Başlıkta anladığınız gibi ben erkeğim kadın kıyafetleri giyinmeyi seviyorum bu durum sizleri neden bu kadar rahatsız ediyor neden bizleri anlamak yerine dislamayi tercih ediyorsunuz?

Başlıkta anladığınız gibi ben erkeğim kadın kıyafetleri giyinmeyi seviyorum bu durum sizleri neden bu kadar rahatsız ediyor neden bizleri anlamak yerine dislamayi tercih ediyorsunuz?

Benzer durum benim için de geçerli. 11 yaşımda ilkokulun bitimine 2 hafta kala başladım. Öğlen okuldan eve geldiğimde elbise dolabından benden 2 yaş büyük ablamın kırmızı külotlu çoraplarının sarktığını farkettim. Evde de kimse yoktu. Sınıftaki kızlar bunları nasıl giyiyor diye düşünürken giyeyim dedim, giydim. Hoşuma da gitmişti. Yarım saat kadar onlarla odanın içinde gezdim, uzandım, oturdum. Derken ablamın da aniden içeriye girmesiyle telaşla pantolonu üstüne giydim. Ablam da ilkin anlamamış gibi yaptı. Ama ayağımda kırmızı çorabı da farketti. Benim kırmızı çorabım olmadığını da biliyordu. Bir kaç gün sonra da benim yanımda anneme külotlu çoraplarını giydiğimi söyledi. Ben de biraz utandım. ''iyi ki de giymiş, çorabım biraz açıldı, genişledi' dedi. ''Ondan yaşça küçük olduğum halde ondan bir kaç cm uzun ve kiloluydum. Daha sonraları bir keç kere yakalandığım halde külotlu çoraplarını giymeye devam ettim. Orta okul ve liseyi il merkezinde yatılı okudum. Hafta sonları eve geldiğimde evde kimse olmadığında mutlaka dolaptan külotlu çoraplarını alır, giyerdim. Bir keresinde anneme de yakalandım. Bana kızdı ama abime ve babama da söylemiyordu. Annedir, üzülür, kızar ama kıyamaz evladına. Daha sonraları ise ablamın sutyen ve eteklerini de giymeye başladım. Ondan tabi daha uzun ve yapılı olduğum için çorapları haliyle de açılıyordu. o da anlıyordu. Hele bir tane kısa ekose eteği vardı, bir de öğretmen marka çorabı. Hafta sonları tek başıma olduğumda evde onları giyerdim. Bir keresinde okuldan eve geldiğimde giymiştim. Başıma da yazmasını takmıştım. Pencereden beni görmez hemen üstümü çıkardım, değiştirdim. Anneme gene söyledi. Neyse ki sadece başımdaki yazmayı ve ona şaka yaptığımı anlattı. Bir kaç kere ikisine de yakalanmam moralimi bozmuştu. Fizik olarak ondan üstündüm ama ayıbımı da bildiği için bana koz olarak kullanıyordu. Seneler böyle geçti. Artık lise ikinin sonuna gelince kendi çamaşır ve külotlu çoraplarımı almam gerektiğini anladım. Harçlıklarımdan aldığım çamaşır ve çoraplarımı sakladığım yerden de buldular. Çok utanç verici bir durumdu. İlk seferinde yimpaş marketten mayo almıştım, içine de ablamın sutyenini giydim, çoraplarla doldurdum. Altına da ten rengi çorap giydim. Aerobikçi kadınlara dönmüştüm. Erotik dergi resimlerine bakarak mastürbasyon yapıyordum ki o halde de ablama yakalandım. Rezillik diz boyuydu yani. Daha sonra hep kendi çorap ve çamaşırlarımı aldım. Bulacaklar korkusuyla da poşete doldurup ırmağa attım oldu. Banyo ateşinde yaktığım oldu. Sürekli bir tövbe edip giymeye ara verme, bir zaman sonra da sokaktaki kızlardan etkilenip almaya ve giymeye başladım. Kız arkadaşımın olmamasının verdiği kendini tatmin etme ihtiyacını bir şekilde giderme güdüsüydü. Seneler bu döngüyle geçti. Evlendim, çocuklarım oldu. Eşim kapalı ve gayet dindar bir kadındır. Evlendiğimiz sıralarda gece elbisesi şeklindeki kısa geceliğini çok beğendiğimi söyleyince ''Beğendiysen sen de giy'' dedi. Ben de nazlanarak giymiştim. Bazen elbiselerini ve taytlarını giydiğimi görünce kızıyor bazen de bir şey demiyor. Uzun süre giymediğim zamanlar da oldu. Geçtiğimiz aylarda eşimden habersiz çamaşır ve elbiseler almaya başladım. İnternetten de teslimat adresini işyerim olarak bildirerek siparişler yaptım. Ondan gizli giyiyorum. umarım bulamaz.
Sen nasıl yaşamak istiyorsan öyle yaşa, eminim ki kendi içinde toplum tarafından kabul görme isteğin vardır elbet. Başkasının hayatına zarar vermediğin sürece nasıl mutluysan buna devam et :)
Çok teşekkürler
Cevap
1Cevap
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?