Selam herkese.. İyi haftalar diliyorum..Beni az çok tanıyorsunuz. Her konuya, soruya başka bir pencereden ve belli bir çizgiden bakarım.. Bu çizginin belki dışına çıkan bir soru görselini koymak zorundayım ki içeriğini tam anlayabilelim. Ebru Şallı tam 4 ay önce, 17 Nisan 2020 tarihinde oğlu Pars'ı lenfoma kanserinden dolayı kaybetti. Kendisi hakkında nötr düşüncelere sahip olsam bile çok üzülmüştüm. Çok etkilenmiştim bir çok kişi gibi. Ancak aradan çok ta uzun sayılmayan bir zaman diliminden sonra 2. eşi Uğur Akkuş ile 'moral tatili' dedikleri bir 2. balayına çıktılar. Bu da çok konuşuldu..Bu eleştirilere ise Şallı şu sözlerle cevap vermiş;
"ACIYI SON NEFESİME KADAR YAŞAYACAĞIM"
"Ben kötü bir şey yapmıyorum ki. Eşimin doğum gününü kutluyorum. Yanımızda çocuklarımız da var. Kimseye hesap vermek zorunda değilim. Dünyanın en büyük acısını son nefesime kadar yaşayacağım. Kimse içimdeki acıyı, fırtınayı bilemez. Ve dindiremez. Bunu kafalarına soksunlar"
Siz ne düşünüyorsunuz bu pozlar ve tatil için bilmiyorum ama ben sanki, nasıl söylesem biraz fazla buldum. Anne değilim ama en yakınımı, babamı kaybettiğimde hatırlıyorum çok uzun zaman, aylar, hatta bir kaç yıl kendime gelememiştim. Evlat olunca nasıl olur tahmin bile edemiyorum. Tatil, tamam. Ama bu kadar göze sokmak doğru mu?
Peki sence; Evladını kaybetmiş bir anne/babanın yas süresi ne kadar olmalı?
Ben bu soru ile yaratılan kinaye ortamını çok üzücü buluyorum. Annesini kaybetmiş bir bir evlada da , evladını kaybetmiş bir anneye de , herhangi bir kayıp yaşayan birine de böyle yargılamalarda bulunmak her şeyden önce vicdansızca geliyor bana. Ebru Şallı'yı genel olarak pek kendime yakın görmem, tavrı ve tarzı kendime uzak bulduğum, karakterini de pek bilmediğim, ilgilenmediğim bir kadındır. Ona dair tek hissiyatım hayatını çok mükemmel resmetmeye adamış imajı çizen bir kadın olduğu yönündedir. Evladını kaybettikten sonra yaşadıkları da kendisini ilgilendirir. Benim istediğim tarzda yas tutması gerektiğini düşünmüyorum. Herkesin kendi hayatı kendi kararı, kendi algısı! Bence bazı konularda herkese yorum yapmak düşmez, bu da onlardan biri. Sonra Demet Akalın'a laf söylüyorsunuz her şeye yorum yapıyor diye :D :D :D
Bence evladını kaybeden bir anne kolay kolay toparlanamaz, yüzü gülmez. Ben bir anne olarak söylüyorum evlat acısı (Allah düşman başına bile vermesin kimseye yaşatmasın) yaşasam ömür boyu o acıyı çekerim. Evladım benim herşeyim, onun yokluğunda yüzüm asla gülmezdi. Ama kimseyi yargılamak haddimize değil tabi. İnsanın içinde neler yaşıyor bilemeyiz. Kadınların çoğunun yüzü gülerken kalbi kan ağlar aslında. Ama her kadının gözlwrinden belli olur acısı. Ben her ne kadar bu acıyı Ebru Şallı nın gözünde görmesemde beni ilgilendirmez.
