"Yaaa sen çok şapşiksin amaaaa"

Kırk yılda bir fırsat bulup sinemaya gidersiniz, perdeyi tam cepheden gören yerden itinayla biletinizi alır, yerinize oturup filmin başlamasını beklersiniz. Buraya kadar her şey normal ve keyfiniz yerindedir, ta ki ışıkların kapanması ve filmin başlamasından yaklaşık olarak beş dakika geçene kadar.
Elinde kocaman patlamış mısır paketleri ile bir çift sevgili itiş kakış yanınızdaki koltuğa oturur. Film boyunca sohbet, muhabbet, kikirdeme, gıdıklama, selfie çekme eylemleri yetmezmiş gibi birde o XXL boyutundaki patlamış mısıra haşince çatara çutara girişirler, birbirlerinin ağzına mısır atma çabaları ve akabinde gelen anlamsızca kikirdemeler bardağı taşıran son damla gibidir. BAN!!!
"İlerleyelim beklemeyelim bak arkada boş yerler var abicim"

Bazen toplu taşıma tercih etmek durumunda kalırız, otobüs kapasitesinin üstünde yolcu ile itinayla donatılmıştır. Nefes alacak yer bulmak çölde bir şişe su bulmak kadar değerlidir, hele ki oturabilmek sayısal lotodan altı tutturmak kadar rastlantısaldır. Her yerden gelip dayarlar, kim vurduya gitmemek için ne tarafa döneceğini şaşırmış bir durumda ter dökerken, pos bıyıklı, kırık şiveli, kendinden emin bakışlı, göbeği direksiyona sürten karizmatik kaptan şoförün sesiyle irkilirsiniz; " Hadi abim, hadi be ablam bekleme dibimde bak ben buradan görüyorum arkada bir sürü boş yer var ilerleyelim, otobüs bomboş ya." Bazen bu söylemin sonu "Bak arkaya ilerlemiyorsanız otobüsü hareket ettirmeyeceğim herkes binene kadar beklersiniz" gibi tehditvari ama bir o kadar da kibar söylemlerle devam eder. BAN!!!
"Nereye gidiyorsun abim"

Akşam saatlerinde bir işiniz vardır, gideceğiniz yer yakın olduğundan ya da biraz hava almak ve hareket etmek istediğinizden yürümeyi tercih edersiniz. Cadde kenarındaki kaldırımda huzur içinde yürürken ufukta bir taksi belirir; önce bir selektör yersiniz, ardından bir tane daha bir tane daha, oralı olmazsınız, bu sefer selektör ile istediği sonucu alamayan şoför level ikiye geçer, Devlet Filarmoni Orkestrası'nın trompetçisi edasıyla başlar kornaya basmaya daaart durt daaart, olmadı mı, olsun daha level üç başlamadı ki, hızını alamayan taksici amca bu sefer yanına yanaşır ve sihirli cümleleri söylemeye başlar "nereye gidiyorsun abi ucuza atarız akşam pazarı" yok hocam yürüyeceğim biraz desende bu bir kurtuluş değildir " Gel gel yürüme akşam akşam taksimetre açmayacağım nereye gideceksen pazarlık yapar anlaşırız sen gel hele geeel" BAN!!!
"Huvaaaaak hööörrrrrk hırrrrrg tüüüüüüp"

Bazı insanlar(?) vardır hani; oturdukları bank, yürüdükleri yol onlarındır adeta, toplum içerisinde yaşıyor olmak bir anlam ifade etmez onlar için, hareketleri ölçüsüz ve gereksizdir. Mesela yolda kız arkadaşınız ile yürüyorsunuzdur, hemen birkaç metre önünüzde yürüyen posmodern amcamız pantolon cebine elini sokmuş tombala çeke çeke yürüyordur, bu ne ya demenize kalmadan bu amcamız rampa yukarı çıkmaya çalışan 1954 model yüklü Bedford kamyonet gibi sesler çıkarmaya başlar; " huvaaaaak hööörrrrrk hırrrrrg tüüüüüüp." ardınan verir bu sayın amcam boğazında biriken tüm balgamımsı sıvıyı kaldırıma. Dünya onundur, buralar ondan sorulur. Sen kimsin ki? Hayır yani sen kim oluyorsun? Atla amcamın bıraktığı devasa sıvının üstünden yoluna devam et.
İskoç Hakem
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar