Hayaller, geleceğe dair umutlarımızın karalama kağıtlarıdır
Bazen ayağı yere basar hayallerimizin, bazısı pembe bulutlar üzerinde dolaşır. Rengi ister bulutun pembesi, ister denizin sonsuz maviliğinde olsun fark etmez, hepimiz ara ara hayal kurarız. Kimimiz kimimizden fazla hayal kursak da kadınlarımızın hayallerle ilişkisi de kadıncadır. Naif bir ruh ve ince bir yaratılış; varsın hayaller kurulurken de kendini göstersin değil mi? Hepimizde bir iç sıkıntısı, bir karamsarlık, bir yıkıntı oluşturur menzile varmayan hayaller ama kadınlar da bir de acayip tezahürü vardır bu durumun.
Hayali kırılan kadının saçı da kırılır
Saçları gibi dalgalanan hayalleri, fırtınalarda yalpalaya yalpaya güvertesi bile yıpranmış bir tekne gibi, kıyıya vardığında teknenin onarılma ihtiyacı gibi hayal kırıklıklarının ardından saçların da bakıma ihtiyacı olur. Klasik bir tepkidir bu kadın türü için ilk şokun ardından üzüntü yerini başkaca duygulara ve tepkilere bırakır. Hayalini kıranlara karşı gardını en sıkısından alır ve intikam çığlıkları atmaya başlar kadın. Kime karşı intikam ya da neye karşı? E mutlaka bir sebebi vardır değil mi bir zamanlar kurulduklarında ayaklarını yerden kesen hayallerin, kırıklıklarında ise bazı sorumluları olmalı değil mi? Aklınızın ucundan bile geçirmeyin lütfen, böylesi durumlarda kadının kendini kabahatli görebileceği fikrini. Sebepler bazen farklı olsa da bir kadının hayalinde de erkek baş kahramandır beyaz atlı prens masalında olduğu gibi, kırıklığında da baş sorumlulardandır.
Erkekten nasıl intikam alınır, canı nasıl acıtılır, ya da ne yaparsa kadın erkeğin pişman olmasını sağlar. Yeniden başkalarının ilgisini çekerse yeniden başkalarının hayallerine dahil olduğunu aleme kanıtlarsa işte erkek o zaman alt edilmiş olur. Bu yüzden kadının ayakları bağımsızlığını ilan etmişcesine direkt kuaföre, güzellik salonlarına yönlenir. Kendine bile itiraf etmekten çekindiği değerlisinin, hayallerinin içine etmesinin bir karşılığı olmalı değil mi?
Saç değişikliği intikam savaşlarında en büyük silahtır
Kuaför kazançlı çıksa da bu savaştan en çok, artık teferruatlar da boğulmak istemez kadın. Yara bandına verdiği parayla kalp ameliyatı bile olunur hatta. Fırsatı değerlendiren ak babalar, en derinden yaralanmış kadının bir an önce sendeleyerek ağlarına düşmesi için etrafında dönmeye başlamışlardır bile. İltifatlar, kibarlık kokan jestler birbirini kovalar.
Kadın mavi düşlerinin pembe panjurlu evinde ne çatı ne pencere bırakan adamdan intikam alayım derken bu ak babalarının yemi de olabilir. Saçların kırıklığını almakla hayal kırıklıklarının tedavi edileceğini sanan kadın, bilmez ki bu akbabalara verdiği şansla, omurgadan bile darbe yiyebileceğini bir daha ayağa kalkmayacak kadar derinden yaralanacağını. Bizim yaralısus kadınusumuz, hayal kurmanın bedelini böyle acılı şekilde ödeyebilir. Onu bu hallere düşürenlere veryansın etmeyeceğim, Allah’ından bulsun zaten sevgiye layık bir gönlü ak babalara yem eden erkek milletinin yüz karaları ama sebep ne olursa olsun sonuç değişmiyor gibi. Doğanın en zarif çiçeği kadını solduran yine doğanın acımasız kanunları galiba.
Önce kadını narin bir haleti ruhiye ile hayal kurdurmaya sevk eden doğa, sonra da bu hayalleri başka bir insan türüne kırdıran yine doğadır. Ne yapalım, erkek milletinin kadına ihtiyacı olduğu gibi, kadının da rüyalarını da hülyalarını da erkekler süsleyecek hep. Ve her daim kazançlı çıkacak olanlar kuaförler ve güzellik uzmanları olacak galiba.
Hayal kırıklığının, bayanda saç kırıklarına neden olduğu bir dünyada, kadın hayal kırıklığından kurtulmak için saçlarını değiştirmesi yasası değişmediği sürece bu döngü devam edecek gibi. Erkeklerden kadın kuaförü olmasında bari, erkeğin yıktığı hayallerin tamirinden başka bir hemcinsi faydalanmasın.
Bu Bence'mi hazırlarken de benden desteğini esirgemeyen canım arkadaşım @oğuzsoyutürkmenboyu sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.
Bilmediğimiz ya da gözardı ettiğimiz birşey var; yaşamın her getirisi ve götürüsü bizden duygu olarak alıp verirken fiziksel olarakda tepeden tırnağa birşeyler getirip götürüyor. bu bazen saç bazende yüz kırışıklıgı oluyor ne yazık kı. Tek çmzümse bilerek yaşamak😊
Kuaförler; kadınların psikologları, psikiyatristleri haline geliyorlar o durumda. Bir erkek bir kadını, strese sokmamalı. Hele saçlarını kestirecek kadar, hiç strese sokmamalı.
Kadın da saçlarını kestireceğine, ilişkisini bitirsin. Saçlarına kıymasın.
Zaten saçlarımızı kesme noktasına getiren bir erkeği hayatımızda tutmuyoruz ama o saçlara o dokunduğu için onlardan keserek kurtuluyoruz ve yeni bir hayata başlıyoruz. Gerçi ben hiçbir erkek için saçımı başımı kestirmem :)
En İyi Cevaplar