İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Kaç gün oldu görüşmeyeli? Dört ya da beş sanırım... Her neyse, işten güçten oluşan yoğunluk, yorgunluk ve can sıkıntısından mütevellit bu boşlukta bir şeyler yaptım, ürettim, dinledim ve izledim. Ama en çok izleyip final sahnesinden sonra beni resmen yıkan bir filmi siz KS ahalisine de anlatmalıyım dedim. İşte bu Bence'nin konusu gerçekten de insanı yıkan, yakan, sarsan, sessizliğe ve düşüncelere boğan bir film olan INCENDIES.

Yangın öncesi...

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Öncelikle bu film defalarca kez önüme çıktı. Gerek buradan gerek reel yaşantımdan birkaç farklı kişi de filmi farklı zaman dilimlerinde bana tavsiye etmişti. Fakat ya iş ya da anımsayamadığım başka nedenlerden ötürü filmi hiç izleyemedim. Ta ki, dün geceye dek!

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

İncendies Ne Demek?

Incendies, Fransızca "yangınlar" demek. Ülkemizde ise yine her filme farklı ve garip isim takma heveslisi o yönetim filmin adını "İçimdeki Yangın" olarak düzenliyor ve vizyona öyle sokuyor. Filmimiz 2011 Kanada yapımı. Yönetmen ise daha önce Bence'sini yaptığım Sicario filminin ve aynı zamanda izlediğim en iyi bilim kurgu olan Arrival yapımının yaratıcısı olan Denis Villeneuve. Toplamda beş oyuncunun kilit rol oynadığı filmde karakterler ve onlara hayat veren sanatçılar ise şöyle:

Nawal Marwan - Lubna Azabal

Jeanne Marwan - Melissa Desormeaux-Poulin

Simon Marwan - Maxim Gaudette

Noter Jean Lebel - Remy Girard

Beşincisini vermiyorum çünkü o finalin vurucu sahnesinde ortaya çıksın.

İncendies Konusu

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Nawal Marwan, (veya Neval Mervan) kızı Jeanne ile bir gün yaşadıkları Kanada'da bir havuza yüzmeye giderler. Jeanne bir köşede yüzerken çevresine bakınır ve annesini bir şezlongun üstünde otururken görür. Yaşlı kadın boş gözlerle derinlere dalmıştır ve az evvel gördüğü şey onu sessizliğe gömer. Durumu ağırlaşan Nawal ölmeden evvel yıllardır sekreteri olarak çalıştığı Noter olan Jean Lebel'e bazı mektuplar yazdırır ve ölüp gider.

İşte film noterin Neval'in ikiz çocukları olan Jeanne ve Simon Mervan kardeşlere noter odasında annelerinin vasiyetini okuması ve ardından mektupları bırakması ile başlar. Nawal Marwan mektubunda vasiyeti olarak şöyle der:

Beni tabuta koymadan ve dua etmeden çıplak bir şekilde dünyaya sırtımı çevirmiş, yüzüm toprağa bakar şekilde, bir isim ve mezar taşının olmadığı vaziyette defnedin. Size vereceğim mektuplar yerine ulaştığı zaman; suskunluğumu bozmuş sözümü tutmuş olacağım. İşte o zaman mezarıma taş koyup güneşe bakacak şekilde adımı yazabilirsiniz.

İşte bu sözlerle irkilen Jeanne annesinin vasiyetini yerine getirmek üzere kendisine verilen mektubu alarak bilmediği topraklara gidip bir arayışa başlıyor.

Farklılıklar çatışırsa ne olur?

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Hikaye bizi Lübnan İç Savaş yıllarına götürüyor. Farklı dinlerden ve topluluklardan olan insanların medeni şekilde insanca yaşadığı günlerden ölümün kol gezdiği dini ve etnik çatışmaların zamanına yani.

Yani; gerçek acının, gerçek ölümün, gerçek hüzünlerin ve gerçek iğrençliklerin yaşandığı yakın tarihli bir olaylar zinciri içindeki bir kadın ve o kadının hayatındaki yangınları gösteriyor hikaye. Zaten izlerken aslında bize hiç de yabancı olmayan bir kültürü, olaylar silsilesini ve biraz da ortak acılarımızı güncelliyor zihnimizde. En azından kendi adıma söyleyebilirim ki, ben izlerken çoğu zaman içinde bulunduğumuz coğrafyadaki ortak acıları anımsadım.

