Sırf bu baskıdan kurtulmak için ''evlenip kurtulacağım zaten'' diyen arkadaşlarım oldu. Maalesef ki, bu baskı evlenince de devam ediyor. Her kadın bir çiçektir. Çiçeği kafes içinde sulamak, çiçeği korkutur. Çünkü çiçek suyun ne zaman geleceğinden habersizdir. Lütfen kızlara, kafesteki çiçek muamelesi yapmayın. Bırakın dalları kafese çarpmadan özgürce rüzgara kavuşsun. Belki o zaman daha güzel büyür. Belki o zaman hem sizi, hem de kendini mutlu etmesini bilir. Belki de daha sağlıklı, kendinden emin kızlar yetişir..

Genç Kızların Aile İçinde Yaşadıkları Baskılar Nelerdir?
Cevapla