Artık İnanılmaması Gereken, Yanlış Bilinen Doğrular!

Kimi zaman medya tarafından aktarılan kimi zaman da insanlar arasında kulaktan kulağa dolaşan yanlış bilgiler hepimizi yanlış yönlendiriyor. Bilim insanları bunları ispatlamak adına çok çaba sarf ediyorlar. Bugün de bunlardan önemli sayılabilecek beş tanesini okuyacağız birlikte.

HIV diye bir şey yok aslında!

Artık İnanılmaması Gereken, Yanlış Bilinen Doğrular!

HIV (bağışıklı sistemi virüsü), aslında çok sayıda olan özel retrovirüsleri ifade etmektedir. Birçok hayvan türü retrovirüslerden muzdariptir ve HIV sadece insanlarda zarara neden olduğu tespit edilen ilk virüs türüdür. Bu arada, HIV'in tarifi ve keşfi için Nobel Ödülü bile verilmiştir.

Beynimiz sadece % 5 veya % 10 oranında çalışır!

Artık İnanılmaması Gereken, Yanlış Bilinen Doğrular!

Beynimiz farklı etkinliklerle çalışır, hepsi de faaliyet türüne bağlıdır. Bir kitabı okurken, öpüşürken beynin diğer kısımlarında yavaşlama olur. Bir insan gitar çalabilir ama aynı anda kayak yapamaz; bu yüzden beyin aktivitemizi % 100'e yükseltmemiz imkansızdır. Anlayacağınız beynin her kısmı kullanılıyor fakat aynı anda kullanmak imkansız.

GDO'lu ürünler tehlikelidir!

Artık İnanılmaması Gereken, Yanlış Bilinen Doğrular!

Tüm transgenik bitkiler, çevre ile etkileşimi, insan sağlığına etkisi adına biyogüvenlik için test edilir. Binlerce olası genotip arasından en iyisi seçilir. Buna "yapay seçilim" diyebilirsiniz. Aslında GDO'lu gıdalar insanı öldürmez fakat GDO'suz bir gıda kadar faydalı değildir.

Küresel ısınma kurgu mudur?

Artık İnanılmaması Gereken, Yanlış Bilinen Doğrular!

1905'ten bu yana gezegenin sıcaklığı 0,86 ° C arttı, bu az gibi görünse de çok önemli bir değişiklik aslında. Sera gazı emisyonu miktarı azalmazsa, 2040 yılında sıcaklık 2 ° C artabilir ve 2100 yılında - 4 ° C, 5 ° C değişebilir ve bu, Dünya'nın iklim sisteminin tamamını değiştirecektir. Aradaki bir kaç derecelik fark uzun yıllar sonucunda ortaya çıkacaktır. Kurgu değil aksine dünyanın dengesini tamamen bozacak bir değişimdir.

Irklar ve Etnik kökenler genlerden gelir!

Artık İnanılmaması Gereken, Yanlış Bilinen Doğrular!

Uyrukluk (veya etnisite) genlere bağlı değildir: bu fenomen biyolojik değil, kültüreldir . Etniklerin biyolojik nitelik taşıdığına inanılan zamanlar geçmişte kaldı. Etnik köken, dil gibidir, doğuştan gelen bir şey değildir; diğer insanlarla iletişimde kazanılmıştır. Örneğin, iki kız kardeş aynı gen grubuna sahiptir, ancak farklı şekillerde kendini gösterebilirler.

Artık İnanılmaması Gereken, Yanlış Bilinen Doğrular!
Cevapla