Kadınların bağışıklık sistemi hem iç hem de dış tehditlerle daha iyi başa çıkmakta ve hücreleri daha yavaş yaşlanmakta. Böylece metabolizmaları verimli çalışıyor. Bu nedenle kadınlar daha uzun yaşıyor ve erkeklerden daha az hasta olurlar.
Hafızaları erkeklerden güçlüdür.
Erkek beyninin aksine, kadın beyni bilgiyi etkili bir şekilde depolamak için sağ ve sol beyninin farklı alanlarını kullanır. Östrojen düzeylerindeki değişiklikler de bu süreci etkiler. Kadınlar sözlü ve ilişkisel hafızada en iyisidir.
Bir kadın kırk çocuk doğurabiliyor.
Genetik özelliklerinden dolayı bazı kadınlar onlarca çocuk doğurma ve yetiştirme kapasitesine sahiptir. Söz konusu kayıt, 18. yüzyılda 69 çocuğa sahip olduğu iddia edilen bir Rus kadın tarafından tutuldu; bu kadın, 16 ikiz, 7 üçüz ve 4 dördüz çocuğa sahipti.
Kadınların parmak izleri erkeklerden çok daha farklıdır.
Kadınların derisi, erkek cildinden iki kat fazla amino asit salgılar ve parmaklara farklı şekilde dağıtır. Bu nedenle bilim insanları bir kişinin cinsiyetini bulmak için parmak izine bakabilirler.
Anne sütü, kadını süper kahramana dönüştürür.
Hormonlar beyin ve vücudu önemli ölçüde etkileyen olağan dışı bir oranda üretim yapmaya başlarlar. Böylece, kadınlar kendilerini daha az kaygılı hisseder, cesurlaşır ve sıradan şeylerden bile zevk alır hale gelirler. Hatta aşırı duygusallaşarak başkalarının zihinlerini neredeyse okuyabilecek ve sesleri, renkleri daha iyi ayırt edebilecek hale gelirler.
Hormonal değişiklikler kadınları ele veriyor!
Hormonal kontraseptifler vücuttaki hormon dengesini değiştirir. Bu bir kadının çekiciliğini de etkiler ve erkek beyni bu kadının diğerlerinden daha az cazip olduğuna karar verir.
Hamile kadınlar ekstra bir organ sahibi olurlar.
Karnındaki bebeği beslemek için bayan vücudu yepyeni bir organ olan plasentayı üretir veya yetiştirir. Plasenta fetüsün bakımını yapar ve annedeki hormon üretimini etkiler, bebek doğduktan hemen sonra ise vücudu terk eder.
Beyinleri, kadınların kişiliklerini değiştirebiliyor.
Beyindeki duygular, hafıza ve dikkat süresinden sorumlu olan bir bölüm sayesinde, östrojen seviyesindeki sabit değişikliklere tepki verir. Sonuç olarak, kadınların davranışı ve hatta kişiliği adet döngüsü sırasında önemli ölçüde farklılık gösterebilir.
emeğine sağlık Dünya üzerindeki tüm ırkçılık-cinsyetçiliklere rağmen her iki cinste birbirinden özel ve harika bence. İyiki varız ve bir arada müthiş bir bütünüz. :)
Bilim insanlarının %98'inin erkek olmasının temel nedeni kadının beyni değil, toplumun baskısıdır. Günümüzde Cern'de çalışan bir sürü kadın bilim insanı mevcut.
Adı Üstün de Bilim ADAMI evet kadından da bilim adamı olur ama öyle ağım şaım değil hani demişsin ya Cern de çalışan bilim adamları var diye onlar dünyaya yararı olacak büyüklükte ne keşf ettiler veya gelmiş geçmiş çok akıllı ve dünyaya yararlı bir şey keşf etmiş bir bilim adamı olan kadın var mı? Kim ne derse desin kadınların aklı kıttır ve belirli şeylere kadar anlaya bilir ama ERKEKlerin beyni kadınların 2 katı gücün de dir. Bunu hem Bilim hem de Kur'an ın ta kendisi söylüyor Müslüman isen Kur'anı dinle değilsen Bilimi dinle. Erkekler evrim gereği veya yaradılış gereği her iki koşulda da üstündür. Üstün derken hukuku falan karıştırmıyorum Akıl ve Fiziksel olarak diyorum.
Bazen "senin gibilerin" bu dünyaya gönderilmiş şaka olduklarını düşünüyorum. Şimdi, daha görüşünü bildirirken ismini göstermeye yüreği olmayan ama kadınları aşağılama konusunda pek başarılı insan, azıcık oku ve bilgilen. İlk olarak müslümanlık ile ilgili bana atıf yapıyorsan önce mensubu olduğun dinin peygamberinin kadına kadın olduğu değil her şeyden önce insan olduğu için gösterdiği hoşgörüsünü ve nezaketini öğren, benimle ona göre terbiyeli konuş. İkincisi azıcık bilime karşı ilgin veya bilgin olsaydı Cern'de günümüz nano ve hatta piko teknolojinin temel taşları olan atom altı tanelerinin keşfedildiğini bilirdin. Bu deneyler senin o beğenmediğin BİLİM İNSANLARINA Nobel Ödülleri kazandırıyor ve bizlere yaşamsal kolaylık sağlıyor. (Hoş senin gibiler anca cahilliklerine cahillik katar ya neyse!)
Üçüncü olarak dinim konusuna geri dönersek, Elhamdürillah Müslümanım ve bunun senin tarafından sorgulanmasını kendimde hakaret sayarım. Ayreten Kuran'ı Kerim'i de doğru dürüst kaynaklardan okumuş olsaydın ki okuduğunu bile hiç sanmıyorum, Yüce Allah kadını ve erkeği eşit yarattığını söylemiştir. Kadına değer vermenin önemini hiç mi öğrenemedin. Ben sana değil seni doğuran anneye üzülürüm. Ne yazıktır ki doğurduğun evladın senin aklını kendi aklının yarısı kadar olduğunu düşünüyor. Gerçekten yazık! İnsanlara saçma sapan çıkışıp doğru olmayan bilgiler ışığında örnekler verirsen kimse sana sinirlenmez, sadece güler. Çünkü sen ve senin gibi geri kafalılar egosunu tatmin etme adına anca fiziksel olarak kendinden güçsüze saldırırlar. Aşağılık kompleksliler. Kendi cahilliğinizle tez zamanda gebermeniz dileğiyle...
Ha son olarak sevdiğim birkaç tane BİLİM İNSANININ ismini aşağıya yazıyorum, yüce kitap Kuran'ı Kerim'in dediği gibi önce OKU! Marie Curie Ada Lovelace Jocelyn Bell Burnell Rachel Carson Grace Hopper Elizabeth Blackburn Lise Meitner
Normal doğuma tamam diyorum nasıl diyoeum bilmiyorum ama sezeryan doğum yapmış bir kadın 3den fazla doğuramaz. Yok ya hiçbir kadın 40 çocuk doğuramaz. Erkeği geçtim buna kadının vücudu dayanmaz.
En İyi Cevaplar