Kitap okurken, o karakterleri gerçeğe en yakın şekilde hayalgücümle canlandırmaya çalışıyorum. Onlarla birlikte olaylara koşuyorum. Sanki oradayım ama beni görmüyorlar gibi. İlgi manyağı olmadığım için benimle konuşmamaları canımı sıkmıyor. 😊 Bu şekilde hikayeleri daha içten yaşıyor gibiyim.
Bilimsel kitapları, tarihsel kitapları ve dergileri okurken ise yeni bilgiler öğrenmek beni bir sonraki sayfa için domine eden mutluluğu sağlıyor.
Frank Herbert'in yazdığı ve Bilimkurgu klasikleri arasına giren ve seriye adını veren DUNE kitabını her defasında heyecanla açtım okudum, bitince üzüldüm hemen serinin ikinci kitabını aldım...
Aynı kitabı okul müdürü istedi verdim okudu ama yarıda bıraktı 😁 "çok uzun bu yav, hikaye içinde kayboldum" dedi. O güne kadar sekiz BK kitabı okuttum 70 yaşındaki adama. İlk başta hep sallamasyon diyen adam "70 yaşımdan sonra BK okuru oldum" dedi 😁 Kendisi de sürükleyici olduğu için kitaplardan zevk aldığını söyledi.
Başlıbaşına yeni bir kitaba başlıyor olmam benim için mutluluk kaynağı. Kitap okurken ise başkarakter yerine geçerim ve onunla birlikte her hissi her duyguyu yaşarım bu beni mutlu ettiği kadar üzüyor da çünkü üzücü bir olayda bir bakmışım ağlıyor oluyorum. Yaşanan her olayda, alınan her kararda bende bir taraftan kendimi sorguluyorum :" Ben olsam ne yapmayı tercih ederdim , empati kurar mıydım ve de olayları daha iyi yere yöneltmek için elimden geleni ardına mı koyardım yoksa pes mi ederdim" diye. Bu muhasebe sonuç olumlu ya da olumsuz olsun içimi rahatlatıyor beni mutlu ediyor. Tabiki kitaba kapılıp kendimi unutmadığım sürece..:)
Farklı olarak başkarakter ile özdeşiyorsun. Bu tabi ki duygu düşünceyi daha fazla hissettirir. Ağlıyor olman beni şaşırttı 😊 Kitabı bitirince günlük hayatta kitaptan esintiler yaşıyor musun? Karakter gibi davranıyor musun? Ya da çevrene kitabın yaşattığı mutsuzluğu yansıtıyor musun?
Gün içerisinde asık suratının sebebini soranlara "şey... Kitap okuyorum" demiyorsun değil mi? 😁
Telkin de etmiyorum öyle, gerçek şu ki bitirince kitabı enine boyuna çevirir sanki ilk defa görmüşçesine inceler, etkilendiğim cümleleri tekrar tekrar okurum. Kitabı kapattığımda gözlerimi yumup yahut bir yere istemsizce odaklanarak tüm kitabı, kitap boyunca hissettiklerimi, karakterleri gözümün önüne getiritim. Gerçekten etkilendiğim bir kitapsa daha sonra yazarını düşünürüm bu kitabı yazarkenki ruh hallerini hayatında neler yaşamış olduğunu gözümde tasvir ederim. Hatta çoğu zaman bu beni yazarın otobiyografisini okumaya kadar sürükler. En sonunda da galiba içimde kalan yarım bir Huzur ve mutlulukla kitabı ait olduğu yere bırakırim. Gün içinde yaptığım hareketlerime yansımıyor sonuçta kurgu olduğunun farkındayım fakat hissiyatı devam ediyor bir yerlerde.
Bunlar okuyunca, ben kitap okumuyorum sanırm dedim kendime 😁 Kitap bitince, ne kitaptı ama! diyorum. Genelde seri olan kitapları okuduğum için, sonraki kitapta ne olacak acaba diyorum.
Her kitabın başında yazarın kısa biyografisi oluyor onunla yetiniyorum. Zaten BK okumam konusunda beni heveslendiren bilimkurgukulubu. com da yazarlar hakkında eleştiriler yer alıyor onlara denk gelip, bilgi alıp kitaba yöneliyorum bazen Facebook üzerinde Bilimkurgu kulübü grubunda kitaplar üzerine tartışıyoruz. Sizi böyle sürükleyen kitapların sürekli olmasını dilerim 😊
kitap okumak çokk guzel birsey :) okumayi gec satin almak bile beni mutlu ediyor. ablam bir keresinde 'yeter artik kitap alma evlenme yasindasin ne cikarican ceyizde kitap mi dedi' evet neden olmasin dedim 😁😊😆. ozet su ki okuduğum kitap surukleyici ise o kisiler gercek bende ordayim gibi oluyorum ağlıyorum mutlu oluyorum üzülüyorum kiziyorum düşünüyorum vs. Özetle kitap okuyan herkes cok tatliş gözümde 👍📚
Merhaba, Yorum için teşekkürler 😊 Çeyiz artık çok fazla önem arz etmiyor gibi sanki. Bir gün evlenirsem çeyiz birleştirmek yerine kitaplık birleştirmek daha mantıklı geliyor bana 😁 Çeyize önem vereni bulursun da kitabı başucunda eksik etmeyeni zor bulursun 😊 Ağlama konusunda şaşkınım. Ya ben duygusuzum ya da o kadar özümseyemiyorum, bilemedim. Gerçi okuduğumuz türler de faklı olabilir. Bilimkurgu okurken ağlamak olmaz sanki 😊 Bereketli Topraklar Üzerinde Kitabını okurken son kısımda oldukça üzülmüştüm ama bunu söylemem lazım 😐 Efenim tatlışlık kitaptan oluşan Çeyizde 😁😁😁
ahahaha :) okuduğumuz türler farkli evet. zaten kitap okuyan siir seven ve türk kahvesi icen biriyle evlenmek isterim ceyizde kıtapliklar kitaplar olur 😉😀
Ben önce yazarın hayatını okuyorum, kaç yaşında bu kitabı yazdığını öğreniyorum. Kurgu kitap ise karakterlerde kendi yaşamından izler taşıyıp taşımadığını merak ediyor araştırıyorum. İlk ağızdan anlatılan kitaplar daha bir samimi geliyor bana, onları daha çok benimsiyor çabucak hızla bitiriyorum. Kitabı beğenmişsem yazarın diğer kitaplarına da mutlaka bir şans veriyorum.
Birkaç kitap diğerlerinden daha fazla bir duygu yoğunluğu yaşatarak içerisine dahil etmişti beni. Otostopçunun Galaksi Rehberi okurken onlarla beraber gezdim içimde tuttuğum tüm saçmalıkları güle güle yaşadım. Kimisinde çaresizliği gördüm, ölüm korkusunun tadına baktım 😊
Şimdi bir keresinde elektrikler gitti ve şehir kapraranlık. Sabaha kadar da gelmedi. Neyse mum ışığı çay ve kitap okudum sabaha kadar... Beni en çok mutlu eden kitap okuma anımdır. Sanırım cevabım sessizlik, loş ışık ve kitap. 💛💛
En İyi Cevaplar