Böyle bir konuda seçenek önüme çıktığı için şok oldum. Ve üzüldüm ,.. o şıklara kimse başına gelmeden cevap veremez,, cevap vermemelide... kimse büyük konuşmasın,,, allah düşmanıma bile evlat acısı yaşatmasin... kimseyi bu konuda kimsenin yargilamaya hakkı yok...çünkü hickimse o dört duvar arasına girip kapılarını dışarıya kapatfiklarindA onların ne yaşadığını göremez de bilemezde... evlat nedir kaybetmek nedir bilmeden atıp tutmak çok kolay... yinede allah kimseye yaşatmasin... yargilamak yorum yapmak bu konuda kimseye düşmez
Vay be çoğu hayat devam ediyor demiş tamam devam ediyor ama 4 ay da şahsen unutulmaz hiç unutulmaz acısı belki bir nebze olsa geçer ilk gun ile aynı olmaz deriz ya o öyle değil geçmiyor tam tersi daha da yanıyor
Yakından tanıdığım sevdiğim esnaf bir abimiz vardı onun çocuğu vafat etmişti yıllardır gülmüyor bile adam 40 yaşında 20 lik deli kanlı gibi dururken 3 günde 50 yaşındaki adam gibi oldu acı işte kimi yaşıyor kimi de yaşadığı halde geçiyor aslında bu kadar göze sokmadan yaşarsa daha iyi olur ama herkesin kendi düşüncesi saygı duyarız
Anne babanın yas süresi olmaz. İnsanoğlu için en zor acı nedir diye sormuşlar evlât acısı denilmiş. Ben de babasını kaybetmiş biri olarak soyliyim : bir defa evden ölü çıkınca o evin enerjisi değişiyor biz bir yıl ailece yemekten tat alamaz olduk ne yesek sanki saman gibi tatsız birşey yiyor gibiydik. Yemekleri yiyemez çöpe dokerdik. Hatta eskiler der ki ölü evinden bir hafta boyunca su bile icilmez. Bizim oralarda ölü evine bir hafta komşuları yemek götürür. Mutlu olamiyorsun huzurlu olamıyorsun zorlasan da gulemiyorsun hep bir kiriksin. Mutlaka bir yakınını kaybetmeye de gerek yok düşünün ki sevgilinizden ayrılınca bile yas halinde oluyor insan için dolu dolu oluyor agliyorsun suratin asik oluyor kendinle başbaşa olmak kimseyle görüşmek istemiyorsun. Masum bir çocuk üstelik de evlât ! Bu acıyı kimse bastiramaz öyle acimi icimde yaşıyorum diye birşey yok. Taki kalbini ruhunu kaybetmiş olmalı ki bu kadar rahat gorunmeli insan
Her türlü fiziksel acının tarifini yapabilirsin ve buna uygun tedavi yöntemi uygulanılabilir. Ruhsal ve mental acıların da etkili tedavi yöntemleri mevcut modern tıpta. Fakat “Evlat Acısı” aman yarabbi Allah korusun evlerden Irak olsun düşmanıma vermesin. Dayanılacak katlanılabilir bir şey değil sanıyorum, yahu bu acıya empati bile kuramıyorum kurmak istemiyorum. Süresi ne kadar sürer vs vs tek bildiğim acı eşiği en yüksek perdedeki bir acı yaşayan kişiler akıl sağlıklarını korusun yeter.
Annem ve babamdan biliyorum kardeşim öldü; 8 yıl geçti ve hâlâ bu kadar eğlendikleri tek bir günü görmedim.. bunlarinkisi sahte üzüntü gibi geliyor. Tabiki bizde gittik tatile falan ama yinede buruk geçti bunlar pozlara bakılırsa baya çabuk atlatmislar
Bırakın kadını Allah aşkına, onun yaşadığı acıyı aramızda kaç kişi yaşadı da hemen böyle yargılamaya başladık? Tamam evladını kaybetti fakat hayat devam ediyor bir şekilde. Hep üzgün, hep mutsuz olmasını beklemeyeceğiz ki. Bu kadının dışı bizi, içi kendini yakar. İslam'da bile 3 günden fazla yas tutmak haram kılınmıştır.
Içinde ne yaşadığını bilemeyiz tamamda bir kac ay önce oglunu evladını canını kaybeden biride tatile gidip agzi kulaklarinda poz vermez. Tatile bile gitmez. Ya insan kendine gelemez ki tatile gitsin. Aman neyse hic linc yiyesim yok. Durum ortada iste ne diyelim ki.
böyle bir durum hakkinda yorum yapmaya ve yargılamaya hakkımız olmadığını düşünüyorum. zira evlat acısını ancak yaşayan bilir şüphesiz dünyanın en zor şeyi.. bir kaç fotoğrafa bakarak bunu yeterince yaşayıp yaşamadığına karar vermek bir anne için çok büyük haksızlık olur. ve bu durum gerçekten kimseyi ilgilendirmez.
İnsan yasını tam anlamıyla tutmayı bilemediğinde, hatta belki de en mutsuz en acılı olduğu zamanda ama bunun hepsini dışa vuramadığında, hiç beklenmeyen ve hiç tahmin etmediği şekilde davranır. Sonradan anlar ki o zamanki psikolojisinden dolayı böyle şeyler yapmış.
Ömür boyu yüreği sızlar.. Bu kaçınılmaz. Ama hayat da devam ediyor. Öyle veya böyle. Asıl mesele bu zaten. Ve şöhretin ağır bedeli. Şöhret hayatını onlar seçti, bedelini ağır ödüyorlar. En ufak hatada linç yiyecekler, ki Ebru Şallı hata etmiş.
- İslam inancına göre 3 gün. Akıl sağlığı için en geç 2 yıl o da çok yakın birinin kaybında.
- Gündelik işlerini sürdürdükleri ve yakınlarıyla zaman geçirdikleri sürece kaç gün yas tuttuklarının önemi yok ama bunları yaptıkları zaman da "yas" olmuyor adı. Evlat acısı ömrünce içini sızlatacak bir acı, elbette.
Herkesin acısını yaşama şekli başkadır.. o yüzden üst perdeden ahkam kesenleri anlamıyorum.. Belki göz önünde oldukları için bu kadar söz laf oldu ama.. Bundan daha kısa süreli yas tutup hayatına devam eden nice insanlar gördüm Acı zaten hiç geçmez acı içinde... Annesini babasını kaybeden insan bile hayatına devam ediyor neticede..
Ölenle ölünmez diye bir söz var. Evlat acısı kolay geçmez kadın da demiş bunu ne yapmasını bekliyordunuz? Acısını içinde yaşıyor demek ki dışarı daha fazla yansıtmak istemiyor. Buraya gelip de "vay bu nasıl anne vay bu nasıl kadın" diye ahkam kesmek sizin bizim gibi işsizlere kalmadı. Kadın kendini yerden yere vurup yemek yemeseydi bir ayda 20 kilo verip göz altları şiş bir şekilde dışarılarda gezseydi hoşunuza giderdi dimi?
Normalde En az 1 yıl olmalı yapacağı tatilde ki eğlenmekten zoyade dinlenip toparlanmak olmalı huzur arayışı olmalı ormanlık huzurlu bir yer olması lazım. Bu tiplere ise bakmayın bunlar reyting uğruna her zaman her şekle girerler o zaman sanki başka kimsenin çocuğu hiç ölmemiş gibi neredeyse 1 ay boyunca her dakikasını yapan medya organları şimdide tam tersiyle reyting yükselttiriyorlar.
eleştirenler o kadar kötü bir şey yapmış ki... o yorumları gördükçe canı daha da çok yanmıştır. bu çok büyük bir acı ve kimse o acıyı yaşamadan anlayamaz bence. ve olaylara nasıl ne şekilde tepki vereceği de o kişinin karakterine bağlı. herkes aynı tepkiyi veremez bu mümkün değil zaten. belki de bu şekilde kendi acısıyla bir savaş içerisinde o şu an. içinde kim bilir ne fırtınalar kopuyordur. bu şekilde yargılamak bana çok manasız ve üzücü geliyor
Acısı onun gülünce tatile gidince acısını yaşamıyor mu oluyor bu kadar kalıplara girilmemeli insanlar acısını göstererek mi yaşamalı içini bilmeden dışa yorum yapmak çok kolay acının süresi olmaz o acı onla mezara kadar gider ilk günkü kadar olmaz Rabbim zamanla sabrını verir 😔
Buna bir süre belirlemek doğru olmaz. Yalnız eleştirmenin de doğru olacağı kanaatindeyim. Şimdi diyebilirmiyiz, Ebru Şallı ve eşi, çocuğunu az seviyormuş ya da edebe muhalif sevinçli pozlar vermiş.(burada giysisi mevzu bahis değil) Ben şahsen diyemiyorum. Hayat devam ediyor acısıyla-tatlısıyla, güçlü olmak lazım...
Allah ölümü dağlara vermiş, dağlar taşlar dayanamamış, sonra denizlere vermiş, ölünce bir deniz diğer denizde fırtına olmuş , kasırga olmuş ölümü kaldıramamış. Sonra insanlara vermiş ve bakmış ki bir tarafta ölürken birisi diğer tarafta doğuyor bir yenisi ! Bir tarafta kalkarken bir cenaze diğer tarafta evleniyorlar , düğünler oluyor. Işte hayat böyledir.. Vah gidene mi? Vah kalana mı?
Herkesin acı eşiği farklıdır kimisi içine atar kimisi haykırır acısını bu yüzden yargılamak olmaz sonuçta giden evlat onun parcasi içinde neler kopuyor bilemeyiz belki de bu şekilde acısını dindiriyor olabilir bilemeyiz herkes kafasını bir şekilde dağıtmaya çalışıp bir şekilde acısını yasiyor ya da batıyor bunu gündem yapmak yargılamak üzerine gitmek bana çok saçma geliyor herkes bir değil
Herkes kendi hayatını yaşıyor bişey diyemeyiz tabi acısı ne dir ne kadardır kimileri var aklını kaybediyor hani öyle olsunda istemem mesela benlkide bu durumu bir travmadır bilemeyiz çünkü insanlar böyle zamanlar ne tepki vereceklerini bilemeyebiliyorlar travma demek sadece kahretmek demek olmuyor. bazen farklı travma sonuclarıda ortaya cıkabiliyor
Ebru Şallı’yı çok sevmem. Ama evlat acısı bambaşka bir şey. İçinde kopan fırtınaları, gece kafasını yastığa koyduğunda aklından geçenleri bilemeyiz. Bir çocuğu daha var bildiğim kadarıyla onun için dik durmak zorunda.
Açıkçası büyük konuşmaktan korkarım ben sırf bu yüzden bile yorum yapmam ama başkalarının acılarına karar vermek de saçma geliyor bana. Hani cenazede ağlamayan birini ayıplamak gibi. Hem içini bilemeyiz hem de yansıtma biçimini.
Başkalarının acılarını ne kadar bir süre tadacaklarına biz karar veremeyiz ama bizde bir söz vardıe bari meftaya saygın olsun diye. Ne kadar hayata adapte olursa olsun bunları çarşaf çarşaf sosyal medyaya aktarmanın gereği olmadığını düşünüyorum.
Herşeye rağmen hayat devam ediyor kimsenin elinden bişey gelmiyor öyle yargilamayin oda insan belki rahatlamak istiyor ne halde olduğunu ne hissettiğini anlayamazsınız herkes dışardan mutlu dedi yok gibi gözüküyor
Herkes abartmasın bence karşı da ki bir anne. Kimin ne acılar çektiğini bilemez. Buradakiler sırf ünlü diye yerden yere vurması hiç etik değil. 4 ay geçmiş acı çekmek istemiyordur. İstese de içinden yaşadığını düşünüyorum.
Üzüntü kişiden kişiye göre değişir. 4 ay geçmiş üzerinden bir fotoğrafla üzülüyor ya da üzülmüyor diyemeyiz. Hayati bir fotoğraftan ibaret değil. Devam etmek zorunda. Üzülse de oğlu geri gelmeyecek üzülmese de. Kısacası bizi ilgilendirmiyor.
Hayat devam ediyor, bir evladı daha var, eşi var. Ekonomik olarak sıkıntısı da yok, iç dünyası bilinmez. Reklam peşine düşmeseydi keşke bu kadar diye geçiyor aklımdan, bu kadar göz önünde olmasaydı ne acısı ile ne mutluluğu ile şu süreçte.
Aslında gözlük takmamış olsaydı görebilirdik gözlerindeki derin hüznü. Her insanın acıyı yaşama şekli farklıdır, acıyla başa çıkma şekli farklıdır. Bazen insanın yüzü gülerken kalbi ağlar. Belki de yüreğindeki acıyla böyle başa çıkıyor.🌺
Umarım hiç kimse böyle bir acıyı yaşamaz ama bu tip canım kişiler için yorum yapmayı bile boşa geçen zaman gibi sayarım. O nedenle belli kültürün altında ki kişilerin yaptığı saçma sapan şeyler ilgi alanım dışında. İyi haftalar diliyorum.
Valla ben çocuğuna üzüldüm, o melek olup gitti. Bazı kadınlar anne olmayı hakketmiyor ve bildiklerini okuyorlar. Zaten bu şahsı oldum olası sevmem, yaşantısı Türk yaşantısına uygun değil. Yine de Allah ıslah etsin diyelim, melek olmuş küçüğü de Allah rahmet eylesin.
Çocuğunun hastalığı ağırdı. 4 ay önce degil de buna zaten psikolojik olarak hazir olabilir.. Her insanın acıya bakışı ve hissiyatı da farklı olabilir. Saygı duymak lazım bence.
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, özellikle "instagram" gibi bir gösteriş medyasında. Yasın belli bir süresi olamaz. İnsanın kaybettiği kişiye duyduğu yakınlık ve sevgiye bağlıdır.
İçinde ne yaşıyor bilemeyiz. Hayat boyu zaten içinde bu acıyla yaşayacak. Bence kimse evladını kaybetmiş bir annenin hayata dönme çabasını eleştirmemeli.
Burda kimse yargı yapmasın. Sonuna kadar sürüklenerek yaşaması ölüyü diriltmez. Evet insan kolay kolay asla toparlanamaz ve bu acı dönmez. İnsan bir yerden başlar yaşamaya tekrar.
Bunu konuşmak bile çok ayıp. İlla kahrolsun, hayattan kopsun, acıdan ölsün mü istiyorlar? Evladını kurtarmak için her şeyi yapmış ama kaybetmiş bir anne var ortada. Ayakta durabildiği, hayatına devam edebildiği için takdir görmesi gerekirken tatilini konuşuyorsak ortada ahlaksızlık vardır o da kadına ait değildir
Evlat acısından 1 ay konuşmayan anne gördüm. 4 ay bana göre aşırı kısa bir zaman. Tabi kendisi kafasını dağıtmak için etkinlikler yapıyor olabilir. Herkes bir değil, ben de yargılamak istemiyorum.
Hiç birimiz o anne/baba kadar yanamaz ve üzülemeyiz ancak hayat devam ediyor ve inanç sabrı beraberinde getiriyor. Ebru hanımı hayata döndüğü için tebrik ediyorum ve mutluluklar diliyorum.
Bir şekilde hayata tulmaya çalışmak en iyisi savunma mekanizmaları burada devreye giriyor içindeki acıyı veya sıkıntıyı görmezden gelip mutlu davranmak da acıya dahildir.
cok uzulmustum cocuguna zor yasamayan bilemez yası ne kadar surere gelince asla bu konularda yorumda bulunmam cunku yasadigini hissettigini bilemem
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Üzülürsün ve hayat devam ediyor ama dört ay sonrada böyle tatil bu pozlar Ne bileyim yaa sanki dokuz ay karnında taşımamış marketten almış gibi, sonra öldü gömdüm tatile geldik der gibi bir hali var.
Ana Sayfa > Magazin > Anketler > 4 ay önce oğlunu kaybeden Ebru Şallı'nın tatil pozları olay oldu. Evladını kaybetmiş bir anne/babanın yas süresi ne kadar olmalı?