
Adını duyunca yüzümüzde tarifsiz bir mutluluk oluşturan insan. Birçoğumuz onun filmlerini izleyerek büyüdü. Birçok filminde hep halkın içinden konulardan bahsetti. Bizden biri olduğunu kamera arkalarında gösterdi. Okuma aşkını birçok kez herkesin önünde dile getirdi. Şimdi sizlere halkın içinden olan bir insanı anlatacağım.
Aslında Kemal Sunal’ı oğlu Ali Sunal’dan dinlemek isterdim. Menajeri aracılığıyla mesaj yolladım, fakat babasıyla alakalı kimseyle röportaj yapmadığını söyledi ve teşekkür etti. Anlayışla karşılıyorum bu duygusal durumu. Bu paylaşımı menajeri aracılığıyla ile oğluna ileteceğim, kim bilir belki sizinle beraber okur.

Benceyi fon müziği eşliğinde okumanızı tavsiye ederim.
Benim onu anlatmaya lügatim yetmez. Kemal Sunal’ı kendisinin geçmişte yaptığı röportajlardan, arkadaşlarının, dostlarının, eşinin, oğlunun yaptığı açıklamalardan yararlanarak sizlere anlatacağım.
Kemal Sunal kimdir?

Aslen 10 Kasım doğumluyum ama Atatürk’ün vefat ettiği günde doğum günü kutlayamam, sevinemem, gülemem. 11 Kasım doğum günümdür.” Kemal Sunal
1944 yılında Malatya’da doğmuştur. Dar gelirli bir ailenin çocuğudur. Babasının dar gelirli olması nedeniyle ailesine sokaklarda çalışıp yardım etmiştir.
Okul hayatı

İlkokul hayatına Mimar Sinan’da başlayıp, Vefa lisesinden mezun olmuştur. Tabi bu okul döneminde yaşadığı zorluğu şu sözlerle devam ettirmiştir;
Ekonomik durumumuz iyi değildi. Babam Migros'tan emeklidir. Yaz tatillerinde ayakkabı, kitap parasına yardımcı olmak için çalışırdım.

Aslında okumayı çok sevdiğini her yerde dile getirmiştir. Okumanın yaşı yoktur sözünün kanıtı olan değerli isim, okul hayatında liseyi 11 yılda bitirmiştir ve bunu da şu sözlerle açıklamıştır;
Bu benim tembelliğimden, salaklığımdan ileri gelen bir şey değildi. 15-20 kişilik bir grubumuz vardı. Beraber geçiyorduk, beraber kalıyorduk. Anlaşmış bir gruptu. Bir nevi haylazlıktı tabii…
Sanki bize Hababam sınıfını anlatıyor gibi, değil mi? Oynadığı film olan Hababam sınıfı, kendi hayatından esintiler taşıdığını önceden duymuş muydunuz?
Belki aynı lise yıllarındaki gibi haylazlığı özlemiştir. Özleyemez mi?

- Romayı kim yaktı?
- Kanuni Sultan Süleyman.
- Kaç yaşındasın?
- 1453.
- Adın ne senin?
- Hz. Şaban :)
Hâlâ hafızanızda değil mi o güzel kareler?
Peki nasıl bir insandı Kemal Sunal?

Duygulu ve hassas bir insanımdır. Başkalarının üzerinde bile durmayacağı olaylar, beni çok etkileyebilir. Bir çocuğun ağlamasına ya da bir kedinin açlığına, kısaca tüm canlıların çaresizliğine, umutsuzluğuna onlardan fazla üzülürüm. Doğal olan da bu. İnsanları güldürmek için, acılarına da ağlayabilmek gerek. Kemal Sunal
İnsanı güldürebilmek için, acılarına da ağlayabilmek gerek. Nasıl güzel bir sözdür. Acılarına ağlamasa nereden bilecek o hissi.
Aslında çok kez duymuştum onun filmlerdeki gibi gerçek hayatta gülmediğini. Belki de o gülücüklerini hep bize sakladı filmlerinde, bitsin istemedi.
Filmleri

Hayatı boyunca 82 filmde rol almıştır. Filmlerde yer aldığı rollerle hep halkın içinden olduğunu insanlara hissettirmiştir.
Oynadığı film konuları, zamlar, insanları dolandıran kişiler, geçim sıkıntısı, işsizlik, göç ve töre gibi konuları hem mizahi dille ele almış hem de ders vermiştir.

Birçok filminde öğretmenden bekçiye, kapıcılıktan çöpçüye, doktorluktan ameleliğe kadar oynayıp, halka ben sizden biriyim demiştir.
Ben bir balon değilim. Öyle çıkanlar var ve ayakta kalmak için her gün TV’de görünmek zorundalar. Ama benim böyle bir şeye ihtiyacım yok çünkü ben sırtımı halka dayamışım. Kemal Sunal

O bizim için gülen adamdı. Her repliğinde ayrı bir gülerdik. İçimizi ısıtırdı gülüşü. O gülünce biz gülerdik.
Ama bazen de ağlattı bizleri. İbo ile Güllüşah filmindeki mahkeme sahnesinde yüreğiniz burkulmadı mı?
Güllüşah; “ O benim gerçek babam” dediğinde sizinde gözleriniz dolmadı mı?
Replikleri

Eminim herkes benim gibi düşünüyordur. Kemal Sunal’ın filmlerinin repliği hayatımızda hep bir yere sahipti. En çok onun repliklerini söyledik.