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Zaten film bu acıları abartmadan, onları bulandırmadan olduğu gibi bize gösteriyor. Bakın işte etnik ve dini çatışmanın neticelerinde bunlar oldu, bu insanlar öldü, öldürüldü, birbirlerine kıyıldı ve yitip gittiler diyor. Bunu demekle kalmıyor film boyunca bir dakika bile sizi sıkmadan, baymadan oradan oraya sürüklüyor.

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Bu sürüklenme sırasında önce babasını arayan Jeanne ile bir zamanlar annesinin geçtiği yollardan geçiyoruz. Gerçeğin peşinden giderken tıpkı Jeanne gibi siz de meraklanıyorsunuz. Bu merakı yaşarken de ne yazık ki bu topraklarda dinin birilerinin elinde bazen ne kadar korkunç acılara sebep olduğunu görüyoruz. Örneğin tarihsel derinliği olan 1975 yılında yaşanan otobüs saldırısı filmde yer alıyor.

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Nawal bu olayın ardından karşı tarafa geçiyor ve şu repliği duyuyoruz:

Peki, şimdi ne yapacaksın?
+ Hayatın bana öğrettiklerini ben de düşmanlarıma öğreteceğim!

Gerçekler bazen acıtır.

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Filmde şöyle bir duygu var; bir yandan bir şeyleri merak ediyor ve öğrenmek istiyorsunuz ama aklınızda oluşacak bazı tahminler canınızı sıkıyor. Fakat tam da emin olamıyorsunuz. Bu yönden

Denis Villeneuve işini gerçekten de çok iyi başarmış. Çünkü, gerçekler acıtıyor. Jeanne bu gerçekleri öğrendikçe daha da acıyor ve annesinin sırlarını öğrendikçe biz de onunla birlikte aynı acıyı içimizde bir yerlerde yaşıyoruz. Tabii Jeanne öğrendikleri karşısında artık dağılır ve erkek kardeşinin de annesinin ona yazdığı mektuptaki görevde olduğu gibi ağabeyini bulmak için Jeanne'nin yanına Noter ile birlikte gelir. Artık gerçeğin peşinden gitme sırası Simon'a düşer.

Filmde Jeanne karakterini canlandıran ve duru güzelliği ile birlikte başarılı bir oyunculuk örneği gösteren Melissa Desormeaux-Poulin cidden işinin hakkını iyi veriyor. Filmin bir sahnesinde "merhaba" demesi bile ayrı bir hoştur. Annesini canlandıran Lubna Azabal'ın oyunculuğuna ise diyecek lafım yok. Kadın oyunculuk nedir bunu göstermiş.

Bir artı bir, bir eder mi?

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

Hikayenin tüm eksik parçalarını bulup topluyoruz, acıyı görüyor yaşıyoruz, hüzünle boğuluyoruz, bir zamanlar modern bir ülkenin nasıl bir kaosa sürüklenip iç savaşla yıkımdan ve kıyımdan geçtiğini izliyoruz ve tüm bunlarla birlikte filmin finalindeki en vurucu replik ortaya çıktığında bir şey size çarpıyor. Sanki biri ya da birileri cidden size vuruyor, böyle garip bir bulanıklık ve çarpılmışlık hissediyorsunuz. Olabilir mi bu diyorsunuz... Ama olan çoktan oluyor.

-İyi misin?
+ Bir artı bir iki eder.
-Ne?
+Bir artı bir iki eder. Bir etmez.
-Ateşin var senin.
+Jeanne? Bir artı bir hiç bir eder mi?

Son notlar...

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies

İyi bir film izleyicisi ve kaliteli yapımların farklılıklarını görebilen biriyseniz Incendies sizlik bir yapım. Saçma hikayeleri bırakıp bize hiç de uzak olmayan hatta belki de bir gün bizim başımıza gelebilecek bir olaylar zincirinin hikayesi İçimdeki Ateş film. Film gösterildiği dönemde Kanada Sinema ve Televizyon Akademisi tarafından verilen ve Genie Ödülleri olarak bilinen toplamda sekiz ayrı kategoride en iyi film ödülü almış. Ben şahsen fazlasıyla etkilendim ve son birkaç yıldır izlediğim en iyi drama ve tarihi film oldu. Size de şiddetle tavsiye ederim.

İzleyenler görüş ve düşüncelerini belirtirse sevinirim.

İnsanı Yıkan Bir Film: Incendies
Cevapla