Bu Bence'de, gelişmekte olan ülkelerin (Developing country) kronik sorunu olan, milli paralarının değer kaybetmesi üzerinde duracağım.
Diğer değişkenler sabitken (Ceteris paribus) iktisat yöntemiyle, gelişmekte olan ülkelerin (Developing country), milli paraları değişen birim olarak karşılaştıracağım.
Siyaset, hukuk, sosyal bilimler; milli paraların değerini etkileyen, önemli faktör olsa da, dışarıda bırakacağım ya da küçük örneklerle ispat etme yöntemine gideceğim ve herhangi X devlet değil, global olarak tümdengelimci bakarak; açıklamaya çalışacağım.
Milli Paraları Etkileyen Faktörler
1) Dış ticaret açığı (Cari açık)
İktisat bilimin de önemli bir isim olan; David Ricardo, karşılaştırmalı üstünlükler teorisinde (Theory of comparative advantage), dış ticaretteki yöntemler üzerinde durmuştur.
Bence, gelişmekte olan ülkelerin; Kronik sorunu olan, milli paralarının değer kaybetmesinin ana temel nedeni, dış ticaret dengelerini sağlayamamaları ve karşılaştırmalı üstünlük kuramamalarından kaynaklı.

GNP = c + ı + g + x+ z
Bu formül; gayri safi milli hasıla (Gross national product) formülüdür.
C= Consumption/Tüketim harcamalarıdır.
Popülist siyasetçilerin etkisiyle, siyasi rant elde etme amacı güdülen, siyasi oportünist (Çıkarcı) beklentileri nedeniyle, hane halklarını tüketime yönlendirir ve iç piyasadaki finans kuruluşları vasıtasıyla (Mevduat bankaları vs..) maliyetine katlanılan (Borçlanma, kredi) para arzına yönlendirilerek, tüketim arttırılır ve bu tüketim, gelişmiş ülkelerin daha fazla iktisadi gelirleri olmasına rağmen, gelişmiş ülkelerden bile daha fazla tüketimle, inanılmaz boyutlara ulaşan tüketim harcamalarıyla sonuçlanır.

Bu tüketilen mal ve hizmetler de, gelişmekte olan ülkelerde üretim de ilk tüketici (Hammadde, ara malı) perakende de son tüketici olarak, piyasa da talep oluşturduğu ürünlerin çoğu; gelişmekte olan ülkelerin, %70'i yüksek teknolojiye sahip olmadıkları için, ithal girdili mallardır. Bundan dolayı, yükselen tüketimle, ekonomiler yapay büyümeler elde ederler ve popülist siyasetçiler de, bu büyümelerle iktisadi rant elde ederler.

Sonuç olarak, bu yüksek tüketime yöneltilen hane halkları, özel tüzel kişilikli işletme ve firmalar, üretmek yerine, piyasadaki mal ve hizmetlerin ithal girdili olmasından kaynaklı, dış ticaretlerinde; Cari açık dediğimiz, ülkeye giren dövizle, ülkeden çıkan döviz arasındaki dengeyi kuramazlar ve ödemeler bilançosu olan, dış ticaret dengesinde kronik olarak açık yaşarlar.
Bu açığı doğal olarak, iç piyasadan sağlayamadığı için dövizle kapatmaya finanse etmeye çalışırlar. Dövize olan talep dolasıyla, döviz dalgalanır ve milli para değer kaybetme sürecine girer.
O yüzden; Cari denge ve milli paranın değerli olunmasını isteniyorsa, reel sektörü; Yüksek endüstriyel teknolojiye yatırım yapmalı, akademik, sanayi ve işgücü ile dünya ile rekabet edecek, patentli mal geliştirmelidir. Yoksa cari dengesini sağlayamaz ve milli parasının değer kaybetmesinde, dış ticaret cari açığı; Doğrudan etkiyen faktördür.
2) Merkez bankalarının para politikaları
Merkez bankaları; Expansionary monetary policy/Genişlemeci para politikaları ve Tightening monetary policies/Daraltıcı para politikalarıyla, piyasaya müdahale eder.

Bu politikalarda, faiz, para arzı vb. enstrümanları devreye sokar. Günümüz ekonomisi, Monetarist/Parasalcı ekonomiler olduğu için; Paranın miktar teorisi MV=PT formülünden, piyasadaki dolaşan para ve malların miktar ve fiyatları, hesaplanmaya çalışılır ve M0'dan, M3'e kadar olan bütün para dolaşımına etki eder.
Merkez bankaları; Dalgalan dövize karşı, faiz oranlarını değiştir, piyasaya para basar veya döviz satma/alma gibi işlemlerle, dövize karşı hamleler yapar.
Bu hamleler, piyasadan tepki almazsa, döviz dalgalanır ve milli para değer kaybetmeye başlar. O yüzden, merkez bankasının para politikaları, dövizin ve milli paranın değerini etkileyen doğrudan faktördür.
3) Kamu bütçesi
Kamu bütçeleri, devletlerin kamu maliyelerini açıklayan; 31 aralığa kadar, dönem sonu olarak tanımlanan zaman diliminde açıklanır. Kamu bütçesi; Gelecek yıl, gelirlerini hangi kaynaktan sağlandığını ve ne kadar olduğunu ve kamu giderlerinin ne kadar olduğu ve hangi kaynaklara gider veya borç ilişkisini açıklayan genel kamu maliyesini anlatan tablodur.

Kamu bütçesinde, gider ve gelir arasında denge yoksa; Kamu bütçesinde açık var demektir. Bu kamu açığı da doğal olarak iç piyasadan karşılayabilseydi; Kamu bütçe açığı olmazdı. Kamu finansmanı için kaynak aranır ve dövizle borçlanma yoluna gider. Dövize olan talep dolasıyla, döviz dalgalanır ve milli para değer kaybeder. O yüzden, kamu bütçe açıkları, milli paraların değer kaybetmesinde doğrudan faktördür.
4) Turizm gelirleri
Turistler, bir ülkenin aslında en sevdiği sosyal gruplardır. Çünkü; direk dövizleriyle ülkeye gelir ve iç piyasadaki, bütün mal ve hizmet sektörüne harcama yaparlar ve ülkeye döviz sokarlar.

Bir ülkenin matematiksel coğrafi konumu, asayiş durumu ama bu durumu etkiler. Hiç kimse asimetrik terör unsurlarının olduğu ülkelerde, hobisi değilse üzerine ateş edilmesi için gitmez, ya da önünde bomba patlasın diye adrenalin tutkusu içinde değildir. O yüzden ülkelerin güvenlik sorunları çok önemlidir. Turistler ve turizm ülkeye döviz getirdikleri için, doğrudan olmasa da; Dolaylı olarak milli paranın değeri açısından önemli faktördür.
5) Doğrudan ve dolaylı sermaye girişleri
Doğrudan ve dolaylı sermaye girişleri iki şekilde olur.
Doğrudan sermaye, fiziki sermaye girişidir; Yani tesis, fabrika, teknoloji transferi uzun vadeli yatırımlardır.
Dolaylı sermaye girişleri, finansal sermaye girişidir. Sıcak para olarak tanımlayabileceğimiz, yurtdışından giren döviz olarak, iç piyasaya ihtiyacı olan likiditeyi sağlar ve döviz/milli para ilişkisini önemli etkileyen faktördür.

Tabi ki, bu dolaylı sermaye ve dolaysız sermaye girişleri; O ülkelerin, hukuk, demokrasi, ekonomik istikrar ve merkez bankalarının belirlediği faiz oranlarıyla ve maliye bakanlıklarının teşvikleri, vergi oranları da çok önemli ölçüde etkiler.
Dolaylı ve dolaysız sermaye girişi alamayan, gelişmekte olan ülkeler döviz ihtiyacını karşılayamaz ve doğal olarak döviz borcu bulunan ülkeye, döviz girdisi sağlayamazsa; O ülkenin milli parası değer kaybeder.
Milli para değer kaybetme sonucu
Bir ülkenin milli parası, değer kaybetmeye başlarsa ve bu değer kaybı kronik bir sürece dönüşürse; Ülkede enflasyonist bir hareket başlar; Piyasa da mal ve hizmetler yeterli talebi bulamaz; Bundan dolayı üretim ya da arz düşer; Bundan dolayı, üretim düşeceği için, istihdam sorunu/işsizlik başlar; Bununla birlikte, enflasyon ve işsizlik sorunu olan stagflasyon sürecine gider. Faizler yükselir, borçlanma maliyetleri arttığı için, yatırımlarda düşer; Daha sonra politik, sosyal vs. gibi bir çok faktörü etkileyen dinamik sürece girer.
Evet Bencem'de; Gelişmiş ülkelerin, kronik milli paralarının değer kaybetme sebeplerini inceledim.
Param! Zavallı paracığım! Canım, sevgilim benim! Aldılar aldılar elimden seni! Sen olmayınca ben neye sığınırım artık, neyle avunur, neyle sevinirim? (Molière-L'Avare)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer