Park Chan Wook filmlerine, yönetmenin dehasına hayranım, son filmi The Handmaiden'ı da 2016'da gösterime girdiği günden beri izlemek istiyordum. İnternetten film izlemeyi sevmediğim için, filmin vizyona girmesini bekledim hep. Fakat girmedi, biliyordum böyle olacağını.
İzleyip, üzerinde uzun uzun düşünebileceğim zamanı yaklaşık 2 hafta önce buldum. Filmi izledim ve gerçekten diyecek kelime bulamıyorum. Bu adam aşmış, farklı bir dünyada yaşıyor. Çok, çok beğendiğim bu filmi de sizlerle paylaşmak istedim.
Not: Film sizin için rahatsız ögeler barındırıyor olabilir. Bu yüzden de gösterime girmedi büyük ihtimalle.
Hikayenin ana teması dolandırıcılık...

1930'lı yıllarda geçen hikayede, kendini zengin kesime "Kont" olarak tanıtan bir dolandırıcı, ailesi öldükten sonra epey yüklü bir mirasa sahip olan saf ve gizemli Japon varis Leydi Hideko'yu etkileyip, onunla evlenmek ister. Evliliklerinin üzerinden bir süre geçince de Leydi'nin delirmiş olduğunu söyleyecek ve onu hastaneye kapatacaktır. Böylece Leydi'nin tüm zenginliği, kendisinin olacaktır.
Bir hizmetçi ve Leydi'si

Kont, planını uygulamaya koyar. Leydi'yi etkileyebilmek için, ona resim dersleri vermeye başlar. Kurduğu planda kendisine yardımcı olmak üzere Sook-hee isimli bir kızı, Leydi'ye hizmetçilik yapması için kiralar. Kont, eline geçecek mirasın bir miktarını Sook-hee ile paylaşmayı kabul eder. Bu anlaşma sonucu, Sook-hee eve hizmetçi olarak gelir.
Fakat hiçbir şey planlanıldığı gibi gitmez.

Kendisine yapılan hain planlardan hiçbir haberi olmayan Leydi Hideko, teyzesinin intiharı sonucu aşırı baskıcı ve sapkın amcasıyla birlikte koca evde yalnız başına kalmıştır. Bu yüzden Sook-hee'nin eve gelişi onu çok mutlu eder. Çok iyi anlaşırlar.
Eve hizmetçi olarak gelen Sook-hee, Leydi'ye aşık olur.

Leydi'nin, Kont'a aşık olmasını sağlaması gereken hizmetçi Sook-hee Leydi'nin saflığı ve büyüleyici güzelliğinden dolayı ona aşık olur. Plana sadık kalmaya ve Leydi'yi kandırdıktan sonra eline geçecek para hakkında düşünmeye çalışır. Fakat hislerini asla kalbinden atamaz.
Leydi de ondan hoşlanmaya başlar.

Kont'un tavırlarından hoşlanmayan Leydi, hizmetçisine ilgi duymaya başlar. Hislerini ona açıklamaya çalışır fakat Sook-hee plana sadık kalmaya çalıştığı için hislerini gizlemeye ve Kont'u övmeye devam eder. Leydi hislerine karşılık alamaz. Bu filmde en etkilendiğim sahneydi, kimse olmadan tek başına yaşadığınız kocaman bir süre sonunda birisine güveniyorsunuz ve ona kalbinizi açıyorsunuz. Ve karşınızdaki insan hislerini sizinle paylaşacak kadar bile değerli görmüyor sizi. Bu durumda kalan bir insanın hayal kırıklığı, üzüntüsü o kadar güzel anlatılmış ki.
Kont'la evlenmeye karar verir ve film tam olarak bu zamanda başlar.

Uğradığı hayal kırıklığı sonucu Leydi, Kont'un teklifini kabul eder. Kont ile evlenip, Japonya'ya kaçacaktır. Tabi bir şartla, hizmetçisi de onunla birlikte Japonya'ya gelecektir.
Filmi izlerken ön yargıları bir kenara bırakmak gerek.

Toplumsal normları, hayata bakış açımızı, ön yargılarımızı her sanat dalında olduğu gibi, filmleri incelerken de bir kenara bırakmalıyız. Ki; hikayeye, görselliğe odaklanalım, saçma ayrıntılara değil. Tarafsızca izlemeliyiz böyle güzel filmleri.
Film Bence'lerini müzikle bitirmeyi seviyorum. Park Chan Wook, her filminde olduğu gibi müthiş bir ekiple çalışmış ve ortaya eşsiz bir soundtrack albümü çıkmış. Benim favorim bu.
Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim :):
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar