Haberleşmenin geldiği nokta ile globalleşen dünyanın üzerimizdeki etkilerinden biri de moda olmuştur. Evet dünya değişiyor ve bu değişim, insanları farklı olanı giyinmeye itmiştir böylece belirli bir akıma göre, benzer giysilere oluşan yaygın düşkünlük modayı oluşturmuştur Moda toplumun, popüler kültürdeki eğilimini şekillendirir. Bu açıdan önemlidir.
Ancak moda sabit değil, sürekli bir devinim içinde ve sürekli değişen bu düzene ayak uydurmaya çalışıyoruz. Çalışıyor muyuz? Ya da bu algı oluşturulup, uymak durumunda mı bırakılıyoruz tartışılır.
İrlanda'lı ünlü yazar Oscar Wilde, modayı bir çirkinlik olarak görmüştür;
Moda, sadece tahammül etmesi çok zor bir çeşit çirkinliktir, bu yüzden her 6 ayda bir değiştirmek zorundayız.
Yerinde duramayan moda ile artan alışveriş...
Az ve öz tüketimin karşıtı modaya ayak uydurmak istiyorsanız eğer, alışverişsiz bir moda düşünülemez. Moda ile ilgiliyseniz alışveriş ile de ilgili olmalısınız çünkü yeni trendleri yakalamak ve yakından takip etmek bu işin altın kuralı.
Moda ile ilgilen biri moda ikonlarını takip ediyordur çünkü modayı onlar şekillendirir.
Önce onlar giyecek ki moda olsun ilk sen giyersen rezil olursun. Madonna gibi eşofmanla tarz olabilirsiniz.
Rihanna'nın ilgi gören çift jean modası.
Moda'nın sınırlarını zorlayan kadın: Lady Gaga.
Moda bir nevi güçlü olanı taklit etmektir.
Insanların algılarıyla çok güzel oynadıkları aşikar. Bir toplumdaki ünlü ve elit sınıfın giyim şekli o toplumun moda ve kıyafet algısını değiştirir ve en olmayacak giyim stillerini bile insanlara kabul ettirebilirler. Algıyı yönetenler önce modayı çıkarır sonra da tarihe gömerler.
kuresellesme uluslari yok etme urunudur.. dillerini.. tarihlerini... torelerini... kim oldugunu ve ucuz iscilik.. ucuz hammadde... ucuz ara mali. dogrudan ve dolayli sermaye yatirimlariyla somurge politikasidir... moda da bunlardan biridir sadece... bugun bu cok uluslu sirketler urettigi mal ve hizmetlerle tuketim cilgini yapip benliklerini unutturup metalasmis gruplar.. bireyler toplumlar cikarmistir... kazandigi arti deger olan para veya tasarufu devamli ihtiyaci olmasada piyasa da arz edilen mal ve hizmetlere tuketmeye tesvik eder hatta borclanma yoluyla krediler ve kartlar araciligi ile gene bu kuresellesmenin catal dilli seytani olan bankalar gibi finans kuruluslariyla devam eder... sonuc ise bugun borc bataginda yarinini borclandirmis tip olarak giyinis olarak ve tuketim olarak tamamen kopyasi bireyler ve toplumlar ortaya cikmis.. kuresellesmede ayni uretim teknikleri... ayni bilimsel gelismeler ve teoriler yapilacaksa evet destekleyelim universiteler ayni egitim ve akademik seviyeye gelsin.. sanayi ayni mal ve hizmeti ayni verimlilikte ve inavasyonda uretsin.. ama bunlar yok orda uretilen ve sana yuksek fiyatlarla satilan hatta borclandirarak tukettirilen mesala bir cep telefonunu almaksa orda duracaksin... ulke ic piyasa da donecek ve arti deger uretecek ulusal paran yurtdisina cikacar.. ulusal piyasada hicbir katma deger uretmeyecek odemeler bilanconda cari aciga neden olacak sen bunu domates satarak kapatmaya calisacaksin iste gelismekte olan ulkelere kurulan somurge duzeni budur.. ayni mali sen burda urettigin zaman varolabilirsin yoksa onlarin kurdugu firmlara para kazandirir.. onlarin kurdugu bankaya borclanirsin iste turkiye gibi...
1
1 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Katılıyorum. Küreselleşen dünya toplumları etkisi altına alıp yozlaştırıyor. İnsanları manipüle ederek delice tüketim manyağıi insanlar çıkartıyorlar ortaya. Ha kaçabiliyor muyuz? Hayır çünkü bu düzene alıştırıldık normal olan buymuş gibi önümüze koyuyorlar reklamlarda bile insanlara bu algıyı yaratıyorlar. "Ayakkabıya doymazmışım aynısından üç renk almışım" Deichman'ın hergün tv de yayınlanan reklamındaki söz bu. Şaka gibi.. Malesef kötü ki küreselleşme kaçınılmaz bir olgu. Çıkarlar doğrultusunda tek tip insana daha doğrusu robota evrileceğiz bu gidişle.