Tencere yuvarlanmış, seninki benden kara.
Benim peşimi kızlar bırakamıyor da. Vahşi bir cazibem varmış.
İki gönül bir olunca, damlaya damlaya göl olur.
Parka gidecekmiş, iki gözümün çiçeği.
Yerdeki 5 kuruşu aldım diye herkes bana baktı. Ama bilmiyor ki üstünde Atatürk’ün resmi var.
Ben de Harranlıyam!
Salıverin küçük enişteyi!
Fes başıma fes başıma püskülü ben olayım.. Ahhh duvar başıma, başım duvara!
Hırsızlık mı yapıyorum, rüşvet mi alıyorum, faizcilik mi yapıyorum, başkasının rızkını mı çalıyorum. Efendi gibi Hüsniye’ye asılıyorum.
Arkadaşları, dostları

Çevresinde çok arkadaşı vardı. Hepsinin Kemal Sunal’da buluştuğu nokta yufka gibi yüreği olan, iyilik sever insan olması ve gülmenin en çok ona yakışmasıydı.
Ertem Abi ‘Sen şunu söyle, sen bunu söyle’ diye replikleri dağıttı, ama Kemal’e gelince laf bitti. ‘Oğlum sen de burada gülersin’ dedi ona… İşte bu laf çok önemlidir. Kemal orada güldü, bütün Türkiye güldü. Halit Akçatepe

Çok iyilik sever bir insandı. Bunu biz söylemiyoruz tabii. Bunu kendisi de söylemiyordu. Bunu bizzat bu duruma şahit olanlar söylüyor. Her zaman gizli tutardı yaptığı iyilikleri.
O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok. Oyuncu bir de, Mavi Boncuk filmini çekiyoruz. Bir gün setten çıktık, eve gidiyoruz, ben Laleli’de oturuyorum, Kemal, benden önce çıktı.
Herkes yevmiyesini almış, taksiyle giden gitti, kendi arabasıyla giden gitti.
Ben baktım ki Kemal yürüyerek gidiyor, üç kilometre var gideceği yer. Her gün yürüyerek gidip geliyor, merak ettim, nereye gidiyor bu adam böyle diye.
Uzun süre yürüdü, sonra bir bankta bir adam yatıyordu, kaldırdı adamı, bir şeyler konuştular, sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım, sonra biraz daha ilerde bir lokantaya girdi, bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm..
Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım,’tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?’ dedim.‘Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana..’dedi,
Teşekkür ettim, az ilerdeki lokantaya gittim.
‘Az önce gelen beyin borcu mu var size?’dedim, tanımadılar beni,
‘Kemal abi’nin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz, o da sağolsun, onların yemek masrafını öder..’ dedi..
Ertesi gün Kemal’in yanına gittim, ‘
Sen ne güzel bir adamsın ya..’ dedim, ne olduğunu anlayamadı,
sarıldım ağladım..
‘Ölme sen benden önce..’ dedim,
dinletemedim…
Emel Sayın
Bu fon müziğiyle benceye devam edebilirsiniz.
Ne kadar güzel bir insan olduğunu zaman geçtikte, aklımız erdikçe daha iyi anlıyoruz. Filmlerine bakınca yine güleceğiz ama ilk önce bir iç çekip kendimize geldikten sonra.
Evliliği

Evlilik yıllarında da sıkıntılarla karşılaşmış. Ama aile babası görevinden hiçbir zaman vazgeçmemiş. Belki filmlerdeki gibi çok gülememiş gerçek hayatta ama en azından ağlatmamış.
Eşiyle tanışma hikayesi de ilginç. Hatta 2,5 yıl mektuplaştıktan sonra evlenmesi, nasıl güzel bir adamsın dedirtiyor.

Çamaşırı küvetin içinde yıkıyordum. Arka apartman boşluğunda zıplayarak asıyordum. Bazen gülüyor, bazen kızıyordum. Çamaşır ipini Kemal’e bağlatmıştım. Tabii O da kendi boyuna göre ayarlamıştı. Gül Sunal
Vefatı

3 Temmuz 2000 yılında kariyerinin 83. filmini çekmek için Trabzon’a gidecekken, uçak kalkmadan kalp krizi geçirip vefat etmiştir.
O gün dün gibi aklımda. Sabah uyandığımda salona doğru yürüdüm. Bizimkiler sabah haberlerini izliyordu. Babam bana şunu söyledi;
”Adamın vefat etmiş.”
Gerçekten benim adamımdı. Şu an bile bunu anlatırken tüylerim diken diken oluyor, gözlerim doluyor.
Onunla büyüdüm ben. Onun filmlerini izleyerek güldüm. Geçmişte yaşanmış olayları onunla öğrendim. Benim en sevdiğim filmin adı Kemal Sunal’dı.
Onun filmleri çıkınca televizyona, Kemal Sunal’ı açın derdim. Filmin ismini söylemezdim.
Kemal Sunal’a oğlundan mektup

Belki biz onun kadar yakın olamadık. Muhabbet edemedik, elini tutamadık, ağladığında ağlayamadık ama ekranlarda güldüğünde hep güldük.Her repliğini hafızama yazdık.
Biz belki uzaktık ona. Ama onun yanında büyüyen, onun canından, kanından olan bir insan var. Ve 2 yıl önce yazılan bir mektup.
Ali Sunal’dan babasına mektup:
17 yıl olmuş omzuna yaslanamayalı babam. O kadar ihtiyacım var ki o omuza. Ama olmuyor olamıyor işte. Çok seviliyorsun babam sevenlerin senin gitmene unutulmana asla izin vermiyorlar.
Şimdi onların çocukları torunları da senin hayranın onlar da ezberliyor repliklerini bakışlarını gamzeni gülümsemeni. Özlüyorum seni benim dünyanın en güzel gülen kahramanım.
Bencemi Kemal Sunal repliğiyle bitirmek istiyorum.

Sen böyle gülünce şuranda iki çukur oluyor ya, ölünce beni oraya gömsünler. Kemal Sunal...
Allah rahmet eylesin..
Derinkuyu
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar