İzel Sandıkçı, New York'ta yaşayan 26 yaşında bir Türk moda tasarımcısı, kreatif direktör ve stilist. Parsons School of Design mezunu ve kendi adını taşıyan sürdürülebilir moda markasının kurucusu olan Sandıkçı, Semicenk, Manga, Koray Avcı ve Enis Arıkan başta olmak üzere Türkiye'nin önde gelen sanatçılarına styling ve sahne kostümü tasarımı hizmetleri sunmuş, Première Vision Paris'te sergi açmış ve Alpha Industries x Parsons Marka Yarışması EİB XVI. Moda Tasarım Yarışması başta olmak üzere ulusal ve uluslararası tasarım yarışmalarında başarılar kazanmıştır. Kendisiyle yolculuğunu, felsefesini ve gelecek planlarını konuştuk.

Seni diğer tasarımcılardan ayıran şey ne?
Beni diğer tasarımcılardan ayıran en önemli şey, sürdürülebilirliğe sadece ürün bazında değil, sistem bazında yaklaşmam. Amacım yalnızca kendi koleksiyonlarımı sürdürülebilir üretmek değil; aynı zamanda sürdürülebilir üretimi mümkün kılan yeni sistemler geliştirmek.
Bu yaklaşım, tasarım pratiğimi de doğrudan etkiliyor. Çünkü mesele sadece estetik değil, üretim mantığını da yeniden düşünmek.

Tasarım sürecin klasik moda tasarım sürecinden nasıl farklı?
Klasik moda tasarım sürecinde genellikle önce konsept belirlenir, ardından buna uygun materyaller seçilir. Benim sürecim ise çoğu zaman bunun tersine ilerliyor.
Upcycle ve mevcut materyallerle çalıştığım için süreç, elimdeki kumaşlar ve aksesuarlarla başlıyor. Tasarım kararlarımı, bu materyallerden en güçlü sonucu nasıl çıkarabileceğim sorusu yönlendiriyor.

“Sistem kurmak” dediğinde neyi kastediyorsun?
Benim için sistem kurmak, sürdürülebilirliği tekil ürünler üzerinden değil, tekrar edilebilir bir üretim modeli üzerinden düşünmek demek.
Parsons School of Design'daki yüksek lisans tezimde "Kumaş Manipülasyonu ve Sistemik Yaklaşımlar Yoluyla Sürdürülebilir Bir Marka Tasarlamak" konusunu, Marmara Üniversitesi'ndeki yüksek lisans tezimde ise "Giyimde Yüzey Tasarımının Tasarımcı Marka Tanınmasındaki Rolü" konusunu araştırdım. Bu nedenle konuya yalnızca tasarım pratiği üzerinden değil, araştırma temelli bir perspektiften de yaklaşıyorum.

Bu sistemi gerçek üretime nasıl dönüştürmeyi planlıyorsun?
Şu anda bu yaklaşımı küçük ölçekte test ediyorum. Uzun vadede hedefim, farklı üreticilerle çalışarak kumaş ve aksesuar artıklarını sistematik bir şekilde dönüştürebileceğimiz bir yapı kurmak.
Buradaki en önemli meselelerden biri maliyet. Sürdürülebilir modanın daha erişilebilir hale gelmesi için üretim süreçlerinin optimize edilmesi gerektiğine inanıyorum.

Yarışmalar kariyerini nasıl etkiledi?
Yarışmalar benim için hayati bir referans noktasıydı. EİB XVI. Moda Tasarım Yarışması, IF Wedding Moda Tasarım Yarışması ve Merter Moda Tasarım Yarışması'nda finalist oldum; 2023'te Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Çocuk Giyim Yarışması'nda üçüncülük kazandım. 2025'te ise ekibimle birlikte Alpha Industries x Parsons School of Design Marka Yarışması'nda "Alpha Your Way" kampanyamızla birinci olduk.
Bu yarışmalardaki birikimim, T.C. Ticaret Bakanlığı'ndan tam lisansüstü burs kazanmamı sağladı — dünyanın herhangi bir üniversitesinde eğitim almaya olanak tanıyan, liyakate dayalı bir burs. Ayrıca 19 yaşımda ilk defile deneyimimi yaşadım ve sektör profesyonelleriyle erken dönemde bir araya gelmek gelişimimi hızlandırdı.
120'den fazla ülkeden 60.000'i aşkın sektör profesyonelini ağırlayan Première Vision Paris, dünyanın en prestijli tekstil ve moda fuarlarından biri. Bu fuarda tasarımını sergilemek sana ne kattı?
Première Vision Paris benim için gerçek anlamda dönüm noktasıydı. EİB XVI. Moda Tasarım Yarışması'ndaki finalist sonucumun ardından Ege İhracatçı Birlikleri, bu fuara katılmam için bana sponsor oldu.
Fuara vardığımda, tasarımımın sergi alanında büyük bir görselde basılı olduğunu gördüm. Adım ve tüm bilgilerim yanında yazıyordu. Çalışmamın gerçek anlamda uluslararası bir sahnede sunulduğu ilk andı; yaptığım işin Türkiye'nin ötesinde yankı bulabileceğine dair bana muazzam bir güven verdi.

Sanatçılarla çalışmak tasarım yaklaşımını nasıl etkiledi?
Sanatçılarla çalışmak benim için erken yaşlarda belirlediğim bir hedefti. 13 yaşındayken tasarımlarımın daha avangard olduğunu fark edip sahne dünyasına daha uygun olduğunu düşünüyordum.
İlk kez 22 yaşımda maNga’nın Harbiye konseri için tasarım yaptım. En önemli iş birliğim Türkiye'nin en büyük pop yıldızlarından Semicenk ile oldu — İstanbul'un en ikonik mekanlarından Harbiye Amfi Tiyatrosu'ndaki ilk konseri için tüm özel kıyafetleri tasarladım ve diktim. Ardından İstanbul Vadi ve Ülker Arena konserlerinde de sahne kostümlerini üstlendim; YouTube'da 130 milyonun üzerinde izlenen klibinin styling ve kostüm tasarımını yaptım. Bunların yanı sıra Koray Avcı, Can Ozan, Madrigal ve Enis Arıkan için de tasarım ve styling çalışmaları gerçekleştirdim.
Tasarımlarımı sahnede, binlerce kişinin önünde görmek hem motive edici hem de kişisel olarak tatmin edici bir deneyim oldu.

Sürdürülebilir tasarımın sahne gibi alanlarda yeri hakkında ne düşünüyorsun?
Sahne gibi yüksek görünürlüklü alanlarda çalışmak, sürdürülebilir tasarımın sadece niş bir alan olmadığını görmemi sağladı.
Doğru bağlamda kullanıldığında sürdürülebilir tasarımın da güçlü ve etkili bir ifade aracı olabileceğini düşünüyorum.
New York’a taşınmak sana ne kattı?
New York’a taşınmak vizyonumu genişletmemde çok önemli bir rol oynadı.
Burada bulunduğumda, yaptığım işin uluslararası ölçekte nerede konumlandığını daha net görme fırsatı buldum. Bu da yaptığım işin global bağlamda da anlamlı olabileceğini fark etmemi sağladı.
Önümüzdeki 3–5 yıl içinde ne kurmaya çalışıyorsun?
Önümüzdeki süreçte sadece kendi markamı büyütmeye değil, geliştirdiğim sürdürülebilir sistemleri daha geniş bir ölçekte uygulamaya odaklanıyorum. Uzun vadede hedefim, bu yaklaşımı farklı markalarla paylaşarak daha geniş bir üretim ağına dönüştürmek ve sürdürülebilir üretimi daha erişilebilir hale getirmek.
İzel Sandıkçı New York'ta yaşamaktadır. Sanatçıyı takip etmek isteyenler için kurumsal hesapları ve web sitesi: Instagram: @izelsandikci | @izelsandikciofficial | izelsandikci.com
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
İzel’in hikayesi o kadar ilham verici ki, sürdürülebilir moda kafanı en az bir kez kurcaladıysa direkt takip et bence bro 💚 Upcycle mantığı, sistem kurma yaklaşımı, sahne kostümleri… Hepsi geleceğin modasına oynuyor. Sen de gardırobunda küçük adımlarla başlayabilirsin: az ama iyi parça, ikinci el, basic’leri uzun yıllık düşünmek, yerel tasarımcıları desteklemek. Stilini korurken dünyaya daha az yük olmak fazlasıyla mümkün 🔥🌍✨